Ayrılık Davası (TMK 167-172): Boşanmadan Ayrı Yaşama Kararı, Süre ve Sonuçları

 

Ayrılık davası, boşanma sebebi bulunan eşin evliliği hemen sona erdirmek yerine mahkemeden belirli bir süre ayrı yaşama kararı istediği davadır (TMK 167). Hâkim, boşanma sebebi ispatlanırsa bir yıldan üç yıla kadar ayrılığa karar verebilir ve süre kararın kesinleşmesiyle başlar (TMK 171). Dava yalnız ayrılık için açılmışsa hâkim boşanmaya karar veremez. Boşanma istenmişse ayrılığa ancak ortak hayatın yeniden kurulma olasılığı varsa karar verilir (TMK 170). Ayrılık süresince evlilik devam eder. Süre bitince ayrılık kendiliğinden sona erer ve ortak hayat kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK 172).

Ayrılık kararı nedir, boşanmadan farkı nedir?

Türk Medeni Kanunu, evliliği sarsılan eşlere iki seçenek tanır. Birincisi boşanmadır ve evliliği kesin olarak sona erdirir. İkincisi ayrılıktır ve evliliği sona erdirmeden eşlerin bir süre ayrı yaşamasına hukuki zemin sağlar. TMK 167’ye göre boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir.

Ayrılık kararı, eşlerin birbirinden uzak kalarak durumu sakin bir ortamda değerlendirmesine imkân verir. Kanun koyucunun amacı, kurtarılabilecek evliliklerin acele bir boşanmayla sona ermesini önlemektir. Bu nedenle ayrılık, çoğu zaman “son bir şans” olarak görülür.

İki kararın sonuçları arasındaki fark büyüktür. Boşanma kararı kesinleşince eşler birbirinin yasal mirasçısı olmaktan çıkar (TMK 181), kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır (TMK 173) ve taraflar yeniden evlenebilir. Ayrılık kararında ise evlilik hukuken devam eder. Eşler başka biriyle evlenemez, birbirinin mirasçısı olmayı sürdürür ve soyadı değişmez. Kanunda ayrılık için ayrı bir soyadı veya miras düzenlemesi bulunmaması, evliliğin tüm sonuçlarıyla sürdüğünü gösterir.

Ayrılık davası ile fiilen ayrı yaşamak da aynı şey değildir. Eşlerin mahkeme kararı olmadan ayrı evlerde yaşaması hukuki bir ayrılık kararı doğurmaz. Mahkeme kararı olmadan evi terk etmenin sonuçları boşanmadan önce evden ayrılmanın hak kaybı yaratıp yaratmadığı yazısında ayrıca ele alınmıştır.

Ayrılık davasının şartları ve süreleri

Ayrılık davası, boşanma davasının bir türü gibi işler. Davacının kanundaki boşanma sebeplerinden birine dayanması ve bunu ispatlaması gerekir. Aşağıdaki tablo temel şartları, dayanaklarını ve önemli istisnaları özetler.

KonuKuralDayanakÖnemli istisna veya not
Dava hakkıBoşanma davası açmaya hakkı olan eş ayrılık isteyebilirTMK 167Boşanma sebebi yoksa ayrılık da istenemez
İspatBoşanma sebebi ispatlanmalıdırTMK 170/1, 184/1Tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz (TMK 184/3)
Talebin bağlayıcılığıYalnız ayrılık istenmişse boşanmaya karar verilemezTMK 170/2Hâkim talepten fazlasına hükmedemez
Boşanma davasında ayrılıkHâkim boşanma yerine ayrılığa karar verebilirTMK 170/3Yalnız ortak hayatın yeniden kurulma olasılığı varsa
Ayrılık süresiBir yıldan üç yıla kadarTMK 171Süre kararın kesinleşmesiyle başlar
Sürenin bitimiAyrılık kendiliğinden sona ererTMK 172/1Ayrıca karar gerekmez
Sonraki boşanma davasıOrtak hayat kurulmamışsa her eş açabilirTMK 172/2İlk davadaki olaylar ve ayrılık dönemi dikkate alınır (TMK 172/3)
Yetkili mahkemeEşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı ay birlikte oturulan yerTMK 168Görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 s.K. m.4)

Hangi boşanma sebebine dayanılabilir?

TMK 167 genel bir ifade kullanır ve ayrılığı belirli bir sebeple sınırlamaz. Bu nedenle zina (TMK 161), hayata kast ve pek kötü davranış (TMK 162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK 163), terk (TMK 164), akıl hastalığı (TMK 165) ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK 166) sebepleri ayrılık davasına dayanak yapılabilir. Uygulamada en sık karşılaşılan dayanak, şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası olarak bilinen TMK 166/1’dir. Sebeplerin tamamı boşanma sebepleri nelerdir rehberinde anlatılmıştır.

Özel boşanma sebeplerindeki hak düşürücü süreler ayrılık davası için de önem taşır. Örneğin zinada dava hakkı, öğrenmeden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK 161/2). Bu süreler geçmişse aynı olaya dayanarak ayrılık istenmesi de mümkün olmaz, çünkü ayrılık hakkı boşanma hakkına bağlıdır.

Ayrılık süresi nasıl belirlenir?

TMK 171, ayrılık süresi için bir yıllık alt sınır ve üç yıllık üst sınır koyar. Hâkim bu aralıkta somut olayın özelliklerine göre bir süre belirler. Kanun süre seçiminde ölçüt saymaz. Ortak hayatın yeniden kurulma olasılığı, tarafların yaşı, çocukların durumu ve evlilikteki sorunların niteliği bu değerlendirmede göz önünde tutulabilir.

Süre, karar tarihinden değil kararın kesinleşmesinden itibaren işler. Bu nedenle istinaf veya temyiz yoluna gidilirse ayrılık süresinin başlangıcı da ertelenir. Kesinleşme tarihi, kararın üzerine yazılan kesinleşme şerhiyle belgelenir.

Hâkim boşanma davasında neden ayrılığa karar verir?

TMK 170/3, hâkime boşanma davasında bile ayrılığa karar verme imkânı tanır. Bunun şartı, ortak hayatın yeniden kurulması olasılığının bulunmasıdır. Hâkim bu olasılığı görmüyorsa boşanma sebebi ispatlandığında boşanmaya karar verir.

Bu düzenleme, boşanma isteyen eş açısından önemli bir risktir. Davacı boşanmak isterken kendisini bir ile üç yıl arasında süren bir bekleme dönemiyle karşı karşıya bulabilir. Bu nedenle dava dilekçesinde ve yargılama boyunca, ortak hayatın neden yeniden kurulamayacağını gösteren olguların açıkça ortaya konması yararlıdır.

Tersi durum ise mümkün değildir. Dava yalnız ayrılık için açılmışsa hâkim, ayrılık süresinin anlamsız olduğunu düşünse bile boşanmaya karar veremez (TMK 170/2). Hâkim talebe bağlıdır.

Ayrılık davası nasıl açılır?

Ayrılık davası, boşanma davası gibi dilekçeyle açılır. Görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 s.K. m.4/1). Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 s.K. m.2). Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK 168).

Dilekçede davacının ayrılık istediği açıkça belirtilmelidir. Talebin “ayrılık” mı “boşanma” mı olduğu, TMK 170/2 nedeniyle hâkimin karar alanını belirler. Asıl talebin boşanma, ikinci talebin ayrılık olarak yazılması da düşünülebilir. Bu tercih davacının amacına göre dikkatle yapılmalıdır.

Dava açılmadan önce izlenecek genel adımlar için boşanmak istiyorum, ilk olarak ne yapmalıyım yazısı yol gösterici olabilir.

Yargılamada ispat kuralları

TMK 184, boşanma ve ayrılık davalarında özel ispat kuralları getirir. Hâkim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz. Taraflara bu olgular hakkında yemin önerilemez ve tarafların ikrarları hâkimi bağlamaz. Hâkim kanıtları serbestçe takdir eder. Taraflardan biri isterse duruşmanın gizli yapılmasına karar verilebilir.

Bu kuralların pratik anlamı şudur: Davalı eşin “evet, aramız bozuk, ayrılığı kabul ediyorum” demesi tek başına yeterli değildir. Hâkim tanık beyanları, yazışmalar ve diğer delillerle boşanma sebebinin gerçekten var olduğuna kanaat getirmelidir.

Anlaşarak ayrılık kararı alınabilir mi?

Kanunda anlaşmalı boşanma (TMK 166/3) düzenlenmiştir, ancak ayrı bir “anlaşmalı ayrılık” kurumu yoktur. Ayrılık kararı için boşanma sebebinin ispatı gerekir (TMK 170/1). Eşler ayrılığın sonuçları üzerinde, örneğin çocukların bakımı veya giderler konusunda anlaşabilir. Bu anlaşmalar hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz (TMK 184/5). Evliliği hemen sona erdirmek isteyen eşler için yol anlaşmalı boşanma yoludur.

Dava süresince ve ayrılık döneminde alınan önlemler

TMK 169’a göre boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, dava devam ettiği sürece gerekli olan geçici önlemleri kendiliğinden alır. Bu önlemler özellikle eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakımı ile korunmasına ilişkindir. Tedbir nafakası, ortak konutun kullanımı ve çocukla kişisel ilişki bu önlemlerin en bilinen örnekleridir.

Çocuklarla ilgili düzenleme

TMK 182’ye göre mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler. Velayeti kullanmayan eşin kişisel ilişkisinde çocuğun sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas alınır. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Çocuk için ödenecek nafakanın genel esasları iştirak nafakası yazısında açıklanmıştır.

TMK 182/2, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerine uyulmaması hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğinin kararda ihtar edilmesini öngörür. Bu kural ayrılık kararları için de geçerlidir.

Eşler arasındaki geçim ve konut

Ayrılık döneminde evlilik sürdüğü için eşlerin birliğin giderlerine katılma yükümlülüğü de devam eder. TMK 197, haklı bir sebeple ayrı yaşayan eşin istemi üzerine hâkimin parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma ve malların yönetimi konusunda önlem alacağını düzenler. Eşlerden biri bu yükümlülüğü yerine getirmezse hâkim onun borçlularına ödemeyi diğer eşe yapmalarını emredebilir (TMK 198).

Boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası (TMK 174-175), kanun metnine göre boşanmanın sonuçlarıdır. Ayrılık kararıyla evlilik sona ermediğinden bu talepler, ayrılık sonrası açılacak boşanma davasında gündeme gelir. TMK 172/3 bu davada ilk davada ispatlanan olayların dikkate alınacağını söyler.

Mal rejimi ayrılıkla sona erer mi?

TMK 180’e göre ayrılığa karar verilirse mahkeme, ayrılığın süresine ve eşlerin durumlarına göre aralarında sözleşmeyle kabul edilmiş mal rejiminin kaldırılmasına karar verebilir. Hüküm, sözleşmeyle seçilmiş rejimlerle sınırlıdır. Eşler yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimine tabiyse, ayrılık kararı bu rejimi kendiliğinden sona erdirmez.

Yasal rejimdeki eş, haklı bir sebep varsa TMK 206’ya göre mal ayrılığına geçilmesini ayrıca isteyebilir. Diğer eşin malvarlığının borca batık olması, eşin menfaatleri tehlikeye düşürmesi veya malvarlığı hakkında bilgi vermekten kaçınması kanunda sayılan haklı sebep örnekleridir.

Ayrılık süresi bitince ne olur?

TMK 172/1’e göre süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer. Taraflardan birinin ayrıca başvurmasına veya mahkemenin yeni bir karar vermesine gerek yoktur. Eşler bu noktada iki seçenekle karşılaşır.

Ortak hayatı yeniden kurmuşlarsa evlilik olağan şekilde devam eder. Ortak hayat yeniden kurulmamışsa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK 172/2). Hak, ayrılık davasını açan eşle sınırlı değildir. Ayrılık davasında davalı olan eş de boşanma davası açabilir.

Bu yeni davada hâkim, boşanmanın sonuçlarını düzenlerken ilk davada ispatlanmış olan olayları ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumları göz önünde tutar (TMK 172/3). Örneğin ilk davada bir eşin ağır kusuru ispatlanmışsa, bu olgu tazminat ve nafaka değerlendirmesinde yeniden ele alınabilir.

Fiilî ayrılık sebebiyle boşanmadan farkı

TMK 172’deki boşanma hakkı, TMK 166/4’teki fiilî ayrılık sebebiyle karıştırılmamalıdır. TMK 166/4, boşanma davasının reddedilmesini ve ret kararının kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmesini arar. Ayrılık kararı ise bir ret kararı değildir. Ayrılık süresi bitince ortak hayat kurulmamışsa boşanma hakkı doğrudan TMK 172/2’den doğar. Fiilî ayrılık şartları fiilî ayrılık nedeniyle boşanma davası yazısında ayrıntılı biçimde incelenmiştir.

Varsayımsal örnekler

Örnek 1: Yalnız ayrılık istenen dava

Selin Hanım, eşi Murat Bey’in yıllardır süren ilgisizliği ve sık tartışmalar nedeniyle evliliğin sarsıldığını düşünüyor. Ancak iki çocukları olduğu için evliliği hemen bitirmek istemiyor. Selin Hanım TMK 166/1’e dayanarak yalnız ayrılık davası açıyor. Murat Bey cevap dilekçesinde boşanmanın daha doğru olacağını savunuyor, fakat karşı dava açmıyor.

Mahkeme tanık beyanları ve yazışmalarla evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına kanaat getiriyor. Hâkim boşanmanın daha uygun olduğunu düşünse bile boşanmaya karar veremez, çünkü dava yalnız ayrılığa ilişkindir (TMK 170/2). Mahkeme iki yıl ayrılığa karar veriyor ve çocuklarla kişisel ilişkiyi düzenliyor.

Sonucu değiştiren olgu: Murat Bey boşanma talepli bir karşı dava açsaydı, hâkim o dava bakımından boşanmaya karar verme imkânına sahip olurdu. Talebin ne olduğu, hâkimin karar alanını belirler. Ayrılık süresi bitip ortak hayat kurulmazsa Murat Bey de TMK 172/2’ye göre boşanma davası açabilir.

Gerekli belgeler ve işlevleri: Nüfus kayıt örneği evliliği ve çocukları gösterir. Tanık listesi ve yazışma dökümleri boşanma sebebini ispatlamaya yarar. Çocukların okul ve sağlık belgeleri kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun yararını değerlendirmeye yardımcı olur. Gelir belgeleri çocuk giderlerine katılım payını belirlemek için kullanılır.

Örnek 2: Boşanma davasında ayrılık kararı ve sonraki dava

Kerem Bey, eşi Deniz Hanım’a karşı şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma davası açıyor. Yargılamada eşlerin evliliği kurtarmak için ortak bir terapi sürecine başladıkları anlaşılıyor. Hâkim ortak hayatın yeniden kurulma olasılığını görüyor ve TMK 170/3’e göre bir yıl ayrılığa karar veriyor. Karar 10 Mart 2025’te veriliyor ve kanun yollarına başvurulmadığı için 2 Haziran 2025’te kesinleşiyor.

Ayrılık süresi kesinleşmeyle başladığı için 2 Haziran 2026’da sona eriyor (TMK 171). Bu süre içinde eşler ortak hayatı yeniden kurmuyor. Kerem Bey 2026 Eylül ayında yeni bir boşanma davası açıyor. Hâkim bu davada ilk davada ispatlanan olayları ve ayrılık dönemindeki gelişmeleri dikkate alıyor (TMK 172/3).

Sonucu değiştiren olgu: Eşler ayrılık döneminde birkaç ay aynı evde karı koca gibi yaşamış olsaydı, ortak hayatın yeniden kurulduğu tartışılabilirdi. Bu durumda TMK 172/2’deki “ortak hayat yeniden kurulmamışsa” şartı tartışmalı hâle gelir. Ayrıca süreyi karar tarihinden hesaplamak hatalı olurdu, çünkü süre kesinleşmeyle başlar.

Gerekli belgeler ve işlevleri: Kesinleşme şerhli ayrılık kararı sürenin başlangıcını ve bitimini gösterir. İlk davanın dosyası TMK 172/3’e göre dikkate alınacak olayları ortaya koyar. Ayrı ikametgâh kayıtları ve kira sözleşmeleri ortak hayatın kurulmadığını destekler. Ayrılık dönemine ait yazışmalar ve tanıklar eşlerin ilişkisinin seyrini gösterir.

Ayrılık davasında sık yapılan hatalar

Talebi belirsiz bırakmak. Dilekçede yalnız “ayrılık” yazılması, hâkimin boşanmaya karar vermesini engeller. Davacının asıl amacı boşanmaysa bunun açıkça yazılması gerekir. Talep belirsiz kalırsa yargılama sırasında talebin açıklatılması gündeme gelir ve zaman kaybedilir.

Süreyi karar tarihinden hesaplamak. Ayrılık süresi kesinleşmeyle başlar. Karar tarihini esas alan eş, süre dolmadan boşanma davası açabilir. Bu durumda TMK 172/2’deki şart henüz oluşmamış olur.

Ayrılık kararını boşanma sanmak. Ayrılık kararı alan eşlerden biri kendini boşanmış sayarak başka biriyle evlenemez. Evlilik devam ettiği için bu eş evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerle de bağlı kalır.

Delilleri yalnız ayrılık için toplamak. İlk davada ispatlanan olaylar, sonraki boşanma davasında da dikkate alınır (TMK 172/3). Bu nedenle ilk davadaki deliller, ileride ileri sürülecek tazminat ve nafaka talepleri düşünülerek toplanmalıdır.

Mal rejimini unutmak. Yasal rejimdeki eşler için ayrılık kararı mal rejimini sona erdirmez. Ayrılık döneminde edinilen mallar da rejime dahil olmaya devam edebilir. Bu risk varsa TMK 206’daki mal ayrılığı talebi ayrıca değerlendirilmelidir.

Ayrılık davasında gerekli belgeler

Belgeİşlevi
Nüfus kayıt örneğiEvliliği, tarafları ve ortak çocukları gösterir
Yerleşim yeri belgeleriTMK 168’e göre yetkili mahkemeyi belirler
Tanık listesiBoşanma sebebine dayanak olayları ispatlar
Yazışmalar ve mesaj dökümleriEvlilikteki sorunları ve tarafların tutumunu gösterir
Gelir ve gider belgeleriTedbir nafakası ve çocuk giderlerinin hesabında kullanılır
Çocuklara ait okul ve sağlık belgeleriKişisel ilişki ve bakım düzenlemesinde çocuğun yararını ortaya koyar
Mal rejimi sözleşmesi (varsa)TMK 180’e göre rejimin kaldırılması talebini destekler
Kesinleşme şerhli ayrılık kararıSonraki boşanma davasında sürenin bittiğini kanıtlar

Ayrılık davası kimler için uygun olabilir?

Ayrılık davası, evliliği kesin olarak bitirmeye henüz hazır olmayan ancak birlikte yaşamayı sürdüremeyen eşler için düşünülebilir. Dinî, ailevi veya çocuklarla ilgili kaygılar nedeniyle boşanmayı ertelemek isteyen kişiler bu yolu tercih edebilir. Ayrılık kararı, ayrı yaşamaya hukuki bir çerçeve sağlar ve çocukların durumu ile giderleri mahkeme kararıyla düzenlenir.

Buna karşılık evliliğin kurtarılamayacağından emin olan eş için ayrılık davası zaman kaybı yaratabilir. Ayrılık süresi bittikten sonra yeniden boşanma davası açmak gerekir ve bu ikinci yargılama da zaman alır. Ayrıca ayrılık süresince eşler evli kaldığı için yeniden evlenme imkânı yoktur ve miras hakları devam eder.

Karar verirken eşin amacı, çocukların durumu ve ekonomik koşullar birlikte değerlendirilmelidir. Bu değerlendirmede bir boşanma avukatı ile görüşmek, talebin doğru kurulmasına yardımcı olabilir.

Sık sorulan sorular

Ayrılık davası açmak için boşanma sebebi gerekir mi?

Evet. TMK 167’ye göre ayrılık isteme hakkı, boşanma davası açmaya hakkı olan eşe tanınmıştır. Davacı, kanundaki boşanma sebeplerinden birini ispat etmelidir.

Ayrılık kararı en fazla kaç yıl verilir?

TMK 171’e göre ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar karar verilebilir. Hâkim bu aralıkta somut olaya göre süre belirler.

Ayrılık süresi ne zaman başlar?

Süre karar tarihinden değil kararın kesinleşmesinden itibaren işler (TMK 171). Kanun yoluna başvurulursa başlangıç da ertelenir.

Boşanma davası açtım, hâkim ayrılığa karar verebilir mi?

Evet, ancak yalnız ortak hayatın yeniden kurulma olasılığı varsa (TMK 170/3). Bu olasılık yoksa boşanma sebebi ispatlandığında boşanmaya karar verilir.

Ayrılık davası açtım, hâkim boşanmaya karar verebilir mi?

Hayır. TMK 170/2’ye göre dava yalnız ayrılığa ilişkinse boşanmaya karar verilemez. Hâkim talepten fazlasına hükmedemez.

Ayrılık süresinde eşler evli sayılır mı?

Evet. Ayrılık kararı evliliği sona erdirmez. Eşler başka biriyle evlenemez ve birbirinin yasal mirasçısı olmayı sürdürür.

Ayrılık süresinde nafaka istenebilir mi?

Dava süresince hâkim TMK 169’a göre geçici önlemler alır. Ayrılık döneminde evlilik devam ettiği için eşlerin giderlere katılma yükümlülüğü sürer ve TMK 197 ile 198’deki önlemler istenebilir. Çocukların giderleri TMK 182’ye göre düzenlenir.

Ayrılık süresi bitince otomatik boşanma olur mu?

Hayır. Süre bitince yalnız ayrılık durumu sona erer (TMK 172/1). Boşanma için eşlerden birinin yeniden dava açması gerekir.

Ayrılık kararından sonra açılan boşanma davasında ilk dava dikkate alınır mı?

Evet. TMK 172/3’e göre ilk davada ispatlanmış olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar boşanmanın sonuçları düzenlenirken göz önünde tutulur. Bu durum tazminat ve nafaka taleplerini etkileyebilir.

Ayrılık kararı mal paylaşımını etkiler mi?

TMK 180’e göre mahkeme, sözleşmeyle kabul edilmiş mal rejiminin kaldırılmasına karar verebilir. Yasal rejim ayrılıkla kendiliğinden sona ermez. Haklı sebep varsa TMK 206’ya göre mal ayrılığı ayrıca istenebilir.

Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Sonuç

Ayrılık davası, boşanma sebebi bulunan eşe evliliği bitirmeden bir ile üç yıl arasında ayrı yaşama imkânı veren bir yoldur. Hâkimin karar alanı davacının talebine bağlıdır. Yalnız ayrılık istendiğinde boşanmaya karar verilemez, boşanma istendiğinde ise ayrılık ancak barışma olasılığı varsa gündeme gelir. Süre kesinleşmeyle başlar, bitince kendiliğinden sona erer ve ortak hayat kurulmamışsa her eş boşanma davası açabilir. Talebin doğru seçilmesi, sürenin doğru hesaplanması ve ilk davadaki delillerin özenle toplanması, sonraki boşanma davasının sonucunu da doğrudan etkiler.

aile hukukuaile mahkemesiayrılık davasıayrılık kararıayrılık kararı ile boşanma farkıboşanma davasıTMK 170TMK 171
Önceki yazı
Evlat Edinme Şartları (TMK 305-320): Yaş, Rıza, Süreç ve Sonuçlar
Sonraki yazı
Boşanma Davasında Geçici Önlemler ve Tedbir Nafakası (TMK 169): Kimler, Ne Zaman, Nasıl Alır?