TCK 290 Resmen Teslim Olunan Mala Elkonulması ve Bozulması Suçu

TCK 290 resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması suçu, adli veya resmî bir teslim işleminin sonuçlarını korur. Maddenin birinci fıkrasında hükmen hak sahibine teslim edilen taşınmaza tekrar el koyma üç aydan bir yıla kadar hapisle cezalandırılır. İkinci fıkrada ise muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim edilmiş taşınırın alınma ya da tahrip biçimine göre hırsızlık, yağma, dolandırıcılık veya mala zarar verme hükümlerine gönderme yapılır.
Suçun ayırt edici unsuru yalnız mülkiyete müdahale değildir. Önceden verilmiş bir hüküm veya usulüne uygun resmî teslim işlemi bulunmalı ve fail bu işlemin meydana getirdiği fiilî-hukuki durumu ihlal etmelidir. Bu nedenle tapu malikliği, araç sahipliği veya mal üzerinde önceki zilyetlik tek başına ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
TCK 290 Güncel Madde Metni
Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması
MADDE 290 – (1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan taşınır malın bu kişinin elinden rızası dışında alınması halinde hırsızlık, cebren alınması halinde yağma, hileyle alınması halinde dolandırıcılık, tahrip edilmesi halinde mala zarar verme suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek cezanın yarısından dörtte üçüne kadarı indirilir.
Madde metni 11 Ağustos 2026 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun güncel metni, TBMM kabul metni ve Genel Kurul tutanağı üzerinden kontrol edilmiştir. Çalışma tarihinde yürürlükteki düzenleme iki fıkradan oluşmaktadır. Yürürlüğe girmemiş tekliflere güncel hukuk sonucu bağlanmamıştır.
TCK 290 Madde Gerekçesi
Resmî gerekçeye göre birinci fıkra, hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmazlara tekrar elkonulmasını suç saymaktadır. İkinci fıkra ise muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim edilen taşınırların alınması, tahrip edilmesi veya ortadan kaldırılması hâlinde uygulanacak ceza hükümlerini ve malın sahibine tanınan indirim oranını belirlemektedir.
Gerekçe, maddenin devletçe gerçekleştirilen teslim ve muhafaza işlemlerinin otoritesini koruduğunu gösterir. İkinci fıkra bağımsız ve tek bir ceza miktarı belirlemek yerine, fiilin işleniş biçimine uygun malvarlığı suçuna gönderme yapar. Bu sistem, somut olayın “alma”, “cebir”, “hile” veya “tahrip” niteliğinin doğru belirlenmesini zorunlu kılar.
Korunan Hukuki Değer
Temel korunan değer adliyenin güvenilir işleyişi ve devletin hüküm ile resmî teslim işlemlerine duyulan güvendir. Taşınmazın hükmen hak sahibine teslimi veya taşınırın yediemine ya da başka bir muhafıza resmen bırakılması, kamu otoritesinin somut sonucudur. Fail bu sonucu fiilen etkisiz hâle getirdiğinde yalnız bireysel malvarlığını değil, adli kararın icra kabiliyetini de ihlal eder.
İkinci fıkrada malvarlığı ve zilyetlik de ayrıca korunur. Bu sebeple kanun, eylemin niteliğine göre hırsızlık, yağma, dolandırıcılık veya mala zarar verme hükümlerinin uygulanmasını öngörmüştür.
Suçun Konusu
Birinci fıkrada taşınmaz
TCK m.290/1’in konusu, bir hüküm sonucunda hak sahibine teslim edilmiş taşınmaz maldır. Arsa, arazi, konut, işyeri ve üzerindeki bütünleyici parçalar bu kapsama girebilir. Salt tapu kaydı veya mahkeme kararının varlığı yeterli değildir; hükmün sonucu olarak hak sahibine teslimin gerçekleşmiş olması ve sonraki müdahalenin “tekrar elkoyma” niteliği taşıması gerekir.
İkinci fıkrada resmen teslim edilmiş taşınır
TCK m.290/2’nin konusu rehinli, hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş taşınır maldır. Araç, makine, ticari eşya, elektronik cihaz veya soruşturma kapsamında elkonulan eşya örnek gösterilebilir. Malın muhafaza amacıyla başkasına usulüne uygun şekilde resmen teslim edilmiş olması zorunludur.
Her otoparka çekme veya geçici fiilî tutma, kanun anlamında elkoyma değildir. Teslimin dayanağı, yetkili makamı, tutanağı, teslim alan kişinin sıfatı ve muhafaza amacı dosyadan belirlenmelidir.
Fail ve Mağdur
Birinci fıkranın faili, hükmen teslim edilen taşınmaza tekrar el koyan herkes olabilir. Uygulamada fail çoğu kez önceki malik, borçlu, tahliye edilen kişi veya bunlarla birlikte hareket eden üçüncü kişidir. “Tekrar” unsurunun gerçekleşmesi için failin bizzat ilk müdahaleyi yapan kişi olması her olayda şart değildir; ancak hükmen teslimi ve sonraki el koyma iradesini bilmesi gerekir.
İkinci fıkrada resmen teslim edilen taşınırı muhafızın elinden alan veya tahrip eden kişi faildir. Malın sahibi de fail olabilir. Kanun, malikliği cezasızlık nedeni saymamış; yalnız uygulanacak cezada yarıdan dörtte üçe kadar zorunlu indirim öngörmüştür.
Geniş anlamda mağdur toplumdur. Hükmen teslim edilen taşınmazın hak sahibi, taşınırın teslim edildiği yediemin veya muhafız ile eylemden malvarlığı zararına uğrayan kişi suçtan zarar görebilir.
Maddi Unsur: Hareket ve Netice
Taşınmaza tekrar el koyma
Birinci fıkrada hareket, hükmen hak sahibine teslim edilmiş taşınmaza haklı bir neden olmadan tekrar el koymaktır. El koyma; taşınmaza yeniden girme, kapıları veya kilitleri değiştirme, hak sahibinin kullanımını engelleme, çit çekme, eşyalar yerleştirme ya da fiilî hâkimiyet kuran başka davranışlarla gerçekleşebilir.
Her aykırılık suç oluşturmaz. Önce hükmen teslim bulunmalı, fail teslimi bilmeli ve sonraki davranış hak sahibinin taşınmaz üzerindeki fiilî hâkimiyetini ortadan kaldıracak veya ciddi biçimde sınırlayacak yoğunlukta olmalıdır. Salt sözlü hak iddiası ya da uzaktan tehdit, tek başına tamamlanmış el koyma değildir.
Taşınırın alınması, cebren veya hileyle elde edilmesi ve tahribi
İkinci fıkrada hukuki nitelendirme hareket biçimine göre yapılır:
- Muhafızın rızası dışında gizlice veya açıkça alma hâlinde hırsızlık,
- Cebir ya da tehditle alma hâlinde yağma,
- Hileyle teslim alma hâlinde dolandırıcılık,
- Malı bozma, yok etme veya kullanılamaz hâle getirme hâlinde mala zarar verme hükümleri uygulanır.
Kanun burada yalnız ceza miktarına değil, ilgili suçun bütün hükümlerine gönderme yapar. Nitelikli hâl, teşebbüs, iştirak ve yaptırım, somut hareketin karşılık geldiği suç tipine göre değerlendirilir.
Manevi Unsur
Suç kasten işlenebilir. Birinci fıkrada fail, taşınmazın hükmen hak sahibine teslim edildiğini ve kendi davranışının bu teslimden sonra yeniden el koyma anlamına geldiğini bilmelidir. İkinci fıkrada ise malın rehinli, hacizli veya elkonulmuş olduğunu ve muhafaza için başkasına resmen teslim edildiğini bilerek alma, cebir, hile veya tahrip hareketi gerçekleştirilmelidir.
Taksirli şekil düzenlenmemiştir. Teslim işleminden habersiz üçüncü kişinin, geçerli bir kira veya kullanım ilişkisi bulunduğuna makul biçimde inanarak taşınmaza girmesi hâlinde kast ve hata hükümleri ayrıca incelenmelidir.
Hukuka Uygunluk ve Hata
Malikin kendi malını geri almak istemesi tek başına hukuka uygunluk nedeni değildir. Resmî teslim, belirli bir dönem için malik dâhil herkesin fiilî müdahalesini sınırlar. Bir hak iddiası varsa yargısal ve icrai yollar kullanılmalıdır.
Kanunun hükmünü yerine getirme, yetkili makam emri veya geçerli bir hakkın kullanılması somut olayda hukuka uygunluk nedeni olabilir. Ancak “mal benimdi” savunması, resmî teslim biliniyorsa yeterli değildir.
Fail teslimin varlığını veya resmî niteliğini bilmiyorsa TCK m.30 kapsamında suçun maddi unsurlarında hata gündeme gelebilir. Hatanın kaçınılabilir olması kast suçunda kendiliğinden mahkûmiyet nedeni değildir; buna karşılık savunma, tebligat, hazır bulunulan icra işlemi, imzalı tutanak ve dijital yazışmalarla sınanır.
Teşebbüs
Birinci fıkradaki suç teşebbüse elverişlidir. Fail taşınmazın kilidini kırmaya başlamış, yeni kilit takmak veya hak sahibini çıkarmak üzere doğrudan icra hareketlerine geçmiş; fakat engellenmişse teşebbüs tartışılabilir. Hazırlık amacıyla araç gereç temin etmek veya taşınmaza gitmek tek başına yeterli değildir.
İkinci fıkrada teşebbüs, gönderme yapılan hırsızlık, yağma, dolandırıcılık veya mala zarar verme suçunun tamamlanma ölçütlerine göre belirlenir.
İştirak
Genel iştirak hükümleri uygulanır. Taşınmaza birlikte girerek fiilî hâkimiyet kuranlar müşterek fail olabilir. Teslimden sonra yeniden el koyma kararını oluşturan, araç sağlayan, kilit değiştiren veya yediemini etkisizleştiren kişilerin katkısı azmettirme ya da yardım etme kapsamında değerlendirilebilir.
İştirak için kişinin resmî teslimi ve ortak suç planını bilmesi gerekir. Aile bağı, işçilik ilişkisi veya olay yerinde bulunma tek başına iştirak iradesini göstermez.
İçtima ve Benzer Suçlardan Ayrım
Taşınmaza tekrar giriş sırasında kapı veya pencerenin kırılması, tehdit, kasten yaralama ya da konut dokunulmazlığının ihlali gibi başka suçlar oluşabilir. Tek fiil-birden çok suç veya bağımsız fiiller ayrımı TCK m.42–44 hükümlerine göre yapılır.
TCK m.290/1 ile hakkı olmayan yere tecavüz suçu aynı olayda karıştırılmamalıdır. Resmî teslimden sonraki tek ve bütünlük gösteren müdahalenin TCK m.290/1 kapsamında kaldığı durumlarda aynı fiil nedeniyle ayrıca mükerrer hüküm kurulamaz.
TCK m.289, resmen teslim edilen malı korumakla yükümlü kişinin muhafaza görevine aykırı davranışını düzenler. TCK m.290/2 ise malın muhafızın elinden üçüncü kişi veya malik tarafından alınması ya da tahrip edilmesine odaklanır. Failin sıfatı ve malın kimden, nasıl çıkarıldığı doğru suç vasfını belirler.
İİK m.342 ayrımı
İcra dairesi marifetiyle alacaklıya veya alıcıya teslim edilen taşınmaza ya da gemiye haklı neden olmaksızın tekrar girme, İİK m.342’de özel olarak düzenlenmiştir. Bu hüküm TCK m.290/1’in cezasına gönderme yapar; ancak suçun unsurları ve yargılama usulü İcra ve İflas Kanunu’na tabidir. Dolayısıyla her icra teslimi olayında doğrudan TCK m.290/1 üzerinden asliye ceza mahkemesinde dava açılamaz.
Bir işin yapılmasına, yapılmamasına veya irtifak hakkına ilişkin ilama uymama ise olayın özelliğine göre İİK m.343 kapsamında kalabilir. İcra suçu ile genel ceza suçu ayrımı; ilamın türü, fiilî teslim, tekrar müdahale ve şikâyet usulü üzerinden yapılmalıdır.
Nitelikli Hâller ve Malik İçin İndirim
Birinci fıkrada özel nitelikli hâl yoktur. İkinci fıkrada uygulanacak nitelikli hâller, gönderme yapılan hırsızlık, yağma, dolandırıcılık veya mala zarar verme hükümlerinden doğar.
Fail resmen teslim edilmiş taşınırın sahibiyse hükmolunacak cezanın yarısından dörtte üçüne kadar indirilmesi zorunludur. Mahkeme indirim oranını somut gerekçeyle belirlemeli; malikliği cezasızlık sebebi kabul etmemelidir. Şirket malında ortak veya yönetici olmak ise kişiyle tüzel kişilik arasındaki ayrım gözetilerek ayrıca incelenmelidir.
Yaptırım
TCK m.290/1’in cezası üç aydan bir yıla kadar hapistir. Kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi, ertelenmesi veya koşulları oluşmuşsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması somut dosya bakımından değerlendirilebilir.
TCK m.290/2 bakımından sabit bir ceza aralığı yoktur. Hırsızlık, yağma, dolandırıcılık veya mala zarar verme suçunun olayda uygulanacak temel ve nitelikli şekline göre ceza belirlenir. Fail malın sahibiyse sonuç cezaya yarıdan dörtte üçe kadar indirim uygulanır.
Şikâyet, Uzlaştırma ve Kovuşturma Usulü
Doğrudan TCK m.290/1 kapsamındaki suç resen soruşturulur ve uzlaştırma kapsamında değildir. Ancak İİK m.342 kapsamına giren fiillerde İcra ve İflas Kanunu’nun şikâyet, süre, görev ve muhakeme hükümleri uygulanır. İİK m.347’deki öğrenmeden itibaren üç aylık ve fiilden itibaren bir yıllık süre özellikle kontrol edilmelidir.
İkinci fıkrada usul, gönderme yapılan malvarlığı suçuna göre değişebilir. Örneğin mala zarar verme veya belirli dolandırıcılık biçimleri bakımından şikâyet ve uzlaştırma hükümleri gündeme gelebilirken yağma bakımından gelmez. Bu nedenle “TCK m.290 bütünüyle şikâyete tabi değildir” şeklinde genelleme yapılmamalıdır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Doğrudan TCK m.290/1 bakımından görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetki, taşınmaza yeniden el konulan yere göre belirlenir. TCK m.290/2’de görev, gönderme yapılan suçun ceza üst sınırına göre değişebilir; yağmanın nitelikli şekli ağır ceza mahkemesinin görev alanına girebilir.
İİK m.342 kapsamındaki özel icra suçunda ise İİK m.346 gereğince görev icra ceza mahkemesindedir. Ceza miktarı aynı hükme gönderme yapsa bile görev ve takip usulü birbirine karıştırılmamalıdır.
Dava Zamanaşımı
TCK m.290/1 için olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır. Süre, yeniden el koymanın gerçekleştiği tarihten başlar. Eylem kesintisiz bir işgal görünümü taşısa da suçun tamamlanma ve sona erme anı somut fiile göre belirlenmelidir.
İkinci fıkrada zamanaşımı, gönderme yapılan suçun cezasına göre hesaplanır. İİK m.342 bakımından ise genel dava zamanaşımından önce özel şikâyet süreleri kontrol edilmelidir.
Deliller
- Kesinleşmiş mahkeme kararı ve hükmün kapsamı,
- İcra emri, tahliye ve teslim tutanakları, tebligatlar,
- Taşınmazın teslim öncesi ve sonrası fotoğraf ve kamera görüntüleri,
- Kilit, kapı, çit ve kullanım durumuna ilişkin keşif ve bilirkişi incelemesi,
- Tapu, kira, ihale ve ortaklığın giderilmesi kayıtları,
- Haciz, rehin veya elkoyma kararı ile yediemin teslim tutanağı,
- Araç takip, otopark giriş-çıkış ve plaka tanıma kayıtları,
- Tanık anlatımları, mesajlar, aramalar ve failin teslimden haberdar olduğunu gösteren belgeler.
Teslim tutanağının yalnız düzenlenmiş olması yeterli görülmemeli; fiilî teslimin nasıl yapıldığı ve failin bilgisi araştırılmalıdır. İkinci fıkrada resmî teslim zinciri, eşyanın kimden kime geçtiği ve rıza, cebir veya hile biçimi açıkça ispatlanmalıdır.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
- Mahkeme kararı bulunmasını fiilî teslim yerine kabul etmek,
- “Tekrar elkoyma” unsurunu araştırmadan TCK m.290/1 uygulamak,
- Her otoparka çekilen aracı resmen elkonulmuş mal saymak,
- İİK m.342 ve m.343 kapsamındaki özel icra suçlarını TCK m.290 ile karıştırmak,
- Taşınırın alınma biçimini belirlemeden doğrudan hırsızlık hükümlerine gitmek,
- Malik fail için zorunlu indirim hükmünü uygulamamak,
- İcra ceza mahkemesi ile asliye/ağır ceza mahkemesinin görev alanını ayırmamak,
- Teslimden haberdar olma ve kastı yalnız tapu kaydına dayanarak kabul etmek.
Somut Olay Kontrol Listesi
- Mal taşınmaz mı, taşınır mı?
- Taşınmaz hangi hükümle ve kime teslim edildi?
- Fiilî teslim gerçekten tamamlandı mı?
- Sonraki davranış “tekrar elkoyma” yoğunluğunda mı?
- Olay TCK m.290/1 mi, İİK m.342 veya m.343 mü?
- Taşınır hangi resmî işlemle ve kime muhafaza için teslim edildi?
- Mal rıza dışında mı, cebirle mi, hileyle mi alındı; yoksa tahrip mi edildi?
- Fail malın gerçek sahibi mi, şirket ortağı veya üçüncü kişi mi?
- Tebligat ve teslim tutanağı failin bilgisini kanıtlıyor mu?
- Şikâyet, uzlaştırma, görev ve süre hangi atıf suçuna göre belirlenecek?
İçtihatlarla Uygulama
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2015/4, K.2019/46, 24.01.2019
Ceza Genel Kurulu, TCK m.290/1 ile İİK m.342 ve m.343 arasındaki ayrımı ele almıştır. Karara göre TCK m.290/1’deki suç, taşınmazın hak sahibine tesliminden sonra taşınmaza tekrar girme veya el koymayla oluşur. Geçit hakkı tesis edilen taşınmazda daha önce el atmanın önlenmesine ilişkin bir hüküm ve tekrar niteliğinde müdahale bulunmadığında TCK m.290/1 oluşmaz.
İlamın geçit hakkına tahammül etme yükümlülüğü getirmesi ve ilk engelleme davranışı bulunması hâlinde olayın İİK m.343 kapsamındaki ilam hükmüne uymama suçu olarak değerlendirilmesi gerekir. Karar, görevli mahkemenin belirlenmesinde suç vasfının önemini ortaya koymaktadır.
Yargıtay 22. Ceza Dairesi, E.2015/3059, K.2015/4740, 01.10.2015
Sanığın park yasağı nedeniyle trafik görevlilerince yediemin otoparkına çektirilen aracını alması olayında Daire, çekme işleminin trafik akışını sağlamak amacıyla geçici tedbir olduğunu belirlemiştir. Kanunun aradığı anlamda haciz, rehin veya elkoyma ve muhafaza için resmî teslim bulunmadığından TCK m.290/2’nin unsurları oluşmamıştır.
İlke, her kamu görevlisi müdahalesinin “resmen elkonulmuş mal” yaratmadığıdır. İşlemin hukuki dayanağı ve muhafaza amacı mutlaka araştırılmalıdır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E.2015/16225, K.2015/15078, 09.09.2015
Şirkete ait hacizli aracın yediemin otoparkından alınması için üçüncü kişinin azmettirilmesi olayında Daire, hırsızlık hükümlerinin TCK m.290/2 ile birlikte uygulanmasını incelemiştir. Malın sahibinin fail olması hâlinde cezada yarıdan dörtte üçe kadar indirim yapılmasının zorunlu olduğu kabul edilmiştir.
Karar aynı zamanda şirket malı, azmettirme ve malik indirimi ilişkisini gösterir. Failin tüzel kişinin ortağı veya yöneticisi olması ile malın doğrudan gerçek kişi mülkiyetinde bulunması aynı kabul edilmemelidir.
Kısa Örnekler
Örnek 1: Hükmen teslim edilen taşınmaza dönüş
Ortaklığın giderilmesi sonunda konut alıcıya ihale edilip tahliye ve teslim edilir. Önceki kullanıcı, teslim tutanağını imzalamasına rağmen pencereyi kırarak eve yeniden yerleşir. Fiil TCK m.290/1 kapsamında tekrar elkoyma oluşturabilir; mala zarar verme yönünden içtima ayrıca değerlendirilir.
Örnek 2: Hacizli aracın yedieminden alınması
Malik, haczedilip usulüne uygun şekilde yediemine teslim edilen aracını yedek anahtarla gizlice alır. Eylem hırsızlık hükümlerine göre cezalandırılır; malik olduğu saptanırsa TCK m.290/2’nin son cümlesi uyarınca cezada yarıdan dörtte üçe kadar indirim uygulanır.
Sık Sorulan Sorular
TCK 290 cezası nedir?
Birinci fıkrada ceza üç aydan bir yıla kadar hapistir. İkinci fıkrada ise hırsızlık, yağma, dolandırıcılık veya mala zarar verme suçunun cezası uygulanır; malik fail için yarıdan dörtte üçe kadar indirim yapılır.
Kişi kendi malını yedieminden alırsa suç oluşur mu?
Evet, usulüne uygun haciz veya elkoyma sonrası muhafaza için resmen teslim edilen malın alınması suç oluşturabilir. Mülkiyet yalnız cezada indirim sağlar.
Her taşınmaza yeniden giriş TCK 290 mıdır?
Hayır. Taşınmazın hükmen hak sahibine teslim edilmiş olması ve sonraki davranışın tekrar elkoyma niteliği taşıması gerekir.
İcra yoluyla teslim edilen taşınmaza tekrar girme hangi mahkemede görülür?
Fiil İİK m.342 kapsamındaysa görev icra ceza mahkemesindedir. Doğrudan TCK m.290/1 kapsamındaki davaya ise asliye ceza mahkemesi bakar.
TCK 290 şikâyete tabi midir?
Doğrudan TCK m.290/1 resen soruşturulur. İİK m.342 ve m.343 ile TCK m.290/2’nin gönderme yaptığı bazı suçlarda özel şikâyet kuralları bulunabilir.
Trafik nedeniyle otoparka çekilen aracı almak TCK 290 mıdır?
Her durumda değildir. Yargıtay, yalnız trafik düzenini sağlamak amacıyla yapılan geçici çekmenin kanundaki anlamda elkoyma sayılmadığı bir olayda TCK m.290/2’nin oluşmadığına karar vermiştir.
Sonuç
TCK 290 resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması suçu, mülkiyet uyuşmazlığından çok devletin hüküm ve teslim işlemlerinin etkisini korur. Birinci fıkrada hükmen teslim, fiilî teslim ve tekrar el koyma; ikinci fıkrada ise resmî muhafaza teslimi ile alma veya tahrip biçimi eksiksiz kanıtlanmalıdır.
Özellikle İİK m.342–343 ayrımı, görevli mahkeme ve şikâyet süreleri bakımından belirleyicidir. Serinin sonraki yazısı olan TCK 291 başkası yerine ceza infaz kurumuna girme suçu da adli kararların doğru kişi ve usulle uygulanmasını koruması bakımından aynı bölümde yer alır. Kamu görevlisinin teslim veya muhafaza sürecindeki davranışları varsa görevi kötüye kullanma suçu ayrıca incelenmelidir.
Kaynakça
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.290, güncel metin, Mevzuat Bilgi Sistemi.
- Türkiye Büyük Millet Meclisi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kabul metni, Genel Kurul tutanağı ve madde gerekçesi.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2015/4, K.2019/46, 24.01.2019.
- Yargıtay 22. Ceza Dairesi, E.2015/3059, K.2015/4740, 01.10.2015.
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E.2015/16225, K.2015/15078, 09.09.2015.
- Mustafa Saydam, “Hükmen Hak Sahiplerine Teslim Edilen Taşınmaz Mallara Tekrar Elkonulması Suçu”, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.30, 31, 342, 343, 346 ve 347.
Resmen teslim edilen malın kendisine bırakıldığı kişinin muhafaza yükümlülüğüne aykırı tasarrufu, TCK 289 muhafaza görevini kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilir. Malın muhafızın elinden üçüncü kişi veya malik tarafından alınması ise TCK m.290 bakımından ayrı bir nitelendirme gerektirir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.


