TCK 277 Yargı Görevi Yapanı, Bilirkişiyi veya Tanığı Etkileme

TCK 277 yargı görevi yapanı etkileme suçu, görülmekte olan bir davada gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya haksızlık oluşturmak amacıyla yargı görevi yapanı, bilirkişiyi ya da tanığı hukuka aykırı biçimde etkilemeye teşebbüs edilmesidir. Temel ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir.
Suçun ayırt edici yönü, belirli bir devam eden dava ve özel bir haksız sonuç amacı bulunmasıdır. Etkileme girişimi yalnız iltimas düzeyinde kalırsa ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Hedef kişinin gerçekten etkilenmesi veya istenen kararı vermesi gerekmez.
TCK 277 Güncel Madde Metni
Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs
Madde 277- (1) Görülmekte olan bir davada gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Teşebbüs iltimas derecesini geçmediği takdirde verilecek ceza altı aydan iki yıla kadardır.
(2) Birinci fıkradaki suçu oluşturan fiilin başka bir suçu da oluşturması hâlinde, fikri içtima hükümlerine göre verilecek ceza yarısına kadar artırılır.
Metin, 11 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı Mevzuat sistemi ile Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilmiştir. 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında madde yalnız görülmekte olan davayı kapsar; soruşturma evresi güncel metinde yer almaz. Yürürlüğe girmemiş teklifler güncel hukuk olarak kullanılmamıştır.
Madde Gerekçesi ve 2014 Değişikliği
Düzenlemenin amacı, yargısal faaliyetin hukuka aykırı dış müdahaleden uzak yürütülmesini ve gerçeğin serbestçe ortaya çıkarılmasını korumaktır. Gerekçede, etkileme girişiminin sonuç doğurmasının aranmadığı; yargı görevi yapanın, bilirkişinin veya tanığın davranışını hukuka aykırı biçimde yönlendirmeye elverişli icra hareketinin yeterli olduğu açıklanır.
6545 sayılı Kanunla soruşturma evresi ve “şüpheli” ibaresi kapsamdan çıkarılmış, girişimin iltimas derecesini geçmediği durum için daha düşük ceza getirilmiştir. İltimas; baskı, emir, tehdit veya nüfuz kullanımına varmayan, kişisel hatıra ve yakınlığa dayanarak ricada bulunma biçiminde anlaşılır.
Korunan Hukuki Değer
Korunan değer, adli faaliyetin bağımsız, tarafsız ve maddi gerçeğe yönelmiş biçimde işlemesidir. Hâkimin, savcının, mahkeme heyetinin, bilirkişinin ve tanığın dış etkiden uzak karar vermesi veya beyanda bulunması bu korumanın merkezindedir.
Dava taraflarının eşitliği ve toplumun adalete güveni de dolaylı olarak korunur. Bununla birlikte hukuki başvuru, savunma ve eleştiri hakları cezalandırılmadığından, “hukuka aykırı etkileme” unsuru dar ve somut olgulara dayalı yorumlanmalıdır.
Suçun Konusu ve Görülmekte Olan Dava Şartı
Suçun konusu, görülmekte olan bir davada verilecek karar, tesis edilecek işlem veya yapılacak beyandır. Dava ceza, hukuk ya da idari yargı alanında olabilir; ancak fiil tarihinde gerçekten açılmış ve henüz sonuçlanmamış bir yargılama bulunmalıdır.
Ceza soruşturmasındaki özel bir görüşme güncel TCK 277 kapsamında değildir. Aleni sözlü veya yazılı beyanların şartları varsa TCK 288 adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu ya da fiilin niteliğine uygun başka hükümler ayrıca değerlendirilebilir.
Fail ve Mağdur
Fail
Suç herkes tarafından işlenebilir. Dava tarafı, sanık, katılan, mağdur, bunların yakını, avukat, kamu görevlisi veya üçüncü kişi fail olabilir. Failin hedef kişi üzerinde gerçek nüfuz sahibi olması şart değildir; girişimin somut koşullarda etkilemeye elverişliliği aranır.
Avukatın usulüne uygun dilekçe sunması, delil tartışması veya kanun yoluna başvurması hukuki faaliyettir. Mesleki sıfatın dava dışı baskı kurmak için kullanılması ise fiilin içeriğine ve amacına göre ayrıca incelenir.
Mağdur ve Hedef Kişi
Geniş anlamda mağdur, adli faaliyetin düzgün işlemesinde menfaati bulunan toplumdur. Hukuka aykırı girişimin yöneldiği yargı görevi yapan, bilirkişi veya tanık suçun hedefidir; davanın tarafı da somut sonucun lehine ya da aleyhine yönelmesi nedeniyle zarar görebilir.
Hedef kişinin kanunda sayılan sıfatlardan birini taşıması ve devam eden davayla bağlantısının bulunması gerekir. Dava dışındaki bir uzmana veya yalnızca olay hakkında bilgi sahibi üçüncü kişiye yönelen sözler otomatik olarak bu maddeye girmez.
Maddi Unsur: Hukuka Aykırı Etkilemeye Teşebbüs
Maddi unsur, hedef kişinin kararını, işlemini veya beyanını hukuka aykırı biçimde yönlendirmeye elverişli icra hareketidir. Emir, baskı, nüfuz kullanma, tehdit, çıkar vaadi, ısrarlı telkin veya kişisel ilişkiye dayalı rica somut bağlama göre bu kapsama girebilir.
Her görüşme veya talep suç değildir. Bir tanığa “bildiğini doğru anlat” denmesi ya da mahkemeye usulüne uygun delil sunulması hukuka aykırı etkileme sayılmaz. Buna karşılık belirli bir taraf lehine gerçeğe aykırı anlatım istenmesi tipik harekete elverişlidir.
Özel Amaç ve Manevi Unsur
Suç kasten işlenebilir ve ayrıca özel amaç gerektirir. Fail, gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla hareket etmeli; davanın taraflarından biri, sanık, katılan veya mağdur lehine ya da aleyhine sonuç hedeflemelidir.
Sert bir söz, tanışıklık veya hedef kişiye ulaşma tek başına bu amacı kanıtlamaz. Mesajın içeriği, önceki ilişkiler, istenen somut sonuç, zamanlama, tekrar, kullanılan baskı aracı ve failin dava bilgisinin bütünü değerlendirilir.
Hareket, Netice ve Suçun Tamamlanması
Madde, etkilemeye teşebbüs niteliğindeki davranışı tamamlanmış suç olarak düzenler. Hedef kişinin talebi reddetmesi, görüşmeyi sonlandırması veya hukuka uygun davranmaya devam etmesi suçun oluşmasını tek başına engellemez.
İstenen kararın verilmesi, işlemin yapılması veya beyanın değiştirilmesi ayrıca aranmaz. Ancak hazırlık düşüncesi, gönderilmemiş taslak veya hedefe yönelmeyen soyut konuşma icra hareketine ulaşmadığı sürece yeterli değildir.
Hukuka Uygunluk ve Hata
Hak arama, iddia ve savunma hakkının kullanılması; dilekçe, itiraz, kanun yolu, reddi hâkim talebi, delil istemi ve usulüne uygun mülakat kural olarak hukuka uygundur. Sınır, hukuki talebin dava dışı baskı veya gerçeğe aykırı sonuç aracına dönüştüğü yerde aşılabilir.
Failin davanın sona erdiğini sanması, hedef kişinin tanık ya da bilirkişi sıfatını bilmemesi veya sözlerin özel bir davaya ilişkin olmadığını düşünmesi kast bakımından incelenir. Yanılgının dürüst ve kaçınılmaz olup olmadığı dosya bilgileri ve iletişim bağlamıyla belirlenir.
Teşebbüs
Kanun etkilemeye teşebbüsü zaten bağımsız tamamlanmış suç saydığı için ayrıca teşebbüs alanı dardır. İcra hareketleri bölünebiliyorsa ve etkileme mesajı failin elinde olmayan nedenle hedefe ulaşmadan kesilmişse genel teşebbüs hükümlerinin uygulanması somut olayda tartışılabilir.
Yalnız plan yapmak, telefon numarası aramak veya gönderilmemiş bir mesaj hazırlamak kural olarak hazırlık hareketidir. Hedef kişiye yönelmiş icra hareketinin başlayıp başlamadığı açıkça belirlenmelidir.
İştirak
Azmettirme ve yardım etme mümkündür. Baskı planını kuran, hedefe erişimi sağlayan veya failin özel amacını bilerek mesajı ileten kişinin katkısı genel iştirak hükümlerine göre değerlendirilir.
Bir görüşmeyi yalnız teknik olarak ayarlayan ve hukuka aykırı amacı bilmeyen kişi otomatik olarak sorumlu tutulamaz. Her kişinin kastı, amacı ve nedensel katkısı ayrı gösterilmelidir.
İçtima ve Başka Suçlarla Birleşme
Aynı fiil tehdit, cebir, şantaj, rüşvet veya başka bir suç da oluşturabilir. TCK 277/2 uyarınca fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza ayrıca yarısına kadar artırılır. Bu özel artırımın uygulanması için diğer suçun unsurları da somut biçimde oluşmalıdır.
Farklı zamanlarda yenilenen bağımsız baskılar, tek fiil kabul edilip edilemeyeceği ve zincirleme suç koşulları bakımından incelenir. Her iletişim ayrı amaç, hedef ve icra bütünlüğü içinde değerlendirilmelidir.
TCK 277 ile TCK 288 Arasındaki Fark
TCK 277, belirli hedef kişiye yönelen hukuka aykırı etkileme girişimini düzenler ve aleniyet aramaz. TCK 288 ise devam eden dava veya soruşturmada hukuka aykırı sonuç amacıyla alenen yapılan sözlü ya da yazılı beyana odaklanır.
Kapalı görüşmede tanığa baskı yapılması aleniyet taşımadığı için TCK 288’den ayrılır; şartları varsa TCK 277 veya başka suçlar gündeme gelir. Kamuya açık bir paylaşımda ise hitap biçimi, aleniyet ve amaç birlikte incelenir.
İltimas Hâli ve Daha Düşük Ceza
Girişim iltimas derecesini geçmiyorsa ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. İltimas, kişisel hatır veya yakınlığa dayanarak, baskı ve zorlayıcı araç kullanmadan lehine davranılması için ricada bulunma düzeyidir.
Talebin üslubu tek başına belirleyici değildir. Failin konumu, hedef üzerindeki nüfuzu, emir veya tehdit içeriği, menfaat vaadi ve görüşmenin şartları birlikte değerlendirilir. Baskı ya da zorlayıcı araç varsa daha düşük ceza uygulanmaz.
Yaptırım
Temel yaptırım iki yıldan dört yıla kadar hapistir. İltimas düzeyinde kalan girişimde yaptırım altı aydan iki yıla kadar hapistir. Aynı fiil başka bir suç da oluşturursa fikri içtima sonucunda belirlenecek ceza yarısına kadar artırılır.
Temel cezanın belirlenmesinde hedeflenen haksızlığın ağırlığı, kullanılan araç, baskının yoğunluğu, failin konumu, hedef kişinin korunma ihtiyacı ve kastın yoğunluğu gibi TCK m.61 ölçütleri gözetilir.
Şikâyet ve Uzlaştırma
Suç şikâyete bağlı değildir; soruşturma resen yürütülür. Hedef kişinin sonradan şikâyetten vazgeçmesi kamu davasını kendiliğinden düşürmez.
TCK 277 uzlaştırma kapsamında değildir. Tarafların anlaşması veya hedef kişinin etkilenmediğini açıklaması oluşmuş sorumluluğu otomatik olarak kaldırmaz.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Temel cezanın üst sınırı dört yıl olduğundan görev, 5235 sayılı Kanunun genel ölçütlerine göre belirlenir.
Yetkide kural olarak icra hareketinin yapıldığı yer esas alınır. Mesaj veya uzaktan iletişim söz konusuysa gönderme, ulaşma ve hedefe yönelme yerleri CMK’nın yetki hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Dava Zamanaşımı
Olağan dava zamanaşımı kural olarak sekiz yıldır. Süre, hukuka aykırı etkileme girişiminin tamamlandığı tarihten başlar. Durma ve kesilme nedenleri, failin yaşı ve suç tarihindeki kanun ayrıca gözetilir.
Birden fazla tarihli iletişim varsa her hareketin bağımsız suç mu yoksa aynı icra bütünlüğünün parçası mı olduğu zamanaşımı başlangıcını da etkileyebilir.
Deliller
- Devam eden davanın dosya numarası, açılış ve safahat kayıtları,
- Hedef kişinin yargısal görev, bilirkişilik veya tanıklık sıfatını gösteren belgeler,
- Mesaj, e-posta, arama ve görüşme kayıtları ile hukuka uygun ses veya görüntü kayıtları,
- Görüşmeye katılanların anlatımları ve toplantı kayıtları,
- Failin özel amacını, istediği sonucu ve dava bilgisini gösteren yazışmalar,
- Tehdit, nüfuz, çıkar vaadi veya kişisel rica biçimini ortaya koyan bütün bağlam.
Delilin hukuka uygun elde edilmesi gerekir. Kırpılmış mesaj, kaynağı belirsiz ses kaydı veya yalnız sonuç cümlesiyle yetinilmemeli; konuşmanın bütünü, aidiyet, tarih ve hedef kişiyle bağlantı doğrulanmalıdır.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
- Fiil tarihinde görülmekte olan bir dava bulunup bulunmadığını kontrol etmemek.
- 2014 değişikliğinden sonra soruşturma evresini TCK 277 kapsamında değerlendirmek.
- Hukuki talep ve savunma faaliyeti ile dava dışı baskıyı birbirine karıştırmak.
- Gerçeği engelleme veya haksızlık oluşturma özel amacını somutlaştırmamak.
- Hedef kişinin kanunda sayılan sıfatını ve dava bağlantısını belirlememek.
- Hedef kişinin etkilenmemesini suçun oluşmadığı gerekçesi saymak.
- İltimas ile emir, tehdit, menfaat vaadi ve nüfuz kullanımını ayırmamak.
- Fiil başka bir suç oluşturduğunda ikinci fıkradaki özel artırım kuralını gözden kaçırmak.
Somut Olay Kontrol Listesi
- Fiil tarihinde açılmış ve devam eden hangi dava bulunmaktadır?
- Hedef kişi yargı görevi yapan, bilirkişi veya tanık mıdır?
- İstenen karar, işlem veya beyan hangi taraf lehine ya da aleyhinedir?
- Gerçeği engelleme veya haksızlık oluşturma amacı hangi olgularla gösteriliyor?
- Etkileme davranışı hukuka aykırı ve objektif olarak elverişli midir?
- Hareket kişisel rica düzeyinde mi, yoksa baskı, emir, tehdit veya menfaat içeriyor mu?
- İcra hareketi hedefe yönelmiş ve ulaşmış mıdır?
- Aynı fiil başka bir suçun unsurlarını da oluşturuyor mu?
- Deliller tam bağlamıyla ve hukuka uygun biçimde elde edilmiş mi?
- Görev, yetki ve zamanaşımı doğru belirlenmiş mi?
Sık Sorulan Sorular
TCK 277 suçunun cezası nedir?
Temel ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir. Etkileme girişimi iltimas düzeyini geçmiyorsa ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir.
Hâkimin veya tanığın gerçekten etkilenmesi gerekir mi?
Hayır. Kanun, hukuka aykırı etkilemeye elverişli girişimi cezalandırır. İstenen kararın verilmesi veya beyanın değiştirilmesi şart değildir.
Soruşturma aşamasında yapılan baskı TCK 277 kapsamında mıdır?
Güncel metin yalnız görülmekte olan davayı kapsar. Soruşturma evresi 2014 değişikliğiyle maddeden çıkarılmıştır; fiilin özelliklerine göre başka suç tanımları ayrıca incelenebilir.
İltimas ne anlama gelir?
İltimas, kişisel hatır veya yakınlığa dayanarak, baskı ve zorlayıcı araç kullanmadan belirli bir sonuç için ricada bulunma düzeyidir. Bu durumda daha düşük ceza aralığı uygulanır.
Usulüne uygun dilekçe vermek suç oluşturur mu?
Hayır. Dilekçe, itiraz, delil talebi, kanun yolu ve savunma faaliyeti hak arama özgürlüğü kapsamındadır. Suç için dava dışı ve hukuka aykırı etkileme amacı gerekir.
Suç şikâyete veya uzlaştırmaya tabi midir?
Hayır. Soruşturma resen yürütülür ve uzlaştırma hükümleri uygulanmaz.
Bilirkişi veya tercümanın etkileme girişimi sonucunda bilerek gerçeğe aykırı rapor ya da çeviri sunması hâlinde, TCK 276 gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık suçu yönünden ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.
Sonuç
TCK 277 yargı görevi yapanı etkileme suçunda değerlendirme, devam eden belirli dava, hedef kişinin sıfatı, hukuka aykırı etkileme hareketi ve gerçeği engelleme ya da haksızlık oluşturma amacı üzerinde kurulmalıdır. Sonucun gerçekleşmesi aranmaz; buna karşılık hukuki başvuru ve savunma faaliyeti cezalandırma alanının dışındadır.
İltimas düzeyindeki kişisel rica ile tehdit, emir, nüfuz veya menfaat içeren baskı birbirinden ayrılmalı; fiil başka bir suç oluşturuyorsa ikinci fıkradaki fikri içtima ve artırım kuralı uygulanmalıdır. Komşu düzenleme olan TCK 278 suçu bildirmeme suçu, devam eden veya sonuçları sınırlandırılabilir suçun yetkili makama bildirilmemesini düzenler.
Kaynakça
- Adalet Bakanlığı Mevzuat sistemi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (erişim: 11 Ağustos 2026).
- Mevzuat Bilgi Sistemi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu güncel metni (erişim: 11 Ağustos 2026).
- TBMM Komisyon Raporu, 6352 sayılı Kanun ve TCK m.277 düzenlemesi (erişim: 11 Ağustos 2026).
- TBMM Komisyon Raporu, 6545 sayılı Kanun ve TCK m.277 değişiklik gerekçesi (erişim: 11 Ağustos 2026).
- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 5237 sayılı Kanun metni (erişim: 11 Ağustos 2026).
- Öne çıkan görsel: Thanh Ly / Unsplash.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.


