İçeriğe geç

Vekâlet Veren Vefat Etti: Eldeki Vekâletnameyle İşlem Yapılabilir mi?

Ahşap masada bordo dosya, boş kâğıtlar, kapalı dolma kalem ve ev anahtarı.

Vekâlet verenin ölümünden sonra eski vekâletnameyle işleme devam edilebileceği varsayılmamalıdır. Temsil yetkisi ve vekâlet sözleşmesi kural olarak ölümle sona erer. Ancak sözleşmede devamı öngören bir düzenleme bulunması, işin niteliği, vekilin sona ermeyi henüz öğrenmemiş olması veya gecikmenin korunması gereken menfaatleri tehlikeye düşürmesi farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle belgenin noterden düzenlenmiş ve üzerinde son kullanım tarihi yazmıyor olması yeterli değildir.

Bu rehber, bir yakınının işlerini vekâletnameyle yürütürken ölüm haberini alan kişi ile eski vekilin işlemlerini kontrol etmek isteyen mirasçılar içindir. Devam eden dava dosyasındaki avukatın usul işlemleri, şirket organlarının temsili ve özel yetki türleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Ölüm haberini alınca ilk olarak ne yapılmalı?

Önce planlanan işlemle tamamlanmış işlemi ayırın. Bankaya verilmek üzere hazırlanmış talimat, karşı tarafa gönderilmiş teklif ve tamamlanmış para transferi aynı aşamada değildir. Yeni satış veya para çekme işlemi yapmadan önce yetkinin devam edip etmediğini kontrol ettirin. Vekâletnamenin bütün sayfalarını, varsa ayrı sözleşmeyi ve verilen talimatları bir araya getirin.

Ölüm tarihi ile ölümün öğrenildiği tarihi ayrı kaydedin. Banka, tapu müdürlüğü veya işlem yapılacak diğer kuruma durumu bildirirken hangi belge ve kayıtların gerektiğini sorun. Yapılan bildirimin içeriğini ve kuruma ulaştığını gösteren belgeyi saklayın. Kurumun sisteminde vekâletnamenin görünmesi, hukuk bakımından yetkinin hâlen sürdüğünü tek başına göstermez.

Vekil elindeki para, anahtar, sözleşme ve diğer belgeleri kendi malvarlığından ayrı tutmalıdır. Bunları ilk başvuran aile ferdine teslim etmek yerine mirasçıların kimliğini ve teslim almaya yetkili kişiyi belirlemek gerekir. Ölüm, önceki işlemlerin hesabını verme ve alınan değerleri teslim etme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Vekâletname ile vekâlet sözleşmesi neden ayrı incelenir?

Temsil yetkisi, başka biri adına hukuki işlem yapabilme yetkisidir. Vekâlet sözleşmesi ise bir işin görülmesini üstlenen kişi ile işi veren kişi arasındaki ilişkiyi düzenler. Vekâletname, bu ilişkide üçüncü kişilere sunulan yetki belgesidir. Belgeyi elinde bulundurmak ile yetkinin devam etmesi aynı şey değildir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 43. maddesi temsil yetkisinin, 513. maddesi vekâlet sözleşmesinin ölüm nedeniyle sona ermesini düzenler. Her iki hükümde de aksi yöndeki anlaşma veya işin özelliğinden kaynaklanan istisnalar bulunmaktadır. Bu yüzden yalnız vekâletnamenin başlığına bakılarak “kesin bitti” veya “süresiz olduğu için devam eder” denilemez.

“Ölümden sonra da geçerlidir” anlamındaki bir kayıt varsa bunun hangi işlemleri kapsadığı incelenmelidir. Böyle bir kayıt, vekile miras mallarını kendi yararına kullanma veya önceki yetkinin dışına çıkma hakkı vermez. Yetki devam etse bile talimata uygunluk, sadakat ve özen yükümlülükleri önemini korur. Taşınmaz bakımından bu yükümlülükler taşınmaz satışında vekilin özen borcu ve sorumluluğu yazısında ayrıca ele alınmıştır.

Vekil ölümden habersiz işlem yaptıysa ne olur?

İşlemin ölümden sonra yapılmış olması tek başına bütün sonuçları açıklamaz. TBK 514, vekilin sözleşmenin sona erdiğini öğrenmeden önce yaptığı işler bakımından vekâlet verenin veya mirasçıların, sözleşme devam ediyormuş gibi sorumlu olmasını düzenler.

Dışarıdaki kişiyle yapılan hukuki işlem yönünden TBK 45 de önemlidir. Temsilci yetkisinin sona erdiğini bilmediği sürece temsil olunan veya halefleri işlemin sonuçlarıyla bağlıdır. Ancak işlem yapılan üçüncü kişi yetkinin sona erdiğini biliyorsa bu kural uygulanmaz. Dolayısıyla yalnız vekilin açıklaması değil, karşı tarafın neyi ne zaman bildiği de araştırılmalıdır.

Ölüm bildirimi, mesajlar, görüşme kayıtlarına ilişkin hukuka uygun deliller, kurum başvuruları ve işlem zamanı bu ayrım için önem taşır. Sonradan hazırlanmış genel bir beyan yerine tarihleri gösteren özgün kayıtları koruyun. Bu hükümler, önceden hiç verilmemiş bir yetkiyi veya yetki kapsamının aşılmasını kendiliğinden geçerli hâle getirmez.

Zarar doğmaması için acil işe devam edilebilir mi?

TBK 513’ün ikinci fıkrası, vekâletin sona ermesinin vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürdüğü durumu ayrıca düzenler. İşler vekâlet veren, mirasçı veya temsilci tarafından yürütülebilecek hâle gelinceye kadar vekilin, onun mirasçısının ya da temsilcisinin ifaya devam etmesi gerekebilir.

Bu düzenleme her işlemi eski düzende sürdürme izni değildir. Gecikmenin hangi somut zararı doğuracağı, alınacak önlemin neden gerekli olduğu ve işin kim tarafından ne zaman devralınabileceği gösterilmelidir. Büyük bir satışın tamamlanması ile bozulacak malın korunması aynı değerlendirmeye tabi tutulmamalıdır.

Varsayımsal örnek: Vekil, sahibinin mallarını depoda muhafaza ettirmektedir. Ölüm haberinin geldiği gün depoda su sızıntısı başlamıştır. Malları güvenli bölüme taşıtmak için acil ve ölçülü koruma önlemi alınması ile malların tamamını satışa çıkarmak farklı işlemlerdir. Koruma giderlerinin belgesi ve mirasçılara yapılan bildirim saklanmalı; aciliyet gerekçesiyle gereksiz tasarruf yapılmamalıdır.

Mirasçılardan birinin talimatı yeterli olur mu?

Mirasçılık belgesiyle banka ve tapu işlemlerine hazırlık miras intikali yazısında ele alınmaktadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 599. maddesine göre miras, ölümle birlikte kanun gereğince mirasçılara geçer. Birden fazla mirasçı varsa paylaşmaya kadar miras ortaklığı bulunur. TMK 640 uyarınca sözleşme veya kanundan doğan temsil ve yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf edilir. Tereke, ölen kişiden kalan malvarlığı hakları ve borçları ifade eder.

Bu nedenle “ben de mirasçıyım” diyen bir kişinin eski vekile talimat vermesi, diğer mirasçıları da bağlayan genel bir yetki olarak kabul edilmemelidir. Mirasçılık belgesi mirasçıları ve payları gösterir; tek başına bir mirasçıyı bütün terekenin temsilcisi yapmaz. Gerekiyorsa mirasçıların yeni ve işlemle uyumlu yetkilendirmesi alınır. Her mirasçının tereke haklarının korunmasını isteme yetkisi ise tasarruf yetkisinden ayrıdır.

Birlikte hareket edilemiyorsa mirasçılardan biri, TMK 640 kapsamında sulh hukuk mahkemesinden miras ortaklığına paylaşmaya kadar temsilci atanmasını isteyebilir. Bu başvuru, eski vekilin dilediği işlemi yapmasını sağlayan otomatik bir yol değildir; temsilcinin görev ve yetkisi ayrıca belirlenir.

Vekâletname, para ve belgeler nasıl teslim edilmeli?

Mirasın malvarlığı ve borçlarının kapsamı bilinmiyorsa terekenin resmî defterinin tutulması rehberindeki kayıt ve başvuru açıklamaları da incelenebilir.

TBK 44, yetki sona erdiğinde temsilcinin yetki belgesini geri vermesini veya hâkimin belirlediği yere bırakmasını öngörür. Temsil olunanın halefleri belgeyi geri almak için gerekeni yapmazsa bundan zarar gören iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sorumluluk gündeme gelebilir. Ölüm haberini bilen mirasçıların eski belgenin kullanım riskini görmezden gelmemesi gerekir.

TBK 508’deki hesap verme ve alınanları teslim etme borcu bakımından aşağıdaki kayıtlar birlikte hazırlanabilir:

KayıtNeyi açıklamalı?
İşlem çizelgesiYapılan iş, işlem tarihi, karşı taraf ve dayanak talimat.
Para hareketleriTahsil edilen, harcanan ve elde kalan tutarların dekont veya makbuzları.
Belge ve eşya listesiVekâletname aslı, sözleşmeler, anahtarlar ve muhafaza edilen diğer değerler.
Teslim tutanağıTeslim alanın yetkisi, teslim tarihi, teslim edilenler ve açık kalan işler.

Tarafların teslimin kapsamını açıkça yazması önemlidir. Yalnız belgelerin teslim edildiği bir tutanağa fark edilmeden bütün hesapların kabulü veya tüm taleplerden vazgeçme anlamına gelen hükümler eklenmemelidir. Hesap uyuşmazlığı sürüyorsa çekişmeli kalemler ayrıca belirtilmelidir.

Ölümden sonra yapılmış tartışmalı işlem nasıl incelenir?

Belgenin sahte olduğu iddia ediliyorsa sahte vekâletle yapılan taşınmaz satışı ayrı olarak incelenebilir. Geçici koruma ihtiyacı bakımından ihtiyati tedbir ve diğer koruma yöntemleri yazısı da değerlendirilebilir.

Önce yetkinin devamına ilişkin istisna, öğrenme zamanı ve işlemin kapsamı araştırılır. Gerçekten yetkisiz temsil varsa TBK 46 ve 47’deki onama ve sorumluluk hükümleri değerlendirilir. Onama, yetkisiz yapılmış işlemin sonradan benimsenmesidir. Miras ortaklığını bağlayacak onamanın kim tarafından verilebileceği belirlenmeden bir mirasçının tek başına imzaladığı kabul belgesine güvenilmemelidir.

Her olay için tek bir “vekâlet iptal davası” veya tek bir başvuru süresi yoktur. Para iadesi, hesap verme, tazminat ve tapu kaydının düzeltilmesi farklı taleplerdir. Görevli mahkeme, taraflar, arabuluculuk gerekliliği ve süreler seçilen talebe göre belirlenir. Kuruma bildirim yapılması veya vekilden açıklama istenmesi, dava ve takip sürelerini kendiliğinden durdurmuş sayılmamalıdır.

Ölüm belgesi, vekâletname ve sözleşme, mirasçılık belgesi, işlem evrakı, bildirimler ve hesap dökümüyle bir zaman çizelgesi hazırlayın. Sonra hangi işlemin korunacağı, hangisine itiraz edileceği ve hangi işin yeni yetkiyle devralınacağı belirlenebilir. Eski belgenin elde olması, bu incelemenin yerini tutmaz.

Av. İltan Ekmekçioğlu. Mevzuat kontrolü: 30 Ekim 2026. Genel bilgilendirmedir; somut işlem, belge ve tarihler ayrıca incelenmelidir.

hesap verme borcumiras ortaklığıvekâletin sona ermesiveraset işlemleriyetkisiz temsil
Önceki yazı
Kiracı Tadilat Yapabilir mi? Yazılı İzin, Masraflar ve Eski Hâle Getirme
Sonraki yazı
Çocuğum Başkasının Eşyasına Zarar Verdi: Ödemek Zorunda mıyım?