Boşanma Davasında Geçici Önlemler ve Tedbir Nafakası (TMK 169): Kimler, Ne Zaman, Nasıl Alır?

 

Boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, dava sürdüğü sürece gerekli olan geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK 169). Bu önlemler özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkindir. Tedbir nafakası bu önlemlerin en bilinenidir ve yargılama boyunca ihtiyaç içindeki eşe ve çocuklara ödenir. Önlem için ayrıca dava açmak gerekmez ve hâkim talep olmasa da karar verebilir. Tedbir nafakası dava süresince geçerlidir. Boşanmadan sonrası için yoksulluk veya iştirak nafakasına ayrıca hükmedilmesi gerekir. Ödenmeyen nafaka için icra yoluna gidilebilir ve şikâyet üzerine üç aya kadar tazyik hapsi istenebilir (İİK 344).

Geçici önlemler nedir ve neden alınır?

Boşanma davaları çoğu zaman aylarca, bazen yıllarca sürer. Bu süre içinde eşler genellikle ayrı yaşamaya başlar, gelir sahibi eş ortak giderlere katılmayı bırakabilir ve çocukların kimde kalacağı belirsizleşir. Kanun koyucu, yargılamanın uzunluğunun eşleri ve çocukları korumasız bırakmaması için TMK 169’u düzenlemiştir.

TMK 169’a göre boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır. Hükümdeki “özellikle” kelimesi, sayılan alanların örnek olduğunu ve hâkimin gerekli gördüğü başka önlemleri de alabileceğini gösterir.

Geçici önlemlerin dayanağı, evliliğin dava süresince devam etmesidir. TMK 185’e göre eşler birbirine yardımcı olmak zorundadır ve TMK 186’ya göre birliğin giderlerine güçleri oranında katılırlar. Dava açılması bu yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. Geçici önlemler, evlilik birliğinden doğan bu yükümlülüklerin dava sürecinde nasıl yerine getirileceğini düzenler.

Boşanma sürecinin genel adımları için boşanmak istiyorum, ilk olarak ne yapmalıyım yazısı da incelenebilir.

Geçici önlemlerin türleri, şartları ve dayanakları

Aşağıdaki tablo, dava sürecinde alınabilecek başlıca önlemleri, dayanaklarını ve önemli istisnaları özetler.

ÖnlemKapsamDayanakÖnemli istisna veya not
Tedbir nafakası (eş için)İhtiyaç içindeki eşin dava süresince geçimiTMK 169, 185-186Dava sona erince kendiliğinden biter
Tedbir nafakası (çocuk için)Çocuğun bakım ve eğitim giderleriTMK 169, 182Boşanmadan sonrası için iştirak nafakası ayrıca belirlenir
Barınma ve konutOrtak konutun bir eşe bırakılmasıTMK 169Mülkiyeti değiştirmez, yalnız kullanımı düzenler
Geçici velayet ve kişisel ilişkiÇocuğun kimde kalacağı ve diğer eşle görüşmesiTMK 169Kesin velayet kararı hükümle verilir (TMK 182)
Malların yönetimiMalvarlığının korunması ve yönetimiTMK 169, 199Tasarruf kısıtlaması için ayrı istem gerekir
Hâkimin re’sen karar vermesiTalep olmadan önlem alınmasıTMK 169Hâkim yine de tarafların durumunu araştırmalıdır
Dava öncesi önlemAyrı yaşamada parasal katkı ve konutTMK 197Haklı sebep gerekir
Şiddet hâlinde nafakaŞiddet mağduru için tedbir nafakası6284 s.K. m.4/4TMK’ya göre nafakaya hükmedilmemiş olmalıdır
Ödenmeme yaptırımıÜç aya kadar tazyik hapsiİİK 344Şikâyet süresi üç ay, her hâlde bir yıl (İİK 347)

Tedbir nafakası nedir?

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası sürerken bir eşin diğerine ya da ortak çocuklar için ödediği geçici nafakadır. Kanunda “tedbir nafakası” adıyla ayrı bir madde yoktur. Bu nafaka, TMK 169’daki “eşlerin geçimine” ilişkin geçici önlemin uygulamadaki adıdır. 6284 sayılı Kanunun 4. maddesi ise “tedbir nafakası” ifadesini açıkça kullanır.

Kimler tedbir nafakası alabilir?

Tedbir nafakası, dava süresince geçimini sağlamakta güçlük çeken eş için istenebilir. Kanun, TMK 169’da kusur şartı aramaz. Bu nedenle davayı açan veya davalı olan eş, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın tedbir nafakası alabilir. Değerlendirmede asıl ölçüt, eşlerin gelir ve ihtiyaç durumudur.

Tedbir nafakasının bu yönü, boşanmadan sonra istenen yoksulluk nafakasından farklıdır. TMK 175’e göre yoksulluk nafakası için talep eden eşin kusurunun daha ağır olmaması ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşmesi gerekir. Yoksulluk nafakasının şartları yoksulluk nafakası nedir yazısında anlatılmıştır.

Ortak çocuklar için de tedbir nafakasına hükmedilir. Çocuğun yanında kaldığı eş, çocuğun bakım ve eğitim giderleri için diğer eşten nafaka isteyebilir. Boşanma kararıyla birlikte bu nafakanın yerini iştirak nafakası alır ve esasları iştirak nafakası yazısında açıklanmıştır.

Tedbir nafakası nasıl belirlenir?

Kanun nafaka miktarı için bir oran veya formül belirlemez. Hâkim; eşlerin gelirlerini, giderlerini, yaşam düzeylerini, çocukların ihtiyaçlarını ve ödeme gücünü birlikte değerlendirir. TMK 186/3’teki “güçleri oranında” ölçütü bu değerlendirmede yol göstericidir.

Bu nedenle tarafların gelirini gösteren belgeler büyük önem taşır. Maaş bordroları, banka hesap dökümleri, kira sözleşmesi ve çocukların okul ödemeleri gibi belgeler, hâkimin gerçekçi bir miktar belirlemesine yardımcı olur. Uygulamada hâkim, gerektiğinde tarafların ekonomik ve sosyal durumunun araştırılmasını da isteyebilir.

Miktar belirlenirken hangi unsurlar dikkate alınır?

Hâkimin değerlendirmesinde öne çıkan unsurlar şunlardır:

  • Eşlerin gelirleri: Maaş, kira geliri, ticari kazanç ve düzenli diğer gelirler birlikte değerlendirilir.
  • Zorunlu giderler: Kira, faturalar, kredi borçları ve sağlık giderleri gibi sürekli harcamalar hesaba katılır.
  • Evlilik içindeki yaşam düzeyi: Tedbir nafakası, ihtiyaç içindeki eşin evlilik süresince alıştığı yaşam düzeyinden ani bir kopuş yaşamamasını amaçlar.
  • Çocukların ihtiyaçları: Yaş, okul, sağlık ve özel bakım ihtiyaçları çocuk için belirlenecek miktarı doğrudan etkiler.
  • Ev işleri ve çocuk bakımı: TMK 196/2, eşin ev işlerini görmesinin ve çocuklara bakmasının katkı olarak değerlendirileceğini düzenler. Bu ilke, gelir getiren bir işte çalışmayan eşin durumunun anlaşılmasına yardımcı olur.
  • Ödeme gücü: Nafaka, yükümlünün kendi zorunlu ihtiyaçlarını karşılayamayacağı bir düzeyde belirlenmez.

Bu unsurlar birbirini dengeler. Örneğin yükümlünün geliri yüksek ancak borç yükü de ağırsa, hâkim bu borçların niteliğini ve sürekliliğini ayrıca değerlendirebilir.

Tedbir nafakası ne zamandan itibaren ödenir?

TMK 169, önlemlerin “dava açılınca” ve “davanın devamı süresince” alınacağını söyler. Bu nedenle tedbir nafakası uygulamada dava tarihinden itibaren başlatılır. Önlem karar tarihinden sonra alınsa bile, dava açıldığı günden itibaren geçen süre için de hükmedilebilir.

Tedbir nafakası, davanın sona ermesiyle birlikte sona erer. Boşanma kararı kesinleşince eş için yoksulluk nafakası, çocuk için iştirak nafakası ayrıca hükme bağlanmamışsa nafaka yükümlülüğü devam etmez. Bu nedenle davada yalnız tedbir nafakası istemekle yetinilmemeli, boşanma sonrası için de nafaka talebi açıkça ileri sürülmelidir.

Tedbir nafakası ile diğer nafaka türleri

Boşanma sürecinde birden fazla nafaka türü gündeme gelir. Bunları karıştırmamak, taleplerin doğru zamanda ve doğru dayanakla ileri sürülmesi için önemlidir.

Nafaka türüNe zamanKimin içinDayanakKusur
Tedbir nafakasıDava süresinceEş ve çocuklarTMK 169Aranmaz
Yoksulluk nafakasıBoşanmadan sonraYoksulluğa düşecek eşTMK 175Talep edenin kusuru daha ağır olmamalı
İştirak nafakasıBoşanmadan sonraOrtak çocukTMK 182Aranmaz
6284 tedbir nafakasıŞiddet hâlinde, dava şartı olmadanŞiddet mağduru6284 s.K. m.4/4Aranmaz

Konut, çocuklar ve malların yönetimi

Ortak konutun kullanımı

Dava sürecinde eşlerden hangisinin ortak konutta kalacağı, TMK 169’daki “barınma” önlemi kapsamında belirlenir. Hâkim genellikle çocukların kaldığı eşe veya konuta daha fazla ihtiyacı olan eşe kullanım hakkı tanır. Bu karar konutun mülkiyetini değiştirmez. Konut kimin adına kayıtlı olursa olsun, yalnız dava süresince kullanımı düzenlenir.

Şiddet varsa konutla ilgili koruma 6284 sayılı Kanun kapsamında da sağlanabilir. Uzaklaştırma kararının konut ve eşyalar üzerindeki sonuçları uzaklaştırma kararı alınınca ortak evden kim çıkar yazısında ele alınmıştır.

Çocukların bakımı ve kişisel ilişki

Hâkim dava süresince çocukların hangi eşin yanında kalacağına karar verir ve diğer eşle kişisel ilişkiyi düzenler. Bu karar geçicidir. Velayetin kime verileceği, boşanma veya ayrılık kararıyla birlikte TMK 182’ye göre kesin olarak belirlenir.

Geçici düzenleme yapılırken çocuğun okul düzeni, sağlık durumu ve alışkanlıkları gözetilir. Çocuğun ani bir şekilde ortamından koparılmaması, geçici kararlarda dikkat edilen başlıca noktadır.

Malların korunması ve yönetimi

Dava sürecinde eşlerden birinin ortak malları elden çıkarması, mal rejimi tasfiyesinde diğer eşin alacağını tehlikeye sokabilir. TMK 169, malların yönetimine ilişkin önlemleri de kapsar. Ayrıca TMK 199’a göre ailenin ekonomik varlığının korunması gerekiyorsa, hâkim eşlerden birinin istemi üzerine belirli malvarlığı değerleri üzerindeki tasarrufların ancak diğer eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir. Hâkim bir eşin taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırırsa, durumun tapu kütüğüne şerhedilmesine re’sen karar verir (TMK 199/3).

Geçici önlem nasıl istenir ve nasıl değiştirilir?

Talep adım adım

  1. Dilekçede açık talep: Tedbir nafakası, konutun kullanımı ve çocukların geçici olarak kimde kalacağı dava dilekçesinde ayrı başlıklar hâlinde yazılır. Hâkim re’sen karar verebilse de açık talep, değerlendirmeyi hızlandırır.
  2. Miktarın gerekçelendirilmesi: İstenen nafaka miktarı, aylık giderler ve karşı tarafın geliriyle ilişkilendirilerek açıklanır.
  3. Belgelerin eklenmesi: Gelir, gider ve konut belgeleri dilekçeye eklenir veya sunulacağı belirtilir.
  4. Karar ve takip: Hâkim kural olarak ön inceleme aşamasında veya daha önce geçici önlemlere karar verir. Karar ödenmezse icra takibi başlatılır.

Koşullar değişirse ne olur?

TMK 169, önlemlerin “davanın devamı süresince gerekli olan” önlemler olduğunu söyler. Bu ifade, önlemlerin dava boyunca ihtiyaca göre şekillendiğini gösterir. Nafaka yükümlüsünün işini kaybetmesi, alacaklı eşin düzenli bir işe girmesi veya çocuğun yanında kaldığı eşin değişmesi gibi durumlarda taraflar hâkimden önlemin değiştirilmesini isteyebilir. Hâkim de yeni duruma göre önlemi değiştirebilir veya kaldırabilir.

Bu değişiklik geriye etkili olarak kendiliğinden gerçekleşmez. Nafaka yükümlüsü, gelirinin azaldığını düşünüyorsa ödemeyi kendiliğinden kesmek yerine mahkemeden değişiklik talep etmelidir. Aksi hâlde birikmiş nafaka icra takibine ve tazyik hapsine konu olabilir.

Dava açılmadan önce ve şiddet hâlinde önlemler

Geçici önlemler TMK 169’a göre dava açılınca alınır. Henüz dava açmamış ancak ayrı yaşamak zorunda kalan eş için TMK 197 uygulanır. Bu hükme göre ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eş ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma ve malların yönetimi konusunda önlem alır.

Eşler birlikte yaşarken de TMK 196’ya göre hâkimden ailenin geçimi için her eşin yapacağı parasal katkının belirlenmesi istenebilir. Bu katkı geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için talep edilebilir.

Şiddet hâlinde 6284 sayılı Kanun ayrı bir koruma sağlar. Kanunun 4/4. maddesine göre şiddet uygulayan kişi aynı zamanda ailenin geçimini sağlıyorsa ve TMK’ya göre nafakaya hükmedilmemişse, hâkim talep edilmese dahi şiddet mağdurunun yaşam düzeyini gözeterek tedbir nafakasına hükmedebilir. Bu nafaka boşanma davasının açılmasını beklemez. Koruyucu tedbirlerin nasıl alınacağı ve ihlalin sonuçları 6284 uzaklaştırma kararı nasıl alınır yazısında anlatılmıştır.

Tedbir nafakası ödenmezse ne olur?

Tedbir nafakası kararı, ödenmediğinde icra yoluyla tahsil edilebilir. Nafaka alacaklısı, kararı icra müdürlüğüne vererek takip başlatabilir. Birikmiş nafakalar için haciz yoluna gidilebilir.

Bunun yanında İİK 344, nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verileceğini düzenler. Hapis uygulanmaya başladıktan sonra borçlu ödeme yaparsa tahliye edilir. Borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmışsa, ileri sürdüğü sebepler gözetilerek tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.

Şikâyet hakkı süreye bağlıdır. İİK 347’ye göre şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Tazyik hapsinin ayrıntıları nafaka ödenmezse ne olur yazısında anlatılmıştır.

Varsayımsal örnekler

Örnek 1: Geliri olmayan eşin tedbir nafakası talebi

Zeynep Hanım evlilik boyunca çalışmamış ve iki çocuğun bakımını üstlenmiştir. Eşi Burak Bey düzenli maaş almaktadır. Zeynep Hanım şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma davası açıyor ve dilekçesinde kendisi ile çocuklar için tedbir nafakası, ortak konutun kendisine bırakılması ve çocukların geçici olarak yanında kalmasını istiyor.

Hâkim ön incelemede tarafların gelir durumunu araştırıyor. Burak Bey’in maaş bordrosu ve Zeynep Hanım’ın geliri olmadığını gösteren belgeler doğrultusunda, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Zeynep Hanım ve her çocuk için ayrı tedbir nafakasına hükmediyor. Ortak konut Zeynep Hanım ve çocuklara bırakılıyor, Burak Bey için hafta sonu kişisel ilişki düzenleniyor.

Sonucu değiştiren olgu: Zeynep Hanım’ın kendi düzenli geliri yaşam düzeyini sürdürmeye yeterli olsaydı, kendisi için tedbir nafakası istemesi zorlaşırdı. Çocuklar için tedbir nafakası ise çocukların ihtiyacına göre yine değerlendirilirdi. Kusur durumu bu değerlendirmede belirleyici değildir.

Gerekli belgeler ve işlevleri: Burak Bey’in maaş bordrosu ödeme gücünü gösterir. Zeynep Hanım’ın SGK kaydı ve banka dökümleri gelir olmadığını ortaya koyar. Kira veya konut giderleri belgeleri barınma ihtiyacını belgeler. Çocukların okul ve sağlık giderlerine ilişkin faturalar çocuk nafakasının miktarının belirlenmesine yardımcı olur.

Örnek 2: Ödenmeyen tedbir nafakası ve tazyik hapsi

Mehmet Bey hakkında aylık tedbir nafakasına hükmedilmiştir. Mehmet Bey dört ay boyunca ödeme yapmıyor. Nafaka alacaklısı Selma Hanım, kararı icra müdürlüğüne vererek takip başlatıyor ve ödemenin yapılmadığını öğrendiği tarihten itibaren iki ay içinde İİK 344’e göre şikâyette bulunuyor.

Mehmet Bey ise işini kaybettiğini ileri sürerek nafakanın azaltılması talebinde bulunuyor. Mahkeme, ileri sürülen sebepleri değerlendirerek tazyik hapsinin uygulanmasını azaltma talebinin sonuçlanmasına bırakıp bırakmamayı takdir ediyor.

Sonucu değiştiren olgu: Selma Hanım ödemenin yapılmadığını öğrendikten sonra üç ay içinde şikâyette bulunmasaydı, o ayın nafakası için şikâyet hakkı İİK 347’ye göre düşerdi. Mehmet Bey azaltma davası açmamış olsaydı, tazyik hapsinin ertelenmesi gündeme gelmezdi.

Gerekli belgeler ve işlevleri: Tedbir nafakası kararı icra takibinin dayanağıdır. İcra takip dosyası ve ödeme yapılmadığını gösteren banka dökümleri ödememeyi ispatlar. Şikâyet dilekçesinin tarihi, üç aylık sürenin korunduğunu gösterir. Borçlunun açtığı azaltma davasının dilekçesi, İİK 344/2’ye göre erteleme değerlendirmesinde kullanılır.

Geçici önlem talebinde gerekli belgeler

Belgeİşlevi
Maaş bordrosu veya gelir belgesiNafaka yükümlüsünün ödeme gücünü gösterir
SGK hizmet dökümüTalep eden eşin çalışıp çalışmadığını ortaya koyar
Banka hesap dökümleriGelir, gider ve birikimleri belgeler
Kira sözleşmesi ve konut giderleriBarınma ihtiyacını ve masrafları gösterir
Çocukların okul ve sağlık giderleriÇocuk için nafaka miktarının belirlenmesine yardımcı olur
Tapu ve araç kayıtlarıMalların korunması ve yönetimi taleplerini destekler
6284 kapsamında alınmış kararlarŞiddet hâlinde mevcut koruma ve nafaka durumunu gösterir

Sık yapılan hatalar

Yalnız tedbir nafakası istemek. Tedbir nafakası dava sona erince biter. Boşanma sonrası için yoksulluk ve iştirak nafakası ayrıca talep edilmezse, karar kesinleştikten sonra nafaka yükümlülüğü devam etmez.

Gelir belgelerini sunmamak. Hâkimin re’sen karar verme yetkisi bulunsa da, tarafların gelirini gösteren belgeler olmadan gerçekçi bir miktar belirlenmesi zorlaşır.

Ödenmeyen nafaka için geç kalmak. Tazyik hapsi için şikâyet hakkı üç ay ve her hâlde bir yıl içinde kullanılmalıdır. Aylar geçtikten sonra yapılan şikâyet, eski aylar bakımından süre engeline takılabilir.

Geçici kararı kesin karar sanmak. Dava sürecindeki konut veya çocukla ilgili düzenleme geçicidir. Kesin velayet ve nafaka kararları boşanma hükmüyle verilir.

Talebin doğru kurulması ve belgelerin eksiksiz hazırlanması konusunda bir boşanma avukatı ile görüşmek yararlı olabilir.

Sık sorulan sorular

Tedbir nafakası için ayrıca dava açmak gerekir mi?

Hayır. TMK 169’a göre hâkim, boşanma veya ayrılık davası açılınca geçici önlemleri re’sen alır. Talep dava dilekçesinde veya yargılama sırasında ileri sürülebilir.

Kusurlu eş tedbir nafakası alabilir mi?

TMK 169 kusur şartı aramaz. Değerlendirmede eşlerin gelir ve ihtiyaç durumu esas alınır. Kusur ise boşanmadan sonra istenen yoksulluk nafakasında önem taşır (TMK 175).

Tedbir nafakası ne zaman başlar?

Uygulamada dava tarihinden itibaren başlatılır. TMK 169 önlemlerin dava açılınca ve dava süresince alınacağını düzenler.

Tedbir nafakası boşanmadan sonra devam eder mi?

Hayır. Tedbir nafakası dava süresince geçerlidir. Boşanma sonrası için yoksulluk nafakası ve iştirak nafakasına ayrıca hükmedilmesi gerekir.

Çalışan eş tedbir nafakası alabilir mi?

Geliri yaşam düzeyini sürdürmeye yetmiyorsa alabilir. Hâkim iki eşin gelirini ve giderlerini karşılaştırır ve TMK 186/3’teki “güçleri oranında” ölçütünü gözetir.

Dava sırasında evde kim kalır?

Hâkim TMK 169’daki barınma önlemi kapsamında ortak konutun hangi eşe bırakılacağına karar verir. Bu karar mülkiyeti değiştirmez, yalnız dava süresince kullanımı düzenler.

Tedbir nafakası ödenmezse ne yapılır?

Karar icraya konularak tahsil edilebilir. Alacaklının şikâyeti üzerine İİK 344’e göre üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir. Şikâyet süresi öğrenmeden itibaren üç ay, her hâlde bir yıldır.

Dava açmadan nafaka istenebilir mi?

Evet. Haklı sebeple ayrı yaşayan eş TMK 197’ye göre, birlikte yaşayan eş TMK 196’ya göre parasal katkının belirlenmesini isteyebilir. Şiddet hâlinde 6284 sayılı Kanunun 4/4. maddesine göre tedbir nafakasına hükmedilebilir.

Geçici velayet kararı kesin velayeti belirler mi?

Hayır. Dava sürecindeki düzenleme geçicidir. Velayet, boşanma veya ayrılık kararında TMK 182’ye göre kesin olarak belirlenir.

Ayrılık davasında da tedbir nafakası istenebilir mi?

Evet. TMK 169 boşanma ve ayrılık davalarının ikisini de kapsar. Ayrılık davasında da dava süresince geçici önlemler alınır.

Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Sonuç

Boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların korunması için geçici önlemleri kendiliğinden alır. Tedbir nafakası bu önlemlerin en önemlisidir ve kusura bakılmaksızın ihtiyaç ve ödeme gücüne göre belirlenir. Ancak bu nafaka yalnız dava süresince geçerlidir ve boşanma sonrası için ayrı talep gerekir. Ödenmeyen nafaka için icra ve tazyik hapsi yolları süreye bağlı olduğundan hızlı hareket edilmelidir. Gelir belgelerinin eksiksiz sunulması ve taleplerin dava dilekçesinde açıkça yazılması, geçici önlemlerin amacına ulaşmasını sağlar.

aile hukukuboşanma davasıgeçici önlemtazyik hapsitedbir nafakasıtedbir nafakası nasıl alınırTMK 169
Önceki yazı
Ayrılık Davası (TMK 167-172): Boşanmadan Ayrı Yaşama Kararı, Süre ve Sonuçları
Sonraki yazı
Asansöre Kırmızı veya Sarı Etiket Asıldı: Periyodik Kontrol, Süreler ve Bina Sorumlusunun Yükümlülükleri