CMK 55 Tanık Yemini Nasıl Edilir?

CMK 55 tanık yemini sırasında kullanılacak sözleri ve yemin edilirken uyulacak ayağa kalkma kuralını düzenler. Tanığın beyanından önce yapılan yemin ile beyan sonrasına bırakılan yeminin metni aynı değildir.
Yemin tanıklıktan önce verilirse tanık bildiğini doğru söyleyeceğine, tanıklık tamamlandıktan sonra verilirse bildiğini doğru söylediğine yemin eder. Her iki durumda da kanunda gösterilen biçim uygulanır ve yemin sırasında herkes ayağa kalkar.
CMK 55 Güncel Madde Metni
Yeminin biçimi
Madde 55 – (1) Tanığa verilecek yemin, tanıklıktan önce “Bildiğimi dosdoğru söyleyeceğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim.” ve 54 üncü maddeye göre tanıklıktan sonra verilmesi hâlinde “Bildiğimi dosdoğru söylediğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim.” biçiminde olur.
(2) Yemin edilirken herkes ayağa kalkar.
CMK 55’in Amacı ve Kapsamı
Madde, tanık yemininin içeriğini kişiden kişiye değişen belirsiz bir beyan olmaktan çıkarır. Yemin sözlerinin önceden kanunda gösterilmesi, işlemin aynı biçimde uygulanmasını ve tutanak üzerinden denetlenebilmesini sağlar.
Hüküm iki konuyu düzenler. Birinci fıkra yeminin zamanına göre kullanılacak cümleyi, ikinci fıkra ise yemin anındaki ayağa kalkma düzenini belirler.
Yeminin hangi aşamada verileceği ve tanıkların ayrı ayrı yemin etmesi CMK 54 tanıklara yemin verilmesi kapsamında düzenlenir. Yeminden önce yapılacak uyarılar için CMK 53 tanığa yapılacak uyarılar yazısı da önem taşır.
Tanıklıktan Önce Yemin Metni Nedir?
Tanık esas anlatımına başlamadan önce yemin edecekse kanundaki ifade şöyledir:
“Bildiğimi dosdoğru söyleyeceğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim.”
Bu cümledeki “söyleyeceğime” sözü geleceğe yöneliktir. Tanık, henüz beyanını vermeden önce bildiklerini doğru anlatacağını açıklar.
Temel kural yeminin tanıklıktan önce verilmesidir. İşlem, tanığın doğruyu söyleme yükümlülüğünün ve yalan tanıklığın sonuçlarının kendisine hatırlatılmasından sonra yerine getirilir.
Tanıklıktan Sonra Yemin Metni Nedir?
CMK 54’teki koşullar nedeniyle yemin tanıklık tamamlandıktan sonraya bırakılmışsa kullanılacak ifade şöyledir:
“Bildiğimi dosdoğru söylediğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim.”
Burada “söylediğime” denilmesi, yeminin tamamlanmış beyana ilişkin olduğunu gösterir. Tanık, verdiği anlatımın doğru olduğunu yeminle teyit eder.
Yeminin beyan sonrasına bırakılması istisnadır. Bunun gerekli görülmesi veya kişinin tanık sıfatıyla dinlenmesinin uygun olup olmadığı konusunda tereddüt bulunması gerekir. Ertelemenin nedeni ve sonradan kullanılan yemin cümlesi tutanakta açıkça gösterilmelidir.
İki Yemin Metni Arasındaki Fark Nedir?
İki metin arasındaki temel fark zaman kipidir:
- Tanıklıktan önce: “söyleyeceğime” denir.
- Tanıklıktan sonra: “söylediğime” denir.
Bu ayrım yalnız dil bilgisiyle ilgili değildir. Tutanak incelendiğinde yeminin beyanın hangi aşamasında verildiğinin anlaşılmasını sağlar.
Tanıklık sonrasında yanlışlıkla gelecek zamana ilişkin metnin veya tanıklıktan önce geçmiş beyana ilişkin metnin kullanılması, usul işleminin kanundaki biçime uygunluğu yönünden değerlendirilir. Böyle bir eksikliğin sonuca etkisi somut dosyanın tutanağı, delilleri ve yargılama süreci birlikte incelenmeden belirlenemez.
Yemin Metni Değiştirilebilir mi?
CMK 55, tanık yemininin biçimini açıkça belirler. Bu nedenle işlemin kanunda yazılı ifadeyle yapılması gerekir. Kişisel tercihe göre farklı bir sözün, dinî ifadenin veya daha kısa bir cümlenin kanuni metnin yerine geçirilmesi öngörülmemiştir.
Uygulamada önemli olan, tanığın kanuni yemin metnini anlayarak ve kendisi bakımından yerine getirerek söylemesidir. İşitme, konuşma veya iletişim güçlüğü bulunan tanığın usule uygun biçimde dinlenebilmesi için durumuna elverişli yöntemler kullanılmalı; yapılan işlem tutanağa açıkça geçirilmelidir.
Yemin sözleri ile tanığın esas beyanı birbirine karıştırılmamalıdır. Önce kimlik, çekinme ve yemine engel durumlar değerlendirilir; ardından gerekli uyarılar ve yemin işlemi tamamlanır.
Yemin Edilirken Kimler Ayağa Kalkar?
CMK 55/2, “Yemin edilirken herkes ayağa kalkar” hükmünü içerir. Kanun yalnız tanığın ayağa kalkmasından söz etmez; yemin anında salonda bulunan herkes bakımından genel bir kural koyar.
Ayağa kalkma, yemin işleminin ciddiyetini ve muhakemedeki özel yerini görünür kılar. İşlemi yöneten makam, tanığın yemin sözlerini söylemesi sırasında bu düzenin sağlanmasına dikkat eder.
Fiziksel veya sağlıkla ilgili bir engel nedeniyle ayağa kalkamayan kişinin durumu ayrıca değerlendirilmelidir. Böyle bir hâlin varlığı ve işlemin nasıl yürütüldüğü tutanağa yazılmalıdır; engeli bulunan kişiden fiilen imkânsız bir davranış beklenmemelidir.
Her Tanık Bu Yemini Eder mi?
Hayır. CMK 55 yeminin biçimini düzenler; ancak önce tanığa yemin verilip verilmeyeceğinin belirlenmesi gerekir.
Dinleme sırasında on beş yaşını doldurmamış olanlar, yeminin niteliği ve önemini kavrayamayanlar ile kanunda belirtilen suç bağlantısına sahip kişiler CMK 50 uyarınca yeminsiz dinlenir.
Yakınlık nedeniyle tanıklıktan çekinme hakkına sahip olup tanıklık yapmayı seçen kişi bakımından ise yemin özel kurala bağlıdır. Mahkeme yemin verip vermemeye karar verir ve tanık yeminden çekinebilir. Ayrıntılar CMK 51 yazısında açıklanmıştır.
Soruşturma Aşamasında Yemin Nasıl Uygulanır?
CMK 54/2’ye göre soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı da tanığa yemin verebilir. Savcı huzurunda yemin veriliyorsa CMK 55’teki sözler ve yeminin zamanına ilişkin ayrım uygulanır.
Yeminin beyan öncesinde mi yoksa sonrasında mı verildiği, kullanılan cümle, tanığa yapılan uyarılar ve beyan soruşturma tutanağında birbirinden anlaşılabilir biçimde yer almalıdır.
Kolluk tarafından bilgi alınması ile Cumhuriyet savcısı huzurunda kanuni biçimde yemin verilerek tanık dinlenmesi aynı işlem değildir. Tutanakta işlemi yapan makam ve yemin kaydı kontrol edilmelidir.
Yemin Tanık Beyanını Kesin Delil Hâline Getirir mi?
Hayır. Yemin edilmiş olması, tanığın anlattıklarının kendiliğinden doğru kabul edileceği anlamına gelmez. Tanık beyanı diğer deliller, olayın koşulları, anlatımın tutarlılığı ve tanığın bilgiyi edinme biçimiyle birlikte değerlendirilir.
Yemin, gerçeği söyleme yükümlülüğünü güçlendiren bir usul işlemidir; delillerin serbestçe değerlendirilmesinin yerine geçmez. Aynı şekilde beyanlar arasındaki her farklılık tek başına yalan tanıklık sonucunu doğurmaz.
Gerçeğe bilerek aykırı tanıklık iddiasının ceza hukuku boyutu, somut olayın unsurlarıyla değerlendirilir. Bu konu TCK 272 yalan tanıklık suçu yazısında ayrıca ele alınmıştır.
Yemin Biçimindeki Eksiklik Beyanı Geçersiz Kılar mı?
Kanunda öngörülen yemin cümlesinin kullanılmaması, yeminin zamanına uygun olmayan metnin söyletilmesi veya ayağa kalkma kuralına uyulmaması bir usul eksikliği oluşturabilir. Ancak bunun tanık beyanına veya hükme etkisi her dosyada otomatik olarak aynı değildir.
Tanığın yemin etmesi gereken kişilerden olup olmadığı, eksikliğin ne olduğu, tutanak içeriği, beyanın hükümdeki ağırlığı ve diğer deliller birlikte incelenmelidir. İtiraz ileri sürülecekse yalnız biçimsel eksikliği belirtmekle kalmayıp bunun savunma hakkına veya kararın sonucuna etkisi somutlaştırılmalıdır.
Tutanak, yemin işleminin denetlenmesindeki temel belgedir. Yemin metni ve ayağa kalkma düzeni açık değilse duruşma veya ifade tutanağının bütünü incelenmelidir.
Yemin Tutanağında Neler Bulunmalıdır?
- Tanığın kimliği ve dosyadaki hukuki sıfatı.
- Tanığa yapılan kanuni uyarılar.
- Yemin verilip verilmediği; verilmediyse bunun dayanağı.
- Yeminin tanıklıktan önce mi sonra mı yapıldığı.
- Yemin sonradan verilmişse erteleme nedeni.
- Kullanılan yemin cümlesinin kanuni biçime uygun olduğu.
- Yemin sırasında ayağa kalkma düzeninin yerine getirildiği veya buna engel özel durum.
- İşlemi yapan makam, hazır bulunanlar ve imzalar.
Tanığın yemin sözlerini yüksek sesle tekrar etmesi veya okuması ile yazılı ve işaretle yemin yöntemleri, CMK 56 yeminin yerine getirilmesi yazısında açıklanmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Tanık yemini tam olarak nasıl söyler?
Tanıklıktan önce “Bildiğimi dosdoğru söyleyeceğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim.” der. Yemin beyan sonrasına bırakılmışsa “söylediğime” ifadesinin bulunduğu metin kullanılır.
Tanık yemin ederken ayağa kalkmak zorunda mı?
CMK 55’e göre yemin edilirken herkes ayağa kalkar. Fiziksel veya sağlıkla ilgili engel varsa durum somut olarak değerlendirilip tutanağa yazılmalıdır.
Yemin metnine dinî bir ifade eklenebilir mi?
Kanun yemin biçimini açıkça belirlemiştir. Usul işlemi bakımından kanundaki metin esas alınır; farklı bir kişisel veya dinî ifade kanuni cümlenin yerine geçmez.
Yemin tanıklıktan sonra edilebilir mi?
Evet. CMK 54’teki gerekli hâller veya tanık sıfatındaki tereddüt nedeniyle yemin beyan sonrasına bırakılabilir. Bu durumda CMK 55’teki geçmiş zamana ilişkin metin kullanılır.
Yemin sırasında hâkim ve avukatlar da ayağa kalkar mı?
Kanun “herkes” ifadesini kullanır. Bu nedenle yemin anında salonda bulunanlar bakımından ayağa kalkma kuralı uygulanır.
Yemin edilince tanık beyanı kesin delil olur mu?
Hayır. Yemin, tanık anlatımını kesin delil yapmaz. Beyan dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Yanlış yemin cümlesi kullanılırsa ne olur?
Bu durum usul eksikliği olarak değerlendirilebilir. Beyana ve hükme etkisi; tutanak, tanığın durumu, diğer deliller ve eksikliğin yargılama sonucuna etkisi birlikte incelenerek belirlenir.
Sonuç
CMK 55, tanık yemininin sözlerini ve yemin anındaki ayağa kalkma kuralını açıkça düzenler. Beyan öncesindeki metinde “söyleyeceğime”, beyan sonrasındaki metinde “söylediğime” denir.
Kanuni biçime uyulup uyulmadığı değerlendirilirken yeminin zamanı, tanığın yemin yükümlülüğü ve tutanak içeriği birlikte incelenmelidir. Yemin edilmiş olması ise tanık beyanını kendiliğinden kesin delil hâline getirmez.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

