TCK 167 Şahsi Cezasızlık ve Akrabalar Arasında Malvarlığı Suçları

Avukat İltan Ekmekçioğlu, Uygulamada Sık Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

TCK 167 şahsi cezasızlık, yağma dışındaki malvarlığına karşı suçların kanunda sayılan yakın akrabalar arasında işlenmesi hâlinde ceza verilmemesini veya cezanın yarı oranında indirilmesini düzenler. Madde bağımsız bir suç tanımlamaz ve kendine özgü temel ceza içermez; oluşan hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık veya bölümdeki başka bir suçun yaptırımına kişisel sonuç bağlar.

Ayırt edici unsur, fail ile mağdur arasındaki akrabalık ilişkisinin türü ve bazı hâllerde aynı konutta yaşama koşuludur. Birinci fıkradaki yakınlıkta ilgili kişi hakkında cezaya hükmolunmaz. İkinci fıkradaki ilişkilerde ise soruşturma şikâyete bağlıdır ve verilecek ceza yarı oranında indirilir. Yağma ve nitelikli yağma bu korumanın dışındadır.

Bu bölüm kapsamındaki TCK 166 bilgi vermeme suçu, hukuki ilişkiyle edinilen eşyanın suç bağlantısı sonradan öğrenildiğinde yetkili makama gecikmeden bildirim yapılmasını gerektirir.

TCK 167 Güncel Madde Metni

Şahsî cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebep

Madde 167- (1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların;

a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,

b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın,

c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,

Zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.

(2) Bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi hâlinde; ilgili akraba hakkında şikâyet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.

Madde metni 15 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığının güncel mevzuat sayfasından doğrulanmıştır. Hüküm yürürlüktedir. Teklif aşamasındaki metinler, kabul edilip yürürlüğe girmedikçe mevcut düzenleme olarak değerlendirilmez.

TCK 167 Madde Gerekçesi

Resmî gerekçede, belirli akrabalık ilişkileri içindeki kişilerin birbirlerinin malvarlığına karşı işledikleri suçlarda izlenen suç politikası nedeniyle cezasızlık kabul edildiği belirtilir. Ancak cebir veya tehditle işlenen yağma ve nitelikli yağma bu yaklaşımın dışında bırakılmıştır.

Gerekçenin önemli vurgusu, şahsi cezasızlık sebebinin fiili suç olmaktan çıkarmamasıdır. Suç bütün unsurlarıyla varlığını sürdürür; yalnız kanunda sayılan yakınlık ilişkisine sahip kişinin ceza sorumluluğu etkilenir.

Korunan Hukuki Değer ve Düzenlemenin Amacı

Dayanak suçun koruduğu mülkiyet, zilyetlik, irade serbestisi veya malvarlığı değeri korunmaya devam eder. TCK 167, bu değerlerden vazgeçmez; aile ilişkilerinin özellikleri nedeniyle cezalandırma bakımından kişisel bir istisna getirir.

Hüküm aile içinde gerçekleşen her davranışı özel hukuk uyuşmazlığına dönüştürmez. Suçun unsurları oluşmuşsa hukuka aykırılık devam eder; yalnız ceza verilip verilmeyeceği veya indirim uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca belirlenir.

Hangi Suçlar TCK 167 Kapsamındadır?

Madde, Türk Ceza Kanunu’nun malvarlığına karşı suçlar bölümünde yer alan suçlara uygulanır. Başlıca örnekler şunlardır:

  • Hırsızlık ve nitelikli hırsızlık,
  • Mala zarar verme,
  • Güveni kötüye kullanma,
  • Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık,
  • Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf,
  • Hileli ve taksirli iflâs,
  • Karşılıksız yararlanma,
  • Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi ve bilgi vermeme.

Listenin uygulanmasında suçun bölüm içindeki yeri esas alınır. Başka bir bölümde düzenlenen suç, aile bireyleri arasında işlense bile yalnız benzer nitelikte olduğu gerekçesiyle TCK 167 kapsamına alınamaz.

Yağma ve Nitelikli Yağma Neden Kapsam Dışındadır?

Kanun, yağma ve nitelikli yağmayı açıkça istisna tutar. Fail ile mağdur arasında maddede sayılan akrabalık ilişkisi bulunsa dahi TCK 167 nedeniyle cezasızlık veya yarı indirim uygulanmaz.

Bunun nedeni, yağmanın malvarlığına yönelmenin yanında cebir veya tehdit içermesidir. Akrabalık ilişkisi, bu suçun ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Birinci Fıkra: Cezaya Hükmolunmayan Yakınlar

Haklarında ayrılık kararı bulunmayan eşler

Suç tarihinde geçerli bir evlilik bulunmalı ve eşler hakkında verilmiş bir ayrılık kararı olmamalıdır. Fiilen ayrı yaşamak, tek başına kanundaki “ayrılık kararı” ile aynı değildir.

Boşanmanın kesinleşmesinden sonra işlenen fiillerde eş sıfatı bulunmaz. Suç tarihi, evliliğin ve varsa ayrılık kararının durumu bu nedenle belgelerle belirlenmelidir.

Üstsoy, altsoy ve aynı derecedeki kayın hısımları

Anne, baba, büyükanne ve büyükbaba üstsoy; çocuk ve torun altsoy kapsamındadır. Bu kişilerin aynı evde yaşaması aranmaz.

Kanun, üstsoy veya altsoyun aynı derecedeki kayın hısımlarını da birinci fıkraya dâhil eder. Hısımlığın hukuki kaynağı ve derecesi nüfus kayıtlarıyla kontrol edilmelidir.

Evlat edinen ve evlatlık

Hukuken kurulmuş evlat edinme ilişkisi karşılıklı olarak şahsi cezasızlık sebebidir. Birlikte yaşama koşulu bulunmaz.

Koruyucu aile, bakım ilişkisi veya fiilî anne-baba bağı, hukuken evlat edinme gerçekleşmemişse kendiliğinden bu bent kapsamında değildir.

Aynı konutta yaşayan kardeşler

Kardeşlerin yalnız akraba olması yeterli değildir; suç tarihinde aynı konutta beraber yaşamaları gerekir. Geçici ziyaret ile ortak yaşam düzeni birbirinden ayrılmalıdır.

Adres kayıtları önemli olmakla birlikte tek başına belirleyici olmayabilir. Fiilî ortak yaşam; kira, fatura, ikamet, iletişim ve diğer somut verilerle birlikte değerlendirilir.

İkinci Fıkra: Şikâyet ve Yarı Oranında İndirim

Aşağıdaki ilişkilerde ceza tamamen ortadan kalkmaz:

  • Haklarında ayrılık kararı verilmiş eşler,
  • Aynı konutta yaşamayan kardeşler,
  • Aynı konutta yaşayan amca, dayı, hala, teyze ve yeğen,
  • Aynı konutta yaşayan ikinci derece kayın hısımları.

Bu hâllerde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır. Suç sabit olduğunda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Kanun “yarısına kadar” değil, doğrudan “yarısı oranında” indirim öngörür.

Fail ve Mağdur

Fail, malvarlığına karşı ilgili suçu işleyen ve mağdurla kanunda sayılan ilişkiye sahip gerçek kişidir. TCK 167’nin sonucu kişiye bağlıdır; aynı olaya katılan herkes yönünden otomatik uygulanmaz.

Mağdur da akrabalık ilişkisinin diğer tarafındaki gerçek kişidir. Malvarlığı doğrudan bir şirkete, derneğe veya başka bir tüzel kişiye aitse, ortakların veya yöneticilerin faille akraba olması tek başına yeterli değildir.

Maddi ve Manevi Unsurlar

TCK 167 bağımsız suç oluşturmadığından maddi ve manevi unsurlar dayanak suça göre belirlenir. Önce hırsızlık, dolandırıcılık, mala zarar verme veya ilgili başka suçun hareket, konu, netice ve kast koşulları incelenir.

Akrabalık ve birlikte yaşama, suçun unsurlarından sonra değerlendirilen kişisel koşullardır. Bu koşulların bulunması kastı ortadan kaldırmaz ve fiili hukuka uygun hâle getirmez.

Hareket, Netice ve Suç Tarihi

Hareket ve netice dayanak suçun yapısına bağlıdır. Örneğin hırsızlıkta malın alınması, güveni kötüye kullanmada devir amacı dışında tasarruf, dolandırıcılıkta hileli davranışla malvarlığı zararı önem taşır.

Akrabalık, evlilik, ayrılık kararı ve ortak konut koşulları suçun işlendiği tarihe göre belirlenir. Sonradan aynı eve taşınma veya evlenme, önceki fiile kendiliğinden TCK 167 sonucu bağlamaz.

Hukuka Uygunluk ve Hata

Mal sahibi rıza göstermişse veya başka bir hukuka uygunluk nedeni varsa dayanak suç oluşmayabilir. Bu durumda TCK 167’ye başvurmaya gerek kalmaz; çünkü ortada cezalandırılabilir bir suç tipi yoktur.

Failin akrabalık ilişkisi, ortak konut veya malın gerçek sahibi hakkındaki hatası ayrıca incelenmelidir. Kişisel sebebin maddi koşullarında hata bulunduğu iddiası, nüfus kayıtları, mülkiyet belgeleri ve failin bilgisi birlikte değerlendirilmeden sonuçlandırılmamalıdır.

Teşebbüs

Dayanak suç teşebbüs aşamasında kalmışsa teşebbüs hükümleri uygulanır. TCK 167’deki kişisel sebep, kapsam koşulları varsa teşebbüsten belirlenen ceza üzerinde de etkili olabilir.

Ancak fiilin gerçekten malvarlığına karşı suçlar bölümündeki bir suça yönelik olup olmadığı ve yağma istisnasına girip girmediği öncelikle belirlenmelidir.

İştirak

Şahsi cezasızlık ve indirim nedeni yalnız koşulları taşıyan iştirakçi için sonuç doğurur. Mağdurun oğlu ile akrabalık ilişkisi bulunmayan bir kişinin birlikte hırsızlık yapması hâlinde, akraba olmayan kişi TCK 167’den yararlanamaz.

Azmettiren veya yardım edenin mağdurla ilişkisi de ayrı incelenir. Bir iştirakçinin ceza almaması, suçun ve diğer kişilerin sorumluluğunun ortadan kalktığı anlamına gelmez.

İçtima

Tek olayda malvarlığı suçunun yanında başka bölümde düzenlenen bir suç da oluşabilir. TCK 167 yalnız kapsamındaki malvarlığı suçuna etki eder; diğer suçun ceza sorumluluğu kendi hükümlerine göre belirlenir.

Örneğin aile bireyine ait mal alınırken ayrıca belge üzerinde hukuka aykırı değişiklik yapılmışsa, her fiilin kanuni unsurları ve içtima kuralları ayrı değerlendirilir.

Nitelikli Hâller ve Yaptırım

TCK 167’nin kendi temel cezası veya nitelikli hâli yoktur. Birinci fıkra koşullarında dayanak suç oluşmaya devam etmekle birlikte ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.

İkinci fıkra koşullarında dayanak suç için belirlenen ceza yarı oranında indirilir. Suçun nitelikli biçimde işlenmesi, kanunda açıkça aksi düzenlenmedikçe TCK 167 incelemesini ortadan kaldırmaz; yağma ve nitelikli yağma ise açık istisnadır.

Şikâyet

İkinci fıkraya giren suçlarda şikâyet, soruşturmanın koşuludur. Şikâyet hakkı ve altı aylık süre, fiil ile failin öğrenilmesine göre değerlendirilir.

Birinci fıkrada ise hükmün sonucu şahsi cezasızlıktır; madde bu durum için ayrıca şikâyet şartı getirmez. Yetkili makamlar suçun ve kişisel sebebin koşullarını birlikte değerlendirir.

Uzlaştırma

Uzlaştırma, dayanak suçun CMK kapsamındaki durumuna göre belirlenir. TCK 167’de kişisel sebep bulunması, her dosyanın kendiliğinden uzlaştırmaya tabi olduğu anlamına gelmez.

İkinci fıkradaki şikâyet koşulu ile uzlaştırma birbirinden farklıdır. Suç türü, işleniş biçimi ve ilgili muhakeme hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme TCK 167’ye göre değil, dayanak suçun ceza sınırlarına göre belirlenir. Dosya, suçun niteliğine göre asliye ceza veya ağır ceza mahkemesinde görülebilir.

Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Fail ile mağdurun aile konutunun başka yerde bulunması tek başına yetkiyi değiştirmez.

Zamanaşımı

Dava zamanaşımı, dayanak suçun kanuni cezasına göre hesaplanır. TCK 167/2’deki şikâyet süresi ile dava zamanaşımı birbirinden ayrıdır.

Suç tarihi, kesilme ve durma nedenleri somut dosyada belirlenmelidir. Birden fazla fiil veya mağdur varsa süreler her suç yönünden ayrı değerlendirilebilir.

Deliller

  • Nüfus aile kayıt tablosu ve evlilik kayıtları,
  • Boşanma veya ayrılık kararları ve kesinleşme bilgileri,
  • Yerleşim yeri ve adres kayıtları,
  • Kira sözleşmesi, faturalar ve ortak yaşamı gösteren belgeler,
  • Malın mülkiyetini veya zilyetliğini gösteren kayıtlar,
  • Şikâyet dilekçesi ve öğrenme tarihini gösteren belgeler,
  • Dayanak suçun hareket, zarar ve kastını gösteren mali ve dijital veriler.

Yalnız tarafların soyadı benzerliği veya nüfus adresinin aynı görünmesi yeterli değildir. Akrabalık derecesi ve gerektiğinde suç tarihindeki fiilî ortak yaşam somutlaştırılmalıdır.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

  • TCK 167’yi bağımsız suç veya beraat sebebi sanmak.
  • Yağma suçunu aile ilişkisi nedeniyle kapsam içine almak.
  • Fiilî ayrılığı mahkemenin ayrılık kararıyla karıştırmak.
  • Kardeşler ve diğer akrabalar için aynı konutta yaşama koşulunu incelememek.
  • Tüzel kişi malvarlığı ile ortakların kişisel malvarlığını aynı kabul etmek.
  • Kişisel sebebi akraba olmayan iştirakçilere de uygulamak.
  • İkinci fıkradaki şikâyet koşulunu ve zorunlu yarı indirimi gözden kaçırmak.

Somut Olay Kontrol Listesi

  • Dayanak suç malvarlığına karşı suçlar bölümünde mi?
  • Fiil yağma veya nitelikli yağma mı?
  • Fail ve mağdur arasındaki hukuki yakınlık nedir?
  • Evlilik suç tarihinde devam ediyor muydu?
  • Mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı var mıydı?
  • Kardeşler suç tarihinde aynı konutta mı yaşıyordu?
  • Amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ilgili kayın hısmıyla ortak konut koşulu var mı?
  • Zarar gerçek kişiye mi, tüzel kişiye mi ait?
  • Birden fazla iştirakçinin her biri için koşullar ayrı incelendi mi?
  • İkinci fıkrada süresinde ve hak sahibi tarafından şikâyet var mı?

Sık Sorulan Sorular

Eşler arasında hırsızlık suçunda ceza verilir mi?

Suç tarihinde evlilik sürüyor ve haklarında ayrılık kararı bulunmuyorsa, yağma dışındaki bölüm suçları bakımından ilgili eş hakkında cezaya hükmolunmaz. Fiil suç olma özelliğini korur.

Fiilen ayrı yaşayan eşler TCK 167/1’den yararlanabilir mi?

Kanun mahkemece verilmiş ayrılık kararını esas alır. Yalnız fiilen farklı evlerde yaşamak, kendiliğinden ikinci fıkraya geçilmesi anlamına gelmez.

Aynı evde yaşamayan kardeşler bakımından sonuç nedir?

Suç şikâyete bağlıdır ve mahkûmiyet hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilir. Aynı konutta yaşayan kardeşler ise birinci fıkra kapsamında değerlendirilir.

Amca veya teyze arasında işlenen suçta ceza indirimi olur mu?

İkinci fıkranın uygulanması için sayılan bu akrabaların suç tarihinde aynı konutta beraber yaşaması gerekir. Ayrıca mağdurun şikâyeti aranır.

Şirket malı aile bireyi tarafından alınırsa TCK 167 uygulanır mı?

Şirket ayrı bir tüzel kişidir. Malın gerçek sahibi veya doğrudan zarar gören şirketse, şirket ortaklarıyla fail arasındaki akrabalık tek başına TCK 167 koşulunu oluşturmaz.

Akraba olmayan suç ortağı da cezasızlıktan yararlanır mı?

Hayır. Sebep kişiseldir. Her fail, azmettiren veya yardım eden bakımından mağdurla ilişki ayrı değerlendirilir.

Sonuç

TCK 167 uygulamasında önce dayanak malvarlığı suçunun bütün unsurları belirlenmeli; ardından suç tarihi itibarıyla akrabalık, evlilik, ayrılık kararı ve ortak konut koşulları incelenmelidir. Birinci fıkra cezaya hükmedilmemesini, ikinci fıkra ise şikâyete bağlı soruşturma ile zorunlu yarı indirimi düzenler. Yağma suçları kapsam dışındadır.

Serinin komşu düzenlemesi olan TCK 168 etkin pişmanlık, belirli malvarlığı suçları tamamlandıktan sonra aynen iade veya tazminin ceza üzerindeki etkisini açıklar.

Kaynakça

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

aile içi malvarlığı suçlarıTCK 167
Önceki yazı
TCK 168 Etkin Pişmanlık: İade, Tazmin ve Ceza İndirimi
Sonraki yazı
TCK 166 Bilgi Vermeme Suçu: Suçtan Elde Edilen Eşyanın Bildirilmemesi