TCK 156 Bedelsiz Senedi Kullanma Suçu ve Cezası

Avukat İltan Ekmekçioğlu, Uygulamada Sık Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

TCK 156 bedelsiz senedi kullanma suçu, başlangıçta geçerli bir borç veya hakkı temsil eden ancak sonradan tamamen ya da kısmen karşılıksız kalan senedin, bu durum bilinerek kullanılmasıdır. Suçun temel cezası altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezasıdır. Soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır.

Hükmün ayırt edici yönü, senedin baştan geçersiz olması değil, düzenlenmesinden sonra dayandığı borcun ödeme, ibra, takas, yenileme veya benzeri bir nedenle sona ermesine rağmen tahsil aracı olarak devreye sokulmasıdır. Salt borç uyuşmazlığı veya senedin elde tutulması tek başına bu suçu oluşturmaz.

TCK 156 Güncel Madde Metni

Bedelsiz senedi kullanma

Madde 156- (1) Bedelsiz kalmış bir senedi kullanan kimseye, şikâyet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.

TCK 156 Madde Gerekçesi ve Hükmün Amacı

Düzenleme, borcun sona ermesine rağmen senedin sahip olduğu ispat ve tahsil gücünün kötüye kullanılmasını yaptırıma bağlar. Senet dolaşımına duyulan güven ile borcu sona ermiş kişinin malvarlığı birlikte korunur.

Kanun koyucu, yalnızca senedi elde bulundurmayı değil, bedelsiz kaldığı bilinmesine rağmen hukuki veya fiilî sonuç doğurabilecek biçimde kullanmayı esas almıştır. Bu nedenle senedin geçmişi, borcun sona erme biçimi ve kullanım zamanı birlikte incelenir.

Korunan Hukuki Değer

Suçla öncelikle mağdurun malvarlığı korunur. Bunun yanında senetlerin borç ve hak ilişkilerini güvenilir biçimde göstermesine duyulan güven de hükmün koruma alanındadır.

Suçun Konusu: Bedelsiz Kalmış Senet

Suçun konusu, düzenlendiği sırada bir borcu veya hakkı temsil eden fakat sonradan bu ekonomik ve hukuki dayanağını tamamen ya da kısmen yitiren senettir. Senedin türü kadar, somut ilişkide bir talep ve tahsil aracı olarak kullanılıp kullanılamadığı önemlidir.

Senedin tamamen bedelsiz kalması

Borcun bütünüyle ödenmesi, alacaklının borçluyu ibra etmesi, borcun geçerli bir anlaşmayla sona ermesi veya alacağın takas edilmesi senedi tamamen bedelsiz bırakabilir. Hangi ödemenin hangi borca ait olduğu belgelerle belirlenmelidir.

Senedin kısmen bedelsiz kalması

Borcun yalnız bir kısmı sona ermişse senedin bedelsiz kalan bölümün üzerinde bir tutarla kullanılması ayrıca incelenir. Kısmi ödeme kaydı, makbuz, banka açıklaması ve taraf yazışmaları bu ayrımda önem taşır.

Fail ve Mağdur

Fail, senedin bedelsiz kaldığını bilerek onu kullanan kişidir. Bu kişi senedin ilk lehtarı olabileceği gibi, bedelsizlik durumunu bilen ve senedi sonradan devralan başka bir kişi de olabilir.

Mağdur, sona ermiş borcun senet üzerinden yeniden ileri sürülmesi nedeniyle malvarlığı veya kredi itibarı tehlikeye giren kişidir. Somut ilişkiye göre senet borçlusu ile ekonomik zararı üstlenen kişi farklı olabilir.

Maddi Unsur: Senedi Kullanma

Kullanma, senedi salt saklamanın ötesinde onun borç belgesi veya tahsil aracı niteliğini harekete geçiren davranıştır. Senedin icra takibine konulması, bankaya tahsil için sunulması, protestoya konu edilmesi, bir davada alacak belgesi olarak ileri sürülmesi veya tahsil amacıyla devredilmesi bu kapsamda incelenebilir.

Her davranış somut olayın özellikleriyle değerlendirilir. Sadece senedin kasada bulunması, iade edilmemesi ya da taraflar arasında borç miktarının tartışılması, senet henüz kullanılmamışsa tek başına yeterli değildir.

Hareket ve Netice

Suçun ağırlık merkezi, bedelsiz senedin hak doğurur veya borç devam ediyormuş gibi kullanılmasına dayanır. Kullanma fiili tamamlandığında suç oluşabilir; failin mutlaka para tahsil etmesi veya mağdurun kesin zarara uğraması aranmaz.

Bununla birlikte senedin yalnız hazırlanması veya kullanılmak üzere taşınması ile hukuki sürece sunulması birbirinden ayrılmalıdır. İcra dosyası, banka kaydı veya sunuş tarihi bu sınırı belirlemeye yardımcı olur.

Manevi Unsur

Suç kasten işlenebilir. Fail, senedin tamamen veya kısmen bedelsiz kaldığını bilmeli ve buna rağmen senedi kullanmayı istemelidir. Taksirli davranış bu suç için yeterli değildir.

Ödemenin başka bir borca ait olduğu yönündeki gerçek ve makul bir yanılgı, kast değerlendirmesini etkileyebilir. Bu nedenle ödeme açıklamaları, hesap mutabakatları ve bildirimler yalnız borcun varlığını değil failin bilgisini de gösterebilir.

Hukuka Uygunluk ve Hata

Gerçekten devam eden bir borca ilişkin senedin hukuka uygun tahsil yollarında kullanılması suç değildir. Borcun sona erip ermediği konusunda kaçınılmaz bir hata bulunması hâlinde kastın oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilir.

Alacaklının borcu tahsil etme hakkı, sona ermiş borcu temsil eden senedi yeniden kullanma yetkisi vermez. Alacağın varlığı ve miktarı konusunda tereddüt varsa hukuki başvuru yolları kullanılmalıdır.

Teşebbüs

Kullanma hareketi bölünebiliyorsa ve failin elinde olmayan bir nedenle tamamlanamıyorsa teşebbüs gündeme gelebilir. Senedin ilgili makama sunulmadan ele geçirilmesi buna örnek olabilir. Buna karşılık senet tahsil sürecine sunulmuşsa fiilin tamamlanma anı ayrıca belirlenir.

İştirak

Bedelsizliği bilen kişilerin ortak hareket etmesi, senedi kullananı yönlendirmesi veya kullanmayı kolaylaştırması hâlinde iştirak hükümleri uygulanabilir. Her kişinin bedelsizlik durumunu bilip bilmediği ve fiile katkısı ayrı değerlendirilir.

İçtima ve Diğer Suçlarla İlişki

Senedin üzerinde sahte değişiklik yapılması, sahte bir belgenin düzenlenmesi, tehdit kullanılması veya hileli başka davranışlarla menfaat sağlanması hâlinde ilgili suç tiplerinin unsurları ayrıca incelenir. Aynı olayda birden fazla fiil varsa her fiilin amacı, zamanı ve meydana getirdiği hukuki sonuç belirlenmelidir.

Bedelsiz kalmış senedin kullanılması, alacak tahsili bağlamında TCK 159 alacak tahsili amacıyla dolandırıcılık hükmünden farklı unsurlara sahiptir. Hileli davranış ve aldatma tartışılıyorsa TCK 157 dolandırıcılık düzenlemesi de ayrıca değerlendirilir.

Nitelikli Hâller

TCK 156 içinde özel bir nitelikli hâl düzenlenmemiştir. Ancak senedin kullanılış biçimi başka bir suçun unsurlarını da taşıyorsa o suçun özel düzenlemeleri somut olay bakımından ayrıca önem kazanabilir.

Yaptırım

Bedelsiz senedi kullanma suçunun cezası altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezasıdır. Kanundaki “ve” bağlacı nedeniyle hapis ile adlî para cezası birlikte öngörülmüştür; bunlar birbirinin alternatifi değildir.

Adlî para cezasının gün sayısı ve bir gün karşılığı miktar genel hükümlere göre belirlenir. Cezanın bireyselleştirilmesi, somut olayın özellikleri ve failin hukuki durumu dikkate alınarak yapılır.

Şikâyet Süresi

Suç şikâyete bağlıdır. Genel kurala göre şikâyet hakkı olan kişi, fiili ve faili öğrendiği günden başlayarak altı ay içinde başvurmalıdır. Bu süre dava zamanaşımından farklıdır.

Öğrenme tarihinin belirlenmesinde icra tebligatı, banka bildirimi, protesto kaydı veya senedin bir dosyada ileri sürüldüğünün öğrenildiği tarih önem taşıyabilir. Başvuruda senedin nerede ve nasıl kullanıldığı açıkça belirtilmelidir.

Uzlaştırma

Şikâyete bağlı olması nedeniyle bedelsiz senedi kullanma suçu uzlaştırma kapsamındadır. Dosyada uzlaştırma dışında kalan başka bir suç iddiası bulunuyorsa usul, her suçun niteliğine göre ayrıca değerlendirilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Yargılama görevi asliye ceza mahkemesine aittir. Yetki bakımından senedin kullanıldığı yer temel ölçüttür. Senet icra takibine konulmuşsa takip işleminin yapıldığı yer; bankaya sunulmuşsa sunum yeri önem kazanabilir.

Dava Zamanaşımı

Üst sınırı iki yıl olan bu suçta temel dava zamanaşımı süresi genel hükümlere göre sekiz yıldır. Kesilme veya durma nedenleri süre hesabını değiştirebilir. Altı aylık şikâyet süresiyle zamanaşımı süresi birbirine karıştırılmamalıdır.

Deliller

İncelemenin merkezinde senedin aslı ve senedin dayandığı temel ilişki yer alır. Sözleşme, fatura, teslim belgesi, ödeme makbuzu, banka transferi, ibra belgesi, takas veya yenileme anlaşması, hesap mutabakatı ve yazışmalar borcun sona erip ermediğini gösterebilir.

İcra dosyası, bankaya ibraz bilgisi, protesto kaydı, tebligatlar ve gerektiğinde hesap incelemesi kullanım fiilini ve zamanını aydınlatır. Elektronik kayıtların kaynağı, bütünlüğü ve tarihinin doğrulanması gerekir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Borcun tartışmalı olmasını bedelsizlik saymak: Temel ilişkide uyuşmazlık bulunması, senedin mutlaka bedelsiz kaldığını göstermez. Önce borcun hangi nedenle ve ne ölçüde sona erdiği belirlenmelidir.

Senedin elde bulunmasını kullanma kabul etmek: Suç bakımından senedin tahsil veya ispat gücünü harekete geçiren bir davranış aranır. İcra, banka, dava veya devir kaydı incelenmeden yalnız zilyetliğe dayanmak eksik değerlendirmeye yol açabilir.

Kısmi ödemeyi gözden kaçırmak: Ödeme senet bedelinin yalnız bir bölümüne ilişkinse kalan borç ile bedelsiz kalan kısım ayrılmalıdır.

Şikâyet ve zamanaşımı sürelerini karıştırmak: Altı aylık şikâyet süresi ile sekiz yıllık temel dava zamanaşımı farklı başlangıç ve sonuçlara sahiptir.

Somut Olay Kontrol Listesi

✓ Senedin aslı ve düzenlenme tarihi mevcut mu?

✓ Senedin dayandığı borç ilişkisi hangi belgeyle kuruluyor?

✓ Borç tamamen mi, kısmen mi ve hangi tarihte sona erdi?

✓ Ödeme veya ibra özellikle bu senetle ilişkilendirilebiliyor mu?

✓ Senet nerede, ne zaman ve hangi amaçla kullanıldı?

✓ Fail bedelsizlik durumunu hangi kayıt veya bildirimden biliyordu?

✓ Şikâyet süresi, öğrenme tarihi ve başvuru belgesi kontrol edildi mi?

Sık Sorulan Sorular

Bedelsiz senet ne demektir?

Başlangıçta geçerli bir borcu temsil ettiği hâlde ödeme, ibra, takas, yenileme veya başka bir sona erme nedeni sonucunda dayanağını tamamen ya da kısmen yitiren senettir.

Borcun ödenmesine rağmen senedin iade edilmemesi suç mudur?

İade etmeme tek başına her durumda TCK 156’yı oluşturmaz. Senedin bedelsiz kaldığının bilinmesi ve tahsil ya da ispat aracı olarak kullanılması gerekir.

Senedin icra takibine konulması kullanma sayılır mı?

Bedelsiz kalmış senedin icra takibine dayanak yapılması, kullanma fiilinin tipik görünümlerinden biri olabilir. Borcun sona erdiği ve takip yapan kişinin bunu bildiği ayrıca ispatlanmalıdır.

Para tahsil edilmeden suç oluşabilir mi?

Evet. Hüküm, senedin kullanılmasını esas alır. Somut olayda kullanım tamamlanmışsa ayrıca tahsil gerçekleşmesi aranmayabilir.

Kısmi ödeme yapılmışsa ne olur?

Kalan borç ile ödenmiş bölüm ayrılır. Senedin ödenmiş kısmı da kapsayacak biçimde kullanılması hâlinde bedelsiz kalan miktar ve failin bilgisi özellikle araştırılır.

Bedelsiz senedi kullanma suçu uzlaştırmaya tabi midir?

Evet. TCK 156 şikâyete bağlı olduğundan uzlaştırma kapsamındadır.

Sonuç

TCK 156 bakımından temel mesele, senedin gerçekten bedelsiz kalıp kalmadığı ve failin bu durumu bilerek senedi tahsil veya ispat aracı olarak kullanıp kullanmadığıdır. Borcun sona erme nedeni, ödemenin hangi senede ait olduğu, kullanım yeri ve zamanı ile şikâyet süresi birlikte incelenmelidir.

Kaynakça

Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 

TBMM, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kabul metni

TBMM, Türk Ceza Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu 

Av. iltan Ekmekçioğlu

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

Bedelsiz Senedi KullanmaBedelsiz SenetTCK 156
Önceki yazı
TCK 159 Alacak Tahsili Amacıyla Dolandırıcılık
Sonraki yazı
TCK 155 Güveni Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası