CMK 47 Devlet Sırrı Niteliğindeki Bilgilerle İlgili Tanıklık

CMK 47 devlet sırrı niteliğindeki bilgilerle ilgili tanıklık için özel bir usul öngörür. Bir suç olgusuna ilişkin bilgi, devlet sırrı olduğu gerekçesiyle mahkemeden gizlenemez. Bununla birlikte bilginin korunması amacıyla tanık, yalnız mahkeme hâkimi veya heyeti tarafından dinlenir.
Düzenleme hem ceza yargılamasının gerçeğe ulaşmasını hem de devlet sırrının gereksiz biçimde yayılmamasını amaçlar. Özel usul her suç için değil, hapis cezasının alt sınırı beş yıl veya daha fazla olan suçlar bakımından uygulanır.
CMK 47 Güncel Madde Metni
Devlet sırrı niteliğindeki bilgilerle ilgili tanıklık
Madde 47 –
(1) Bir suç olgusuna ilişkin bilgiler, Devlet sırrı olarak mahkemeye karşı gizli tutulamaz. Açıklanması, Devletin dış ilişkilerine, milli savunmasına ve milli güvenliğine zarar verebilecek; anayasal düzeni ve dış ilişkilerinde tehlike yaratabilecek nitelikteki bilgiler, Devlet sırrı sayılır.
(2) Tanıklık konusu bilgilerin Devlet sırrı niteliğini taşıması halinde; tanık, sadece mahkeme hâkimi veya heyeti tarafından zâbıt kâtibi dahi olmaksızın dinlenir. Hâkim veya mahkeme başkanı, daha sonra, bu tanık açıklamalarından, sadece yüklenen suçu açıklığa kavuşturabilecek nitelikte olan bilgileri tutanağa kaydettirir.
(3) Bu madde hükmü, hapis cezasının alt sınırı beş yıl veya daha fazla olan suçlarla ilgili olarak uygulanır.
Madde metni 26 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat üzerinden kontrol edilmiştir.
Güncellik notu: Bazı eski ve güncellenmemiş ikincil kaynaklarda Cumhurbaşkanının tanıklığına ilişkin dördüncü fıkra görülebilmektedir. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat’taki yürürlükteki CMK 47 metni üç fıkradan oluşmaktadır.
Düzenlemenin Amacı ve Kapsamı
Devlet sırrı niteliğindeki bir bilgi, dış ilişkiler, milli savunma, milli güvenlik veya anayasal düzen bakımından korunması gereken sonuçlar doğurabilir. Öte yandan aynı bilgi bir suçun aydınlatılması açısından belirleyici olabilir.
CMK 47, bilgiyi bütünüyle yargılama dışına çıkarmak yerine sınırlı erişim ve kayıt usulü getirir. Böylece mahkeme bilgiye ulaşırken, suçun açıklığa kavuşturulmasıyla ilgisiz gizli bölümlerin yayılması önlenir.
Devlet Sırrı Hangi Bilgileri Kapsar?
Madde, devlet sırrını bilginin açıklanmasının yaratabileceği zarar veya tehlikeye göre tanımlar. Devletin dış ilişkilerine, milli savunmasına ve milli güvenliğine zarar verebilecek bilgiler ile anayasal düzeni ve dış ilişkilerinde tehlike yaratabilecek nitelikteki bilgiler bu kapsamda olabilir.
Bir belgenin üzerine “gizli” yazılması tek başına CMK 47’nin bütün koşullarının gerçekleştiğini göstermez. Bilginin niteliği, suçla bağlantısı ve açıklanmasının doğurabileceği sonuçlar somut yargılama bakımından değerlendirilir.
Suç Olgusuna İlişkin Bilgi Mahkemeden Gizlenebilir mi?
Hayır. Maddenin temel kuralı açıktır: Bir suç olgusuna ilişkin bilgiler, devlet sırrı olarak mahkemeye karşı gizli tutulamaz. Devlet sırrı iddiası, mahkemenin suçla ilgili bilgiye hiç ulaşamamasının gerekçesi değildir.
Ancak bu kural, bilginin herkese ve sınırsız biçimde açıklanacağı anlamına gelmez. Mahkemenin bilgiye erişmesi ile gizli bilginin kamuya veya yargılamadaki bütün kişilere açıklanması birbirinden farklıdır.
Tanık Kimlerin Huzurunda Dinlenir?
Tanıklık konusu bilgi devlet sırrı niteliğindeyse tanık yalnızca mahkeme hâkimi veya mahkeme heyeti tarafından dinlenir. Kanun, bu sırada zabıt kâtibinin dahi bulunmayacağını açıkça belirtir.
Bu özel dinleme, olağan tanık dinleme usulünden ayrılır. CMK 43 tanıkların çağrılması kuralları tanığın mahkemeye gelmesini düzenlerken, CMK 47 tanıklığın içeriği devlet sırrıysa dinlemenin nasıl yapılacağını belirler.
Tanık Açıklamalarının Tamamı Tutanağa Geçirilir mi?
Hayır. Hâkim veya mahkeme başkanı, tanığın açıklamalarından yalnız yüklenen suçu açıklığa kavuşturabilecek nitelikteki bilgileri tutanağa kaydettirir.
Bu seçim, devlet sırrının suçla ilgisiz bölümlerinin dosyaya aktarılmasını engellemeyi amaçlar. Tutanağa geçirilecek bölümün kapsamı, yüklenen suç ve ispat edilmesi gereken olaylarla bağlantılı olarak belirlenmelidir.
Beş Yıllık Alt Sınır Nasıl Hesaplanır?
CMK 47’deki özel usul, hapis cezasının alt sınırı beş yıl veya daha fazla olan suçlarla ilgili uygulanır. Burada ölçüt, somut olayda verilmesi beklenen ceza değil, ilgili suç hükmündeki hapis cezasının kanuni alt sınırıdır.
Alt sınırı beş yıldan az olan bir suç bakımından CMK 47’nin ikinci fıkrasındaki özel dinleme usulü uygulanmaz. Suçun nitelikli hâli veya dosyadaki hukuki vasıflandırma alt sınırı etkiliyorsa değerlendirme buna göre yapılmalıdır.
CMK 47 ile CMK 125 Arasındaki Fark
CMK 47 devlet sırrı niteliğindeki bilgilere ilişkin tanıklığı düzenler. CMK 125 ise içeriği devlet sırrı niteliğinde olan belgelerin mahkemece incelenmesine ilişkindir.
Dosyada hem bir tanığın açıklamaları hem de gizli belge bulunabilir. Bu durumda tanık beyanı ve belgenin incelenmesi için ilgili hükümler ayrı ayrı dikkate alınır; iki düzenleme birbirinin yerine geçmez.
CMK 46 ile Arasındaki Fark Nedir?
CMK 46 meslek sırrı nedeniyle tanıklıktan çekinme, belirli meslek mensuplarının mesleki sıfatları dolayısıyla öğrendikleri bilgileri korur. CMK 47 ise bilginin devlet sırrı niteliğinde olmasına bağlı özel bir dinleme ve tutanak usulü getirir.
CMK 47’de suç olgusuna ilişkin bilginin mahkemeden gizlenemeyeceği özellikle vurgulanır. Bu nedenle düzenleme yalnız bir “tanıklıktan çekinme” hakkı olarak değerlendirilmemelidir.
Sanık ve Müdafi Açısından Önemi
Devlet sırrı gerekçesiyle uygulanan özel usul, savunmanın hangi bilginin hükme esas alındığını anlayabilmesi bakımından dikkatle yürütülmelidir. Hâkim tarafından tutanağa geçirilen kısmın yüklenen suçla ilgisi açık olmalıdır.
Dosyadaki gizlilik kararı, tanığın dinlenme biçimi, tutanağa aktarılan bölüm ve savunmanın bu bilgiye karşı açıklama yapma imkânı birlikte değerlendirilir. Somut dosyada savunma hakkı ile korunması gereken devlet sırrı arasında ölçülü bir denge kurulmalıdır.
Tanık Açısından İzlenecek Yol
Devlet sırrı niteliğinde bilgiye sahip olan tanık, çağrıyı görmezden gelmemelidir. Bilginin niteliğini ve görev bağlantısını yetkili makama bildirmeli; içeriği yetkisiz kişilerle paylaşmamalıdır.
Özel dinleme koşullarının uygulanmasına mahkeme karar verir. Tanık, dinleme sırasında sorulan hususun yüklenen suçla bağlantısı konusunda bildiklerini doğru biçimde açıklamalı; hangi kısmın tutanağa geçirileceğini hâkim veya mahkeme başkanı belirlemelidir.
Uygulamada Dikkat Edilecek Noktalar
- Güncel resmî metnin üç fıkradan oluştuğu esas alınmalıdır.
- Bilginin yalnız “gizli” olarak sınıflandırılmasıyla devlet sırrı niteliği aynı kabul edilmemelidir.
- Bilginin bir suç olgusuyla ilişkisi açıkça belirlenmelidir.
- Özel usul için suçun kanuni hapis cezası alt sınırı kontrol edilmelidir.
- Tanığın yalnız mahkeme hâkimi veya heyeti tarafından, zabıt kâtibi bulunmaksızın dinlenmesi sağlanmalıdır.
- Tutanağa sadece yüklenen suçu açıklığa kavuşturabilecek bilgiler geçirilmelidir.
- Tanık beyanı ile devlet sırrı niteliğindeki belgeye uygulanacak hükümler karıştırılmamalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Devlet sırrı olduğu söylenen bilgi mahkemeden saklanabilir mi?
Bir suç olgusuna ilişkin bilgi, devlet sırrı olduğu gerekçesiyle mahkemeye karşı gizli tutulamaz. Bilgiye erişim CMK 47’deki özel usulle sağlanır.
Devlet sırrı niteliğindeki tanıklık sırasında kimler bulunur?
Tanık yalnız mahkeme hâkimi veya mahkeme heyeti tarafından dinlenir. Kanun, zabıt kâtibinin dahi bulunmayacağını belirtir.
Tanığın bütün açıklaması tutanağa yazılır mı?
Hayır. Hâkim veya mahkeme başkanı yalnız yüklenen suçu açıklığa kavuşturabilecek nitelikteki bilgileri tutanağa kaydettirir.
CMK 47 her suçta uygulanır mı?
Hayır. Özel usul, hapis cezasının kanuni alt sınırı beş yıl veya daha fazla olan suçlarla ilgili uygulanır.
Beklenen cezanın beş yıl olması yeterli mi?
Ölçüt beklenen veya sonuçta verilecek ceza değildir. Suç hükmünde öngörülen hapis cezasının alt sınırının beş yıl veya daha fazla olması gerekir.
Gizli belge de CMK 47’ye göre mi incelenir?
CMK 47 tanık beyanına ilişkindir. Devlet sırrı niteliğindeki belgelerin mahkemece incelenmesi CMK 125’te ayrıca düzenlenir.
CMK 47’nin dördüncü fıkrası yürürlükte mi?
Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat’taki güncel metin üç fıkradır. Eski ikincil kaynaklarda görülebilen Cumhurbaşkanının tanıklığına ilişkin dördüncü fıkra güncel madde metninde yer almaz.
Sonuç
CMK 47, suç olgusuna ilişkin bilginin devlet sırrı gerekçesiyle mahkemeden saklanamayacağını kabul eder. Devlet sırrının korunması ise tanığın yalnız hâkim veya heyetçe dinlenmesi ve tutanağa sadece suçu aydınlatacak bilgilerin geçirilmesiyle sağlanır.
Özel usulün uygulanabilmesi için suçun hapis cezası alt sınırı, bilginin gerçek niteliği, yüklenen suçla bağlantısı ve tutanağa alınacak bölüm somut dosyada ayrı ayrı incelenmelidir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

