Ceza Sorumluluğunu Kaldıran Nedenler

Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenler (TCK m.24-34) failin kasten veya kusurlu olarak sorumlu tutulmasını engelleyen düzenlemelerdir. m.24 kanun hükmü/amirin emri; m.25 meşru savunma ve zorunluluk hali → orantılı saldırı defi → ceza verilmez; m.26 hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası; m.27 sınırın aşılması (heyecan/korku/telaştan ileri gelirse ceza verilmez); m.28 cebir, şiddet, korkutma, tehdit; m.29 haksız tahrik (ağırlaştırılmış müebbet → 18-24 yıl; diğer hallerde 1/4-3/4 indirim); m.30 hata (maddi unsur/hukuka aykırılık hatası); m.31 yaş küçüklüğü (12 yaş altı → sorumluluk yok); m.32 akıl hastalığı; m.33 sağır-dilsizlik; m.34 irade dışı alkol/uyuşturucu → ceza verilmez. ceza avukatı kadromuzla yanınızdayız
1. Maddi Unsur
Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerin maddi unsuru, her bir kurum için kanun tarafından gösterilen objektif şartlar bütünüdür. Bu şartlar somut olayda gerçekleşmedikçe ilgili kurum uygulanmaz; mahkeme her şartı tek tek tartışıp dosyada karşılığını göstermek zorundadır.
- Kanun hükmü (m.24/1): Fail, yürürlükte olan bir kanun hükmünün açıkça emrettiği ya da yetki verdiği davranışı icra etmiş olmalıdır. Polisin CMK m.90 uyarınca yakalama yapması, infaz memurunun mahkûmu cezaevine sokması, kamulaştırma görevlisinin taşınmaza el atması bu kapsamdadır. Kanun hükmü doğrudan ve tartışmasız olmalı; yorum yoluyla genişletilemez.
- Amirin emri (m.24/2-3-4): Emir, yetkili merciden verilmiş, görev gereği zorunlu ve konusu suç teşkil etmeyen bir emir olmalıdır. Konusu suç olan emir hiçbir surette yerine getirilemez; aksi takdirde uygulayan ile emri veren birlikte sorumludur. Emrin hukuka uygunluk denetiminin kanun tarafından engellendiği hâllerde sorumluluk yalnız emri verene aittir.
- Meşru savunma (m.25/1): Beş kümülatif şart aranır. Kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş, haksız bir saldırı; saldırının gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olması; savunmanın saldırıyı defetme zorunluluğundan doğması; savunmanın saldırı ile orantılı olması; savunmanın saldırı sırasında yapılması.
- Zorunluluk hâli (m.25/2): Ağır ve muhakkak bir tehlikenin varlığı, failin tehlikeye bilerek sebebiyet vermemiş olması, başka türlü korunma imkânının bulunmaması, tehlikenin ağırlığı ile vasıta arasında orantı bulunması.
- Hakkın kullanılması (m.26/1): Kanunen tanınan bir hakkın sınırları içinde icra edilmesi. Gazetecinin haber verme ve eleştiri hakkı, avukatın savunma dokunulmazlığı, ana-babanın eğitim hakkı bu kapsamdadır. Hak, kötüye kullanılmamış olmalı; aksi hâlde TMK m.2 uyarınca koruma sona erer.
- İlgilinin rızası (m.26/2): Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakka ilişkin, açıklanmış, geçerli, fiilden önce verilmiş rıza. Yaşam hakkı, beden bütünlüğünün ağır şekilde ihlali rıza ile dahi mubah kılınamaz; çocukların cinsel istismarı ve cinsel dokunulmazlığa karşı bazı suçlarda rıza geçersizdir.
- Cebir-tehdit altında suç (m.28): Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir-şiddet ya da muhakkak ve ağır korkutma-tehdit. Burada cebir/tehdidi kullanan kişi suçun faili sayılır.
- Yaş küçüklüğü (m.31): Failin fiili işlediği sırada 12 yaş altı (m.31/1 mutlak), 12-15 yaş (m.31/2 algılama yeteneğine bağlı), 15-18 yaş (m.31/3 üçte bir indirim).
- Akıl hastalığı (m.32): Failin fiil sırasında hukuki anlam ve sonuçları algılayamayacak ya da davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olması.
- Geçici nedenler (m.34): Failin iradesi dışında alınan alkol veya uyuşturucu ile geçici akıl bozukluğu yaşaması; iradi alınan madde m.34/2 ile koruma dışıdır.
2. Manevi Unsur (Fail, Mağdur, Hareket-Sonuç)
Manevi unsur, ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerin subjektif boyutunu oluşturur. Failin iç dünyasındaki bilgi, irade ve algı durumu; mağdurun konumu; hareket ve sonuç arasındaki bağ bu başlık altında değerlendirilir.
- Fail tarafından bilinç ve irade: Hukuka uygunluk nedenlerinde fail, fiilin hukuka uygunluğunun bilinciyle ve uygun amaçla hareket etmiş olmalıdır. Meşru savunmada savunma iradesi, ilgilinin rızasında rızanın varlığı bilinci, kanun hükmünü yerine getirenin kanunî yetkiyi bilerek kullanıyor olması aranır. Rastlantısal sonuçlar koruma sağlamaz; saldırgana ait olduğunu bilmeden vurulan kişi yönünden meşru savunma uygulanmaz.
- Kusurluluğu kaldıran nedenlerde algılama: M.32 akıl hastalığı, m.34 geçici nedenler ve m.31/2 yaş küçüklüğünde failin algılama yeteneği ve davranışlarını yönlendirme yeteneği belirleyicidir. Adli tıp raporu zorunlu olup, raporda fiilin işlendiği somut tarih ve saatte bu yeteneklerin durumu belirlenmelidir.
- Mağdurun konumu: Mağdur açısından üç önemli kurum vardır. Meşru savunmada mağdur, saldırı eylemini gerçekleştiren kişidir; üçüncü kişilere verilen zarar meşru savunmada değil zorunluluk hâli kapsamında değerlendirilir. İlgilinin rızasında mağdur, rıza ehliyetine sahip, rızasını özgürce ve aydınlatılarak veren kişidir. Haksız tahrikte mağdur, faili tahrik eden haksız fiili gerçekleştiren kişidir.
- Hareket-Sonuç bağı: Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenler, suçun unsurları zaten gerçekleşmiş ancak hukuken cezalandırılamayan fiillerde gündeme gelir. Hareket icra edilip sonuç meydana gelmedikçe savunmanın değerlendirilmesi söz konusu olmaz; suç tipinin tüm unsurları doğmuşsa hukuka uygunluk veya kusurluluk incelemesi yapılır.
- Hata (m.30) — manevi unsurun özel görünümü:
- m.30/1 — Maddi unsurda hata: Suçun kanuni tanımındaki maddi unsuru bilmeyen kimse kasten hareket etmiş olmaz; taksirli sorumluluk varsa onun cezası uygulanır.
- m.30/2 — Nitelikli hâllerde hata: Daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hâllerin varlığı konusundaki hatadan fail yararlanır.
- m.30/3 — Sorumluluğu kaldıran nedenlere ilişkin hata: Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlerin koşullarının gerçekleştiği konusunda kaçınılmaz hatadan fail yararlanır.
- m.30/4 — Haksızlık bilincinde hata: Failin işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu konusundaki kaçınılmaz hatası cezalandırılmamasını sağlar.
- Sınırın aşılması (m.27): Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması, fiil taksirle de cezalandırılıyorsa altıda birden üçte bire kadar indirimle cezalandırılır. Meşru savunmada sınırın mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaştan aşılması hâlinde ceza verilmez.
3. Teşebbüs
TCK m.35 anlamındaki teşebbüs, ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerle etkileşim hâlindedir. Hukuka uygunluk veya kusurluluk değerlendirmesi, fiilin tamamlanıp tamamlanmadığından bağımsız olarak yapılır.
- Hukuka uygunluk nedenleri teşebbüste de uygulanır: Polisin yakalamaya yönelmiş şüpheliyi etkisiz hâle getirme girişimi suça teşebbüs aşamasında kalsa bile m.24/1 koruması devam eder; teşebbüsten dahi sorumluluk doğmaz. Meşru savunma kapsamındaki bir saldırı sırasında savunma orantılı biçimde teşebbüs aşamasında kalmışsa fail, hem tamamlanmış hem teşebbüs hâli bakımından cezasız sayılır.
- Kusurluluğu kaldıran nedenlerde teşebbüs: Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, geçici nedenler ve cebir-tehdit altında bulunma, failin kusur yeteneğini doğrudan etkilediğinden teşebbüs aşamasında kalmış suçlar bakımından da sorumluluk doğurmaz. Örneğin akıl hastası failin yaralamaya teşebbüsü m.32/1 kapsamında değerlendirilir; ceza verilmez ancak hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur.
- Sınırın aşılması (m.27) teşebbüste: Meşru savunma sınırını kast olmaksızın aşan fail, suç tamamlanmamış olsa bile m.27/1 uyarınca taksirli cezadan altıda bir-üçte bir indirimle sorumlu olur. M.27/2 kapsamındaki korkudan aşmada ise teşebbüs aşamasında dahi ceza verilmez.
- Haksız tahrik (m.29) teşebbüste: Tahrik altında suça teşebbüs eden fail için m.29 indirimi ile m.35/2 teşebbüs indirimi birlikte uygulanır. Önce tahrik indirimi, sonra teşebbüs indirimi yapılır.
- Hata (m.30) teşebbüste: Failin maddi unsurda hatası nedeniyle kastı kalkıyorsa teşebbüs bakımından da kast eksikliği vardır; sorumluluk yalnız taksirli sorumluluğa bağlı kalır.
- Cebir-tehdit altında teşebbüs (m.28): Cebir altında bulunan fail teşebbüs aşamasında kalan suçtan da sorumlu tutulmaz; suçun faili cebri uygulayandır ve dolaylı failliğin özel görünümü ortaya çıkar.
- İlgilinin rızası teşebbüste: Rıza geçerliyse, teşebbüs aşamasındaki fiil de hukuka uygun sayılır. Hekim, hastanın onayıyla operasyona başlamış ancak operasyon tamamlanmadan komplikasyon nedeniyle durdurmuşsa, kasten yaralamaya teşebbüsten söz edilemez.
4. İştirak
Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerin iştirak hâlinde nasıl uygulanacağı, kurumun şahsi mi yoksa objektif mi olduğuna göre belirlenir. TCK m.40 bağlılık kuralı belirleyici hükümdür: Şerikin sorumluluğu için failin kasten ve hukuka aykırı bir fiili işlemiş olması yeterlidir; failin kusur yeteneğinin bulunmaması şerikin sorumluluğunu kaldırmaz.
- Objektif (fiilin hukuka uygunluğunu sağlayan) nedenler — şeriklere yansır: Kanun hükmü (m.24/1), amirin emri (m.24/2), meşru savunma (m.25/1), zorunluluk hâli (m.25/2), hakkın kullanılması (m.26/1) ve ilgilinin rızası (m.26/2) objektif niteliktedir; fiilin tamamını hukuka uygun kılar. Buna katılan tüm şerikler hakkında aynı sonuç doğar.
- Şahsi (kusurluluğu etkileyen) nedenler — sadece o şartı taşıyan kişide uygulanır: Cebir-tehdit altında bulunma (m.28), haksız tahrik (m.29), hata (m.30), yaş küçüklüğü (m.31), akıl hastalığı (m.32), sağır-dilsizlik (m.33), geçici nedenler (m.34) kişisel niteliklidir. Yanındaki şerik bu şartı taşımıyorsa tam ceza alır.
- Cebir altında suç — dolaylı faillik (m.28): Cebri uygulayan kişi suçun faili sayılır (m.37/2 anlamında dolaylı faillik). Cebir altındaki fail mağdur konumundadır.
- Çocuğun suça azmettirilmesi (m.38/2 son cümle): Çocukların suça azmettirilmesinde azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır; üstsoy-altsoy ilişkisi aranmaz. Bu kural yaş küçüklüğünün şahsi etkisini dengeler.
- Akıl hastasının kullanılması (m.37/2): Kusur yeteneği olmayan kişiyi suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişi fail sayılır ve cezası üçte birden yarısına kadar artırılır.
- Haksız tahrik şahsi: Yalnız tahriki yaşayan fail bakımından indirim uygulanır. Olayı dışarıdan izleyip teşvik eden şerik tahrikten yararlanamaz.
- Hata kişiseldir: Her şerik için hata durumu ayrı ayrı değerlendirilir.
5. İçtima
Aynı olayda birden fazla ceza sorumluluğunu kaldıran neden gündeme gelebilir. Bu hâlde mahkeme her birini ayrı ayrı inceler ve fail lehine olanı uygular.
- İnceleme sırası — hukuka uygunluk önce: Mahkeme önce hukuka uygunluk nedenlerini (m.24, 25, 26) değerlendirir. Fiil hukuka uygunsa kusurluluk incelemesine gerek kalmaz, doğrudan beraat verilir. Hukuka uygunluk yoksa kusurluluk (m.28, 30, 31, 32, 34) incelenir.
- Meşru savunma + sınırın aşılması: Saldırı bittikten sonra atılan darbeler savunma sınırını aşar. Aşma kast olmaksızın gerçekleşmişse m.27/1, mazur görülebilecek korkudan kaynaklanmışsa m.27/2 uygulanır. M.27/2 fail için daha avantajlıdır ve ceza vermemeye götürür.
- Akıl hastalığı + alkol/uyuşturucu kombinasyonu: Failin temel akıl hastalığı varsa fakat iradi alkol ile ağırlaşmışsa m.34/2 uyarınca iradi alkol koruma sağlamaz; ancak temel akıl hastalığı m.32 kapsamına giriyorsa o uygulanır. İradi alkol bağımlılığı olan ve ağır psikoz tablosundaki failin durumu adli tıp raporuyla belirlenir.
- Haksız tahrik + sınırın aşılması çakışması: Hem m.29 (haks��z tahrik) hem m.27 (sınırın aşılması) varsa fail lehine olan uygulanır. M.27/2 ile ceza vermemek mümkünse m.29 indirimine gerek kalmaz.
- Hata diğer nedenlerle birlikte: Failin m.30/3 kapsamında meşru savunma şartlarının var olduğu kaçınılmaz hatası, kendisi gerçek meşru savunma içinde olmasa bile meşru savunmuş gibi sonuç doğurur. Hata değerlendirmesi her zaman somut olayda yapılır.
- Birden çok suçla içtima (m.44): Aynı fiil birden çok suç oluştursa bile, hukuka uygunluk nedeni tüm suçlar için geçerlidir. Meşru savunma kapsamındaki yaralama, mala zarar verme ve silah taşıma birlikte mubah sayılır.
- Yaş + sağır-dilsizlik: M.33 uyarınca sağır-dilsizlerde yaş kademeleri üç yıl ileri kaydırılır; 15 yaşında sağır-dilsiz, 12 yaşındaki çocuğun durumundadır.
- Çoklu uyuşturucu etkisi: Failin hem akıl hastalığı hem irade dışı uyuşturucu etkisi varsa; ikisi de m.32 ve m.34/1 kapsamında ayrı ayrı değerlendirilir, fail lehine olan uygulanır.
6. Uzlaşma
Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenler ile uzlaştırma kurumu arasında doğrudan bir bağlantı yoktur. Uzlaştırmanın uygulanıp uygulanmayacağı suçun türüne göre CMK m.253 uyarınca belirlenir. Bununla birlikte ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerin varlığı, usuli süreci doğrudan etkiler.
- Hukuka uygunluk veya kusurluluğun kalkması → uzlaştırma yapılmaz: Mahkeme veya savcı, m.24, 25, 26 kapsamında hukuka uygunluk gördüğünde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir. Akıl hastalığı, yaş küçüklüğü gibi durumlarda da uzlaştırma süreci işletilmez; doğrudan beraat veya güvenlik tedbiri kararı verilir.
- Çocuk faillerde uzlaştırma (CMK m.253/1-c): Mağdurun gerçek/özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından üst sınırı üç yılı geçmeyen suçlarda uzlaştırmaya gidilebilir. M.31/1 (12 yaş altı) hâlinde ise ceza kovuşturması yapılamayacağından uzlaştırma da gündeme gelmez.
- Akıl hastalığı tespit edilirse uzlaştırma yapılamaz: Failin yargılanma ehliyeti ve fiil sırasındaki algılama yeteneği tartışmalıysa adli tıp raporu alınır. M.32 kapsamında olduğu tespit edilirse uzlaştırma süreci işletilmez; güvenlik tedbiri yoluna gidilir.
- Cebir/tehdit altındaki fail için uzlaştırma: M.28 kapsamındaki fail için zaten ceza verilmediğinden uzlaştırma onun yönünden işletilmez; uzlaştırma değerlendirmesi gerçek failin (cebri uygulayanın) işlediği suç bakımından yapılır.
- Haksız tahrik indirimi uzlaştırmayı engellemez: M.29 ceza indirimi sağlar, sorumluluğu tümüyle kaldırmaz. Suçun uzlaştırmaya tâbi olup olmadığı suç tipine göre belirlenir; tahrik altında işlenen basit kasten yaralama (m.86/2, m.88) CMK m.253/1-b uyarınca uzlaştırmaya tâbidir.
- Cinsel dokunulmazlık suçları: CMK m.253/3 uyarınca cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma kesin biçimde yasaktır. Failin haksız tahrik, hata veya sınırın aşılması iddialarının bulunması bu yasak üzerinde sonuç doğurmaz.
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararı: Hukuka uygunluk nedenleri kapsamında değerlendirme yapılırsa savcı CMK m.172 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir; bu karar kesinleştiğinde itiraz dışında bir yol kalmaz.
- Beraat kararı (CMK m.223): Yargılamada hukuka uygunluk veya kusurluluğu kaldıran neden tespit edilirse, mahkeme CMK m.223/2-d uyarınca “yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması” ya da “ceza verilmesini engelleyen bir nedenin bulunması” gerekçesiyle beraat kararı verir.
7. Görevli Mahkeme
Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenler bağımsız bir suç olmadığından, görev tayini bu kurumların ileri sürdüğü asıl suça göre yapılır. Bununla birlikte bazı kurumların ileri sürülmesi, özel mahkemelerin devreye girmesini ve özel raporların alınmasını zorunlu kılar.
- Asıl suçun mahkemesi karar verir: Meşru savunma, zorunluluk hâli, hata, sınırın aşılması savunmaları, fiilin yargılandığı mahkemece (Asliye veya Ağır Ceza) değerlendirilir. Savunma kabul edilirse mahkeme CMK m.223/2-d uyarınca beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verir.
- Yaş küçüklüğü ve Çocuk Mahkemeleri (m.31): 12 yaş altı çocuklar (m.31/1) hakkında ceza kovuşturması yapılamaz; sadece Çocuk Mahkemesi‘nde güvenlik tedbiri talebiyle dosya açılır. 12-15 yaş (m.31/2) çocuklarda algılama yeteneği değerlendirmesi adli tıp raporu ile yapılır; algılama yoksa Çocuk Mahkemesi’nde güvenlik tedbiri, varsa indirilmiş ceza ile yargılama Çocuk Mahkemesi veya Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde yürütülür. 15-18 yaş (m.31/3) çocuklar için de aynı mahkemeler yetkilidir; üçte bir ceza indirimi otomatik uygulanır.
- Akıl hastalığı ve adli tıp süreci (m.32): Adli tıp raporu zorunludur; fiil tarihindeki algılama yeteneği saptanmalıdır. Rapor m.32/1 yönünde geldiğinde mahkeme beraat kararı verir, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmeder. Tedbir, Sağlık Bakanlığı’na bağlı yüksek güvenlikli adli psikiyatri kurumunda infaz edilir.
- Sağır-dilsizlik (m.33): Yaş kademeleri üç yıl ileri kaydırılarak uygulanır; mahkeme değişmez ama hüküm fıkrası buna göre belirlenir. 18-21 yaş sağır-dilsiz, 15-18 yaş çocuğun durumundadır.
- Geçici nedenler (m.34): İddianın değerlendirilmesinde toksikoloji raporu ve fiil anına ilişkin adli tıp raporu alınır. İradi alındığının ispatı durumunda m.34/2 uygulanır ve fail tam ceza alır.
- Yetkili mahkeme: Genel kural CMK m.12 — suçun işlendiği yer mahkemesidir. Zincirleme suçta son fiilin işlendiği yer; teşebbüste son icra hareketinin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.
- Beraat kararı türleri: CMK m.223/2 farklı beraat sebeplerini düzenler. Hukuka uygunluk nedeninde m.223/2-d uyarınca “yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması” değil, “hukuka aykırılık bulunmaması” gerekçesi kullanılır.
8. Yaptırım
Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlerin sonucu, ilgili kuruma göre değişir.
- Hukuka uygunluk nedenleri (m.24, 25, 26): Fiil hukuka uygun sayılır; CMK m.223/2-d uyarınca beraat kararı verilir. Tazminat sorumluluğu kural olarak doğmaz; ancak meşru savunma kapsamı dışında saldırgana verilen zarar veya zorunluluk hâlinde mala verilen zararda TBK m.63-64 uyarınca özel tazminat rejimi uygulanabilir. Hakkın kullanılması ve ilgilinin rızasında da haksız fiil sorumluluğu kalkar.
- Sınırın aşılması (m.27/1): Kast olmaksızın sınırın aşılması, fiil taksirle de cezalandırılıyorsa taksirli suç cezasının altıda birinden üçte birine kadar indirilerek hükmolunur. Fiil yalnızca kasten cezalandırılıyorsa (örn. kasten öldürme), m.27/1 uygulanmaz ve haksız tahrik veya diğer indirim kurumları değerlendirilir.
- Sınırın korkuyla aşılması (m.27/2): Hiç ceza verilmez; yalnız meşru savunmaya özgüdür.
- Cebir-tehdit altında suç (m.28): Faile ceza verilmez; suçun faili cebri uygulayandır.
- Haksız tahrik (m.29): Sorumluluğu azaltır. Ağırlaştırılmış müebbet yerine on sekiz-yirmi dört yıl; müebbet yerine on iki-on sekiz yıl; diğer cezalarda dörtte birden dörtte üçe kadar indirim. İndirim oranı tahrikin ağırlığına ve süresine göre belirlenir.
- Hata (m.30): M.30/1 hâlinde kasıt kalkar, taksirli sorumluluk varsa onun cezası uygulanır; m.30/2’de fail nitelikli hâlin yokluğundan/varlığından yararlanır; m.30/3 ve m.30/4’te ceza verilmez.
- Yaş küçüklüğü (m.31): 12 yaş altı mutlak ceza sorumluluğu yok, yalnız çocuğa özgü güvenlik tedbirleri. 12-15 yaş algılama yoksa güvenlik tedbiri, varsa ağırlaştırılmış müebbet yerine 12-15 yıl, müebbet yerine 9-11 yıl, diğer cezaların yarısı indirilir (üst sınır 7 yıl). 15-18 yaş ağırlaştırılmış müebbet yerine 18-24 yıl, müebbet yerine 12-15 yıl, diğer cezaların üçte biri indirilir (üst sınır 12 yıl).
- Akıl hastalığı (m.32): M.32/1’de ceza yok, güvenlik tedbiri (yüksek güvenlikli psikiyatri kurumunda); m.32/2’de ağırlaştırılmış müebbet yerine 25 yıl, müebbet yerine 20 yıl, diğerlerinde altıda bira kadar indirim ve ayrıca güvenlik tedbiri uygulanır.
- Sağır-dilsizlik (m.33): Yaş kademeleri üç yıl ileri kaydırılır.
- Geçici nedenler (m.34/1): İrade dışı alkole/uyuşturucuya da ceza verilmez. İradi alkol/uyuşturucuda (m.34/2) bu koruma yoktur; fail tam ceza alır.
- Tazminat sorumluluğu: Ceza yoksa bile tazminat sorumluluğu hukuk mahkemesinde ayrıca değerlendirilir. Akıl hastasının tazminat sorumluluğu TBK m.65 uyarınca hakkaniyet sorumluluğu olarak sürer.
Örnekler
- Örnek 1 (Haksız tahrik indirimi — kasten yaralama): F, yıllardır kendisine küfreden ve son olarak eşine ağır hakaret eden M’yi yaralar. M.29 uyarınca verilecek ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir; somut olayda dörtte bir oranında indirim uygulandığında basit kasten yaralamadan altı aylık temel ceza, dört buçuk aya iner. Mağdurun tahrik fiilinin somut ağırlığı, ceza tayinindeki indirim oranını belirleyen başlıca etkendir.
- Örnek 2 (Akıl hastalığı — güvenlik tedbiri + tazminat): F, akıl hastalığı nedeniyle kasten öldürme fiilini gerçekleştirir; m.32/1 uyarınca ceza verilmez, hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanır. Mağdur yakınları hukuk mahkemesinde tazminat davası açar; Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 2018/4794 E., 2019/5888 K. sayılı kararındaki ölçütler doğrultusunda hakkaniyet tazminatı uygulanır.
- Örnek 3 (Yaş küçüklüğü — indirilmiş ceza): 16 yaşındaki Ç, kasten öldürme fiilini gerçekleştirir. Müebbet hapis cezasını gerektiren bu fiil için m.31/3 uyarınca on iki-on beş yıl hapis cezası verilir; ayrıca her bir fiil için verilecek ceza on iki yılı geçemez kuralı uygulanır. Yargılama Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılır; Yargıtay’ın 2024/170 E., 2026/88 K. sayılı kararı çocuk yargılamasının özelliklerine ilişkin önemli bir kaynaktır.
Kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 37, 38, 40
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.12, 172, 223, 253
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2024/286 E., 2025/72 K.
- Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 2018/4794 E., 2019/5888 K.
- Yargıtay 2024/170 E., 2026/88 K.
Av. iltan Ekmekçioğlu



