Müşterim Konkordato İlan Etti: Mal Teslimine ve Hizmete Devam Etmek Zorunda mıyım?

Müşterinizin konkordato sürecine girmesi, mevcut sözleşmeyi her durumda derhâl sona erdirebileceğiniz anlamına gelmez. Buna karşılık konkordato, müşterinize sınırsız ve güvencesiz biçimde yeni mal veya hizmet sağlamak zorunda olduğunuz anlamına da gelmez.
Önce mevcut sözleşmeden doğan teslim yükümlülüğü ile henüz kabul edilmemiş yeni siparişler ayrılmalıdır. Ardından geçmiş alacaklar, devam eden işler, ödeme vadeleri, komiser izinleri ve mahkeme kararları birlikte incelenmelidir.
Konkordatodaki müşteriye mal teslimi yapılmadan önce cevaplanması gereken temel soru şudur: Yeni teslimatın bedeli hangi hukuki koşullarla doğacak ve ödenmezse hangi yolla talep edilebilecektir?
Bu yazı; üretici, toptancı, alt yüklenici, bakım firması ve diğer ticari hizmet sağlayıcıların karşılaşabileceği sözleşme ve tahsil sorunlarına odaklanmaktadır. İşçi ile işveren arasındaki iş sözleşmeleri, kira ilişkileri ve özel düzenlemelere tabi hizmetler ayrıca değerlendirilmelidir.
1. Konkordato haberi geldiğinde ilk olarak ne yapılmalıdır?
İlk adım, müşterinizin hukuki durumunu doğru belirlemektir. Konkordato başvurusu yapılması, geçici mühlet verilmesi, kesin mühlet kararı alınması ve konkordatonun tasdiki aynı aşama değildir.
Mahkemenin adı, dosya numarası, karar tarihi ve korumadan yararlanan borçlunun tam unvanı öğrenilmelidir. Ticari ilişkide kullanılan marka ile sözleşmenin tarafı olan şirket farklı olabilir. Bir şirket hakkında verilen mühlet kararı, aynı gruptaki bütün şirketleri kendiliğinden kapsamaz.
İkinci adım, işletmenizdeki açık işlemleri belirlemektir. Teslim edilmiş mallar, üretimdeki siparişler, yola çıkmış sevkiyatlar ve henüz kabul edilmemiş talepler ayrı listelenmelidir.
Bu ayrım yapılmadan bütün sevkiyatları durdurmak sözleşmeye aykırılık iddiasına; hiçbir inceleme yapmadan teslimata devam etmek ise tahsil edilemeyen alacağın büyümesine yol açabilir.
Satış, finans ve operasyon birimlerinin aynı bilgi üzerinden hareket etmesi gerekir. Satış temsilcisinin teslimat sözü verdiği, muhasebenin ise müşteriyi bloke ettiği bir süreç yeni uyuşmazlıklar yaratır.
2. Konkordato sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirir mi?
İcra ve İflas Kanunu’nun 296. maddesi, borçlunun işletmesinin faaliyetini sürdürebilmesi için önem taşıyan sözleşmelerin devamını korur.
Bu kapsamdaki sözleşmelerde konkordato başvurusunu sözleşmeye aykırılık, haklı fesih veya borcun muaccel olması sebebi sayan hükümler, kanunun belirlediği şekilde uygulanmaz. Sözleşmede böyle bir hüküm bulunmasa da yalnız konkordatoya başvurulması gerekçesiyle sözleşme sona erdirilemez.
Ancak her sözleşmenin işletmenin devamı bakımından aynı önemde olduğu varsayılmamalıdır. Üretimin devamını sağlayan temel girdi sözleşmesi ile işletmenin faaliyetinden bağımsız bir alım sözleşmesi farklı özellikler gösterebilir.
Konkordato başvurusunu gerekçe gösteren fesih ile yeni bir ödeme ihlaline dayanan fesih aynı değildir. İkinci durumda da alacağın niteliği, sözleşme hükümleri ve konkordato dosyasındaki kararlar incelenmelidir. cdn.tbmm.gov.tr
3. Mevcut sözleşme ile yeni sipariş arasındaki fark nedir?
Konkordatoda tedarikçi hakları bakımından en önemli ayrımlardan biri, teslimat borcunun daha önce doğup doğmadığıdır.
Bir yıllık sözleşmeyle her ay belirli miktarda ürün teslim etmeyi taahhüt etmiş olabilirsiniz. Bu durumda sıradaki sevkiyat mevcut sözleşmenin ifası niteliğindedir. Müşterinin konkordato sürecine girmesi, bu yükümlülüğün serbestçe yok sayılmasını sağlamaz.
Buna karşılık taraflar her siparişte ayrı anlaşma yapıyorsa ve yeni talep henüz kabul edilmemişse farklı bir durum vardır. Önceden üstlenilmiş bir tedarik yükümlülüğü bulunmadığında, konkordato başvurusu tek başına yeni sözleşme kurma zorunluluğu yaratmaz.
Çerçeve sözleşmeler dikkatle okunmalıdır. Belge yalnız fiyat ve genel koşulları düzenliyor olabilir; belirli miktarda satış veya sipariş kabulü zorunluluğu da getiriyor olabilir.
Örneğin, müşterinin satın alma ekranına talep girmesi her sözleşmede siparişin kabul edildiği anlamına gelmez. Buna karşılık üretime başlanması veya sipariş teyidi gönderilmesi, somut ilişkinin özelliklerine göre bağlayıcılık tartışmasını değiştirebilir.
4. Eski alacaklar ile yeni teslimatlar neden ayrılmalıdır?
Müşterinin hesap ekstresinde tek bir toplam bakiye bulunması, bütün alacakların konkordato bakımından aynı durumda olduğunu göstermez.
Konkordato talebinden önce doğan alacaklarla mühlet içinde gerçekleştirilen işlemlerden doğan alacaklar ayrı değerlendirilmelidir. Komiser izninin bulunup bulunmadığı da sonucu etkileyebilir.
Fatura tarihi tek başına yeterli değildir. Malın teslimi, hizmetin tamamlanması, sözleşmenin kurulması ve ödeme vadesi farklı tarihlerde olabilir. Mühlet sonrasında düzenlenen bir fatura, daha önce tamamlanmış bir işin bedeline ilişkin olabilir.
Her işlem için aşağıdaki kayıtların eşleştirilmesi yararlıdır:
| Kayıt | Neden önemlidir? |
|---|---|
| Sözleşme ve sipariş tarihi | Borç ilişkisinin kuruluşunu gösterir. |
| Teslim veya hizmet dönemi | Alacağın doğumunun değerlendirilmesini sağlar. |
| Fatura tarihi | Muhasebe kaydını ve talebin kapsamını gösterir. |
| Ödeme vadesi | Muacceliyet ve temerrüt incelemesinde kullanılır. |
| Mühlet kararı | Konkordato korumasıyla zaman ilişkisini belirler. |
| Komiser izni | Yeni borcun özel statüsünü değerlendirmeye yarar. |
Muhasebede ayrı alt hesap açılması hukuki niteliği tek başına değiştirmez. Bununla birlikte doğru belge düzeni, eski ve yeni borçların birbirine karışmasını önler.
5. Komiser izniyle yapılan satış neden önemlidir?
İİK m.308/c’nin dördüncü fıkrası, geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilen borçlar için özel bir düzenleme içerir.
Kanundaki koşullar sağlandığında bu borçlar adi konkordato şartlarına tabi olmaz. Temerrüt hâlinde mühlet sırasında da icra takibine konu edilebilir. Düzenleme, karşı edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimleri de kapsar.
Bu nedenle “yeni mal verdim, alacağım mutlaka konkordato dışındadır” düşüncesi güvenli değildir. Teslimatın hangi sözleşmeye dayandığı ve komiser izninin hangi işlemleri kapsadığı belirlenmelidir.
İznin mümkün olduğunca yazılı ve açık olması gerekir. Sözleşme, sipariş, tutar veya tutar sınırı, teslim dönemi ve ödeme koşullarıyla bağlantısı kurulmalıdır.
Komiser izni, ödeme garantisi değildir. Alacağın hukuki statüsünü güçlendiren bir unsur olabilir; müşterinin hesabında yeterli para bulunduğunu veya tahsilatın kesinleştiğini göstermez. cdn.tbmm.gov.tr
6. Komiserin haberdar olması izin verildiği anlamına gelir mi?
Komiserin bir e-postada bilgi alıcısı olması, her olayda işlemin bütün koşullarını onayladığı anlamına gelmez. Aynı şekilde borçlu şirketin “komiser biliyor” açıklaması da tek başına yeterli güvence oluşturmaz.
Komiserin hangi işleme, hangi kapsamda ve hangi tarihte izin verdiği araştırılmalıdır. Genel faaliyet izni, belirli sözleşme onayı ve belirli bir ödemeye yönelik görüş aynı içerikte olmayabilir.
Tedarikçi, sözleşmenin devamına ilişkin yazışmalarını saklamalıdır. İzin metni ile fiilen verilen mal veya hizmet arasında uyum bulunmalıdır. Belirli bir tutar için verilen iznin aşılması, aşan kısım hakkında ayrı uyuşmazlık yaratabilir.
Komiser izniyle mahkeme izni de karıştırılmamalıdır. Borçlunun bazı tasarrufları için kanunun ayrıca mahkeme izni aradığı durumlar vardır. Sözleşme imzalayan kişinin temsil yetkisi ve mahkemenin borçlunun faaliyetlerine koyduğu sınırlamalar birlikte kontrol edilmelidir.
7. Ödeme güvencesi verilene kadar teslimattan kaçınılabilir mi?
Türk Borçlar Kanunu’nun 98. maddesi, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan birinin ifa güçsüzlüğüne düşmesi nedeniyle diğer tarafın hakkının tehlikeye girmesini düzenler.
Hükümdeki koşullarla, hakkı tehlikeye düşen taraf karşı edim güvence altına alınıncaya kadar kendi edimini yerine getirmekten kaçınabilir. Uygun sürede istenen güvence verilmezse sözleşmeden dönme imkânı da düzenlenmiştir.
Ancak konkordato bakımından bu hüküm, İİK m.296’daki sözleşmelerin devamını koruyan özel düzenlemeden bağımsız uygulanmamalıdır. Yalnız konkordato başvurusunu gerekçe göstererek her teslimatı durdurmanın hukuka uygun olduğu söylenemez.
İfa güçsüzlüğünün alacağı nasıl tehlikeye düşürdüğü, mevcut güvenceler, yeni borçların ödeme düzeni ve sözleşmenin işletme açısından önemi birlikte değerlendirilmelidir.
Güvence talebinde risk somutlaştırılmalıdır. Hangi siparişin bedelinin tehlikede olduğu ve hangi güvenceyle teslimata devam edilebileceği açıklanmalıdır. Genel ve ölçüsüz talepler, sözleşmenin devamını fiilen engellediği yönünde itirazla karşılaşabilir. cdn.tbmm.gov.tr
8. Peşin ödeme şartı getirilebilir mi?
Henüz kurulmamış yeni sözleşmelerde ödeme koşulları, uygulanabilecek özel kurallar saklı kalmak üzere taraflarca belirlenebilir. Peşin ödeme, kısmi avans veya teslimle eş zamanlı ödeme seçenekleri müzakere edilebilir.
Mevcut sözleşmede ise vade tek taraflı olarak değiştirilemez. Daha önce vadeli satış taahhüdünde bulunulmuşsa, “artık yalnız peşin çalışıyorum” açıklamasının sözleşmeye ve kanuna uygun dayanağı bulunmalıdır.
TBK m.97’deki karşılıklı ifa kuralı da önemlidir. Ancak sözleşme bir tarafa önce ifa yükümlülüğü yüklüyorsa, taraf sırf bu genel kurala dayanarak kararlaştırılmış sırayı her durumda değiştiremez.
Bu nedenle yeni ödeme düzeninin ek protokolle kurulması çoğu durumda daha açık bir çözüm sağlar. Protokolün komiser izni ve varsa mahkeme sınırlamalarıyla uyumu ayrıca incelenmelidir.
Peşin ödemenin açıklaması da doğru yazılmalıdır. Yeni sipariş için gönderilen avansın geçmiş borçlara mahsup edilmesi, yeni teslimatın bedelsiz kaldığı iddiasına neden olabilir. cdn.tbmm.gov.tr
9. Tedarike devam protokolünde hangi hükümler bulunmalıdır?
Konkordato sürecindeki müşteriyle çalışmaya devam edilecekse, yalnız fiyatı belirleyen kısa bir yazışma yeterli olmayabilir. Teslimatın kapsamı ve ödeme riski birlikte düzenlenmelidir.
Protokolde özellikle şu konular açıklığa kavuşturulmalıdır:
- Protokolün mevcut sözleşmeyi değiştirip değiştirmediği.
- Hangi siparişleri ve hizmet dönemlerini kapsadığı.
- Toplam tutar veya açık hesap üst sınırı.
- Avans, teslim ve ödeme tarihleri.
- Komiser izninin kapsamı.
- Teslim ve kabul işlemlerinin nasıl belgeleneceği.
- Geciken ödemede bildirim ve sözleşmesel sonuçlar.
- Teminatların türü, tutarı ve süresi.
- Eski alacaklara ilişkin hakların durumu.
- Protokolü imzalayan kişilerin yetkisi.
“Taraflar arasında başka alacak yoktur” gibi geniş ifadeler dikkatle değerlendirilmelidir. Yeni teslimat düzeni kurulurken geçmiş alacaktan istemeden vazgeçilmemelidir.
Öte yandan eski borcun yalnızca adının değiştirilerek yeni ve ayrıcalıklı borç gibi gösterilmesi güvenli değildir. İşlemin gerçek ekonomik ve hukuki niteliği esas alınır.
10. Banka teminatı, kefalet ve rehin aynı korumayı sağlar mı?
Ödeme güvencesi seçilirken belgenin adı kadar içeriği önemlidir. Banka teminat mektubu, kefalet, rehin ve avans birbirinden farklı koruma sağlar.
Banka teminat mektubunda talep süresi, ödeme koşulları ve güvence altına alınan borç açık olmalıdır. Mektubun varlığı, bütün alacakların kapsamda olduğu anlamına gelmez.
Kefalette şekil, kapsam ve geçerlilik koşulları ayrıca incelenir. Şirket ortağının sözleşmeyi şirket adına imzalaması, kişisel kefalet verdiği anlamına gelmez.
Borçlu şirketin mühlet sırasında kendi malvarlığı üzerinde yeni rehin kurması veya kefil olması bakımından İİK m.297’deki izin sınırlamaları önem taşır. Yalnız taraflar arasında imza atılması her işlemin geçerli olmasını sağlamaz.
Ayrıca teminatın eski alacağa mı yoksa yeni teslimata mı verildiği belirlenmelidir. Konkordato projesi dışındaki avantajlar ve diğer alacaklıların durumunu etkileyen işlemler yönünden ayrı inceleme gerekir. cdn.tbmm.gov.tr
11. Yeni teslimatın bedeli ödenmezse ne yapılabilir?
Önce alacağın muaccel olup olmadığı belirlenmelidir. Fatura düzenlenmiş olması, sözleşmede daha sonraki bir ödeme günü kararlaştırılmışsa borçlunun hemen temerrüde düştüğünü göstermez.
Teslimat, kabul, vade ve yapılan ödemeler karşılaştırılmalıdır. Ayıp, eksik teslim veya hizmetin tamamlanmadığı iddiası varsa bunlar ayrıca ele alınmalıdır.
İİK m.308/c kapsamındaki koşullar sağlanıyorsa, temerrüt hâlinde mühlet sırasında da takip imkânı gündeme gelebilir. Bu değerlendirmede komiser izni, sözleşme ve teslim belgeleri birlikte sunulmalıdır.
Alacak bu kapsamda değilse konkordatonun genel takip sınırlamaları önem kazanır. Sadece yeni tarihli fatura bulunduğu gerekçesiyle takibin serbest olduğu varsayılmamalıdır.
Takip yapılabilmesi, tahsilatın kesin olduğu anlamına gelmez. Borçlunun malvarlığı, önceki güvenceler ve diğer alacakların durumu pratik sonucu etkiler. cdn.tbmm.gov.tr
12. Sözleşmeyi sona erdirmeden önce hangi işlemler yapılmalıdır?
Sözleşmenin sona erdirilmesi, teslimatın geçici olarak durdurulmasından daha kapsamlı sonuç doğurur. Kullanılacak hakkın dayanağı ve sonuçları önceden belirlenmelidir.
TBK m.123 ve devamındaki hükümler; temerrüt, uygun süre verilmesi, süre verilmesini gerektirmeyen durumlar ve seçimlik haklar bakımından temel çerçeveyi oluşturur.
Her ticari sözleşmede geçerli tek bir ihtar süresi yoktur. Süre, sözleşmenin türüne, borcun niteliğine, özel hükümlere ve somut koşullara göre değerlendirilir. Kira hukukundaki otuz günlük süre bütün tedarik ilişkilerine taşınmamalıdır.
İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde TBK m.126 ayrıca dikkate alınır. Dönme ile fesih kavramları, geçmişte yerine getirilmiş edimlerin ve zarar hesabının değerlendirilmesinde farklı sonuçlar doğurabilir.
İhtar metni yalnız “ödeme yapılmadı” dememeli; ilgili borcu, vadeyi, verilen süreyi ve kullanılacak hakkı açıkça göstermelidir. Konkordato korumasına tabi eski alacakların ödenmemesiyle yeni dönem ihlalleri ayrılmalıdır. cdn.tbmm.gov.tr
13. Haksız biçimde teslimatı durdurmak tazminat riski yaratır mı?
Mevcut sözleşmeden doğan yükümlülük, yeterli hukuki dayanak olmadan yerine getirilmezse tedarikçinin sorumluluğu gündeme gelebilir.
Müşteri; üretim durması, alternatif tedarik maliyeti veya sözleşmede düzenlenmiş ceza koşulu gibi talepler ileri sürebilir. Ancak ileri sürülen her zarar kendiliğinden kabul edilmez. İhlal, zarar, nedensellik ve ilgili sorumluluk şartları değerlendirilir.
Örneğin, sözleşmeyle kabul edilmiş ve bedeli ödenmiş bir siparişin yalnız müşterinin konkordato başvurusu nedeniyle teslim edilmemesi, ayrı bir sözleşmeye aykırılık tartışması yaratabilir.
Tedarikçinin kendi alt tedarikçileriyle yaptığı sözleşmeler de incelenmelidir. Müşteriyle ilişkinin durması, hammadde siparişlerini veya üretim taahhütlerini kendiliğinden sona erdirmez.
Bu nedenle teslimatı durdurma kararı yalnız tahsilat biriminin değerlendirmesine bırakılmamalıdır. Hukuki dayanak, operasyonel sonuç ve zarar azaltma seçenekleri birlikte belirlenmelidir.
14. Borçlu şirket sözleşmeyi mahkeme izniyle feshedebilir mi?
İİK m.296’nın ikinci fıkrası, konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen aşırı külfetli sürekli borç ilişkileri için borçluya özel bir imkân tanır.
Bu yolda komiserin uygun görüşü ve mahkemenin izni gerekir. Borçlunun tek taraflı olarak “sözleşme artık pahalı, devam etmiyorum” açıklaması aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Düzenleme kapsamında ödenmesi gereken tazminatın konkordato projesine tabi olması, tedarikçi için önemlidir. Tamamlanmış teslimatın bedeli ile sözleşmenin erken sona ermesinden doğan tazminat aynı kalem gibi değerlendirilmemelidir.
Karar alınırsa sona erme tarihi, devam eden işler, müşteriye özgü üretilmiş mallar ve teslim edilmemiş stoklar belirlenmelidir. Daha önce yapılan avans ödemeleri ve bunların hangi işe ait olduğu da hesaplanmalıdır.
Tedarikçinin elindeki belgeler, hem alacak hesabını hem de fesih nedeniyle ileri sürülebilecek zararı gösterecek biçimde düzenlenmelidir. cdn.tbmm.gov.tr
15. Teslim edilmiş mallar geri alınabilir mi?
Satış bedelinin ödenmemesi, teslim edilmiş malların her durumda tedarikçiye ait kalmasını sağlamaz. Mülkiyetin geçişi, sözleşme türü ve varsa geçerli güvence düzenlemeleri incelenmelidir.
Mal müşterinin deposunda bulunsa bile, tedarikçi kendi kararıyla depoya girip malları geri götürmemelidir. Bu davranış yeni hukuk ve ceza uyuşmazlıklarına neden olabilir.
Konsinye bırakılan mal, kiralanan ekipman ve mülkiyeti devredilmiş satış konusu mal aynı hukuki durumda değildir. İade talebinin dayanağı her biri için ayrı belirlenmelidir.
Seri numarası, stok kodu, teslim tutanağı ve envanter kayıtları bu noktada önem kazanır. Malların başka ürünlerle karışması veya üretimde kullanılması da aynen iade talebini etkileyebilir.
Yola çıkmış mallar bakımından ise teslim yeri, taşıma sözleşmesi ve mal üzerindeki tasarruf yetkisi değerlendirilmelidir. Taşıyıcıya verilen talimatın sözleşmeye uygunluğu ayrıca kontrol edilmelidir.
16. Eski alacak için hangi başvurular yapılmalıdır?
Yeni teslimatlar güvenceye alınırken geçmiş alacak unutulmamalıdır. İİK m.299 kapsamındaki alacak bildirim ilanı takip edilmeli ve ilan tarihinden itibaren on beş günlük süre dikkate alınmalıdır.
Bildirimde toplam bakiye kadar alacağın dayanağı da önemlidir. Sözleşme, sipariş, teslim, fatura ve ödeme kayıtları birbirini doğrulamalıdır.
Müşterinin muhasebesinde alacağın bulunması, tutarın ve hukuki niteliğin tartışmasız olduğu anlamına gelmez. İade faturaları, mahsup iddiaları ve eksik teslim savunmaları önceden belirlenmelidir.
Komisere yapılan bildirim ile alacağın esasına ilişkin dava aynı işlem değildir. Alacak reddedilirse veya eksik kaydedilirse, uygulanacak başvuru ve dava yolları ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu konuya ilişkin ayrıntılar için Konkordatoda Alacağım Reddedildi Ne Yapmalıyım? yazısı incelenebilir. cdn.tbmm.gov.tr
17. Dava nerede açılır ve arabuluculuk gerekir mi?
Tarafların ticari işletmeleriyle ilgili satış veya hizmet uyuşmazlıklarında ticari dava niteliği değerlendirilir. Ticari davalarda kural olarak asliye ticaret mahkemesi görevlidir; özel görev hükümleri saklıdır.
Müşterinin şirket olması, bütün uyuşmazlıkları tek başına ticari dava hâline getirmez. Tarafların sıfatı, işlemin niteliği ve kanuni düzenleme birlikte incelenmelidir.
TTK m.5/A kapsamındaki ticari para alacağı ve tazminat davalarında dava öncesi arabuluculuk önem taşır. İtirazın iptali, menfi tespit ve istirdat taleplerinde de güncel düzenlemenin kapsamı dikkate alınmalıdır.
Konkordato dosyasına alacak bildirmek, arabuluculuğa başvurmak ve alacak davası açmak farklı işlemlerdir. Bunlardan birinin yapılması diğerinin şartlarını kendiliğinden karşılamaz.
Yetkili mahkeme ve varsa tahkim kaydı ayrıca değerlendirilmelidir. Sözleşmedeki uyuşmazlık çözüm maddesi okunmadan doğrudan dava açılması zaman ve gider kaybına neden olabilir. UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı
18. Hangi süreler ve belgeler birlikte takip edilmelidir?
Tedarikçi dosyalarında tek bir süre bulunmaz. Alacak bildirimi, temerrüt ihtarı, sözleşmesel bildirim, teminat talebi ve dava süreleri farklı başlangıçlara sahip olabilir.
Zamanaşımı da bütün mal ve hizmet alacaklarında aynı değildir. Genel süre ile sözleşme türüne göre uygulanabilecek özel süreler ayrılmalıdır. Konkordato mühletinin etkisi ayrıca hesaba katılmalıdır.
Uygulamada aşağıdaki belgeler aynı dosyada tutulmalıdır:
- İmzalı sözleşme ve bütün ekleri.
- Siparişler ve kabul kayıtları.
- Teslim belgeleri ve hizmet kabul tutanakları.
- Faturalar, iadeler ve banka hareketleri.
- Komiser izinleri ve yazışmalar.
- Mühlet kararları ve ilgili ara kararlar.
- Teminat belgeleri ve son talep tarihleri.
- İhtarlar ve teslim veya tebligat kayıtları.
- Alacak bildirim dilekçesi.
- Zarar hesabını destekleyen üretim ve maliyet kayıtları.
Fatura tek başına her durumda teslimi kanıtlamaz. Özellikle hizmet sözleşmelerinde yapılan işin kapsamını gösteren kayıtlar korunmalıdır.
Sık sorulan sorular
Müşterim konkordatoya girdi, bütün siparişlerini iptal edebilir miyim?
Mevcut bağlayıcı siparişlerle henüz kabul edilmemiş talepler ayrılmalıdır. Yalnız konkordato başvurusuna dayanarak mevcut sözleşmenin sona erdirilmesi, İİK m.296 kapsamında engelle karşılaşabilir.
Komiser izni varsa param kesin ödenir mi?
Hayır. İzin, ilgili borcun konkordato karşısındaki hukuki durumunu etkileyebilir. Müşterinin ödeme gücünü veya tahsilat sonucunu garanti etmez.
Mühlet sonrasında düzenlenen her fatura yeni alacak mıdır?
Hayır. Faturanın dayandığı iş ve alacağın doğumu incelenmelidir. Geçmişte tamamlanan teslimata ilişkin fatura daha sonra düzenlenmiş olabilir.
Eski borç ödenmeden yeni mal vermemeyi şart koşabilir miyim?
Yeni sipariş kurma serbestisi ile mevcut sözleşmeden doğan teslim yükümlülüğü ayrılmalıdır. Konkordatoya tabi eski borcun ödenmesini zorlamak için mevcut sözleşmenin durdurulması ayrıca hukuki inceleme gerektirir.
Yeni teslimat için gönderilen parayı eski borca sayabilir miyim?
Ödemenin hangi borç için yapıldığı, tarafların açıklamaları ve mahsup kuralları incelenmelidir. Yeni sipariş avansını kendiliğinden eski borca kaydetmek uyuşmazlık yaratabilir.
Konkordato ilan etmek dolandırıcılık göstergesi midir?
Tek başına değildir. Konkordato ve borcun ödenmemesi öncelikle borçlar ve icra hukuku çerçevesinde değerlendirilir. Suç iddiası için ayrıca somut fiil ve delil gerekir.
Hizmeti durdurursam müşterinin verilerini silebilir miyim?
Hizmetin sona ermesi, verileri silme veya erişilmez hâle getirme konusunda sınırsız yetki sağlamaz. Sözleşme, veri teslim yükümlülükleri ve kişisel veri kuralları ayrıca incelenmelidir.
Hukuki inceleme ne zaman yapılmalıdır?
Özellikle yüksek tutarlı yeni sevkiyat öncesinde, komiser izni belirsizse, yeni dönem ödemesi gecikmişse veya teminat süresi doluyorsa değerlendirme geciktirilmemelidir.
Tasdik edilmiş projede müşterinizin ödeme taksitleri de yerine getirilmemişse, konkordato taksitlerinin ödenmemesi hâlinde alacaklının başvuru yolları rehberini proje ve ödeme kayıtlarıyla birlikte inceleyebilirsiniz.
Sonuç
Konkordatodaki müşteriye mal teslimi ve hizmet sunumu, geçmiş alacağın tahsilinden ayrı bir risk yönetimi gerektirir.
Tedarikçi önce mevcut sözleşmesini ve açık siparişlerini belirlemeli; yeni teslimatın ödeme koşullarını, komiser iznini ve güvencelerini netleştirmelidir. Teslimattan kaçınma veya sözleşmeyi sona erdirme kararı, konkordato hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Yeni işler için açık belgeler düzenlenirken eski alacaklar da konkordato dosyasında takip edilmelidir. Sözleşme, ödeme ve teslim kayıtlarının birlikte incelenmesi, hem alacağın korunmasını hem de tedarikçinin kendi sözleşmesel sorumluluğunu değerlendirmesini sağlar.
Kaynakça
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, Adalet Bakanlığı. Özellikle m.288, 294, 296, 297, 299, 308/c ve 308/d.
- 7101 sayılı Kanun, TBMM kabul metni. Konkordato hükümlerinin temel düzenlemesi.
- 7327 sayılı Kanun, TBMM kabul metni. Özellikle m.4, m.5 ve m.7.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, Adalet Bakanlığı. Karşılıklı ifa, ifa güçsüzlüğü ve temerrüt hükümleri.
- 6098 sayılı Kanun, TBMM kabul metni. Özellikle m.97, 98, 101, 102 ve 123–126.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, Adalet Bakanlığı. Ticari dava, görev ve dava şartı arabuluculuk hükümleri.
| Kaynak URL | Önerilen anchor metni | Hedef URL |
|---|---|---|
| Ticari Sözleşme Avukatı: Sözleşme Hazırlama ve Risk Yönetimi | konkordatodaki müşteriye mal ve hizmet sağlarken sözleşme riskleri | https://www.iltanekmekcioglu.com/konkordato-tedarikci-haklari/ |
| Konkordatoda Alacağım Reddedildi | komiser izniyle yapılan yeni teslimatlardan doğan alacaklar | https://www.iltanekmekcioglu.com/konkordato-tedarikci-haklari/ |
| Konkordato İlan Eden Ticari Kiracı | konkordatoda tedarikçi ve hizmet sağlayıcıların hakları | https://www.iltanekmekcioglu.com/konkordato-tedarikci-haklari/ |
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Sözleşme, sipariş ve teslim belgeleri, ödeme kayıtları, komiser izinleri ve konkordato kararları görülmeden somut uyuşmazlık hakkında kesin değerlendirme yapılamaz.

