İçeriğe geç

TCK 104 Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu

Uygulamada Sıkça Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

TCK 104 reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, on beş yaşını bitirmiş fakat on sekiz yaşını tamamlamamış çocukla cebir, tehdit ve hile olmaksızın cinsel ilişki kurulmasını düzenler. Mağdurun suç tarihindeki yaşı, algılama yeteneği, rızanın gerçekliği ve fiilin “cinsel ilişki” niteliğinde olup olmadığı doğru suç vasfı için birlikte incelenir. On beş yaşından küçük veya fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklar bakımından TCK 103 gündeme gelir.

Temel hâlde ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir ve soruşturma şikâyete bağlıdır. Fiilin mağdurla evlenmesi yasak kişi, evlat edinme öncesi bakım üstlenen kişi veya koruyucu aile ilişkisi içindeki kişi tarafından işlenmesi hâlinde ceza on yıldan on beş yıla kadar hapistir ve şikâyet aranmaz.

Güncel TCK 104 Madde Metni

Madde 104 – (1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın, on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Suçun, evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.

Resmî metin 1 Kasım 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat sistemi üzerinden kontrol edilmiştir.

TCK 104 Gerekçesi, İlk Kabul Metni ve Sonraki Değişiklikler

2004 tarihli ilk kabul metni, on beş yaşını bitirmiş çocukla cebir, tehdit ve hile olmaksızın cinsel ilişkiyi şikâyete bağlı bir suç olarak düzenlemiş; ceza altı aydan iki yıla kadar belirlenmişti. İlk metnin ikinci fıkrasındaki fail ile mağdur arasındaki beş yaş farkına bağlı artırım, Anayasa Mahkemesinin 23 Kasım 2005 tarihli kararıyla iptal edildi.

6545 sayılı Kanun’un 60. maddesiyle 2014 yılında temel ceza iki yıldan beş yıla çıkarıldı. Evlenme yasağı bulunan kişi yönünden bugünkü ikinci fıkra yeniden düzenlendi; evlat edinme öncesi bakım ve koruyucu aile ilişkisini kapsayan üçüncü fıkra eklendi. İlk kabul gerekçesi, sonraki bu değişikliklerin gerekçesi veya yürürlükteki metnin aynısı değildir.

Korunan Hukuki Değer, Suçun Konusu, Fail ve Mağdur

Korunan hukuki değer, on beş yaşını bitirmiş fakat henüz ergin olmayan çocuğun cinsel dokunulmazlığı ve sağlıklı gelişimidir. Suçun konusu çocuğun bedenidir. TCK 104/1’de fail bakımından özel bir sıfat aranmaz; 104/2 ve 104/3 ise failin mağdurla ilişkisine bağlı mahsus suç görünümündedir. Mağdur, suç tarihinde on beş yaşını bitirmiş ve on sekiz yaşını tamamlamamış, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş çocuktur.

1. Maddi Unsur

Suçun maddi unsuru, kümülatif üç şart üzerine kuruludur:

  • (i) Cinsel ilişki fiili: Yargıtay uygulamasında cinsel ilişki, vücuda cinsel organın sokulması olarak yorumlanır. Öpme, okşama, dokunma cinsel ilişki sayılmaz; rıza yoksa m.105 (cinsel taciz) veya m.103/1 (sarkıntılık) gündeme gelir. Parmak veya sair bir cisim sokma iddiası TCK 104’teki “cinsel ilişki” kavramından ayrı değerlendirilir; mağdurun yaşı, algılama yeteneği ve iradeyi etkileyen nedenler görülmeden fiilin otomatik olarak hangi suçu oluşturduğu söylenemez.
  • (ii) Mağdurun on beş yaşını bitirmiş olması: On beş tam yaşını doldurmamış çocukla cinsel ilişki, rıza olsa bile doğrudan m.103/2‘ye girer. Yaş, nüfus kaydı esas alınarak gün-ay düzeyinde hesaplanır.
  • (iii) Cebir, tehdit ve hilenin bulunmaması: Bu üç unsurdan birinin fiile karışması, fiili m.104’ten çıkarır ve m.103/2 nitelikli cinsel istismara taşır. Yerleşik içtihat uyarınca evlenme vaadi tek başına hile sayılmaz.

İkinci fıkra, mağdurla arasında TMK m.129 anlamında evlenme yasağı bulunan kişiyi (üstsoy-altsoy, kardeşler, amca/dayı/hala/teyze ile yeğen, kayın hısımları, evlat edinen-evlatlık) faili olarak öngörmüştür. Üçüncü fıkra ise evlat edinme öncesi bakım üstlenen kişi ile koruyucu aile sıfatı taşıyanları aynı ceza rejimine bağlar; bu iki fıkrada şikâyet aranmaz.

Örnekler

  • Örnek 1 (m.104/1 — tipik tablo): 22 yaşındaki F, 16 yaşındaki sevgilisi M ile karşılıklı rızayla cinsel ilişkiye girer. Cebir, tehdit, hile yoktur; mağdur on beşi bitirmiştir. M’nin süresinde şikâyeti üzerine F, m.104/1 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis istemiyle yargılanır.
  • Örnek 2 (m.104/2 — evlenme yasağı): 35 yaşındaki amca F, 17 yaşındaki yeğeni M ile rızaya dayalı cinsel ilişkide bulunur. TMK m.129/1 uyarınca amca-yeğen arasında evlenme yasağı bulunduğundan fiil m.104/2 kapsamındadır; şikâyet aranmaz, ceza on yıldan on beş yıla kadar.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2025/1827 E., 2026/219 K. sayılı kararında m.103-m.104 ayrımı ayrıntılı tartışılmıştır.

2. Manevi Unsur (Fail, Mağdur, Hareket-Sonuç)

Suç kasten işlenebilir; taksirle işlenemez. Failin hem mağdurun yaşını hem cinsel ilişki fiilini bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi gerekir. Özel kast aranmaz; genel kast yeterlidir.

  • Fail: M.104/1 bakımından özel sıfat aranmaz, herkes fail olabilir. M.104/2’de fail, mağdurla evlenme yasağı bulunan kişi; m.104/3’te evlat edinme öncesi bakım üstlenen veya koruyucu aile‘dir. Bu iki fıkra mahsus suç görünümündedir.
  • Mağdur: On beş yaşını bitirmiş, on sekiz yaşını tamamlamamış çocuktur. Erkek-kadın ayrımı yoktur. Algılama yeteneği gelişmiş olmalıdır; aksi takdirde fiil m.103/1-a‘ya kayar.
  • Hareket-Sonuç: Suç sırf hareket suçudur; ayrı bir sonuç aranmaz. Cinsel ilişkinin bir kez gerçekleşmesi suçun tamamlanması için yeterlidir. Gebelik veya hastalık, suçun unsuru değildir; ceza tayininde dikkate alınır.
  • Yaş hatası (TCK m.30): Failin mağduru on sekiz yaşından büyük zannetmesi, ancak makul gerekçeler ve somut delillerle desteklenirse kabul edilir. Sırf fiziksel görünüş veya sözlü beyana güven yeterli değildir.

Örnekler

  • Örnek 1 (Yaş hatasının kabul edilmediği vaka): 30 yaşındaki F, gece kulübünde tanıştığı M ile, yaşını araştırmadan cinsel ilişkide bulunur. M gerçekte 16 yaşındadır. F’nin “büyük gösteriyordu” savunması Yargıtay yerleşik içtihadıyla kabul edilmez; m.104/1’den mahkûm edilir.
  • Örnek 2 (Mağdurun algılama yeteneğinin bulunmaması): 16 yaşında olmakla birlikte ağır zihinsel engelli olan M ile cinsel ilişkiye giren F, fiilin anlam ve sonuçlarını algılayamayan bir çocukla ilişki kurduğu için m.104’ten değil m.103/1-a‘dan yargılanır; alt sınır yükselir.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 2020/2217 E., 2021/78 K. sayılı kararında manevi unsur ve algılama yeteneği değerlendirmesine ilişkin ölçütler ortaya konmuştur.

3. Teşebbüs

TCK m.35 uyarınca teşebbüs, icra hareketlerinin elverişli vasıtalarla başlaması ancak failin elinde olmayan nedenlerle suçun tamamlanamaması hâlinde söz konusu olur. Suç sırf hareket suçu olduğundan tamamlanma anı vücuda cinsel organ teması ile gerçekleşir.

  • Hazırlık-İcra ayrımı: Mesajlaşma, otel rezervasyonu, mağduru buluşma yerine çağırma hazırlık hareketidir. Soyunma, mağduru yatağa alma, cinsel temasa yönelik somut başlangıç icra hareketidir.
  • Failin elinde olmayan nedenler: Üçüncü kişinin gelmesi, mağdurun son anda kararından dönmesi, fiziksel engel.
  • Ceza: M.35/2 uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir.
  • Gönüllü vazgeçme (m.36): Fail kendi iradesiyle vazgeçerse teşebbüsten ceza verilmez; o ana kadar yapılan hareketler başka bir suç oluşturmuyorsa fail tamamen cezasız kalır.
  • Rıza yokluğu hâli: Mağdurun direnmesine rağmen devam etme, teşebbüsü m.104’ten m.103/2’ye taşır; alt sınır 16 yıldan başlar.

Örnekler

  • Örnek 1 (m.104/1’e teşebbüs): 21 yaşındaki F, 16 yaşındaki sevgilisiyle boş bir evde karşılıklı rızayla soyunma aşamasına geçer; büyükanne içeri girince ilişki yarıda kalır. Cinsel organ teması gerçekleşmediği için m.104/1 + m.35; ceza dörtte birinden dörtte üçüne indirilir.
  • Örnek 2 (m.104/2’ye teşebbüs): Amca F, 17 yaşındaki yeğeni M ile cinsel ilişkiye girmek üzereyken evdeki bir başka aile ferdinin müdahalesiyle fiil tamamlanamaz. M.104/2 + m.35; on yıl alt sınır üzerinden teşebbüs indirimi yapılır, cezaevi infazı zorunludur.

4. İştirak

TCK m.37-39 hükümleri uygulanır; ancak suçun rızaya dayalı yapısı ve iki kişi arasında geçmesi, iştirakı kendine özgü kılar.

  • Müşterek faillik (m.37/1): Aynı mağdurla aynı anda iki ayrı kişi cinsel ilişkide bulunursa her biri ayrı bir 104. madde suçu işlemiş olur; mahkemeler bu tabloda rıza iddiasını şüpheyle karşılayıp fiili çoğunlukla m.103/3-a (birlikte istismar) olarak nitelendirir.
  • Azmettirme (m.38): Failin başkasını mağdurla cinsel ilişkide bulunmaya karar verdirmesi; üstsoy-altsoy nüfuzu kullanılırsa ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
  • Yardım etme (m.39): Mekan tahsisi, gözcülük, mağduru getirme, manevi destek; ceza yarı oranında indirilir ve sekiz yıl üst sınırı uygulanır.
  • Bağlılık kuralı (m.40): Şerikin sorumluluğu için failin kasten ve hukuka aykırı fiili işlemiş olması yeterlidir; failin kusursuz olması şerikin sorumluluğunu kaldırmaz.
  • Mahsus suça iştirak: Şerik, failin evlenme yasağı veya koruyucu aile sıfatını biliyorsa m.104/2 ya da m.104/3’ün cezasından sorumludur; bilmiyorsa m.104/1 üzerinden sorumlu olur.

Örnekler

  • Örnek 1 (Mekan sağlama + gözcülük — yardım etme): F1, arkadaşı F2’nin 16 yaşındaki M ile cinsel ilişkiye girmesi için evini açar ve dışarıda gözcülük yapar. F1, m.39 yardım eden sıfatıyla sorumludur; cezası yarı oranında indirilir.
  • Örnek 2 (Üstsoy nüfuzuyla azmettirme): Baba F, oğlu F2’ye sürekli baskı yaparak 17 yaşındaki bir mağdurla cinsel ilişkiye girmesini sağlar. Oğul m.104/1’den, baba ise m.38/2 azmettiren olarak ve üstsoy nüfuzu artırımıyla sorumlu olur.

5. İçtima

  • Zincirleme suç (TCK m.43/1): Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, aynı mağdura karşı, değişik zamanlarda birden fazla cinsel ilişki gerçekleşirse tek ceza verilir, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. M.104/1, m.104/2 ve m.104/3 için ayrı ayrı uygulanır.
  • Aynı suçun temel ve nitelikli şekilleri: Aynı suç sayılır; fıkralar arası geçişler zincirleme uygulamasını engellemez. En ağır cezayı gerektiren fıkra üzerinden hesap yapılır.
  • Farklı suçlarla içtima (m.44): Tek fiille birden fazla suça sebebiyet veren kişi en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. Cinsel taciz (m.105), cinsel ilişki ile aynı süreçte gerçekleşirse m.104 içinde emilir; ayrı ceza verilmez. Aleni yerdeki ilişkide hayasızca hareketler (m.225) bağımsız değerlendirilir.
  • M.103-m.104 ilişkisi: Alternatif suçlardır; mağdurun yaşı ve rızanın gerçekliği hangi maddenin uygulanacağını belirler.
  • Tehdit unsurunun karışması: Başlangıçta rızalı ilerleyen ilişkide sonradan tehdit ortaya çıkarsa sonraki fiiller m.103/2’ye kayar.
  • Gerçek içtima: Farklı mağdurlara karşı işlenen fiiller bağımsızdır; her biri ayrı suç olarak değerlendirilir, cezalar toplanır.

Örnekler

  • Örnek 1 (Zincirleme — m.104/1): 24 yaşındaki F, 16 yaşındaki sevgilisi M ile altı ay boyunca yirmiye yakın kez rızaya dayalı cinsel ilişkide bulunur. Temel ceza iki yıl + zincirleme artırım = üç yıl civarı. HAGB üst sınırını aştığı için uygulanmaz.
  • Örnek 2 (Zincirleme — m.104/2): Amca F, yeğeni M (17) ile bir yıl içinde defalarca cinsel ilişkide bulunur. Alt sınır on yıl + zincirleme artırım = on iki-on üç yıl; cezaevi infazı zorunludur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2022/125 E., 2025/440 K. sayılı kararında zincirleme uygulamasının koşulları ayrıntılı tartışılmıştır.

Şikâyet, Uzlaştırma, Önödeme ve HAGB

TCK 104/1 şikâyete bağlıdır. Altı aylık süre, şikâyet hakkı sahibinin fiili ve faili öğrendiği tarihten başlar; dava zamanaşımı süresi geçilemez. Şikâyet hakkının kim tarafından kullanılacağı mağdur çocuğun ayırt etme gücü, yaşı, yasal temsil durumu ve olası menfaat çatışması gözetilerek belirlenir. Yasal temsilci ile çocuk arasında menfaat çatışması varsa kayyım atanması gündeme gelebilir. Şikâyetten vazgeçmenin sanık yönünden sonuçları TCK 73’e göre değerlendirilir.

TCK 104/2 ve 104/3 resen soruşturulur. Mağdur veya ailesinin şikâyetçi olmaması ya da sonradan vazgeçmesi kamu davasını sona erdirmez.

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, şikâyete bağlı olsa bile CMK 253/3 gereğince uzlaştırma kapsamında değildir. TCK 104 bakımından önödeme uygulanmaz. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya seçenek yaptırım değerlendirmesi otomatik değildir; suç tarihi, failin yaşı, nihai ceza ve ilgili kurumun güncel koşulları birlikte incelenir.

Varsayımsal Uygulama Örnekleri

  1. Yirmi iki yaşındaki fail ile on altı yaşındaki mağdur arasındaki cebir, tehdit ve hile içermeyen ilişki nedeniyle mağdur süresinde şikâyet ederse TCK 104/1 kapsamında soruşturma yürütülür; uzlaştırma yapılamaz.
  2. Fail mağdurun amcasıysa TCK 104/2 kapsamındaki evlenme yasağı nedeniyle soruşturma resen yürütülür. Mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2024/77 E., 2024/11085 K. sayılı kararına ilişkin mevcut aktarım ve resmî bağlantı korunmuştur.

7. Görevli Mahkeme

  • Asliye Ceza Mahkemesi (m.104/1): Ceza üst sınırı beş yıl olduğundan ağır cezanın görev sınırı altındadır.
  • Ağır Ceza Mahkemesi (m.104/2 ve m.104/3): Alt sınır on yıl, üst sınır on beş yıl olduğundan görev ağır cezadadır.
  • Çocuk fail: TCK m.6/1-b uyarınca on sekiz yaş altı fail çocuktur. M.104/1 için Çocuk Mahkemesi, m.104/2-3 için Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi görevlidir; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu uygulanır.
  • Yetkili mahkeme (CMK m.12): Suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir; zincirleme suçta son fiilin işlendiği yer.
  • Soruşturma (CMK m.236/3): Mağdur çocuğun beyanı Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) veya adli görüşme odasında uzman eşliğinde, görüntülü-sesli kayıt altında alınır; kural olarak yalnız bir kez.
  • Görevsizlik: Asliye Ceza’da m.104/1 olarak başlayan davada hısımlığın ortaya çıkması hâlinde dosya görevsizlikle Ağır Ceza’ya gönderilir; tersi durumda da aynı mekanizma işler.
  • Bekletici sorun: Hısımlık tartışmalı ise aile mahkemesinde soybağı tespit davası bekletici yapılabilir; nüfus kaydı çoğu vakada yeterlidir.

Örnekler

  • Örnek 1 (Asliye Ceza — m.104/1): 23 yaşındaki F’nin 17 yaşındaki M ile rızalı cinsel ilişkisi nedeniyle açılan davada Asliye Ceza Mahkemesi görevlidir; cezanın üst sınırı beş yıldır.
  • Örnek 2 (Görevsizlik — m.104/1’den m.104/2’ye geçiş): Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlayan yargılamada fail-mağdur arasında kayın hısımlığı ortaya çıkar. Mahkeme görevsizlik kararı vererek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderir; yargılama m.104/2 üzerinden devam eder.

Yaptırım, İndirim Nedenleri ve Güvenlik Tedbirleri

TCK 104/1’de iki yıldan beş yıla kadar hapis; 104/2 ve 104/3’te on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası öngörülür. Temel cezanın belirlenmesinde TCK 61; teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, yaş küçüklüğü ve takdiri indirim gibi hükümler somut olaya göre sırasıyla uygulanır.

Bu suça özgü bir etkin pişmanlık hükmü yoktur. TCK 36’daki gönüllü vazgeçme yalnız koşulları oluşmuşsa gündeme gelir. TCK 53 hak yoksunlukları hükmün niteliği ve güncel Anayasa Mahkemesi kararları gözetilerek uygulanır; mahkûmiyetin her durumda ömür boyu meslek yasağı doğurduğu söylenemez.

5275 sayılı Kanun’un 108/9. maddesindeki özel infaz tedbirleri TCK 104’ün ikinci ve üçüncü fıkraları yönünden uygulanabilir. İnfaz hâkimi tedavi programı, mağdura yaklaşmama veya çocuklarla çalışmama gibi yükümlülüklere karar verebilir. Koşullu salıverme ve denetimli serbestlik hesabı suç tarihi, kesinleşen ceza ve geçiş hükümleri görülmeden tek oranla açıklanamaz.

Dava ve Ceza Zamanaşımı

TCK 104/1’in kanuni üst sınırı beş yıl olduğundan genel dava zamanaşımı sekiz yıldır. TCK 104/2 ve 104/3’te üst sınır on beş yıl olduğundan genel süre on beş yıldır. TCK 67’deki durma ve kesilme nedenleri süreyi etkiler; kesilme hâlinde azami süre genel sürenin yarısı kadar uzayabilir.

Çocuklara karşı üstsoy veya çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu bulunan kişilerce işlenen suçlarda TCK 66/6’daki özel başlangıç kuralı uygulanabilir ve süre çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden başlar. Bu kural her TCK 104 dosyasına otomatik olarak uygulanmaz. Ceza zamanaşımı, kesinleşen ceza miktarına göre TCK 68 uyarınca ayrıca hesaplanır.

Soruşturma, Kovuşturma ve Somut Dosyada Deliller

Suç vasfı yalnız tarafların “rıza vardı” veya “ilişki olmadı” biçimindeki beyanlarıyla belirlenmez. Mağdurun yaşı ve algılama yeteneği, rızanın cebir, tehdit, hile veya başka bir nedenle sakatlanıp sakatlanmadığı, cinsel ilişkinin niteliği ve failin mağdurla hukuki ilişkisi birlikte araştırılır.

  1. Nüfus kaydı, yaş düzeltme kayıtları ve gerektiğinde sağlık kurulu değerlendirmesi.
  2. Mağdurun CMK 236’ya uygun koşullarda alınan beyanı ve beyanın alınma süreci.
  3. Mesajlar, sosyal medya yazışmaları, arama ve konum kayıtları ile cihaz incelemeleri.
  4. Adli muayene, biyolojik örnek, DNA ve gebelik kayıtları; bulgu bulunmamasının tek başına belirleyici olmadığı gözetilir.
  5. Fail ile mağdur arasındaki hısımlık, bakım veya koruyucu aile ilişkisini gösteren nüfus ve kurum kayıtları.
  6. Tanık anlatımları, kamera ve ulaşım kayıtları ile olay öncesi ve sonrasına ilişkin diğer nesnel veriler.

Mağdur çocuğun dinlenmesine ilişkin koruyucu usul için CMK 236 mağdur çocuğun dinlenmesi; suç vasfı ayrımı için TCK 103 çocukların cinsel istismarı; ceza soruşturması ve temsil kapsamı için ceza hukuku avukatı sayfaları incelenebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. TCK 104 suçunda mağdur kaç yaşında olmalıdır?

Mağdur suç tarihinde on beş yaşını bitirmiş, on sekiz yaşını tamamlamamış ve fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş çocuk olmalıdır.

2. TCK 104 ile TCK 103 arasındaki temel fark nedir?

TCK 104 cebir, tehdit ve hile bulunmayan cinsel ilişkiyi düzenler. Mağdur on beş yaşından küçükse, algılama yeteneği gelişmemişse veya iradeyi etkileyen cebir, tehdit, hile ya da başka bir neden varsa TCK 103 değerlendirilir.

3. TCK 104/1 şikâyete bağlı mıdır?

Evet. TCK 104/1’de süresinde şikâyet gerekir. İkinci ve üçüncü fıkralar ise resen soruşturulur.

4. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu uzlaştırmaya tabi midir?

Hayır. CMK 253/3 uyarınca cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma uygulanmaz.

5. TCK 104 davasında görevli mahkeme hangisidir?

TCK 104/1 için asliye ceza mahkemesi; on yıldan on beş yıla kadar ceza öngören 104/2 ve 104/3 için ağır ceza mahkemesi görevlidir. Çocuk fail varsa çocuk mahkemelerinin görev kuralları ayrıca uygulanır.

6. TCK 104 suçunda dava zamanaşımı ne kadardır?

Temel hâlde genel dava zamanaşımı sekiz yıl, ikinci ve üçüncü fıkralarda on beş yıldır. Kesilme, durma, suç tarihi ve TCK 66/6’daki özel başlangıç kuralı somut dosyada ayrıca incelenir.

Kaynakça

Resmî Mevzuat ve Kanun Tarihçesi

Akademik Eserler

Resmî Kaynaktan Doğrulanan ve Korunan Kararlar

Komşu düzenlemeler için TCK 102 cinsel saldırı suçu ve TCK 103 çocukların cinsel istismarı suçu yazıları ayrıca incelenebilir.

AV. İLTAN EKMEKÇİOĞLU

Avukat İltan Ekmekçioğlu kırmızı logo

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

Konuyla İlgili Ceza Hukuku Yazıları

ağır ceza avukatıCeza HukukuReşit olmayanla cinsel ilişkişikayete bağlı suçlartck 104
Önceki yazı
Çocukların Cinsel İstismarı Suçu (TCK 103)
Sonraki yazı
TCK 107 Şantaj Suçu, Şartları ve Cezası
TCK 104 reşit olmayanla cinsel ilişki suçu hakkında ceza hukuku görseli

İlgili Yazılar

Kasım 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30