Taksirle Yaralama Suçu (TCK 89)

 Taksirle yaralama suçu TCK m.89‘da düzenlenir; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışla başkasının bedenine zarar verilmesidir. Temel ceza 4 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası olup; kemik kırığı, yüzde sabit iz, organ işlev kaybı gibi neticelerde ceza yarı oranında veya bir kat artar. Birden fazla kişinin yaralanmasında ceza 9 ay-5 yıla çıkar. Suç kural olarak şikâyete bağlıdır (mağdurun 6 ay içinde şikâyeti gerekir); ancak bilinçli taksir hâlinde şikâyet aranmaz. Trafik kazalarında sık görülen bu suçta etkili savunma için uzman ceza avukatından destek alın.

Madde Metni 

Madde 89- (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

  1. a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
  2. b) Vücudunda kemik kırılmasına,
  3. c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
  4. d) Yüzünde sabit ize,
  5. e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
  6. f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.

(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

  1. a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
  2. b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
  3. c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
  4. d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
  5. e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,

Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.

(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/5 md.) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.

 

1. Suçun Maddi Unsurları

Taksirle yaralama, bir neticeli (sonuçlu) suç olup, suçun oluşması için failin hareketi ile mağdurun yaralanması neticesi arasında bir nedensellik bağının bulunması zorunludur.

Korunan hukuki değer, kişinin vücut bütünlüğü ve sağlığıdır. Suçun maddi konusu, yaralanan kişinin bedeni ve sağlığıdır.

Hareket unsuru serbesttir. Kanun, yaralama neticesinin hangi hareketle meydana getirileceğini belirtmemiştir; bedensel zarara yol açabilecek her türlü dikkatsiz, tedbirsiz ve özensiz davranış suçun icra hareketini oluşturabilir. Bu davranış icrai (örneğin direksiyonu yanlış kullanmak) olabileceği gibi, ihmali (örneğin işverenin gerekli iş güvenliği tedbirini almaması) bir davranış da olabilir.

Netice ise üç ayrı biçimde ortaya çıkar ve bunlardan herhangi birinin gerçekleşmesi suçun oluşması için yeterlidir: mağdurun vücuduna acı verilmesi, sağlığının bozulması veya algılama yeteneğinin bozulması. Yaralanmanın derecesi suçun oluşumunu değil, uygulanacak cezanın ağırlığını etkiler; bu derecelendirme Adli Tıp Kurumu veya hekim raporu ile tespit edilir.

Suçun en kritik maddi unsuru nedensellik bağı ve objektif isnadiyettir. Failin özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile meydana gelen netice arasında doğrudan bir illiyet bağı kurulamıyorsa, yani netice failin kusurlu davranışının değil, başka bir etkenin (mücbir sebep, üçüncü kişinin ya da mağdurun tam kusuru) sonucuysa, fail bu suçtan sorumlu tutulamaz. Bu nedenle yargılamada kusur durumunun bilirkişi marifetiyle ayrıntılı tespiti büyük önem taşır.

2. Suçun Manevi Unsuru

Taksirle yaralama suçunun manevi unsuru taksirdir. Bu suç tanım gereği kastla işlenemez; fail neticeyi isteseydi suç, kasten yaralama (TCK m.86) olurdu. Taksirin varlığı için failin neticeyi öngörmemiş olması, ancak gerekli dikkat ve özeni gösterseydi öngörebilecek durumda bulunması gerekir.

Kanun taksiri iki dereceye ayırır ve bu ayrım hem ceza miktarı hem de yargılama usulü bakımından belirleyicidir:

  • Basit (bilinçsiz) taksir: Failin neticeyi hiç öngörmediği, ancak özen yükümlülüğüne aykırı davranarak neticeye sebep olduğu haldir.
  • Bilinçli taksir (TCK m.22/3): Failin neticeyi fiilen öngördüğü, fakat “nasıl olsa gerçekleşmez” düşüncesiyle hareket edip neticeyi istemediği haldir. Bilinçli taksirde ceza, üçte birden yarısına kadar artırılır. Ayrıca bilinçli taksir, suçun re’sen kovuşturulması ve uzlaştırma kapsamı bakımından da farklı bir rejime tabidir (bkz. 6. ve 8. başlıklar).

Fail herkes olabilir; suç özgü suç değildir. Mağdur da yaşayan herhangi bir insandır. Failin kusur derecesi (asli kusur, tali kusur, kusursuzluk) TCK m.22/4 uyarınca verilecek cezanın belirlenmesinde doğrudan etkilidir; ceza, failin kusuruna göre tayin edilir.

3. Suça Teşebbüs

Taksirli suçlarda teşebbüs hükümleri (TCK m.35) uygulanmaz. Teşebbüs, failin işlemeyi kastettiği bir suçun icra hareketlerine başlayıp elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamasıdır ve kavram gereği bir “kast” varlığını şart koşar. Taksirle yaralamada ise fail neticeyi hiçbir şekilde istememektedir. Dolayısıyla netice gerçekleşmemişse ortada cezalandırılabilir bir taksirli yaralama da bulunmaz; netice gerçekleşmişse suç zaten tamamlanmıştır. Bu nedenle taksirle yaralamanın teşebbüs aşamasında kalması hukuken mümkün değildir.

4. Suça İştirak

Taksirli suçlarda kural olarak azmettirme ve yardım etme şeklinde şeriklik mümkün değildir; çünkü iştirak iradesi de bir kasta dayanır. Buna karşılık TCK m.22/5, “birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur” düzenlemesini getirmiştir. Bu durum gerçek anlamda bir iştirak değil, çok failli taksir (yan yana faillik) halidir. Örneğin aynı olayda kusurlu birden fazla sürücü varsa, her biri kendi kusur oranına göre ayrı ayrı taksirle yaralama suçunun faili olarak sorumlu tutulur; kusurları toplanmaz, herkesin sorumluluğu kendi özen ihlaliyle sınırlıdır.

5. Suçların İçtimaı

Taksirle yaralamada içtima bakımından en önemli özel düzenleme, maddenin 4. fıkrasında yer alır. Bir taksirli fiil ile birden fazla kişinin yaralanması halinde, zincirleme suç (TCK m.43) hükümleri uygulanmaz; bunun yerine TCK m.89/4’teki özel hüküm devreye girer ve faile dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Burada her bir mağdur için ayrı ceza verilmesi yoluna gidilmez; tek bir ceza tayin edilir.

Aynı taksirli hareketin hem ölüme hem yaralanmaya yol açması halinde (örneğin bir trafik kazasında bir kişinin ölmesi, bir kişinin yaralanması) fikri içtima değil, gerçek içtima kuralları uygulanır ve fail hem taksirle öldürme (TCK m.85) hem de taksirle yaralama suçundan ayrı ayrı cezalandırılır. Bu durum, korunan hukuki değerin (her bir mağdurun hayatı/vücut bütünlüğü) kişiye bağlı olmasının doğal sonucudur.

6. Şikâyet ve Uzlaşma

Şikâyet bakımından maddenin 5. fıkrası ikili bir ayrım kurar:

  • Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır. Mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunması gerekir; aksi halde soruşturma yapılamaz.
  • Bu kuralın istisnası bilinçli taksirdir: Birinci fıkra kapsamına giren (basit/temel) yaralama hariç olmak üzere, suç bilinçli taksirle işlenmişse şikâyet aranmaz ve suç re’sen soruşturulur. Yani bilinçli taksirle gerçekleşen ve aynı zamanda nitelikli hallerden birini (m.89/2, 3, 4) doğuran yaralamalarda Cumhuriyet savcısı şikâyet olmaksızın doğrudan harekete geçer.

Uzlaştırma bakımından, taksirle yaralama suçu CMK m.253 uyarınca uzlaştırma kapsamındaki suçlardandır. Soruşturma ve kovuşturma aşamasında, dava açılmadan veya hüküm verilmeden önce uzlaştırma prosedürünün uygulanması zorunludur. Ancak bilinçli taksirle işlenen yaralama suçları uzlaştırma kapsamı dışındadır. Şikâyete bağlı basit taksir hallerinde, mağdurun şikâyetten vazgeçmesi veya uzlaşma sağlanması davanın düşmesi sonucunu doğurur.

7. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Taksirle yaralama suçunda yargılamayı yapmakla görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Maddede öngörülen ceza üst sınırları (en ağır halde dahi) ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmediğinden, suçun tüm fıkraları bakımından görevli yargı mercii asliye ceza mahkemesidir.

Yetkili mahkeme ise CMK m.12 uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesidir. Trafik kazalarından kaynaklanan taksirle yaralamalarda, kazanın gerçekleştiği yer mahkemesi yetkilidir.

8. Suçun Cezası (Yaptırım)

Maddede yaralamanın ağırlığına göre kademeli bir ceza sistemi öngörülmüştür:

Fıkra Durum Öngörülen Ceza
m.89/1 Temel hal (basit yaralama – vücuda acı verme / sağlığın veya algılama yeteneğinin bozulması) 4 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası
m.89/2 Nitelikli hal – duyu/organ işlevinin sürekli zayıflaması, kemik kırığı, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan durum, gebe kadının erken doğumu Temel ceza yarı oranında artırılır
m.89/3 Ağır nitelikli hal – iyileşmesi olanaksız hastalık/bitkisel hayat, duyu/organ işlevinin yitirilmesi, konuşma veya çocuk yapma yeteneğinin kaybı, yüzün sürekli değişikliği, gebe kadının çocuğunun düşmesi Temel ceza bir kat artırılır
m.89/4 Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması 9 aydan 5 yıla kadar hapis
m.22/3 Suçun bilinçli taksirle işlenmesi Ceza ayrıca üçte birden yarısına kadar artırılır

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, kemik kırığının cezaya etkisidir: kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif, orta veya ağır olmasına göre artırım oranı m.89/2 çerçevesinde değişkenlik gösterir ve bu husus Adli Tıp raporuyla saptanır.

Verilen ceza miktarına ve failin durumuna göre, koşulları varsa şu lehe kurumlar uygulanabilir:

  • Adlî para cezasına çevirme (TCK m.50) ve hapis cezasının ertelenmesi (TCK m.51),
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması – HAGB (CMK m.231), ki taksirle yaralama davalarında sıklıkla gündeme gelir,
  • Takdiri indirim (TCK m.62).

Ayrıca taksirle yaralama suçu nedeniyle, TCK m.53/6 uyarınca güvenlik tedbiri olarak failin meslek veya sanatının icrasının ya da trafik düzenlemesi gereğince aldığı sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir.

  1. Ceza Dairesi, taksirle yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerini düzenli olarak temyiz/kanun yararına bozma denetiminden geçirmekte; kusur tespiti, yaralanmanın derecesine ilişkin adli rapor, şikâyet/uzlaştırma usulü ve basit yargılama usulünün doğru uygulanıp uygulanmadığı bu denetimin başlıca konularını oluşturmaktadır Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/8645 E., 2026/3199 K., Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/669 E., 2026/3157 K..

 

Kaynaklar

YARGI KARARLARI

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ E. 2021/9733 K. 2025/9026 T. 18.12.2025 • TAKSİRLE ÖLDÜRME VE TAKSİRLE YARALAMA SUÇU ( İstinaf Başvurusu Üzerine Bölge Adliye Mahkemesince Dosya Üzerinden Yapılan İnceleme Sonucu 5271 SK Md. 280/1-A Uyarınca Tespit Edilen Hukuka Aykırılığın Yeniden Duruşma Açılmaksızın Düzeltilmesinin Mümkün Olduğu Gerekçesi ile İstinaf Yoluna Başvurulan Kararın Hüküm Kısmının 2. Maddesinin Tamamının Hükümden Çıkartılarak Yerine “…CMK’nın 223/2-C Maddesi Gereğince Sanığın Beraatine” İbaresinin Eklenerek İstinaf Başvurularının Düzeltilerek Esastan Reddine Karar Verildiği – Duruşma Açılarak ve Taraflar da Çağrılarak Delillerin Değerlendirilmesi Sonucu Karar Verilmesi Gerektiği ) • DURUŞMA AÇILMADAN KARAR VERİLMESİ ( 5271 Sayılı CMK’nın 280/1-G Maddesi Uyarınca Duruşma Açılarak ve Taraflar da Çağrılarak Delillerin Değerlendirilmesi Sonucunda Anılan Kanun Maddesinin 2. Fıkrasına Göre Yeniden Hüküm Kurulması Gerektiği Gözetilmeden Duruşma Açılmaksızın Dosya Üzerinden Yapılan İnceleme Sonucunda Taksirle Öldürme Suçundan İlk Derece Mahkemesince Kurulan Mahkumiyet Hükmünün Kaldırılarak Beraat Kararı Verilmesi Suretiyle İstinaf Başvurularının Düzeltilerek Esastan Reddine Karar Verilmesinin Hatalı Olduğu )

YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2025/1-41 K. 2025/392 T. 8.10.2025 • TAKSİRLE YARALAMA SUÇU ( Bölge Adliye Mahkemesince CMK 280. Md.sinde Yazılı Usule Uygun Şekilde Gerekirse Duruşma Açılması Suretiyle İlk Derece Mahkemesince Kurulan Hükmün Kaldırılması Sanık Hakkında Önceden Kesinleşen ve Anayasa Mahkemesince Yaşam Hakkının Usuli Boyutunun İhlaline Neden Olduğuna Karar Verilen HAGB Kararının Akıbeti ve Sanığın İsnat Edilen Suçlamaya Dair Cezai Sorumluluğu Hakkında Yeni Bir Hüküm Kurulması ve İstinaf İsteminin Esastan Reddine veya Düzeltilerek Esastan Reddine Karar Verilerek İstinaf İncelemesinin Sonlandırılması Gerektiği ) • CEZA MİKTARI ( Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmünde Kanunda Öngörülen Alt ve Üst Sınırlar Arasında TCK 61. Maddesine Göre Takdir Edilen Cezanın Miktarı Nedeniyle Bozulmasına Karar Verilerek Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesinin Hukuka Aykırı Olduğunun Kabul Edilmesi Gereği ) • DURUŞMA AÇILMASI ( Bölge Adliye Mahkemesince CMK 280. Md.sinde Yazılı Usule Uygun Şekilde Gerekirse Duruşma Açılması Suretiyle İlk Derece Mahkemesince Kurulan Hükmün Kaldırılması Sanık Hakkında Önceden Kesinleşen ve Anayasa Mahkemesince Yaşam Hakkının Usuli Boyutunun İhlaline Neden Olduğuna Karar Verilen HAGB Kararının Akıbeti ve Sanığın İsnat Edilen Suçlamaya Dair Cezai Sorumluluğu Hakkında Yeni Bir Hüküm Kurulması ve İstinaf İsteminin Esastan Reddine veya Düzeltilerek Esastan Reddine Karar Verilerek İstinaf İncelemesinin Sonlandırılması Gereği )

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ E. 2025/448 K. 2025/5970 T. 2.7.2025 • TAKSİRLE YARALAMA SUÇU ( Müştekinin Yaralanması Bakımından Kesin Doktor Raporu Aldırılıp Yaralanmanın 5237 Sayılı Kanun’un 89. Maddesinin 2. ve 3. Fıkralarında Sayılan Nitelikli Yaralanma Hallerine Uyup Uymadığının Belirlenmesini Takiben Şüphelilerin Hukuki Durumu Hususunda Bir Değerlendirme Yapılarak Kesin Rapora Göre Yaralanmanın 89. Maddenin 2. veya 3. Fıkralarına Göre Nitelikli Olması Halinde Soruşturmanın Şikayete Bağlı Olup Olmadığının Belirlenmesi Amacıyla Olayda Bilinçli Taksir Bulunup Bulunmadığın Araştırılması Gerekeceği ) • BİLİNÇLİ TAKSİR ( Soruşturma Kapsamında Yalnızca Geçici Hekim Raporu ile Epikirizin Bulunduğu Nazara Alındığında Müştekiye Ait Tüm Hastahane Kayıtları ile Müştekiye Ait Kati Raporun da Temin Edildikten Sonra Suçun Bilinçli Taksirle İşlenip İşlenmediği Belirlenerek Şüphelilerin Hukukî Durumunun Tayin ve Takdiri Gerektiği ) • KANUN YARARINA BOZMA ( Yapılan Eksik Soruşturma Sonucu Verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara Karşı Yapılan İtiraz Üzerine Soruşturmanın Genişletilmesine Karar Verilmesi Yerine İtirazın Reddine Karar Verilmesi Kanun’a Aykırı Olup Kanun Yararına Bozma Talebinin Kabulü Gereği )

YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2022/12-174 K. 2025/241 T. 28.5.2025 • TAKSİRLE YARALAMA SUÇU ( İnceleme Dışı Mağdurun Sanığın Arkadaşı Olan İnceleme Dışı Sanık Tarafından Darp Edilmiş Olması Nedeniyle Öfkelenmiş Olan Köy Sakinlerinin Sanığın Yönetimindeki Araca Taş ve Sopalarla Saldırdıkları – Sanığın Bu Haksız Saldırı Nedeniyle Kendisini Savunma Hakkı Doğduğu Ancak Seyir Hâlindeyken Aracı Durdurmak İçin Önüne Çıkan Katılanı Gören Sanığın Aracı Diğer Yöne Çevirmek ya da Durdurmak Suretiyle Saldırıyı Bertaraf Etmesi Mümkünken Seyrine Hızla Devam Edip Katılana Çarparak Onu Yaraladığı/Ölçülülük ya da Orantılılık İlkesi İhlal Edildiği ) • MEŞRU SAVUNMA ( Sanığın İdaresindeki Araçta Kendisi Dışında Biri Kadın ve Diğeri Üç Aylık Bebek Olmak Üzere Üç Kişinin Bulunması Çarpma Olayının Gerçekleşmesinden Hemen Önce Köy Sakinleri Tarafından Yapılan Saldırı Neticesinde Aracın Ön Camının Kırılarak Tamamen Parçalanması Nedeniyle Sanığın ve Araç İçerisindekilerin Daha Az Korunaklı Olmaları Yol Çıkışında Katılanın da İçerisinde Bulunduğu Grubun Kendisine ve Araçtakilere Zarar Vereceğinden Korkması ve Tekrar Saldırıya Uğrayacağını Düşünmesi Göz Önüne Alındığında Meşru Savunmada Sınırın Mazur Görülebilecek Bir Heyecan Korku ve Telaş ile Aşıldığının Kabulü Gerektiği ) • MAZUR GÖRÜLEBİLECEK HEYECAN KORKU VE TELAŞ ( Sanığın Maruz Kaldığı Saldırının Etkisiyle İçine Düştüğü Psikolojik Hâl Nedeniyle Heyecanlanması Paniğe Kapılması ve Hatta Korkması Bunun Sonucunda da Meşru Savunma Sınırını Aşması Genel Hayat Tecrübelerine Göre Beklenebilecek Bir Durum Olup Somut Olayda TCK’nın 27. Maddesinin 2. Fıkrasının Uygulanma Şartları Gerçekleştiği – Sanık Hakkında TCK’nın 27. Maddesinin 2. Fıkrası ve CMK’nın 223/3-C Maddeleri Uyarınca Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Karar Verilmesi Gerektiği )

YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2021/12-260 K. 2025/71 T. 12.2.2025 • TAKSİRLE BİRDEN FAZLA KİŞİNİN YARALANMASINA NEDEN OLMA SUÇUNUN YAPTIRIMI ( TCK’nın 89/1. Md.sinde Üç Aydan Bir Yıla Kadar Hapis Cezası Olarak Düzenlenmiş Maddenin İkinci ve Üçüncü Fıkralarında Suçun Nitelikli Hâllerine Yer Verilmiş Olup Mağdurun İkinci Fıkrada Gösterilen Şekilde Yaralanması Durumunda Birinci Fıkra Uyarınca Belirlenen Ceza Yarı Oranında Artırılacağının Belirtildiği ) • ZAMANAŞIMI ( Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma – Asli Dava Zamanaşımı Süresi Sekiz Yıl Aynı Kanun’un 67/4. Md. Göz Önüne Alındığında Kesintili Dava Zamanaşımı Süresi İse On İki Yıl Olduğu/Daha Ağır Cezayı Gerektiren Başka Suçları Oluşturma İhtimali Bulunmayan ve 30.08.2014 Tarihinde Gerçekleştirdiği İddia Edilen Eylemle İlgili Olarak Sanık Hakkında Dava Zamanaşımını Kesen En Son İşlem 07.01.2016 Tarihli Mahkûmiyet Hükmü Olup Bu Tarihten Sonra Dava Zamanaşımını Kesen veya Durduran Başkaca Bir Neden Olmadığı Gözetildiğinde Tck’nın 66/1-E Maddesindeki Sekiz Yıllık Asli Dava Zamanaşımı Süresi Ceza Genel Kurulunun İnceleme Tarihinden Önce 07.01.2024 Tarihinde Dolduğu )

YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2021/12-383 K. 2024/330 T. 6.11.2024 • TAKSİRLE YARALAMA SUÇU ( Her Bir Mağdurun Diğerlerinden Bağımsız Olarak Ayrıca Uzlaşabileceği ve Birden Fazla Mağdurdan Sadece Birisi Uzlaşmayı Kabul Etmez İse Sanığın Eyleminin Anılan Kanun’un 89/4. Maddesi Değil 89/1-2-3. Maddeleri Bağlamında Tartışılıp Değerlendirilmesi Gerektiği ) • UZLAŞTIRMA ( Taksirle Yaralama – Uzlaşmak İsteyen Sanık İle Uzlaşmak İsteyen Katılan Arasında Uzlaştırma İşlemleri Yapılıp Tamamlanarak Uzlaşma Sağlanması Hâlinde Sonucuna Göre Sanığın Hukuki Durumunun Değerlendirilmesi Gereği )

YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2019/12-648 K. 2024/125 T. 20.3.2024 • TAKSİRLE BİR KİŞİNİN YARALANMASINA NEDEN OLMA ( İlk Ameliyatı Gerçekleştiren Sanıkların Ameliyat Sahasının Kapatmadan Önce Yeterli Kontrolü Yapmamaları Sebebiyle Hastada Kompres Unutulmasına ve Bu Suretle Hastanın Basit Tıbbi Müdahale İle Giderilemeyecek Şekilde Yaralanmasına Sebebiyet Verdiklerinin Tespit Edilmesi Hususları Birlikte Değerlendirildiğinde Sanıkların Dikkat ve Özeni Göstermeyerek Katılanın Batınında Kompres Unutulması Neticesinde Meydana Gelen Yaralama Olayında Kusurlu Olduklarının Kabulünde Zorunluluk Bulunduğu ) • HASTANIN KARNINDA KOMPRES UNUTULDUĞU İDDİASI ( Taksirle Yaralama – Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunca Katılan Adına Düzenlenen Tüm Adli ve Tıbbi Evrakların İncelenmesi Neticesinde Katılanın Batınında Tespit Edilen Kompresinin İlk Ameliyatta Unutulmuş Olduğunun Tespit Edilmesi 19.06.2009 Tarihli İlk Ameliyatı Gerçekleştiren Sanıkların Ameliyat Sahasının Kapatmadan Önce Yeterli Kontrolü Yapmamaları Sebebiyle Hastada Kompres Unutulmasına ve Bu Suretle Hastanın Basit Tıbbi Müdahale İle Giderilemeyecek Şekilde Yaralanmasına Sebebiyet Verdiklerinin Tespit Edilmesi Hususları Birlikte Değerlendirildiğinde Sanıkların Meydana Gelen Yaralama Olayında Kusurlu Oldukları )

YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2023/12-342 K. 2023/493 T. 4.10.2023 • TAKSİRLE BİR KİŞİNİN YARALANMASINA NEDEN OLMA SUÇU ( Yerel Mahkemece Bozma İlamından Sonra Sanık ve Müdafii Duruşmadan Haberdar Edilmeksizin Cumhuriyet Savcısının Yazılı Görüşü Alındıktan Sonra Önceki Kararda Direnildiği/Sanığın Duruşmadan Haberdar Edilip Bozmaya Karşı Beyanlarının Sorulmamasının Savunma Hakkının Sınırlandırılması Niteliğinde Olduğu ) • SAVUNMA HAKKININ SINIRLANDIRILMASI ( Sanığın Duruşmadan Haberdar Edilip Bozmaya Karşı Beyanlarının Sorulmaması Savunma Hakkının Sınırlandırılması Niteliğinde Olup Bu Hususun CMUK’nın 5320 Sayılı Kanun’un 8. Maddesi Uyarınca Karar Tarihi İtibarı ile Uygulanması Gereken 326/1. Maddesine Aykırı Olduğunun Kabülü Gereği ) • DİRENME HÜKMÜ ( Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma Suçu – Sanığın Duruşmadan Haberdar Edilip Bozmaya Karşı Beyanlarının Sorulmaması Savunma Hakkının Sınırlandırılması Niteliğinde Olup Bu Hususun CMUK’nın 5320 Sayılı Kanun’un 8. Maddesi Uyarınca Karar Tarihi İtibarı ile Uygulanması Gereken 326/1. Maddesine Aykırı Olduğu/Yerel Mahkeme Direnme Hükmünün Saptanan Bu Usuli Nedenden Dolayı Diğer Yönleri İncelenmeksizin Bozulması Gereği )

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ E. 2023/4840 K. 2023/3657 T. 4.10.2023 • TAKSİRLE YARALAMA SUÇU ( 5237 S. Kanun’un 89. Md. Uyarınca Belirlenecek Cezanın Türü ve Üst Sınırına Göre Aynı Kanun’un 66. Md. Birinci Fıkrasının ( E ) Bendi Gereği 8 Yıllık Olağan Zamanaşımı Süresi Öngörüldüğü – Zamanaşımı Süresini Kesen Son İşlemin Sanığın Sorgusu Olduğu ve Bu Tarihten Temyiz İnceleme Tarihine Kadar 8 Yıllık Olağan Zamanaşımı Süresinin Gerçekleştiğinden Kamu Davasının Düşmesine Karar Verileceği ) • DAVA ZAMANAŞIMI ( Taksirle Yaralama Suçu – 5237 S. Kanun’un 89. Md. Uyarınca Belirlenecek Cezanın Türü ve Üst Sınırına Göre Aynı Kanun’un 66. Md. Birinci Fıkrasının ( E ) Bendi Gereği 8 Yıllık Olağan Zamanaşımı Süresi Öngörüldüğü/Zamanaşımı Süresini Kesen Son İşlemin Sanığın Sorgusu Olduğu ve Bu Tarihten Temyiz İnceleme Tarihine Kadar 8 Yıllık Olağan Zamanaşımı Süresinin Gerçekleştiği ) • DÜŞME KARARI ( Taksirle Yaralama Suçu – 5237 S. Kanun’un 89. Md. Uyarınca Belirlenecek Cezanın Türü ve Üst Sınırına Göre Aynı Kanun’un 66. Md. Birinci Fıkrasının ( E ) Bendi Gereği 8 Yıllık Olağan Zamanaşımı Süresi Öngörüldüğü/Zamanaşımı Süresini Kesen Son İşlemin Sanığın Sorgusu Olduğu ve Bu Tarihten Temyiz İnceleme Tarihine Kadar 8 Yıllık Olağan Zamanaşımı Süresinin Gerçekleştiğinden Düşme Kararı Verilmesi Gerektiği )

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ E. 2023/6248 K. 2024/4167 T. 12.9.2024 • TRAFİK GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE SOKMA SUÇU ( Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçunun Tehlike Suçu Olduğu Olayda ise Bir Kişinin Yaralanmış Olması Sebebiyle Zarar Suçunun Oluştuğu – Tehlikeli Eylemin Zarara Yol Açması ve Her İki Suçun Birlikte İşlenmesi Halinde Sanığın Hangi Suç Nedeniyle Cezalandırılacağı Belirlenirken Zarar Suçu Tehlike Suçu Ölçütünün Esas Alınması Suretiyle Sanığın Taksirle Yaralama Suçundan Cezalandırılmasının Mümkün Olduğu Ahvalde Sadece Taksirle Yaralama Suçundan Cezalandırılması Mümkün Olmadığı Ahvalde ise Sanığın Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Cezalandırılması Gerektiği ) • BİLİNÇLİ AKSİRLE YARALAMA SUÇU ( 2,05 Promil Alkollü Olan Sanığın İdaresindeki Araçla Karıştığı Trafik Kazasında Bir Kişinin Nitelikli Şekilde Yaralanmış Olması Sebebiyle Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Yaralama Suçlarının Olayda Oluştuğu Ancak Zarar Suçunun Oluştuğu Ahvalde Ayrıca Tehlike Suçundan Cezalandırma İmkanının Bulunmadığı Suç Vasfının Buna Göre Tayini Gerektiği Değerlendirilerek Taksirle Yaralama Suçundan Kovuşturma Yapılması Gerektiği Gözetilmeden Bu Suçtan Düşme Kararı Verilerek Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Mahkumiyetine Karar Verilmesi Hatalı Olduğu ) • DÜŞME KARARI ( Sanığın İdaresindeki Araçla Karıştığı Trafik Kazasında Bir Kişinin Nitelikli Şekilde Yaralanmış Olması Sebebiyle Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Taksirle Yaralama Suçlarının Olayda Oluştuğu Ancak Zarar Suçunun Oluştuğu Ahvalde Ayrıca Tehlike Suçundan Cezalandırma İmkanının Bulunmadığı Suç Vasfının Buna Göre Tayini Gerektiği Değerlendirilerek Taksirle Yaralama Suçundan Kovuşturma Yapılması Gerektiği Gözetilmeden Bu Suçtan Düşme Kararı Verilerek Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Mahkumiyetine Karar Verilmesi İsabetsiz Olduğu )

Av. iltan Ekmekçioğlu

BİLİNÇLİ AKSİRLE YARALAMA SUÇUCeza Hukukuceza hukuku avukatıTaksirle Yaralama SuçuTCK 89
Önceki yazı
Ceza Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan Diğer Nedenler Nelerdir?
Sonraki yazı
Organ ve Doku Ticareti (TCK 91)