Arabuluculukta Anlaşılan Para Ödenmedi: Nasıl Tahsil Edilir?
Arabuluculukta anlaşılan para vadesinde ödenmediyse, anlaşma belgesinin ilam niteliğinde olup olmadığı kontrol edilerek ilamlı icra takibi başlatılması değerlendirilebilir. Bazı anlaşmalarda önce mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir. Bu nedenle yalnız “arabuluculukta imza attık” bilgisi, izlenecek yolu belirlemek için yeterli değildir.
Öncelikle anlaşmanın tamamı, imzalar, ödeme tarihleri, taksit koşulları ve yapılan kısmi ödemeler incelenmelidir. İşçi alacağı, ticari alacak veya tüketici uyuşmazlığı için düzenlenen bir belgeyle kira uyuşmazlığına ilişkin anlaşmanın şerh koşulları aynı olmayabilir.
“Arabuluculuk anlaşması ödenmedi” diyen kişinin ilk amacı, üzerinde anlaşılan borcu yeniden tartışmaya açmak yerine belgedeki yükümlülüğün nasıl yerine getirileceğini belirlemek olmalıdır. Bununla birlikte anlaşmanın geçerliliği, kapsamı veya karşılıklı yükümlülükleri hakkında ayrıca uyuşmazlık varsa farklı hukuki yollar gündeme gelebilir.
Arabuluculuk anlaşması ne anlama gelir?
Arabuluculukta taraflar, uyuşmazlığı belirli koşullar üzerinde anlaşarak çözebilir. Ödeme tutarı, vade, taksitler, teslim yükümlülükleri ve giderler bu anlaşmada düzenlenebilir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18. maddesine göre anlaşmanın kapsamını taraflar belirler. Anlaşma, yalnız görüşmede konuşulmuş bir tekliften farklıdır; tarafların kabul ettiği yükümlülüklerin anlaşılabilir biçimde ortaya konulması gerekir.
Ancak anlaşmanın bağlayıcılığı ile doğrudan ilamlı icraya elverişli olması aynı konu değildir. Kanun, belirli imza şartlarında şerhsiz ilam niteliği tanırken başka durumlarda mahkeme şerhini gerektirir.
Ayrıca icra edilecek yükümlülük açık olmalıdır. Kimin, kime, ne kadar ve ne zaman ödeme yapacağı belgeden belirlenemiyorsa tahsil sürecinde sorun çıkabilir. “Taraflar ileride hesaplaşacaktır” gibi bir ifade, belirli bir para borcunu aynı açıklıkla ortaya koymaz.
Son tutanak ile anlaşma belgesi aynı şey midir?
Arabuluculuk son tutanağı, sürecin nasıl sonuçlandığını gösterir. Tarafların anlaştığı, anlaşamadığı veya kısmen anlaştığı bu belgede belirtilebilir.
Anlaşma belgesi ise tarafların üstlendiği yükümlülükleri ortaya koyar. Uygulamada belgelerin başlıkları veya düzenlenme şekilleri farklılaşabileceği için yalnız belge adına bakılmamalıdır.
Elinizde sadece “anlaşma sağlandı” ifadesini içeren bir son tutanak varsa, ödeme koşullarını düzenleyen metnin ve eklerinin de alınması gerekir. Bir taksit çizelgesine gönderme yapılmışsa çizelge incelenmeden takip tutarı belirlenmemelidir.
Belgenin bütün sayfaları, ekleri ve imza bölümleri birlikte değerlendirilmelidir. Sonradan hazırlanmış bir tablo, imzalı anlaşmanın parçası değilse borcun kapsamını tek başına değiştirmeyebilir. İlk incelemede hangi belgenin esas alınacağının belirlenmesi bu nedenle önem taşır.
Para ödenmediğinde ilk hangi kontroller yapılmalıdır?
Takibe geçmeden önce anlaşmadaki ödeme yükümlülüğü ile fiilî durum karşılaştırılmalıdır. Vadesi gelmeyen borçla gecikmiş borç aynı şekilde talep edilemez.
İlk kontrol listesi şöyledir:
- Anlaşmada borçlu ve alacaklı doğru belirlenmiş mi?
- Ödeme tutarı açık mı; net veya brüt olduğu belirtilmiş mi?
- Son ödeme günü gelmiş mi?
- Ödeme başka bir işlemin yapılmasına bağlanmış mı?
- Taksitlerden biri veya birkaçı ödenmiş mi?
- Gecikme hâlinde bütün borcun istenebileceği düzenlenmiş mi?
- Faiz, cezai şart ve giderler hakkında hüküm var mı?
- Belge doğrudan ilam niteliğinde mi, yoksa şerh gerekiyor mu?
Banka kayıtları yalnız tek gün için değil, ilgili ödeme dönemi bakımından incelenmelidir. Ödemenin farklı açıklamayla veya yetkili başka bir hesap üzerinden yapılmış olması ihtimali de değerlendirilir. Tahsil edilmiş tutarın yeniden takibe konulması gider ve sorumluluk doğurabilir.
Hangi anlaşmalar şerh alınmadan ilam niteliğinde sayılır?
6325 sayılı Kanun’un 18/4. maddesinde, kanunun şerhi zorunlu tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, belirli imza düzenleri kabul edilmiştir.
Genel düzenlemede tarafların, taraf avukatlarının ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, ayrıca icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.
Ticari uyuşmazlıklarda ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi için özel düzenleme bulunmaktadır. Temsil yetkisi ve belgenin kapsamı ayrıca kontrol edilmelidir.
Buradan “avukat imzası olan her belge doğrudan icraya konulur” sonucu çıkarılamaz. Uyuşmazlığın ticari olup olmadığı, gerekli kişilerin imzalarının bulunup bulunmadığı ve özel bir şerh zorunluluğu olup olmadığı birlikte incelenmelidir.
Ödeme borcunun açık, belirlenebilir ve icraya elverişli olması da önemlidir. İmza şartlarının tamamlanması, belirsiz veya hukuken yerine getirilemeyecek her hükmü otomatik olarak icra edilebilir hâle getirmez.
İcra edilebilirlik şerhi nedir?
İcra edilebilirlik şerhi, arabuluculuk anlaşmasının kanundaki koşullarla ilam niteliğinde belge olarak kullanılabilmesi için mahkemeden alınan karardır.
Mahkeme bu incelemede, anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığını değerlendirir. Süreç, asıl uyuşmazlığın bütün ayrıntılarıyla yeniden yargılandığı olağan bir alacak davasıyla aynı değildir.
Şerh incelemesinde taraflar, imzalar, anlaşmanın konusu ve yerine getirilmesi istenen yükümlülük önem taşır. Belgeye dayanmayan yeni bir ödeme borcunun şerh yoluyla oluşturulması beklenmemelidir.
Şerh alınması da borcun tahsil edildiği anlamına gelmez. Borçlu ödeme yapmıyorsa sonraki aşamada icra takibi ve gerektiğinde haciz işlemleri yürütülür. Belgenin icra kabiliyeti ile borçlunun ödeme gücü iki ayrı meseledir.
İcra edilebilirlik şerhi hangi mahkemeden alınır?
Genel kurala göre dava açılmadan önce yürütülen arabuluculukta düzenlenen anlaşma için şerh, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden istenir.
Dava görülürken arabuluculuğa başvurulmuşsa şerh talebi, davanın görüldüğü mahkemeye yöneltilir. Dolayısıyla ilk uyuşmazlığın iş veya ticaret hukukuyla ilgili olması, dava öncesindeki her şerh başvurusunun doğrudan iş veya ticaret mahkemesine yapılacağı anlamına gelmez.
Özel hükümler ayrıca dikkate alınmalıdır. Özellikle 6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesi kapsamındaki anlaşmalarda ve taşınmazla ilgili düzenlemelerde farklı görev ve yetki hükümleri bulunur.
| Durum | Başlıca başvuru kuralı |
|---|---|
| Dava öncesindeki arabuluculukta genel şerh ihtiyacı | Arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesi |
| Dava sırasında yapılan arabuluculuk | Davanın görüldüğü mahkeme |
| 18/B kapsamındaki taşınmazla ilgili anlaşma | Taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi |
| Kanunun ayrıca özel düzenleme yaptığı anlaşma | İlgili özel hükme göre değerlendirme |
Kira anlaşmasında neden ayrıca dikkatli olunmalıdır?
Kira uyuşmazlıklarında yapılan arabuluculuk anlaşmalarına, iş veya ticari alacak anlaşmalarındaki genel imza kuralı doğrudan uygulanmamalıdır.
6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesi; kira ilişkisi, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkından kaynaklanan belirli uyuşmazlıkları düzenler. Bu madde kapsamında düzenlenen anlaşma belgesi için icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur.
Bu nedenle tarafların ve avukatlarının imzasının bulunması, özel şerh zorunluluğunu kendiliğinden kaldırmaz. Kira borcu, depozito iadesi veya taşınmazın teslimi gibi yükümlülükler içeren anlaşmaların hukuki niteliği dikkatle belirlenmelidir.
Aynı belgede hem ödeme hem teslim yükümlülüğü varsa bunların birbirine bağlı olup olmadığı da incelenir. Para alacağına ilişkin takip, tahliye veya teslim işlemiyle aynı usulde yürütülmeyebilir. Bu makaledeki ana açıklamalar para borcunun tahsiline ilişkindir.
Arabuluculuk anlaşmasının icrası nasıl başlatılır?
Arabuluculuk anlaşmasının icrası için önce belgenin ilam niteliği ve talep edilen borcun vadesi belirlenir. Gerekli şerh alınmışsa veya belge kanunen şerhsiz ilam niteliğindeyse ilamlı takip değerlendirilir.
Takip talebinde alacaklı, borçlu, anlaşmanın tarihi, talep edilen ana para ve faiz açıklanmalıdır. Kısmi ödemeler düşülmeli; vadesi gelmeyen tutarlar dayanağı olmadan hesaba katılmamalıdır.
Anlaşma belgesi, ekleri ve varsa şerh kararı takip dosyasına sunulur. İcra dairesi, takip yoluna uygun icra emrini düzenler ve borçluya tebliğ eder.
Dosyanın açılması tek başına tahsilat sağlamaz. Tebligat, ödeme, başvurular ve haciz aşamaları izlenmelidir. Bu süreç, icra ve iflas hukuku kapsamında belgeye dayalı alacak tahsilinin bir parçasıdır.
İlamlı icra takibinde borçluya kaç gün verilir?
Para borcuna ilişkin ilamlı icra takibi bakımından İcra ve İflas Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca icra emrinde borcun yedi gün içinde ödenmesi istenir.
Bu süre, anlaşmadaki ödeme vadesinden farklıdır. Anlaşmada belirlenen tarihte borç ödenmemiş olabilir; icra emri ise takip başladıktan sonra borçluya yöneltilen resmî işlemdir.
Genel haciz yoluyla ilamsız takipteki “yedi gün içinde icra dairesine itiraz edilince takip durur” kuralı buraya aynen taşınmamalıdır. İlamlı takipte borçlunun başvuru yolları ve icranın geri bırakılması koşulları farklıdır.
Borçlu ödeme yaptığını, süre verildiğini veya başka bir hukuki engel bulunduğunu ileri sürüyorsa uygun mercie ve gerekli belgelerle başvurmalıdır. Alacaklı da her itirazın dayanaksız olduğunu varsaymadan dosyadaki kayıtları kontrol etmelidir.
Arabuluculuk taksiti ödenmezse bütün para istenebilir mi?
Arabuluculuk taksiti ödenmezse ilk bakılacak yer, anlaşmadaki ödeme ve muacceliyet hükümleridir. Muacceliyet, borcun istenebilir hâle gelmesini ifade eder.
Bir taksidin gecikmesi, kalan bütün taksitlerin her durumda kendiliğinden istenebileceği anlamına gelmez. Anlaşmada bu sonucu doğuran açık ve geçerli bir hüküm bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Bazı metinler tek taksidin gecikmesiyle bütün bakiyenin istenmesini düzenler. Bazıları ise önce bildirim yapılmasını veya ek süre verilmesini şart koşar. Takip hesabı, bu koşullar gerçekleşmeden genişletilmemelidir.
Örnek: Altı taksitli anlaşmada ikinci taksit ödenmemiştir. Kalan borcu muaccel kılan hüküm yoksa henüz vadesi gelmeyen taksitlerin tamamının hemen talep edilebileceği varsayılamaz. Öncelikle vadesi geçmiş tutar ve anlaşmanın diğer hükümleri değerlendirilir.
Takibe başlamadan önce ihtarname göndermek gerekir mi?
Her dosyada ayrıca ihtarname gönderilmesi zorunlu değildir. Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesine göre ödeme günü taraflarca belirlenmişse, belirlenen günün geçmesi temerrüt bakımından sonuç doğurabilir.
Ancak anlaşmada “yazılı bildirimden itibaren belirli süre içinde ödeme” veya “ihtar sonrasında kalan taksitler muaccel olur” gibi koşullar bulunuyorsa bunlar dikkate alınmalıdır.
İhtarname gerekip gerekmediğiyle icra edilebilirlik şerhi gerekip gerekmediği farklı sorulardır. Noter ihtarı, eksik olan şerhin yerine geçmez. Şerh bulunması da henüz gerçekleşmemiş bir ödeme koşulunu tamamlamaz.
İhtar gönderilecekse borcun hangi taksitten kaynaklandığı, yapılmış ödemeler ve talep açık yazılmalıdır. Sırf baskı oluşturmak amacıyla anlaşmada bulunmayan cezalar veya gerçek dışı borç kalemleri eklenmemelidir.
İşveren arabuluculuk parasını ödemedi: İşçi ne yapmalı?
“İşveren arabuluculuk parasını ödemedi” durumunda işçi, öncelikle imzaladığı anlaşmada hangi alacaklar için ne tutar kararlaştırıldığını incelemelidir.
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, izin veya diğer alacaklar ayrı gösterilmiş olabilir. Ödemenin net ya da brüt olarak düzenlenmesi ve yasal kesintiler de hesaplamayı etkileyebilir. Bankaya geçen tutarla belgede yazan tutar arasındaki her fark otomatik olarak eksik ödeme sayılmamalıdır.
İmza düzeni şerhsiz ilam niteliği için yeterli değilse, ilgili mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekebilir. Sonrasında anlaşmanın icrası değerlendirilir.
İşçinin eski taleplerinin tamamını, anlaşma hiç yapılmamış gibi yeniden dava etmesi her durumda mümkün değildir. İstanbul iş hukuku avukatı incelemesinde anlaşmanın kapsamı, ödenmeyen bakiye ve varsa geçerlilik iddiaları birbirinden ayrılmalıdır.
Ticari alacak anlaşmasında hangi belgeler önemlidir?
Şirketler arasında düzenlenen arabuluculuk anlaşmasında, ticari unvan ve borçlu sıfatı doğru belirlenmelidir. Şirket adına imza atan yöneticinin kişisel borçlu hâline geldiği varsayılmamalıdır.
Temsil yetkisi, vekâletname, imza düzeni ve varsa teminatlar kontrol edilmelidir. Anlaşmada birden fazla borçlu bulunuyorsa her birinin hangi tutardan ve hangi kapsamda sorumlu olduğu açıklığa kavuşturulmalıdır.
Ticari alacağın anlaşmaya bağlanmış olması, bütün önceki teminatların mutlaka ortadan kalktığını veya değişmeden devam ettiğini tek başına göstermez. Anlaşmanın yenileme, ibra ve teminat hükümleri birlikte değerlendirilir.
Ödemeler şirket hesabından başka bir hesap üzerinden yapılmışsa bunların hangi borca ilişkin olduğu belgelenmelidir. Takip, yalnız şirketin marka adıyla değil, hukuken doğru borçlu ve kimlik bilgileriyle yürütülmelidir.
Tüketici anlaşmasında ödeme başka bir işleme bağlıysa ne olur?
Tüketici uyuşmazlığında taraflar, ürünün iadesi karşılığında para ödenmesini veya belirli bir teslim işleminden sonra bedelin geri verilmesini kararlaştırabilir.
Bu durumda yalnız ödeme tarihine bakmak yeterli olmayabilir. Tüketicinin üstlendiği teslim yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği, satıcının teslim almaktan kaçınıp kaçınmadığı ve belgelerin ne gösterdiği incelenir.
Örnek: Anlaşmada ürünün tesliminden sonra ödeme yapılacağı yazılıdır. Ürün henüz teslim edilmemişse para borcunun talep edilebilirliği ayrıca değerlendirilir. Satıcı teslimi engelliyorsa bu durum yazılı kayıtlarla belgelenmeli; alıcının yükümlülüğünü yerine getirmeye hazır olduğu somutlaştırılmalıdır.
İstanbul tüketici avukatı tarafından yapılacak değerlendirmede anlaşma metni, teslim belgesi, kargo kaydı ve ödeme hareketleri birlikte ele alınabilir.
Temerrüt faizi istenebilir mi?
Ödeme geciktiğinde temerrüt faizi gündeme gelebilir. Ancak uygulanacak faiz türü, oranı ve başlangıç tarihi her dosyada aynı değildir.
Anlaşmada geçerli bir faiz hükmü bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. İşçilik alacağı, ticari borç ve tüketici uyuşmazlığı arasında hukuki farklılıklar olabilir. Arabuluculukta hangi tutarın hangi koşullarla kararlaştırıldığı da önemlidir.
“Anlaşmada faiz yazmıyor, hiçbir faiz istenemez” veya “önceki alacağa uygulanan faiz aynen devam eder” şeklindeki kesin genellemelerden kaçınılmalıdır. Temerrüt tarihi ve anlaşmanın borç üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilir.
Takip hesabında ana para, işlemiş faiz ve devam eden faiz talebi ayrı gösterilmelidir. Kısmi ödemelerin tarihleri hesaba katılmalı; ödenmiş tutarlar üzerinden haksız biçimde faiz yürütülmemelidir. Sabit bir oranı bütün dosyalara uygulamak doğru değildir.
Ödeme yapılmaması anlaşmayı kendiliğinden geçersiz kılar mı?
Genel olarak bir borcun yerine getirilmemesiyle anlaşmanın geçersizliği aynı şey değildir. Ödeme yapılmaması, çoğu durumda anlaşmadaki borcun tahsilini gündeme getirir.
Geçersizlik iddiası ise irade bozukluğu, temsil sorunu, hukuka aykırılık veya başka bir hukuki sebebe dayanabilir. Bunun hangi yolla ileri sürüleceği ve icraya etkisi ayrıca incelenmelidir.
Anlaşmada ödeme yapılmaması hâlinde eski taleplerin hangi kapsamda korunacağına ilişkin hükümler bulunabilir. Ancak her böyle hükmün her koşulda geçerli olduğu veya bütün ilk talepleri otomatik olarak geri getirdiği söylenemez.
6325 sayılı Kanun’un 18/5. maddesi, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında dava açılamayacağını düzenler. Bu nedenle tahsil talebiyle anlaşmanın kapsamı dışındaki talepler ve geçersizlik iddiaları birbirinden ayrılmalıdır.
Yeniden arabulucuya başvurmak zorunda mıyım?
Mevcut anlaşmanın ilamlı icra yoluyla yerine getirilmesi için sırf ödeme yapılmadı diye yeniden arabuluculuğa başvurma zorunluluğu yoktur. Öncelik, belgenin icra kabiliyetinin ve vadesi gelen borcun değerlendirilmesidir.
Taraflar isterse yeni bir ödeme planı üzerinde görüşebilir. Ancak bu görüşmeler, mevcut anlaşmanın hak ve süreler üzerindeki etkisini kendiliğinden değiştirmez.
Yeni bir uyuşmazlık veya ayrı bir dava açılması söz konusuysa o talebin dava şartları ayrıca incelenir. Özellikle anlaşmanın kapsamı dışında kalan alacaklarla ilgili başvurular farklı değerlendirme gerektirebilir.
Borçlunun “önce tekrar masaya oturalım” demesi, alacaklının bütün icra imkânlarını kullanmaktan vazgeçmek zorunda olduğu anlamına gelmez. Buna karşılık yeni anlaşma imzalanacaksa önceki belgeyle ilişkisinin açıkça düzenlenmesi gerekir.
Borçlu itiraz ederse takip durur mu?
İlamlı icrada, genel haciz yoluyla ilamsız takipteki olağan itiraz düzeni uygulanmaz. Borçlunun icra dairesine yalnız “borcu kabul etmiyorum” demesi, aynı şekilde otomatik durma sonucu doğurmaz.
Bununla birlikte borçlunun hukuki başvuru hakları vardır. Ödeme, süre verilmesi, zamanaşımı, belgenin ilam niteliği veya takipte anlaşmanın aşılması gibi konular uygun başvuru yolunda ileri sürülebilir.
Başvurunun türüne göre görevli merci ve süre değişir. İcra emrindeki süreler göz ardı edilmemeli; durdurma veya geri bırakma gerekiyorsa bunun ayrıca talep edilmesi değerlendirilmelidir.
Alacaklı bakımından da doğru takip hesabı önem taşır. Anlaşmada olmayan bir borcun, henüz muaccel olmayan taksidin veya yanlış faiz kaleminin takibe eklenmesi uyuşmazlığı büyütebilir. Belgenin güçlü olması, takipte yapılan her işlemin doğru olduğu anlamına gelmez.
Haciz ve alacak tahsili nasıl ilerler?
İcra emrine rağmen ödeme yapılmaz ve takibin ilerlemesini engelleyen bir karar bulunmazsa, kanuni koşullarla haciz işlemleri değerlendirilebilir.
Alacak tahsili kapsamında borçlunun banka hesapları, araçları, taşınmazları ve üçüncü kişilerdeki alacakları gibi malvarlığı unsurları araştırılabilir. Haczedilemezlik, rehin, önceki hacizler ve diğer sınırlamalar ayrıca dikkate alınır.
Anlaşmanın ilam niteliğinde olması, tahsil edilebilir malvarlığı bulunduğu anlamına gelmez. Şirketin faaliyetine devam etmesi de kasasında veya hesabında tahsile uygun para bulunduğunu kesin olarak göstermez.
Borçlunun konkordato veya iflas sürecinde bulunması takip imkânlarını etkileyebilir. Bu tür bir süreç öğrenilmişse yalnız olağan icra planıyla devam edilmemeli, ilgili kararlar ve alacak bildirim koşulları ayrıca incelenmelidir.
Arabulucu paranın ödenmesinden sorumlu mudur?
Arabulucu, kural olarak tarafların borcunu ödemeyi üstlenen kişi değildir. Borçlunun anlaşmaya uymaması, arabulucunun otomatik olarak bu parayı ödemekle yükümlü olduğu anlamına gelmez.
Arabulucunun süreçteki görevi ile borçlunun ödeme yükümlülüğü farklıdır. Arabulucuya yeniden haber verilmesi veya belge örneği istenmesi yararlı olabilir; ancak bu iletişim icra işlemlerinin yerine geçmez.
Arabulucunun kendi davranışından kaynaklanan ayrı bir hukuki sorumluluk iddiası bulunuyorsa bunun koşulları ayrıca değerlendirilir. Yalnız paranın tahsil edilememesi böyle bir sonuca ulaşmak için yeterli değildir.
Ayrıca anlaşma bedeliyle arabuluculuk ücreti karıştırılmamalıdır. Arabulucunun ücretine ilişkin düzenleme, taraflar arasında kararlaştırılan ana borcun kendisi değildir. Dosya hazırlanırken bu kalemler ayrı gösterilmelidir.
Anlaşma belgesini icra dosyasına sunmak gizliliği ihlal eder mi?
Arabuluculukta gizlilik ve müzakere sırasında yapılan açıklamaların kullanılması bakımından özel kurallar bulunur. Ancak anlaşmanın uygulanması ve icrası için gerekli belgelerin kullanılması ayrıca düzenlenmiştir.
6325 sayılı Kanun’un 5. maddesi, gerekli olduğu ölçüde anlaşmanın uygulanması ve icrasına yönelik açıklamaya imkân tanır. Bu nedenle imzalanmış anlaşmanın tahsil amacıyla ilgili mercie sunulması, bütün arabuluculuk sürecinin sınırsız biçimde açıklanmasıyla aynı değildir.
İcra dosyasına gereksiz özel görüşme notları veya ilgisiz kişisel bilgiler eklenmemelidir. Anlaşma, ödeme planı ve borcun yerine getirilmediğini gösteren gerekli belgeler üzerinden hareket edilmelidir.
Sosyal medyada karşı tarafı ödeme yapmaya zorlamak amacıyla anlaşmayı yayımlamak ise farklı mahremiyet ve kişilik hakkı sorunlarına yol açabilir. Hukuki başvuruyla kamuya açıklama birbirine karıştırılmamalıdır.
Yeni taksit teklifini kabul edersem nelere dikkat etmeliyim?
Borçlu, geciken ödeme için ek süre veya daha küçük taksitler önerebilir. Böyle bir teklifin kabulü zorunlu değildir; fakat kabul edilecekse hukuki etkisi açık yazılmalıdır.
Yeni planın mevcut anlaşmayı tamamen değiştirip değiştirmediği, yalnız ek süre verip vermediği ve önceki faiz veya teminatları etkileyip etkilemediği belirlenmelidir.
“Borcun tamamı tasfiye edilmiştir” gibi ifadeler, henüz ödeme alınmadan kullanılmamalıdır. İbra, feragat ve borcun yenilenmesi hükümleri, gündelik bir ödeme kolaylığı teklifinden daha geniş sonuçlar doğurabilir.
Başlatılmış icra dosyası varsa takibin durumu, masraflar ve hacizlerin ne zaman kaldırılacağı da düzenlenmelidir. İlk taksidin ödenmesi üzerine bütün güvencelerin kaldırılması, kalan bakiyenin tahsilini güçleştirebilir. Yeni ödeme planı ekonomik ve hukuki sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
İstanbul’da arabuluculuk anlaşmasının icrası nasıl planlanır?
İstanbul’da arabuluculuk anlaşmasının icrası bakımından ilk aşama, şerh gerekliliğiyle icra takibinin birbirinden ayrılmasıdır. Şerh için görevli mahkeme ile takibin yürütüleceği icra dairesi aynı kuralla belirlenmez.
İcra ve İflas Kanunu’nun 34. maddesi, ilamların icrasının her icra dairesinden talep edilebilmesini düzenler. Buna karşılık arabuluculuk anlaşmasına şerh verilmesinde 6325 sayılı Kanun’un genel ve özel hükümleri incelenmelidir.
Beyoğlu’nda alacak tahsili için hukuki yardım arayan kişinin, anlaşmanın tüm sayfalarını ve ödeme hareketlerini ilk görüşmeye hazırlaması yararlıdır. Avukatlık bürosunun bulunduğu ilçe, başvuru merciini tek başına belirlemez.
Bir İstanbul icra avukatı tarafından yapılacak belge incelemesinde; taraflar, imzalar, borcun vadesi, şerh gerekliliği ve tahsil ihtimali birlikte değerlendirilir. Yerel başvuru planı, belgedeki eksikliklerin yerine geçmez.
Başvuru öncesinde hangi belgeler hazırlanmalıdır?
Anlaşmanın yalnız son sayfasını veya telefonla çekilmiş eksik görüntüsünü sunmak incelemeyi güçleştirir. Belge seti mümkün olduğunca tam hazırlanmalıdır.
Gerekli olabilecek başlıca belgeler şunlardır:
- Arabuluculuk anlaşma belgesinin bütün sayfaları.
- Son tutanak ve anlaşmanın ekleri.
- Taksit veya ödeme çizelgesi.
- Varsa icra edilebilirlik şerhi kararı.
- Yapılan ödemelerin banka kayıtları.
- Ödeme veya temerrüt bildirimleri.
- Teslim koşulu varsa teslim ve kabul belgeleri.
- Şirketler bakımından temsil ve kimlik bilgileri.
- Varsa teminat veya kefalet belgeleri.
- Önceden açılmış dava ve icra dosyalarının bilgileri.
Ayrıca beklenen ödeme, gerçekleşen ödeme ve kalan tutarı gösteren kısa bir hesap hazırlanabilir. Bu tablo, anlaşmayı değiştiren bir belge olarak değil, hesap kontrolü için kullanılmalıdır. Her satırın dayanağı olan dekont veya hüküm belirlenmelidir.
Süre ve maliyet konusunda hangi hatalardan kaçınılmalıdır?
Arabuluculukta anlaşmaya varılması, bütün zamanaşımı ve takip sürelerinin artık önemsiz olduğu anlamına gelmez. Anlaşmanın niteliği, borcun vadesi ve sonraki işlemler birlikte değerlendirilmelidir.
İcra emri, mahkeme kararı veya başka bir tebligat geldiğinde, ilgili başvuru süresi ayrıca hesaplanmalıdır. Telefon görüşmeleri ve ödeme vaatleri bütün kanuni süreleri kendiliğinden durdurmaz.
Maliyet bakımından şerh başvurusu, icra harç ve giderleri, tebligat, haciz ve avukatlık hizmeti ayrı kalemlerdir. Bunların tamamının aynı anda ve kesin olarak borçludan tahsil edileceği vaat edilmemelidir.
Yalnız borcun büyüklüğüne bakarak takibin mutlaka kısa sürede sonuçlanacağı söylenemez. Belgenin açıklığı, tebligat, borçlunun malvarlığı ve karşı başvurular süreci etkiler. Başlangıçta hukuki yol kadar tahsilin ekonomik yönü de değerlendirilmelidir.
Sık sorulan sorular
Arabuluculuk anlaşması ödenmediğinde yeniden alacak davası açmalı mıyım?
Her durumda gerekmez. Öncelikle anlaşmanın ilam niteliği ve icra edilebilirlik şerhi ihtiyacı incelenir. Üzerinde anlaşılan hususları yeniden dava etmek yerine anlaşmanın icrası gündeme gelebilir.
Sadece taraflar ve arabulucu imzaladıysa doğrudan ilamlı icra yapılabilir mi?
Bu imza düzeni, genel olarak 18/4. maddedeki şerhsiz ilam niteliği koşulunu tek başına karşılamaz. Uyuşmazlık türü ve özel hükümler incelenerek şerh başvurusu değerlendirilmelidir.
Avukatlar da imzaladıysa şerh hiçbir zaman gerekmez mi?
Hayır. Kanunun şerhi zorunlu tuttuğu durumlar saklıdır. Özellikle 18/B kapsamındaki anlaşmalar için özel düzenleme dikkate alınmalıdır.
Borçlu birkaç gün daha beklememi istiyor. Kabul etmek zorunda mıyım?
Hayır. Ancak ek süre verilecekse bunun faiz, vade ve mevcut takip üzerindeki etkisi açıkça düzenlenmelidir. Belirsiz yazışmalar yeni tartışma yaratabilir.
Bir taksit ödendiğinde anlaşma tamamen yerine getirilmiş olur mu?
Hayır. Kalan taksitler ve diğer yükümlülükler devam eder. Kısmi ödemenin hangi borca mahsup edileceği anlaşma ve ödeme kayıtlarına göre belirlenmelidir.
Arabuluculuk anlaşması tahsilatı garanti eder mi?
Hayır. Uygun belge takip imkânı sağlayabilir; fakat tahsilat borçlunun malvarlığına ve hukuki engellere de bağlıdır. Anlaşmanın varlığı ödeme gücünün garantisi değildir.
Sonuç
Arabuluculuk anlaşması ödenmediğinde önce belgenin kapsamı, imzaları ve ödeme koşulları incelenmelidir. Şerh gerekiyorsa mahkemeye başvurulur; ilam niteliği bulunan ve vadesi gelen para borcu için ilamlı icra takibi değerlendirilir.
Taksitlerin tamamının istenebilmesi, faiz hesabı ve ek giderler anlaşmaya ve ilgili hükümlere göre belirlenmelidir. Kira gibi özel şerh zorunluluğu bulunan uyuşmazlıklar genel kuralla karıştırılmamalıdır.
Doğru hazırlanmış takip, gereksiz yeni davaları ve hesap uyuşmazlıklarını azaltabilir. Bununla birlikte belgenin icra edilebilir olmasıyla paranın fiilen tahsil edilmesi farklı aşamalardır.
Kaynakça
İlgili hükümler 6 Ekim 2026 tarihinde erişilen resmî konsolide metinlerden kontrol edildi. Başka avukatların siteleri kaynak olarak kullanılmadı; içtihat incelemesi veya doğrulanmamış karar aktarımı yapılmadı.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu — özellikle m.5, 17, 18 ve 18/B.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — özellikle ilamlı icraya ilişkin m.32–34.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — özellikle temerrüt, faiz ve borcun yenilenmesine ilişkin hükümler.
| Mevcut kaynak sayfa | Doğal anchor metni | Hedef URL |
|---|---|---|
| İcra ve İflas Hukuku | arabuluculuk anlaşmasının icrası | https://www.iltanekmekcioglu.com/arabuluculuk-anlasmasi-odenmedi/ |
| İstanbul İş Hukuku Avukatı | işverenin arabuluculukta anlaşılan parayı ödememesi | https://www.iltanekmekcioglu.com/arabuluculuk-anlasmasi-odenmedi/ |
| İstanbul Tüketici Avukatı | arabuluculukta kararlaştırılan bedelin tahsili | https://www.iltanekmekcioglu.com/arabuluculuk-anlasmasi-odenmedi/ |
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Arabuluculuk anlaşma belgesi, son tutanak, ödeme planı, banka kayıtları, temsil belgeleri, mahkeme kararları ve ilgili yasal belgeler görülmeden somut uyuşmazlık hakkında kesin değerlendirme yapılamaz.

