Piyasa Dolandırıcılığı Nedir?

Piyasa dolandırıcılığı, sermaye piyasasında fiyatların, arz ve talebin veya yatırımcı kararlarının yanıltıcı işlem ya da bilgilerle etkilenmesine ilişkin özel bir suçtur. Uygulamada borsa manipülasyonu olarak da anılır. Temel düzenleme, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107. maddesidir.
Ancak borsada zarar edilmesi, bir payın hızla yükselmesi veya çok sayıda işlem yapılması tek başına piyasa dolandırıcılığını kanıtlamaz. İşlemin veya paylaşımın niteliği, kişinin amacı, hesaplar arasındaki bağlantılar ve kanunun aradığı diğer unsurlar birlikte incelenmelidir.
Kanun, işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı ile bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığını ayrı fıkralarda düzenler. Bu ayrım hem suçun oluşması hem ceza hem de etkin pişmanlık bakımından önemlidir.
SPK tarafından açıklama istenmiş veya savcılıkça ifadeye çağrılmışsanız ilk adım, hangi hesap, sermaye piyasası aracı, tarih aralığı ve davranış nedeniyle inceleme yapıldığını belirlemektir. Savunma, genel açıklamalardan önce gerçek işlem ve iletişim kayıtlarına dayanmalıdır.
Piyasa dolandırıcılığı ile genel dolandırıcılık aynı suç mu?
Piyasa dolandırıcılığı, Türk Ceza Kanunu’nun 157 ve 158. maddelerindeki dolandırıcılıkla aynı suç değildir. Suç adlarında benzerlik bulunması, unsurlarının ve soruşturma usullerinin aynı olduğu anlamına gelmez.
Genel dolandırıcılıkta hileli davranışlarla kişinin aldatılması ve bunun sonucunda zararına olacak biçimde yarar sağlanması değerlendirilir. Piyasa dolandırıcılığında ise sermaye piyasasının işleyişi ve yatırımcıların karar ortamı üzerinde yanıltıcı etki oluşturan davranışlar ele alınır.
Sahte yatırım platformuna para gönderilmesi, gerçekte bulunmayan bir fon adına para toplanması veya sahte kazanç ekranları gösterilmesi, somut olaya göre başka suçları gündeme getirebilir. Her yatırım dolandırıcılığı dosyasına otomatik olarak SPKn m.107 uygulanmaz.
Aynı olayda birden fazla suç iddiası varsa her suçun unsurları ayrı incelenmelidir. Suçların birleşmesi veya ayrı cezalandırılması da yalnız “yatırım faaliyeti” ortak paydasına bakılarak belirlenemez.
İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığı nasıl oluşur?
SPKn m.107/1; sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, arz veya talepleri hakkında yanlış ya da yanıltıcı izlenim oluşturma amacıyla gerçekleştirilen belirli davranışları düzenler.
Bunlar alım veya satım yapılması, emir verilmesi, emir iptal edilmesi, emir değiştirilmesi ve hesap hareketleri gerçekleştirilmesidir. Dolayısıyla inceleme yalnız gerçekleşmiş alım satımlarla sınırlı değildir.
Burada belirleyici olan, piyasada işlem yapılmış olması değil, davranışın yanlış veya yanıltıcı piyasa görünümü oluşturma amacıyla gerçekleştirilmesidir. İşlemlerin piyasa koşulları içindeki anlamı ve birbirleriyle ilişkisi değerlendirilir.
SPK’nın açıklamasına göre bu suç bir tehlike suçu olarak düzenlenmiştir. Fiyatın gerçekten istenen yönde değişmesi veya failin mutlaka kazanç elde etmesi suçun oluşması için ayrıca aranmaz. Bu nedenle “fiyatı değiştiremedim” veya “ben de zarar ettim” açıklaması tek başına yeterli savunma değildir. İşlem Bazlı Piyasa Dolandırıcılığı
Her yoğun işlem veya emir iptali manipülasyon mudur?
Hayır. Yüksek işlem hacmi, sık emir değişikliği veya kısa süre içinde çok sayıda alım satım yapılması inceleme konusu olabilir; ancak bunlar tek başına suçun bütün unsurlarını göstermez.
İşlemlerin ekonomik gerekçesi, yatırımcının önceki davranışları, payın likiditesi, kamuya açıklanan haberler ve işlemin gerçekleştiği piyasa koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
Aynı şekilde birden fazla kişinin aynı payı yakın zamanlarda alması, mutlaka birlikte hareket edildiği anlamına gelmez. Ortak bir haberin etkisiyle verilen bağımsız kararlarla koordineli davranış arasında ayrım yapılmalıdır.
Örnek: Kamuya açıklanan bir şirket haberi sonrasında çok sayıda yatırımcının aynı payı alması tek başına manipülasyon kanıtı değildir. Kişiler arasında önceden kurulmuş bir plan, yanıltıcı amaç ve somut katkı ileri sürülüyorsa bunların ayrıca ortaya konulması gerekir.
Savunmada işlemlerin gerçek gerekçesi açıklanırken sonradan belge üretilmemeli, olay tarihinde mevcut kayıtlar kullanılmalıdır.
Bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı nasıl oluşur?
SPKn m.107/2, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkileme amacıyla yalan, yanlış ya da yanıltıcı bilgi verilmesini ve bununla bağlantılı bazı davranışları düzenler.
Söylenti çıkarılması, haber verilmesi, yorum yapılması, rapor hazırlanması veya bunların yayılması bu kapsamda değerlendirilebilir. Bununla birlikte tamamlanmış suç için bu suretle menfaat sağlanması da aranır.
Bu nedenle paylaşımın içeriği, ne zaman yayımlandığı, kimin tarafından hazırlandığı, nasıl yayıldığı ve sağlandığı ileri sürülen menfaatle bağlantısı araştırılmalıdır. Bir tahminin sonradan yanlış çıkması, otomatik olarak bilerek yanıltıcı bilgi yayıldığını göstermez.
SPK’nın resmî açıklaması da yanlış veya yanıltıcı içerik, etkileme amacı ve bu yolla menfaat sağlanması unsurlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtir. Bilgi Bazlı Piyasa Dolandırıcılığı
İşlem ve bilgi bazlı manipülasyon arasındaki temel farklar
| Konu | İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığı | Bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı |
|---|---|---|
| Kanuni dayanak | SPKn m.107/1 | SPKn m.107/2 |
| Başlıca davranış | İşlem, emir, iptal, değişiklik veya hesap hareketi | Yanıltıcı bilgi, söylenti, haber, yorum, rapor veya bunların yayılması |
| Özel amaç | Fiyat, fiyat değişimi, arz veya talep hakkında yanıltıcı izlenim oluşturmak | Fiyatı, değeri veya yatırımcı kararlarını etkilemek |
| Menfaat | Suçun oluşması için ayrıca zorunlu değildir | Tamamlanmış suç için bu yolla menfaat sağlanması gerekir |
| Adli para cezası | Beş bin günden on bin güne kadar | Beş bin güne kadar |
| SPKn m.107/3 etkin pişmanlığı | Koşulları varsa uygulanabilir | Bu fıkradaki düzenleme doğrudan uygulanmaz |
Her iki suç için de güncel maddede üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülür. Ancak adli para cezasının gün sınırları aynı değildir. Özellikle iki suç türü için tek bir para cezası aralığı verilmesi hatalıdır. Kaynak: 6362 sayılı Kanun m.107.
Sosyal medyada hisse yorumu yapmak suç mu?
Sosyal medyada bir şirket, pay veya piyasa hakkında yorum yapılması tek başına piyasa dolandırıcılığı değildir. Açıklamanın içeriği ve hangi amaçla yapıldığı önemlidir.
Gerçek bir olgu hakkında bilerek yanıltıcı açıklama yapılmasıyla, dayanakları belirtilen kişisel değerlendirme veya tahmin aynı şekilde ele alınmamalıdır. Bununla birlikte “kişisel görüşümdür” denilmesi, gerçekte yanıltıcı olan her davranışı hukuka uygun hâle getirmez.
Paylaşım öncesindeki ve sonrasındaki işlemler, açıklamanın kaynağı, kişinin bilgiye erişimi, diğer hesaplarla ilişkisi ve menfaat bağlantısı araştırılabilir. Ücret karşılığı yapılan tanıtım veya paylaşım da olayın özelliklerine göre önem taşıyabilir.
“Yatırım tavsiyesi değildir” ibaresi genel bir hukuki koruma sağlamaz. Değerlendirme, bu cümlenin bulunmasına değil, bütün davranışın niteliğine dayanır. SPK da sosyal medya üzerinden hisse pazarlanmasına ilişkin duyurularında bu alandaki risklere dikkat çekmektedir. spk.gov.tr
Bir mesaj grubuna üye olmak veya paylaşımı iletmek sorumluluk doğurur mu?
Bir yatırım grubuna üye olmak, grubun bütün faaliyetlerine katılmak veya yöneticinin bütün açıklamalarını benimsemek anlamına gelmez. Kişinin kendi davranışı belirlenmelidir.
Buna karşılık kanun yalnız yanıltıcı içeriği ilk kez hazırlayan kişiyi değil, koşulları varsa bunu yayan kişiyi de kapsar. Dolayısıyla paylaşımın başka bir hesaptan alınmış olması tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Kişinin içeriğin niteliğini bilip bilmediği, hangi amaçla yaydığı, diğer kişilerle ilişkisi ve menfaat bağlantısı incelenir. Mesajın tek bir ekran görüntüsü yerine öncesi ve sonrasıyla birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
Grup yöneticiliği, ücretli üyelik, belirli hesaplarla iletişim veya eş zamanlı işlemler araştırılabilecek olgulardır. Ancak bunların her biri, suçluluğu kendiliğinden kanıtlayan kesin karine gibi kullanılmamalıdır.
Suçun faili, zarar göreni ve manevi unsuru
Piyasa dolandırıcılığı yalnız lisanslı yatırım uzmanları veya şirket yöneticileri tarafından işlenebilen bir suç değildir. Kanundaki fiilleri gerekli iradeyle gerçekleştiren gerçek kişiler sorumluluk bakımından değerlendirilebilir.
Şirket yöneticisi, çalışan, hesap sahibi veya sosyal medya hesabı yöneticisi olmak tek başına yeterli değildir. Kişinin hangi işlemi yaptığı, hangi talimatı verdiği, neyi bildiği ve nasıl katkıda bulunduğu ortaya konulmalıdır.
Korunan hukuki değer, sermaye piyasasının güvenilir ve sağlıklı işleyişiyle bağlantılıdır. Somut olayda yatırımcılar da zarara uğrayabilir. Ancak belirli bir yatırımcının tazminat talebi için kendi zararının ve sorumluluk ilişkisinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Her iki fıkrada da kanunda belirtilen amaç önem taşır. Sadece işlem sonucuna bakılarak bu amaç varsayılamaz. Kişinin iradesi, iletişim kayıtları ve davranışların bütünü üzerinden değerlendirilmelidir.
Hesabımı başkası kullandıysa sorumlu olur muyum?
Yatırım hesabının kişinin adına olması önemli bir olgudur; ancak her emri bizzat onun verdiğini tek başına göstermez. Öte yandan hesabın başkasına kullandırılması da her durumda sorumluluktan kurtulma sebebi değildir.
Emir iletim kanalları, telefon kayıtları, cihaz ve oturum bilgileri, yetkilendirmeler ve para hareketleri birlikte araştırılmalıdır. Hesap sahibinin bilgisi, amacı ve sağladığı katkı ayrıca değerlendirilir.
“Hesabımı arkadaşım kullanıyordu” şeklindeki genel açıklama yeterli olmayabilir. Kimin, hangi dönemde, hangi yetkiyle ve nasıl işlem yaptığı somutlaştırılmalıdır.
Aynı IP adresinin bulunması mutlaka aynı kişinin işlem yaptığı anlamına gelmez. Ortak işyeri veya ev ağı gibi açıklamalar mümkün olabilir. Bununla birlikte farklı IP adresleri de kişiler arasında ilişki bulunmadığını kesin olarak göstermez.
Teşebbüs, iştirak ve içtima nasıl değerlendirilir?
Suça teşebbüs bakımından hazırlık hareketiyle doğrudan icraya başlama ayrılmalıdır. Her şüpheli yazışma veya planlama, tamamlanmış suç ya da teşebbüs olarak kabul edilemez.
İşlem bazlı suçta emir verilmesi, değiştirilmesi veya iptali de kanunda sayıldığından, alış veya satışın gerçekleşmemiş olması her durumda yalnız teşebbüs bulunduğunu göstermez. Bilgi bazlı suçta ise menfaat unsurunun gerçekleşmemesi hâlinde teşebbüs değerlendirmesi, fiilin gelişimine göre ayrıca yapılabilir.
Birlikte faillik, azmettirme ve yardım etme bakımından herkesin kişisel katkısı incelenir. Sadece aynı şirkette çalışmak veya aynı yatırım grubunda bulunmak yeterli değildir.
Tekrarlanan işlemler, farklı paylar, farklı tarihler ve başka suç iddiaları varsa zincirleme suç ve içtima kuralları ayrıca ele alınmalıdır. Her emir için otomatik ayrı ceza verileceği veya bütün işlemlerin mutlaka tek suç sayılacağı varsayılmamalıdır.
Bilgi suistimali ve piyasa bozucu eylem farklı mı?
Evet. Bilgi suistimali, SPKn m.106 kapsamında, henüz kamuya açıklanmamış ve fiyatı, değeri veya yatırımcı kararını etkileyebilecek bilgiye dayanılarak belirli işlemler yapılması ve menfaat sağlanmasıyla ilgilidir.
Burada bilginin yanlış olması gerekmez. Kamuya açıklanmamış gerçek bir bilginin kullanılması da inceleme konusu olabilir. Bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığında ise yalan, yanlış veya yanıltıcı içerik belirleyicidir.
Piyasa bozucu eylem ise SPKn m.104’te düzenlenen idari yaptırım alanıdır. Maddede, makul ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan ve piyasanın güven, açıklık ve istikrarını bozan davranışların, suç oluşturmadığı takdirde bu kapsamda değerlendirileceği belirtilir.
Bu ayrım önemlidir. Her idari yaptırım ceza mahkûmiyeti değildir. İdari para cezası, işlem yasağı ve ceza soruşturması bakımından dayanak, karar ve başvuru yolu ayrı incelenmelidir.
Piyasa dolandırıcılığının güncel cezası nedir?
SPKn m.107’nin yürürlükteki metnine göre:
| Suç | Hapis cezası | Adli para cezası |
|---|---|---|
| İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığı | 3 yıldan 5 yıla kadar | 5.000 günden 10.000 güne kadar |
| Bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı | 3 yıldan 5 yıla kadar | 5.000 güne kadar |
İşlem bazlı suçta ayrıca adli para cezasının miktarı, suçun işlenmesiyle elde edilen menfaatten az olamaz.
Adli para cezasındaki “gün”, doğrudan Türk lirası tutarı değildir. Belirlenen gün sayısı ile kanuna göre saptanan günlük miktar üzerinden hesap yapılır. Bu nedenle “beş bin gün, beş bin lira ceza demektir” şeklinde bir yorum yanlıştır.
Suç tarihi ve lehe kanun değerlendirmesi de gözden kaçırılmamalıdır. Eski tarihli resmî duyurularda dahi önceki hapis alt sınırının bulunabilmesi nedeniyle, güncel yaptırım için konsolide kanun metni esas alınmalıdır. Kaynak: SPKn m.107 ve TCK m.7, m.52.
Zarar etmiş olmak veya menfaat sağlamamak suçlamayı ortadan kaldırır mı?
İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığında menfaat elde edilmesi suçun zorunlu unsuru değildir. Kişinin toplam portföyünün zarar etmiş olması, yanıltıcı amaçla gerçekleştirildiği ileri sürülen işlemler yönünden tek başına yeterli cevap oluşturmaz.
Bilgi bazlı suçta ise yanıltıcı faaliyet yoluyla menfaat sağlanması tamamlanmış suç bakımından önemlidir. Bu durumda menfaatin hangi davranıştan kaynaklandığı açıklanmalıdır.
Hesap incelemesinde toplam satış tutarıyla kazanç birbirine karıştırılmamalıdır. Dışarıdan hesaba yatırılan para, işlem maliyetleri, başlangıç pozisyonu ve inceleme dönemi hesap sonucunu etkileyebilir.
Rapor yalnız bir sonuç rakamı içeriyorsa bu rakamın hangi yöntemle bulunduğu sorgulanmalıdır. Menfaat hesabı, ceza ve etkin pişmanlık bakımından önemli olduğundan teknik incelemenin denetlenebilir olması gerekir.
Etkin pişmanlık hangi şartlarda uygulanır?
SPKn m.107/3’teki etkin pişmanlık düzenlemesi yalnız birinci fıkradaki işlem bazlı piyasa dolandırıcılığına ilişkindir.
Kanuna göre kişi pişmanlık göstererek, 500.000 TL’den az olmamak üzere, elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı kadar parayı Hazineye öderse, ödeme aşamasına göre aşağıdaki sonuçlar gündeme gelir:
| Ödeme zamanı | Kanunda düzenlenen sonuç |
|---|---|
| Soruşturma başlamadan önce | Cezaya hükmolunmaz |
| Soruşturma evresinde | Verilecek ceza yarı oranında indirilir |
| Kovuşturma evresinde, hüküm verilinceye kadar | Verilecek ceza üçte bir oranında indirilir |
Bu düzenleme, yalnız para yatırılmasıyla her dosyada otomatik sonuç alınan bir yol değildir. Pişmanlık, menfaat hesabı, ödeme tutarı ve dosyanın aşaması birlikte değerlendirilmelidir.
SPK incelemesinin başlamasıyla ceza soruşturmasının başlangıcı aynı kabul edilmemelidir. Ayrıca mağdura ödeme yapılmasıyla Hazineye yapılması gereken ödeme birbirinden farklıdır. Kaynak: SPKn m.107/3.
Etkin pişmanlık yatırımcının zararını karşılar mı?
Hazineye yapılan etkin pişmanlık ödemesi, zarar gördüğünü ileri süren yatırımcıya yapılmış tazminat ödemesi değildir. Bu nedenle ceza bakımından doğabilecek indirim ile özel hukuk sorumluluğu ayrı değerlendirilmelidir.
Aynı dosyada başka suç isnatları varsa SPKn m.107/3’ün bunların tamamını sona erdirdiği de varsayılamaz. Ödemenin kapsamı, yalnız ilgili kanuni düzenleme çerçevesinde belirlenir.
Yatırımcıyla yapılan anlaşma, ayrı bir tazminat veya sulh ilişkisi oluşturabilir. Ancak bu anlaşmanın ceza soruşturmasına etkisi, ilgili suç ve hükümlere göre değerlendirilmelidir.
Örnek: İşlem bazlı manipülasyon nedeniyle etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen kişinin Hazineye ödeme yapması, belirli bir yatırımcının zararının aynı tutarda karşılandığını göstermez. Yatırımcının zararı ve sorumlu kişiye yönelteceği talep ayrıca incelenir.
Soruşturma için SPK’nın yazılı başvurusu gerekli mi?
SPKn m.115’e göre Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı soruşturma yapılması, Kurulun Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvurusuna bağlıdır. Bu başvuru bir muhakeme şartıdır.
SPK inceleme raporu, kamuya açıklanan bülten ve savcılığa gönderilen başvuru birbirinden farklı belgeler olabilir. Dosyada hangi başvurunun bulunduğu ve kapsamı kontrol edilmelidir.
Bu şart, yatırımcının SPK’ya ihbar veya şikâyet bildirmesini ya da savcılığa olayları anlatmasını engellemez. Ancak SPKn m.107 bakımından özel soruşturma usulü ayrıca işletilir.
Kurulun başvuru yapması, şüphelinin suçlu olduğunun kesinleştiği anlamına gelmez. Ayrıca aynı dosyada ileri sürülen başka suçların soruşturma koşulları da kendi hükümlerine göre değerlendirilmelidir.
Şikâyetten vazgeçme veya uzlaştırma mümkün mü?
Piyasa dolandırıcılığı, zarar gören kişinin şikâyetine bağlı sıradan bir suç olarak ele alınmamalıdır. SPK’nın yazılı başvurusu, mağdur şikâyetiyle aynı hukuki kurum değildir.
Bu nedenle yatırımcının şikâyetinden vazgeçmesi, SPKn m.107 kapsamındaki süreci kendiliğinden sona erdirmez. Tarafların kendi aralarında anlaşması da her durumda ceza dosyasının kapanması sonucunu doğurmaz.
Piyasa dolandırıcılığı, CMK m.253’teki uzlaştırma sistemi kapsamında değildir. Kanunda düzenlenen etkin pişmanlık ise uzlaştırmadan farklıdır ve kendi koşullarına tabidir.
Başka suçların da bulunduğu dosyalarda her isnat ayrıca değerlendirilmelidir. Genel dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve sermaye piyasası suçlarının başvuru ve uzlaştırma koşulları tek bir başlık altında birleştirilmemelidir. Kaynaklar: SPKn m.115 ve CMK m.253.
Görevli mahkeme hangisidir?
SPKn m.116, Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçların yargılaması için ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen asliye ceza mahkemelerini düzenler.
Dolayısıyla yalnız piyasa dolandırıcılığı isnadı bulunması, davanın mutlaka ağır ceza mahkemesinde görüleceği anlamına gelmez. Başka suçlar, bağlantı veya birleştirme meseleleri varsa bunların etkisi ayrıca değerlendirilir.
Yer bakımından yetki ise suçun işlendiği yer ve ceza muhakemesinin ilgili kuralları çerçevesinde belirlenir. Elektronik ortamda yürütülen ve farklı yerlerdeki hesapları kapsayan işlemlerde somut dosya üzerinden inceleme gerekir.
SPK idari kararına karşı açılacak dava ile ceza davası ve yatırımcının tazminat talebi de aynı görev kurallarına tabi değildir. Başvuru yapılmadan önce hangi kararın veya hangi talebin uyuşmazlık konusu olduğu netleştirilmelidir.
SPK incelemesi ve savcılık ifadesi nasıl ayrılır?
SPK tarafından bilgi veya açıklama istenmesi, kişinin savcılıkta şüpheli sıfatıyla ifade vermesiyle aynı işlem değildir. Yazının hangi makamdan geldiği, hangi yetkiye dayandığı ve cevap süresi dikkatle belirlenmelidir.
İdari inceleme sırasında sunulan belgeler daha sonra ceza dosyasında önem taşıyabilir. Bu nedenle açıklamalar gerçek kayıtlarla uyumlu olmalı, bilinmeyen işlem ayrıntıları tahminle doldurulmamalıdır.
Şüpheli sıfatıyla ifade alınırken suçlamanın açıklanması, müdafi yardımından yararlanma, suçlama hakkında susma ve lehe delillerin toplanmasını isteme hakları gündeme gelir. Kimlik bilgileriyle suçlamaya ilişkin açıklamalar birbirinden ayrılmalıdır.
Susma hakkının kullanılması suçlamanın kabulü değildir. Buna karşılık çağrıya hiç cevap vermemek, kayıtları silmek veya diğer kişilerle ortak bir anlatım hazırlamak savunma yöntemi olarak görülmemelidir.
Savunmada hangi deliller önemlidir?
Piyasa dolandırıcılığı savunması çoğu zaman çok sayıda elektronik ve mali kaydın birlikte incelenmesini gerektirir. Yalnız raporun sonuç bölümüne itiraz etmek yeterli olmayabilir.
| Delil | Aydınlattığı başlıca konu |
|---|---|
| Emir ve işlem dökümleri | Hangi işlemin ne zaman, hangi miktar ve fiyatla yapıldığı |
| Emir değişiklik ve iptal kayıtları | Gerçekleşmeyen emirlerin işlem akışındaki yeri |
| Telefon ve elektronik talimat kayıtları | Emri gerçekte kimin verdiği |
| Oturum ve cihaz kayıtları | Hesap kullanımının teknik bağlantıları |
| Banka ve yatırım hesabı hareketleri | Para kaynağı, transferler ve menfaat ilişkisi |
| Paylaşım ve mesajların özgün kayıtları | İçerik, zaman, bağlam ve yayılma süreci |
| Kamuya açıklanan şirket bilgileri | İşlemler sırasında bilinen piyasa koşulları |
| Yetki ve görev belgeleri | Çalışan veya yöneticinin kişisel rolü |
Kayıtların kaynağı, alınma tarihi ve bütünlüğü korunmalıdır. Başkasının hesabına izinsiz erişilmemeli, eksik veriler varsayımla tamamlanmamalıdır.
Teknik rapora nasıl yaklaşılmalı?
SPK raporu veya bilirkişi incelemesi önemli olabilir; ancak rapordaki her sonuç, dayandığı veri ve yöntemle birlikte değerlendirilmelidir.
İnceleme döneminin neden seçildiği, hesapların hangi bağlantılarla gruplandırıldığı, iptal edilen emirlerle gerçekleşen işlemlerin ayrılıp ayrılmadığı ve kamuya açık haberlerin hesaba katılıp katılmadığı sorulmalıdır.
Kişinin kendi işlemleriyle başka hesaplardaki davranışlar arasında kurulan bağ açıkça gösterilmelidir. Akrabalık veya aynı işyerinde çalışma, somut işlem katkısının yerine geçirilmemelidir.
CMK m.67/6 kapsamında uzman görüşü alınması da değerlendirilebilir. Uzman görüşünün işlevi, verileri ve hesaplamaları açıklamaktır. Hukuki suçluluk değerlendirmesini mahkemenin yerine yapmaz. Raporun lehe ve aleyhe bütün verileri ele alması önemlidir.
İşlem yasağı, tutuklama ve malvarlığına elkoyma otomatik mi?
Hayır. Bu işlemler farklı hukuki dayanaklara ve koşullara bağlıdır. SPK’nın işlem yasağı kararı, ceza mahkemesinin mahkûmiyet kararı değildir.
Benzer biçimde ceza soruşturması açılmış olması, kişinin mutlaka tutuklanacağı veya bütün malvarlığına elkonulacağı anlamına gelmez. Her tedbirin kanuni şartları, gerekçesi ve ölçülülüğü ayrı incelenmelidir.
Tedbir kararı varsa önce kararın örneği alınmalı; hangi kişiye, hangi hesaba veya varlığa, hangi gerekçeyle uygulandığı belirlenmelidir. Başvurunun idari yargıya mı yoksa ceza muhakemesi merciine mi yapılacağı buna göre değişir.
CMK kapsamındaki hâkim veya mahkeme kararlarına itirazda, özel hüküm yoksa genel süre öğrenmeden itibaren iki haftadır. Ancak bütün SPK kararları için aynı süre ve merci geçerli değildir. Esas suçlamaya verilen savunma, tedbire karşı başvurunun yerine geçmez.
Şirket ve yöneticiler bakımından sorumluluk nasıl belirlenir?
Ceza sorumluluğu şahsidir. Bir şirketin yöneticisi veya çalışanı olmak, şirketle bağlantılı bütün işlemlerden otomatik olarak cezai sorumluluk doğurmaz.
İşlemi planlayan, talimat veren, uygulayan ve bilerek katkı sağlayan kişilerin rolleri ayrı belirlenmelidir. Unvanın yanında fiilî yetki, bilgi ve davranış önem taşır.
SPKn m.114, m.106 ve m.107’deki suçların bir tüzel kişinin yararına işlenmesi hâlinde tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerini düzenler. Bu, gerçek kişilerin ceza sorumluluğuyla aynı yaptırım değildir.
Şirket adına yürütülen incelemede kurumsal kayıtların korunması önemlidir. Ancak kurumsal savunmayla bütün çalışanların kişisel savunmasının aynı olacağı varsayılmamalıdır. Menfaat çatışması bulunabilecek durumlar ayrıca değerlendirilmelidir.
Yatırımcı zararını nasıl talep edebilir?
Piyasa dolandırıcılığı nedeniyle zarar gördüğünü düşünen yatırımcı, işlem kayıtlarını ve dayandığı yanıltıcı içerikleri korumalıdır. Hangi açıklamayı ne zaman gördüğü, hangi işlemi yaptığı ve zararın nasıl doğduğu somutlaştırılmalıdır.
SPK’ya başvuru veya ceza soruşturması, paranın otomatik olarak yatırımcıya ödenmesini sağlamaz. Tazminat talebinde hukuka aykırı davranış, sorumluluk, zarar ve uygun bağlantı ayrıca değerlendirilir.
Portföydeki bütün değer kaybının tek bir davranışa yüklenmesi her zaman mümkün olmayabilir. Genel piyasa hareketleri, şirketin mali durumu, işlem tarihleri ve diğer etkenler zarar hesabında önem taşır.
Ayrıntılı başvuru ve tahsil süreci için mevcut Fon Dolandırıcılığı ve Piyasa Manipülasyonu Mağdurları Ne Yapmalı? rehberiyle birlikte değerlendirme yapılabilir. Ceza dosyasının sonucunu beklemek, bütün özel hukuk sürelerini kendiliğinden korumaz.
Sık sorulan sorular
Borsada zarar ettim. Bu, dolandırıldığımı gösterir mi?
Hayır. Zararın piyasa koşullarından mı yoksa hukuka aykırı bir davranıştan mı kaynaklandığı araştırılmalıdır.
İşlem yaparken ben de zarar ettim. Manipülasyon suçu oluşmaz mı?
İşlem bazlı suçta kazanç elde etmek zorunlu unsur değildir. İşlemlerin niteliği ve yanıltıcı amaç ayrıca incelenir.
Yanlış hisse tahmininde bulunmak suç mu?
Her yanlış tahmin suç değildir. Bilgi bazlı suçta içeriğin niteliği, etkileme amacı ve bu yolla sağlanan menfaat değerlendirilir.
“Yatırım tavsiyesi değildir” yazarsam sorumluluk kalkar mı?
Hayır. Böyle bir ibare, somut davranışın kanuni unsurlarını ortadan kaldırmaz.
SPK’nın suç duyurusu mahkûmiyet anlamına gelir mi?
Hayır. Kurul başvurusu, muhakeme şartına ilişkin bir işlemdir. Suçluluk yargılama sonucunda belirlenir.
Piyasa dolandırıcılığı uzlaştırmaya tabi mi?
Hayır. SPKn m.107/3’teki etkin pişmanlık ise farklı bir kurumdur ve yalnız işlem bazlı suç için düzenlenmiştir.
Etkin pişmanlık ödemesi bütün talepleri bitirir mi?
Hayır. Başka suçlar, idari süreçler ve yatırımcıların özel hukuk talepleri ayrıca değerlendirilir.
Sonuç
Piyasa dolandırıcılığı incelemesinde ilk ayrım, suçlamanın işlem bazlı mı yoksa bilgi bazlı mı olduğudur. Menfaat şartı, adli para cezası ve etkin pişmanlık bu ayrıma göre değişir.
Savunmada kişinin unvanı veya hesabın adına kayıtlı olmasıyla yetinilmemelidir. Gerçek işlem yetkisi, emir kayıtları, paylaşım içerikleri, iletişim bağlantıları ve mali hesaplamalar birlikte değerlendirilmelidir.
SPK incelemesi, ceza soruşturması, işlem yasağı ve yatırımcının tazminat talebi farklı süreçlerdir. Her biri için doğru merci, süre ve delil planı oluşturulmalıdır.
Kaynakça
Mevzuat kontrol tarihi: 5 Ekim 2026.
- 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, özellikle m.101, 104–108 ve 114–116.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, özellikle m.7, 20–21, 35, 37–44 ve 52.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m.67, 100–101, 147–153, 253 ve 267–268.
- SPK, İşlem Bazlı Piyasa Dolandırıcılığı.
- SPK, Bilgi Bazlı Piyasa Dolandırıcılığı.
- SPK, Sosyal Medya Üzerinden Hisse Pazarlanmasına İlişkin Duyuru.
| Yayımlanmış kaynak sayfa | Durum ve doğal anchor | Hedef URL |
|---|---|---|
| Fon Dolandırıcılığı ve Piyasa Manipülasyonu Mağdurları Ne Yapmalı? | Mevcut bağlantı korunmalı: “Borsa manipülasyonu soruşturmasında şüpheli savunması” | https://www.iltanekmekcioglu.com/borsa-manipulasyonu-sorusturmasinda-savunma/ |
| SPK Soruşturmasında Malvarlığına Elkoyma ve TMSF’ye Devir | Eklenecek: “piyasa dolandırıcılığı suçunun unsurları ve savunma” | https://www.iltanekmekcioglu.com/borsa-manipulasyonu-sorusturmasinda-savunma/ |
| Savcılıkta İfade Verme | Eklenecek: “borsa manipülasyonu soruşturmasında ifade hazırlığı” | https://www.iltanekmekcioglu.com/borsa-manipulasyonu-sorusturmasinda-savunma/ |
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. SPK inceleme raporu, Kurul başvurusu, emir ve işlem kayıtları, hesap hareketleri, paylaşım içerikleri, menfaat hesabı ve soruşturma veya mahkeme kararları görülmeden somut uyuşmazlık hakkında kesin değerlendirme yapılamaz.

