İçeriğe geç

Yıllık İzin Kullandırılmaması: İzin Talebi ve Hak Arama

Ahşap masa üzerinde boş takvim, kapalı dizüstü bilgisayar, kâğıt ve kalem; pencere önünde bitki ve şapka.

Yıllık izin kullandırılmaması hâlinde çalışan, hak ettiği izin günlerini ve önceki başvurularını belirleyip iznin fiilen kullanılmasını yazılı olarak istemelidir. İşveren, işin durumunu dikkate alarak talep edilen tarihi değiştirebilir. Ancak bu yetki, dinlenme hakkını sürekli ertelemek veya izin yerine para vererek çalıştırmak için kullanılamaz. İzin başvurusunun yapılması da çalışana istediği gün kendiliğinden işe gitmeme hakkı vermez. İlk adım, izin bakiyesiyle birlikte kullanılabilecek tarihlerin yazılı olarak açıklığa kavuşturulmasıdır. Sorun sürüyorsa idari şikâyet ve somut olayın koşullarına göre hukuki başvuru seçenekleri değerlendirilir. İşten ayrılmayı düşünen kişi ise fesih nedenini, belgelerini ve süreleri ayrılmadan önce inceletmelidir.

Bu rehber, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki işçiler için hazırlanmıştır. Kamu görevlileri, deniz ve basın iş mevzuatına tabi çalışanlar veya başka hizmet ilişkileri bakımından izin kuralları farklı olabilir. İşyerinde kullanılan “personel” unvanı, hangi kanunun uygulanacağını tek başına belirlemez.

Önce hangi izin hakkının doğduğunu belirleyin

Yıllık ücretli izin, çalışanın iş görme yükümlülüğünden belirli bir süre uzaklaşırken ücretini almaya devam ettiği dinlenme hakkıdır. İşyerinde deneme süresi dâhil en az bir yıllık çalışmayla doğar. Başlangıç için yalnızca takvim yılının değişmesine bakılmaz. İşe giriş tarihi ve yıllık izin bakımından çalışılmış sayılan süreler esas alınır. Örneğin ekim ayında işe başlayan kişinin ilk izin hakkı, olağan koşullarda sonraki ocak ayında değil, bir yıllık hizmetini tamamladığında doğar.

İzin hesabında aynı işverenin farklı işyerlerindeki hizmetler birleştirilir. Buna karşılık bütün önceki işverenlerde geçirilen sürelerin kendiliğinden toplanacağı söylenemez. İşe giriş ve çıkış kayıtları, işverenin kimliği ve önceki çalışma ilişkisi incelenmelidir. Hastalık, doğum veya diğer kesintilerde de her günün hesaptan çıkarılması doğru değildir. Çalışılmış sayılan hâllerin koşulları ayrıca düzenlenmiştir. Dayanak, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53, 54 ve 55. maddeleridir.

İzne hak kazanıldığı tarihteki hizmet süresiAsgari yıllık izinKontrol edilecek koşul
Bir yıldan beş yıla kadar, beş yıl dâhil14 günBeşinci hizmet yılına karşılık doğan hak da bu gruptadır.
Beş yıldan fazla, on beş yıldan az20 günHak kazanma tarihi ve toplam hizmet doğru hesaplanmalıdır.
On beş yıl ve daha fazla26 günİş veya toplu iş sözleşmesindeki daha uzun süre saklıdır.

Tablonun dayanağı İş Kanunu m.53’tür. On sekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha büyük yaştaki işçiler için izin yirmi günden az olamaz. Yer altı işlerinde kanundaki izin süreleri dörder gün artırılarak uygulanır. Sözleşmeyle kanuni asgari sürenin üstüne çıkılabilir. İşyeri formunda daha kısa süre yazması, kanuni hakkı azaltmaz.

Niteliği gereği bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işleri için kanunda istisna vardır. Buna karşılık böyle bir işyerinde devamlı çalışan kişinin durumu ayrıca değerlendirilir. Kısmi süreli çalışan da sırf haftada daha az gün çalıştığı için yıllık izin hakkının dışında kalmaz. Bu ayrımlar, Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nin 12 ve 13. maddelerinde açıklanır.

Yıllık izin talebi nasıl yapılır?

Yönetmeliğin 7. maddesine göre çalışan, hak ettiği izni kullanmak istediği zamandan en az bir ay önce yazılı olarak işverene bildirir. Bu, izin planlamasına ilişkin bildirim süresidir. Süreye uyulmaması bütün birikmiş izin hakkının silinmesi anlamına gelmez. Buna karşılık son gün yapılan başvurunun istenen tarihte kabul edileceği de varsayılamaz.

Başvuruda ad, soyad, varsa sicil numarası, istenen başlangıç ve bitiş tarihleri ile ücretsiz yol izni talebi belirtilmelidir. Hangi hizmet yılına ait kaç günlük izin istendiğinin eklenmesi, bakiye tartışmasını azaltır. İşyerinin izin sistemi kullanılıyorsa başvurunun tarihi, durumu ve verilen cevap saklanmalıdır. İmzalı dilekçe veriliyorsa teslim alındığını gösteren bir nüsha alınması yararlıdır.

İzni işyerinin bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek işçi, talep edip bunu belgelemek koşuluyla gidiş ve dönüşte yolda geçecek süre için toplam dört güne kadar ücretsiz yol izninden yararlanabilir. Bu süre her izin talebine otomatik eklenen dört gün değildir. Yolculuğun gerektirdiği süre ve sunulan belge önemlidir. Dayanak, İş Kanunu m.56 ile Yönetmelik m.6 ve m.8’dir.

İşverenden ayrıca hangi günlerin izin bakiyesinden düşüleceğini ve işe dönüş tarihini bildirmesi istenebilir. Özellikle vardiyalı çalışmada “iki hafta izin” ifadesi tek başına yeterince açık olmayabilir. Hafta tatili, genel tatil ve çalışma günlerini gösteren takvim üzerinden anlaşılması sonradan ortaya çıkabilecek devamsızlık tartışmasını önler.

İşveren istediğim tarihi reddedebilir mi?

Evet. Yönetmelik m.8, izin kurulunun veya işverenin çalışanın istediği tarihle bağlı olmadığını açıkça belirtir. Bununla birlikte izin çizelgesi hazırlanırken hem işçinin talebi hem işin durumu dikkate alınır. Aynı tarihe rastlayan taleplerde işyerindeki kıdem ve bir önceki yıl iznin kullanıldığı tarih de değerlendirilir. İşveren, işin özelliğine göre izin kullanılacak dönemleri belirleyip işyerinde ilan edebilir.

Bu düzenleme, “yoğunluk var” denilerek izinlerin belirsiz bir geleceğe bırakılması anlamına gelmez. İş Kanunu m.54, her hizmet yılına karşılık hak edilen iznin gelecek hizmet yılı içinde kullanılmasını öngörür. Tarih uygun görülmüyorsa başka bir tarih belirlenmesini istemek, uyuşmazlığın gerçekte tarih seçimi mi yoksa hakkın bütünüyle engellenmesi mi olduğunu ortaya koyar.

Varsayımsal örnek: Bir çalışan, bir ay önceden eylül ayı için izin ister. İşveren aynı bölümdeki diğer izinler nedeniyle ekim ayında somut bir tarih önerir. Çalışanın hak ettiği izin dönemini koruyan bu öneri, yıllardır yapılan her başvuruya “sonra bakarız” cevabı verilmesinden farklıdır. İlk olayda izin çizelgesi ve bölümün çalışma planı; ikinci olayda ise eski başvurular, ret cevapları ve biriken günler önem kazanır. Her iki olayda da yalnızca bir mesajı okuyarak haklı fesih sonucu çıkarılamaz.

İşçi sayısı yüzden fazla olan işyerlerinde izin kurulu oluşturulur. Kurul, izin çizelgesinin yanı sıra izinle ilgili dilek ve şikâyetleri de inceler. İşyerinizde böyle bir kurul varsa önceki taleplerinizi ve uygun alternatif tarihleri kurula sunabilirsiniz. Kurula başvuru yapılması, ayrıca takip edilmesi gereken dava veya fesih sürelerinin yerine geçmez. Kurulun görevleri Yönetmelik m.15 ve m.16’da düzenlenmiştir.

İzin onayı olmadan işe gitmemek neden risklidir?

İzin bakiyesinin bulunması ile belirli tarihler için izin verilmesi ayrı konulardır. “Yirmi gün iznim var, yarın kullanmaya başlıyorum” açıklaması, işverenle izin tarihini netleştirme gereğini ortadan kaldırmaz. Başvurunun cevapsız kalması da tek başına izin onayı olarak kabul edilmemelidir. Onay yetkisi bulunan kişinin verdiği cevap ve işyerinin izin sistemi kontrol edilmelidir.

İzinsiz ve haklı neden olmadan işe devam edilmemesi, İş Kanunu m.25/II-g’deki koşullar oluşursa fesih uyuşmazlığına yol açabilir. Özellikle izin talebi açıkça reddedilmişken işe gelmemek, yıllık izin hakkı tartışmasına yeni bir sorun ekler. Devamsızlık günlerinin hesabı ve mazeretin değerlendirilmesi için işe devamsızlık nedeniyle işten çıkarılma rehberi ayrıca incelenebilir.

Sözlü izin verilmişse tarihleri ve işe dönüş gününü yazılı olarak teyit edin. Yönetici değişikliği, vardiya düzenlemesi veya insan kaynakları kaydıyla çelişen bir talimat varsa izne çıkmadan açıklama isteyin. Amaç yalnızca izin istemiş olduğunuzu değil, hangi tarihlerde izinli sayıldığınızı da belgelemektir.

İzin bölünebilir mi, hangi günler bakiyeden düşülmez?

İşveren yıllık izni tek taraflı olarak küçük parçalara bölemez. Tarafların anlaşmasıyla bölünerek kullanım mümkündür; bir bölümün en az on gün olması gerekir. Kanun, bu bölümün mutlaka on günden fazla olmasını istemez. Güncel düzenlemede izinlerin en fazla üç parçaya ayrılabileceği yönünde eski bir sınır da bulunmamaktadır. İş Kanunu m.56’daki bu değişiklik 26 Nisan 2016’da yürürlüğe girmiştir.

Yıllık izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin gününden sayılmaz. Cumartesinin durumu ise yalnızca takvimdeki adına bakılarak belirlenmemelidir. Çalışma düzeni ve sözleşmeler incelenerek o günün hukuki niteliği açıklığa kavuşturulmalıdır. İzin formunda başlangıç, bitiş, düşülen gün sayısı ve dönüş tarihi birlikte gösterilmelidir.

Yıl içinde verilen diğer ücretli veya ücretsiz izinler ile dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izinden düşülemez. Örneğin sağlık raporuyla çalışılmayan bir dönemin sonradan yıllık izin olarak işlenmesi, bu kuralla bağdaşmaz. İşverenin çalışanı ücretsiz izne göndermesi ise farklı bir uyuşmazlıktır. Bu konuda zorla ücretsiz izne çıkarılma ve ücret hakları yazısındaki ayrımlar dikkate alınabilir. Bu bölümün dayanağı İş Kanunu m.56 ve Yönetmelik m.6’dır.

“İzin yerine parasını verelim” önerisi kabul edilmeli mi?

İş ilişkisi sürerken yıllık izin hakkından vazgeçilemez. İşverenin ek bir ödeme yapması, çalışanın dinlenmesini sağlama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Burada izin kullanılırken ödenecek ücretle, sözleşme sona erdiğinde kullanılmayan günler için ödenecek tutar birbirinden ayrılmalıdır.

İş Kanunu m.57 uyarınca işveren, izin dönemine ilişkin ücreti izin başlamadan önce peşin ödemeli veya avans olarak vermelidir. Bu ödeme, iznin yanında verilmesi zorunlu ayrı bir ikramiye anlamına gelmez. Çalışanın izinli olduğu dönemin ücretinin önceden karşılanmasını sağlar. Bordro ve banka hareketleri incelenirken ödemenin hangi döneme ait olduğu belirlenmelidir.

Varsayımsal örnek: İşveren, çalışanına yıl sonunda “kullanmadığın on dört günün karşılığı” açıklamasıyla para yatırır ve çalışanın çalışmaya devam ettiği günleri izin sisteminden düşer. Banka ödemesi, o günlerde dinlenildiğini göstermez. İzin kayıtlarıyla vardiya çizelgesi, görev yazışmaları ve giriş çıkış kayıtları birlikte incelenmelidir. Çalışanın gerçekten izne çıkıp çıkmadığı ile yapılan ödemenin hukuki hesabı ayrı değerlendirilir. Sadece bordroda izin ücreti yazması, fiilî izin kullanımını doğrulamaya yetmez.

Kullanmadığım izin kullanılmış görünüyorsa hangi belgeler gerekir?

İşveren, yıllık izin durumunu gösteren kayıt tutmakla yükümlüdür. İzin defteri, izin formu veya aynı esaslara uygun sistem kayıtları bu nedenle önemlidir. Çalışan, bakiyesindeki eksilmeyi fark ettiğinde hangi tarihin ve kaç günün tartışmalı olduğunu açıkça belirterek düzeltme istemelidir. İş Kanunu m.56 ile Yönetmelik m.20 bu kayıt yükümlülüğünün dayanağıdır.

  • İzin talebi ve cevapları: Hangi tarihler için başvurduğunuzu, talebin reddedildiğini veya ertelendiğini gösterir.
  • İzin dökümü ve imzalı formlar: İşverenin hangi hizmet yılına karşılık kaç gün izin kullandırdığını ileri sürdüğünü ortaya koyar.
  • Vardiya, giriş çıkış ve görev kayıtları: İzinli gösterildiğiniz tarihlerde çalışıp çalışmadığınızın araştırılmasına yarar.
  • Sözleşme ve varsa toplu iş sözleşmesi: Kanundan daha uzun izin, ek hak veya özel başvuru usulü bulunup bulunmadığını gösterir.
  • Hizmet dökümü ve işe giriş belgeleri: Hizmet süresi ile işveren değişikliklerinin incelenmesini sağlar. Tek başına izin kullanımını ispatlamaz.
  • Bordro ve banka hareketleri: İzin dönemindeki ücretin ödenmesi ile diğer ödemelerin birbirinden ayrılmasına yardımcı olur.

Fiilen çalıştığınız bir dönem için “iznimi kullandım” açıklamasını imzalamayın. Daha önce imzalanmış bir belge varsa yok saymak yerine içeriğini, düzenlendiği tarihi ve aksi yöndeki kayıtları birlikte değerlendirin. Belgelerin asıllarını ve yazışmaların bütünlüğünü koruyun. Başka çalışanların hesaplarına veya yetkiniz dışındaki kurumsal verilere erişmek, delil toplamanın uygun bir yolu değildir.

Talep sürekli reddediliyorsa nereye başvurulur?

İlk olarak işverene veya ilgili insan kaynakları birimine önceki başvurularınızı da içeren yazılı bir talep iletin. Hak ettiğiniz günlerin ve kullanılabilecek tarihin bildirilmesini isteyin. İşyerinde izin kurulu varsa başvurunuzu ona da sunun. İş sözleşmesini sürdürmek istiyorsanız dilekçenizde bunu belirsizleştiren bir istifa cümlesi kullanmayın.

Çalışma mevzuatına aykırılık iddiası için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvuru yapılabilir. SGK’nın ALO 170 açıklaması, çalışma hayatına ilişkin ihbar, şikâyet ve taleplerin bu kanaldan alınabildiğini belirtir. İşyerinin unvanını, adresini, çalışma döneminizi ve hangi tarihlerde izin verilmediğini açıkça bildirin. Başvuru numarasını saklayın ve eklediğiniz belgelerin listesini tutun.

İş Kanunu m.91 çalışma hayatının denetimini, m.103 ise izin kurallarına aykırılıklarla ilgili idari yaptırımı düzenler. İdari para cezası çalışana ödenecek tazminat değildir. Şikâyetin yapılması belirli bir tatil tarihini kendiliğinden onaylamaz ve özel hukuk talepleri için gerekli başvuruların yerine geçmez. Denetim sonucu beklenirken varsa fesih ve dava süreleri ayrıca takip edilmelidir.

İzin verilmediği için haklı fesih yapılabilir mi?

İş Kanunu m.24/II-f’de çalışma şartlarının uygulanmaması, işçinin haklı nedenle fesih sebepleri arasında düzenlenmiştir. Yıllık iznin fiilen engellenmesi bu hüküm yönünden değerlendirme gerektirebilir. Ancak tek bir tarih talebinin reddedilmesi, özellikle uygun başka tarih önerilmişse, kendiliğinden haklı fesih ve tazminat sonucu doğurmaz. Kullanılmayan süre, taleplerin geçmişi, işverenin gerekçesi ve fiilî izin uygulaması birlikte incelenmelidir.

Haklı fesih koşulları ile gerekli kıdem şartı oluşmuşsa kıdem tazminatı talebi gündeme gelebilir. Bu değerlendirmenin dayanağı 1475 sayılı Kanun m.14 ve 4857 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesidir. Fesih nedenini açıklamadan yalnızca “kendi isteğimle ayrılıyorum” yazılması, sonradan ileri sürülecek gerekçenin ispatını güçleştirebilir. Fesih bildirimi, izin talebinden farklı bir hukuki işlemdir.

4857 m.26, ahlak ve iyi niyet kurallarına dayalı fesihte öğrenmeden itibaren altı iş günü ve kural olarak fiilden itibaren bir yıllık sınır öngörür. Devam eden bir ihlalde sürenin hangi olaydan başlatılacağı ayrıca değerlendirilir. Her ret mesajından otomatik olarak aynı takvimi çıkarmak veya ihlal sürdüğü için sınırsız zaman bulunduğunu düşünmek doğru değildir. Ayrılmadan önce olay sırası, tebliğler ve belgeler üzerinden süre kontrolü yapılmalıdır.

İşten ayrıldıktan sonra izin hakkı ve başvuru yolu

Fesih sonrasındaki başvurular için işten çıkarılan çalışanın hakları yazısı incelenebilir. İzin ücreti konusunda anlaşılmış ancak ödeme yapılmamışsa arabuluculukta anlaşılan paranın tahsili rehberi ilgili aşamayı açıklar.

Sözleşme herhangi bir nedenle sona erdiğinde hak kazanılmış fakat kullanılmamış izin günlerinin ücreti, sona erme tarihindeki ücret üzerinden ödenir. İş Kanunu m.59’daki bu hak, sırf çalışanın istifa etmiş olması nedeniyle ortadan kalkmaz. İş ilişkisi sürerken izin kullanma talebiyle, ayrılıktan sonra izin ücreti isteme talebi aynı koşullara bağlı değildir.

25 Ekim 2017 sonrasında sona eren sözleşmeler bakımından izin ücreti zamanaşımı beş yıldır ve sözleşmenin sona ermesinden başlar. Daha eski olaylarda 4857 geçici m.8’deki geçiş kuralı ayrıca incelenir. Çalışırken geçen her yıl sonunda, kullanılmayan iznin otomatik olarak silindiği sonucu çıkarılamaz. Zamanaşımı hesabı özellikle önceki fesihler, ödemeler ve başvurular varsa dosya üzerinden yapılmalıdır.

İzin ücreti için dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Anlaşma olmazsa iş mahkemesinde talep ileri sürülebilir. Yetkide genel olarak davalının yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer dikkate alınır. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur; hak düşürücü süre işlemez. Dayanak, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, m.5 ve m.6’dır.

İşverenin işten çıkarmasına karşı işe iade isteniyorsa, işe iade koşulları ayrıca aranır. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya, anlaşma olmazsa son tutanağın düzenlenmesinden itibaren iki hafta içinde iş mahkemesine başvurma kuralı bulunur. Bu süreler, izin ücretinin beş yıllık zamanaşımıyla karıştırılmamalıdır. İdari şikâyet sonucunu beklemek bu başvuru takvimini kendiliğinden durdurmaz. Dayanak, 4857 m.20’dir.

Bugün atılabilecek ilk adım

İşe giriş tarihinizi, hak ettiğiniz izinleri, kullandığınız günleri ve önceki başvurularınızı tek bir çizelgede toplayın. İşverene talep ettiğiniz dönemi ve uygunsa alternatif tarihleri yazılı bildirin. Bakiye hatası varsa tartışmalı günleri belgeleriyle gösterin. Ret veya erteleme sürüyorsa sözleşmeyi devam ettirme, idari şikâyet ve fesih seçeneklerini ayrı ayrı değerlendirin. İzne kendiliğinizden çıkmadan veya ayrılma belgesi imzalamadan önce bunun çalışma ilişkinize etkisini netleştirin.

Yazar: Av. İltan Ekmekçioğlu. Mevzuat kontrol tarihi: 28 Ekim 2026.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Uygulanacak kanun, çalışma tarihleri, sözleşmeler ve izin kayıtları somut olayda birlikte değerlendirilmelidir.

işçi haklarıyıllık ücretli izin
Önceki yazı
Nişan Hediyelerinin İadesi: Nişan Bozulunca Ne Yapılır?
Sonraki yazı
Borcu Ödedim, Senedim Geri Verilmiyor: Makbuz ve İade Hakkı