CMK 59 Tanığa Hangi Sorular Sorulur?

Ceza yargılamasında tanığın yalnızca ne söylediği değil, anlatımın hangi usulle alındığı da önemlidir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 59. maddesi; tanığın dinlenmeye nasıl hazırlanacağını, ilk anlatım sırasında sözünün kesilmemesini ve daha sonra hangi amaçlarla soru yöneltilebileceğini düzenler.
Bu düzenleme, tanığın kendi hafızasına dayanan anlatımını mümkün olduğunca serbest biçimde ortaya koymasına imkân verir. Ardından olayın karanlık kalan bölümleri, bilginin kaynağı ve anlatımdaki eksiklikler sorularla açıklığa kavuşturulabilir.
CMK 59 Güncel Madde Metni
Tanığa söylenecek şeyler ve sorulacak sorular
Madde 59 – (1) Tanık, dinlenmeden önce hakkında tanıklık yapacağı olayla ilgili olarak mahkeme başkanı veya hâkim tarafından, kendisine bilgi verilir; hazır olan sanık, tanığa gösterilir. Sanık hazır değilse kimliği açıklanır. Tanıktan, tanıklık edeceği konulara ilişkin bildiklerini söylemesi istenir ve tanıklık ederken sözü kesilmez.
(2) Tanıklık edilen konuları aydınlatmak, tamamlamak ve bilgilerinin dayandığı durumları gereğince değerlendirebilmek için tanığa ayrıca soru yöneltilebilir.
Madde metni, 27 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat üzerinden yürürlükteki haliyle kontrol edilmiştir.
CMK 59’un Amacı ve Kapsamı
CMK 59, tanık dinlemesini iki temel aşamaya ayırır. İlk aşamada tanık, bildiklerini kendi anlatım düzeni içinde açıklar. İkinci aşamada ise anlatımı aydınlatmak, tamamlamak ve bilginin neye dayandığını değerlendirmek için sorular yöneltilir.
Bu sıra, tanığın anlatımının daha baştan sorularla biçimlenmesini önlemeye yardımcı olur. Tanığın olay hakkında kendiliğinden hatırladığı unsurlar ile sonradan sorular üzerine açıkladığı hususlar böylece daha sağlıklı değerlendirilebilir.
Madde, CMK 52’deki tanıkların ayrı ayrı dinlenmesi ve gerektiğinde yüzleştirilmesi kurallarıyla birlikte uygulanır. Dinleme öncesindeki uyarılar ve yemine ilişkin süreç bakımından da CMK 53’te düzenlenen tanığa yapılacak uyarılar önem taşır.
Tanığa Olay Hakkında Nasıl Bilgi Verilir?
Tanık dinlenmeden önce mahkeme başkanı veya hâkim, hangi olay hakkında tanıklık yapacağını kendisine bildirir. Bu bilgilendirme, tanığın hangi uyuşmazlık veya isnat çerçevesinde konuşacağını anlamasını sağlar.
Bilgilendirmenin amacı tanığa verilecek cevabı öğretmek değildir. Tanığa olayın sınırları gösterilir; ancak anlatımın içeriğinin tanığın kendi algısı ve hatırasından çıkması gerekir.
Tanığın birden çok olay veya kişi hakkında bilgisi varsa, hangi olay ve hangi kişi bakımından dinlendiğinin belirginleştirilmesi karışıklığı azaltır. Özellikle uzun süre önce gerçekleşen olaylarda tarih, yer veya taraf bilgisi tanığın doğru olayı ayırt edebilmesi için önem kazanabilir.
Sanık Tanığa Gösterilir mi?
Sanık duruşmada hazırsa tanığa gösterilir. Sanık hazır değilse kimliği açıklanır. Böylece tanığın hangi kişiyle ilgili olarak beyanda bulunduğu açık hâle getirilir.
Tanığın sanığı önceden tanıyıp tanımadığı, onu hangi koşullarda gördüğü ve teşhisinin hangi gözleme dayandığı ayrıca önem taşıyabilir. Bu sorular, sanığın tanığa gösterilmesi kuralından farklı olarak, beyanın dayanağını değerlendirmeye yöneliktir.
Kimlik veya güvenlik tedbirlerinin uygulandığı durumlarda genel usul ile özel koruma tedbirleri birlikte değerlendirilmelidir. Bu konuda CMK 58 gizli tanık ve tanığın korunması şartları, kimlik bilgilerinin saklanması ve özel dinleme yöntemleri bakımından ayrı hükümler içerir.
Tanığın Sözü Neden Kesilmez?
Tanıktan, tanıklık edeceği konulara ilişkin bildiklerini anlatması istenir. Tanık bu ilk anlatımı yaparken kural olarak sözü kesilmez. Bunun amacı, olayın tanığın hafızasındaki doğal akışla ve dış yönlendirmeden mümkün olduğunca uzak biçimde aktarılmasıdır.
Kesintisiz anlatım, tanığın hangi ayrıntıları kendiliğinden hatırladığını görmeyi sağlar. Ayrıca tanığın olaylar arasındaki bağlantıyı kendi ifadeleriyle kurmasına imkân verir.
Tanığın sözünün kesilmemesi, dinlemenin sınırsız veya ilgisiz bir konuşmaya dönüşeceği anlamına gelmez. Duruşmanın düzenini mahkeme başkanı veya hâkim sağlar. Ancak anlatımın esasına ilişkin açıklayıcı soruların, mümkün olduğunca tanığın ilk serbest anlatımını tamamlamasından sonra yöneltilmesi CMK 59’un sistemine uygundur.
Tanığa Hangi Amaçlarla Soru Sorulabilir?
Tanığın ilk anlatımı bittikten sonra üç temel amaçla ayrıca soru yöneltilebilir:
- Aydınlatmak: Anlatımda belirsiz kalan kişi, yer, zaman veya hareketi açıklığa kavuşturmak.
- Tamamlamak: Olayın anlaşılması için gerekli olduğu hâlde değinilmeyen ayrıntıları ortaya çıkarmak.
- Bilginin dayanağını değerlendirmek: Tanığın bilgiyi doğrudan görüp duyarak mı, yoksa başka bir kişiden öğrenerek mi edindiğini belirlemek.
Bu amaçlara uygun sorular somut, anlaşılır ve olayla bağlantılı olmalıdır. Örneğin tanığın bulunduğu yer, görüş mesafesi, olayın süresi, duyduğu sözlerin kim tarafından söylendiği veya bir ayrıntıyı neden hatırladığı sorulabilir.
Tanığın “gördüm” demesi tek başına her zaman yeterli açıklık sağlamaz. Nereden gördüğü, ışık koşulları, kişiyle arasındaki mesafe ve gözlemin ne kadar sürdüğü gibi hususlar beyanın dayanağının değerlendirilmesini mümkün kılar.
Tanığın Bilgisinin Kaynağı Neden Önemlidir?
Tanık, doğrudan algıladığı olayları anlatabileceği gibi başka birinden duyduğu bir bilgiyi de aktarabilir. Bu iki bilgi türü aynı değildir. Mahkemenin, tanığın hangi kısmı bizzat algıladığını ve hangi kısmı başkasından öğrendiğini ayırabilmesi gerekir.
“Bunu nereden biliyorsunuz?”, “Olay sırasında nerede bulunuyordunuz?” veya “Bu sözü doğrudan siz mi duydunuz?” gibi sorular bilginin dayanağını belirlemeye yöneliktir. Bu sorular tanığı belli bir cevaba götürmek için değil, beyanın ispat değerini değerlendirebilmek için sorulur.
Tanığın tahmini, yorumu ve doğrudan gözlemi birbirinden ayrılmalıdır. Bir kişinin davranışından çıkardığı sonuç, bizzat gördüğü bir hareketle aynı nitelikte değildir. Bu ayrımın tutanağa açık biçimde yansıması, beyanın sonraki değerlendirmesinde önem taşır.
Çelişkili veya Eksik Anlatım Nasıl Açıklığa Kavuşturulur?
Tanığın anlatımında tarih, yer, kişi veya olay sırası bakımından belirsizlik bulunabilir. Öncelikle tanığa kendi sözleriyle açıklama yapma fırsatı verilmelidir. Daha sonra açık ve tek konulu sorularla belirsizlik giderilebilir.
Bir soruda birden fazla olayın birleştirilmesi, tanığın neyi doğruladığını anlaşılmaz hâle getirebilir. Bu nedenle her ayrıntının ayrı sorulması, cevabın da açık biçimde tutanağa geçirilmesi daha sağlıklı sonuç verir.
Tanık önceki anlatımından farklı bir bilgi verirse, farklılığın nedenini açıklayabilecek sorular yöneltilebilir. Ancak önceki beyanın hatırlatılması ve tutanakların okunması konusunda CMK’nın devam eden maddelerindeki özel usul dikkate alınmalıdır.
Tanığa Soru Yöneltme Hakkı Nasıl Kullanılır?
CMK 59, tanığa soru yöneltilebileceğini düzenler. Duruşmada soruların kimler tarafından ve hangi usulle sorulacağı ise ceza muhakemesinin diğer hükümleriyle birlikte değerlendirilir. Tarafların soru hakkı, tanık anlatımının sınanması ve maddi gerçeğe ulaşılması bakımından önemlidir.
Sorunun olayla ilgisi, açıklığı ve tanığın haklarına uygunluğu gözetilir. Cevabı içinde barındıran, tehdit edici, küçük düşürücü veya yalnızca tartışma yaratmaya yönelik ifadeler yargılamanın amacına hizmet etmez. Mahkeme başkanı veya hâkim duruşmanın düzenini ve soruların hukuka uygun biçimde yöneltilmesini sağlar.
Gizli veya korunması gereken tanığın dinlenmesinde soru hakkı tamamen ortadan kalkmaz; koruma tedbiri ile savunma hakkı birlikte ele alınır. Bu nedenle özel yöntemin uygulandığı bir dosyada CMK 58 kapsamındaki koşullar ayrıca incelenmelidir.
Tanık Beyanı Tutanağa Nasıl Geçirilmelidir?
Tanığın serbest anlatımının özü, yöneltilen önemli sorular ve verilen cevaplar duruşma tutanağında anlaşılır biçimde yer almalıdır. Tanığın kendi gözlemi ile başkasından duyduğu bilgi arasındaki ayrımın kayda yansıması özellikle önemlidir.
Tutanakta belirsiz veya tanığın söylemediği bir ifade bulunduğu düşünülüyorsa, bu husus dinleme sırasında açıklığa kavuşturulmalıdır. Sonradan yapılacak değerlendirme, büyük ölçüde tutanağa ve duruşmada oluşan diğer delillere dayanacaktır.
Tanığın doğruyu söyleme yükümlülüğü ayrıca ceza hukuku bakımından sonuç doğurabilir. Bu konuda TCK 272 yalan tanıklık suçu başlıklı içerikte suçun koşulları ayrıca açıklanmaktadır.
Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Tanığın hangi olay ve hangi kişi hakkında dinlendiği baştan belirgin olmalıdır.
- İlk serbest anlatım tamamlanmadan ayrıntılı sorularla anlatımın yönü değiştirilmemelidir.
- Sorular kısa, somut ve tek bir konuya ilişkin kurulmalıdır.
- Tanığın doğrudan algısı, başkasından duyduğu bilgi ve kişisel yorumu birbirinden ayrılmalıdır.
- Görme, duyma ve hatırlama koşulları gerektiğinde ayrıntılandırılmalıdır.
- Önemli soru ve cevapların tutanağa doğru biçimde geçtiği kontrol edilmelidir.
- Korunan tanık söz konusuysa CMK 58’deki özel kurallar ayrıca gözetilmelidir.
Tanık beyanı çoğu dosyada tek başına değil; kamera kaydı, iletişim verisi, rapor, belge ve diğer tanık anlatımlarıyla birlikte değerlendirilir. CMK 59’a uygun bir dinleme, beyanın güvenilirliğini incelemeyi kolaylaştırır; ancak her somut olayın delil yapısı ayrıca ele alınmalıdır.
Tanık, kanuni bir çekinme hakkı bulunmadığı hâlde ifade vermeyi veya yemin etmeyi reddederse gider sorumluluğu, disiplin hapsi, derhâl serbest bırakma ve itiraz usulü CMK 60 tanıklıktan sebepsiz çekinme kapsamında değerlendirilir.
Sık Sorulan Sorular
1. Tanığa önce olayın tamamı anlatılır mı?
Tanığa hangi olay hakkında dinleneceği konusunda bilgi verilir. Bu bilgilendirme, tanığa verilecek cevabı veya olayın kabul edilen şeklini öğretmek amacı taşımaz.
2. Sanık duruşmada yoksa tanık yine dinlenebilir mi?
CMK 59’a göre sanık hazır değilse kimliği tanığa açıklanır. Tanığın dinlenip dinlenemeyeceği, duruşmanın diğer usul koşulları ve dosyanın durumu ile birlikte değerlendirilir.
3. Tanık anlatırken soru sorulabilir mi?
Kanun, tanığın ilk anlatımı sırasında sözünün kesilmemesini öngörür. Aydınlatıcı ve tamamlayıcı soruların serbest anlatımdan sonra yöneltilmesi esastır.
4. Tanığa her türlü soru sorulabilir mi?
Hayır. Soruların tanıklık edilen konuyu aydınlatma, tamamlama veya bilginin dayanağını değerlendirme amacıyla bağlantılı olması gerekir. Duruşmanın düzenini mahkeme başkanı veya hâkim sağlar.
5. Tanığa “Bu bilgiyi nereden biliyorsunuz?” diye sorulabilir mi?
Evet. CMK 59/2, tanığın bilgilerinin dayandığı durumları değerlendirmek için soru yöneltilmesine açıkça imkân verir.
6. Tanığın önceki sözüyle çelişmesi hâlinde ne yapılır?
Çelişkinin hangi noktada bulunduğu açık sorularla belirlenebilir ve tanığa açıklama imkânı verilebilir. Önceki ifadelerin okunmasına ilişkin özel usul ayrıca uygulanır.
7. Gizli tanığa soru sorulabilir mi?
Koruma tedbirleri soru hakkını bütünüyle ortadan kaldırmaz. Ancak kimliğin korunması ve özel dinleme yöntemi nedeniyle CMK 58’deki koşullar uygulanır.
Sonuç
CMK 59, tanık dinlemesinde önce serbest anlatımı, ardından açıklayıcı ve tamamlayıcı soruları esas alır. Tanığa olay hakkında bilgi verilmesi, hazır sanığın gösterilmesi veya yoksa kimliğinin açıklanması, ilk anlatım sırasında sözün kesilmemesi ve bilginin kaynağının sorularla belirlenmesi; beyanın sağlıklı değerlendirilmesine hizmet eder.
Bir tanık anlatımının dosyaya etkisi yalnız metne bakılarak belirlenemez. Soruların nasıl sorulduğu, cevabın nasıl kayda geçtiği, diğer delillerle uyum ve yargılamanın bütünü birlikte incelenmelidir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

