TCK 288 Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs Suçu

Avukat İltan Ekmekçioğlu, Uygulamada Sık Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

TCK 288 adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu, görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada yargı görevi yapanı, bilirkişiyi ya da tanığı hukuka aykırı biçimde etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunulmasını cezalandırır. Güncel yaptırım, elli günden az olmamak üzere adlî para cezasıdır.

Suçun ayırt edici unsuru yalnızca devam eden bir yargılama hakkında açıklama yapılması değildir. Beyanın aleni olması, belirli bir yargısal sonucu veya gerçeğe aykırı beyanı sağlamaya yönelmesi, hukuka aykırı etkileme amacı taşıması ve buna elverişli bulunması gerekir. Haber verme, hukuki eleştiri, savunma ve masumiyet iddiası bu özel amaç kanıtlanmadan otomatik olarak suç oluşturmaz.

TCK 288 Güncel Madde Metni

Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs

MADDE 288 – (Değişik: 2/7/2012-6352/93 md.)

(1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

Madde metni 11 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat, Mevzuat Bilgi Sistemi ve 6352 sayılı Kanun’un resmî yasama belgeleri üzerinden kontrol edilmiştir. Eski metindeki altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile basın ve yayın yoluna ilişkin özel artırım güncel hüküm değildir.

2012 Değişikliği ve Madde Gerekçesi

5237 sayılı Kanun’un ilk metninin gerekçesi, kesin karar verilmeden önce tanık beyanı, bilirkişi görüşü ve yargısal kararları etkilemeye yönelik baskıcı ve kötü niyetli yayınlardan adaletin tarafsızlığını korumayı amaçlar. “Yargısız infaz” niteliğindeki kitlesel yayınların yargının sakin ve bağımsız çalışmasını bozabileceği vurgulanır.

6352 sayılı Kanun’la suçun unsurları daha somut hâle getirilmiştir. Güncel düzenleme; hukuka aykırı karar, işlem veya gerçeğe aykırı beyan hedefini, hukuka aykırı etkileme amacını ve aleniyeti açıkça arar. Değişiklik gerekçesinde beyanın etkilemeye elverişli olması gerektiği, elverişliliğin TCK m.35’teki ölçütler ışığında değerlendirilmesi ve yaptırımın orantılılık gereği adlî para cezasına dönüştürülmesi açıklanmıştır.

Bu nedenle eski tarihli kararlar güncel metne doğrudan aktarılmamalıdır. Fiilin işlendiği tarihteki hüküm, lehe kanun karşılaştırması ve 5 Temmuz 2012’de yürürlüğe giren değişiklik ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Korunan Hukuki Değer

Madde, yargının bağımsız ve tarafsız biçimde işlemesini, maddi gerçeğe hukuka uygun yöntemlerle ulaşılmasını ve kamuoyunun adalet sistemine güvenini korur. Hâkim, savcı, mahkeme, bilirkişi ve tanığın dış baskıdan uzak kalması adil yargılanma hakkının kurumsal güvencelerindendir.

Diğer tarafta ifade ve basın özgürlüğü ile toplumun yargısal olaylar hakkında bilgi alma hakkı bulunur. Bu sebeple ceza normu dar yorumlanmalı; eleştiri ile hukuka aykırı etkileme amacı arasındaki sınır somut sözler, bağlam, hedef, zaman ve yayının erişimi üzerinden gerekçelendirilmelidir.

Suçun Konusu ve Ön Koşulu

Suçun konusu, devam eden bir dava veya soruşturmayla bağlantılı yargısal karar, işlem, bilirkişi değerlendirmesi ya da tanık beyanıdır. Hukuk, ceza veya idari yargı davası bakımından güncel metin bir ayrım yapmaz; buna karşılık “soruşturma” kavramı ceza muhakemesi bağlamında değerlendirilir.

Fiil tarihinde gerçekten görülmekte olan bir dava veya yapılmakta olan bir soruşturma bulunmalıdır. Henüz hiçbir resmî süreç başlamamışsa yahut süreç kesin biçimde sona ermişse bu ön koşul oluşmaz. Ancak açıklamanın başka bir suç meydana getirip getirmediği ayrıca incelenebilir.

Fail ve Mağdur

Fail

Suç herkes tarafından işlenebilir. Taraf, şüpheli, sanık, mağdur, avukat, gazeteci, siyasetçi, uzman, sosyal medya kullanıcısı veya üçüncü kişi fail olabilir. Kişinin mesleği tek başına suçun oluşmasını sağlamaz ya da engellemez.

Avukatın dilekçe sunması, delil tartışması veya müvekkilinin haklarını savunması kural olarak savunma hakkı içindedir. Buna karşılık mesleki sıfat kullanılarak aleni biçimde tanıktan gerçeğe aykırı beyan istenmesi ya da yargı görevi yapan üzerinde hukuka aykırı baskı kurulması somut koşullara göre farklı değerlendirilir.

Mağdur ve Suçtan Zarar Gören

Korunan değer adliyenin düzgün işlemesi olduğundan geniş anlamda mağdur toplumdur. Hedef alınan yargı görevi yapan, bilirkişi veya tanık suçun pasif süjesi olarak görülebilir; ancak her dava tarafı kendiliğinden doğrudan suçtan zarar gören sayılmaz.

Yargıtay, yalnız dolaylı veya muhtemel zarar iddiasının davaya katılma hakkı vermeyeceğini kabul etmektedir. Katılma ve kanun yolu yetkisi, TCK m.288’in koruduğu değer ile başvurucunun doğrudan zararının somutlaştırılmasına bağlıdır.

Maddi Unsur: Aleni Sözlü veya Yazılı Beyan

Kanun, sözlü veya yazılı beyanı arar. Televizyon konuşması, basın toplantısı, miting, herkese açık internet yayını, sosyal medya paylaşımı, internet haberi, açık mektup veya çok sayıda kişiye erişebilir ilan bu kapsamda değerlendirilebilir.

Aleniyet, beyanın belirsiz sayıda kişi tarafından algılanabilir olmasıdır. İki kişi arasındaki kapalı görüşme, yalnız belirli muhataba gönderilen özel mesaj veya tanıkla gizli konuşma bu unsur yönünden kural olarak yeterli değildir. Ancak özel baskı, tehdit veya nüfuz kullanımı TCK m.277 ya da başka suçları gündeme getirebilir.

Herkese açık hesapta paylaşım aleniyete elverişli olabilir; fakat yalnız hesabın açık olması mahkûmiyet için yeterli değildir. Paylaşımın içeriği, hedeflediği kişi, devam eden dosyayla bağı ve hukuka aykırı sonuç amacı ayrıca kanıtlanmalıdır.

Hukuka Aykırı Etkileme ve Elverişlilik

Beyan, yargı görevi yapanın hukuka aykırı karar vermesi veya işlem tesis etmesi yahut bilirkişi ya da tanığın gerçeğe aykırı beyanda bulunması amacıyla yapılmalıdır. Yalnız “beraat bekliyorum”, “iddia inandırıcı değil” veya “kararı hukuken yanlış buluyorum” demek, başka unsurlar gösterilmeden bu özel amacı kanıtlamaz.

Etkileme girişiminin somut olayda elverişli olması gerekir. Sözlerin açıklığı, hedef kişinin belirlenebilirliği, yayının zamanlaması, failin konumu, erişim gücü, tekrar yoğunluğu ve kullanılan baskıcı dil birlikte değerlendirilir. Soyut, ilgisiz veya hedefe ulaşması objektif olarak mümkün olmayan sözler bakımından elverişlilik tartışılır.

Manevi Unsur ve Özel Amaç

Suç kasten işlenebilir ve kanun ayrıca özel amaç arar. Fail devam eden dava veya soruşturmayı bilmeli; aleni beyanla yargı görevi yapanı, bilirkişiyi ya da tanığı hukuka aykırı bir sonuca yöneltmeyi istemelidir.

Olası kast tartışması özel amaç nedeniyle sınırlıdır. İçeriğin sert veya sansasyonel olması, tek başına suç kastını göstermez. Dosyaya özgü emir, telkin, tehdit çağrışımı, gerçeğe aykırı beyan talebi, paylaşım öncesi yazışmalar ve yayın kampanyasının bütünü amaç tespitinde önem taşır.

İfade ve Basın Özgürlüğüyle Sınır

Yargı faaliyetleri kamusal tartışmanın dışında değildir. Basın devam eden davaları haberleştirebilir; kişiler yargısal uygulamaları eleştirebilir ve kendi masumiyetlerini savunabilir. Ceza sorumluluğu için haberin ilgi çekici olması, taraflardan birine destek vermesi veya yargı kararını tartışması yeterli değildir.

Yargı makamının hukuka aykırı karar vermesini istemek, tanığı belirli bir gerçeğe aykırı anlatıma yönlendirmek veya kamuoyu baskısını açıkça hukuka aykırı sonuç için araçsallaştırmak koruma alanının dışına çıkabilir. Müdahalenin zorunluluğu ve ölçülülüğü, kullanılan sözlerin bütünü ve kamusal tartışmaya katkısı dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

2026 tarihli akademik çalışma da adil yargılanmanın korunması ile basın özgürlüğünün çatıştığı bu alanda ceza hukukunun son çare olması ve demokratik toplumda gerekli ölçünün aşılmaması gerektiğini vurgulamaktadır.

Hukuka Uygunluk ve Hata

Hak arama, iddia ve savunma hakkının kullanılması; usulüne uygun dilekçe, itiraz, kanun yolu başvurusu ve delil tartışması hukuka uygunluk kapsamında değerlendirilir. Basının gerçek ve güncel bir olayı haber verme sınırları içinde kalması da hukuka aykırı etkileme amacıyla karıştırılmamalıdır.

Fail, soruşturmanın sona erdiğini veya hiç başlamadığını sanıyorsa bu yanılgı kast bakımından değerlendirilebilir. Ancak dosya numarası, duruşma tarihi, kamuya açık beyanlar ve failin taraf sıfatı, devam eden süreçten haberdar olunduğunu gösterebilir.

Suçun Tamamlanması ve Teşebbüs

Madde başlığında “teşebbüs” sözcüğü bulunsa da suç, elverişli ve amaç yönünden tipik aleni beyanın yapılmasıyla tamamlanır. Hâkim, bilirkişi veya tanığın gerçekten etkilenmesi; hukuka aykırı karar ya da gerçeğe aykırı beyanın ortaya çıkması aranmaz.

Ayrıca TCK m.35 anlamında teşebbüs, icra hareketlerinin bölünebildiği istisnai durumlarda tartışılabilir. Henüz paylaşılmamış taslak, özel not veya yayın hazırlığı kural olarak hazırlık hareketidir. Yayına sokulmak üzere doğrudan icraya başlanmış fakat aleniyet failin elinde olmayan nedenle gerçekleşmemişse somut elverişlilik ayrıca incelenir.

İştirak

Azmettirme ve yardım etme mümkündür. Açıklama metnini hazırlayan, yayın planını kuran veya failin hukuka aykırı etkileme amacını bilerek paylaşımın aleniyet kazanmasına esaslı katkı veren kişinin sorumluluğu TCK’nın iştirak hükümlerine göre belirlenir.

Bir haberi yalnız teknik olarak yayınlayan, amacı bilmeyen çalışan veya paylaşımı eleştirmek için aktaran kişi otomatik olarak iştirakçi sayılamaz. Her failin kastı, özel amacı ve somut katkısı ayrı kanıtlanmalıdır.

İçtima ve Benzer Suçlardan Ayrım

TCK m.277’deki yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçu ile en önemli ayrım, TCK m.288’in aleni sözlü ya da yazılı beyanı esas almasıdır. Kapalı görüşmede doğrudan baskı veya menfaat teklifi aleniyet içermese de TCK m.277 kapsamında incelenebilir.

Paylaşım aynı zamanda tehdit, hakaret, iftira, soruşturmanın gizliliğini ihlal veya kişisel verilerin hukuka aykırı açıklanması suçunu oluşturabilir. Tek fiilin birden fazla hükmü ihlal edip etmediği TCK m.44; farklı zamanlardaki tekrarlı paylaşımlar ise TCK m.43 yönünden değerlendirilir.

Yargı organlarına yönelik genel ve aleni aşağılama iddiası bakımından TCK 301 Türk Milletini ve devlet kurumlarını aşağılama suçu ile sınır da gözetilmelidir. TCK m.288 belirli ve devam eden dosyadaki hukuka aykırı etkileme amacına odaklanır.

Nitelikli Hâller

Güncel TCK m.288’de ayrıca düzenlenmiş bir nitelikli hâl bulunmaz. Suçun basın ve yayın yoluyla işlenmesi eski metinde ceza artırım nedeniydi; bu fıkra 6352 sayılı Kanun’la kaldırılmıştır.

İnternet, televizyon veya gazete yoluyla işlenme bugün aleniyet ve elverişlilik değerlendirmesinde önem taşıyabilir, ancak tek başına cezayı artıran özel neden değildir.

Yaptırım ve Adlî Para Cezası

Yaptırım elli günden az olmamak üzere adlî para cezasıdır. Üst sınır ve bir gün karşılığı miktar, TCK m.52 ile suç tarihindeki yürürlükte bulunan hükümlere göre belirlenir. Mahkeme gün sayısını fiilin ağırlığına, failin kastına, yayının erişimine ve TCK m.61’deki ölçütlere göre gerekçelendirmelidir.

Bu ceza hapis cezasından çevrilen değil, doğrudan kanunda öngörülen adlî para cezasıdır. Bu nedenle hapis cezasının ertelenmesine ilişkin kurallar uygulanmaz. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve diğer muhakeme sonuçları, karar tarihindeki CMK hükümleri ile somut koşullara göre ayrıca incelenir.

Şikâyet, Uzlaştırma ve Önödeme

Suç şikâyete bağlı değildir ve resen soruşturulur. Şikâyetten vazgeçme soruşturma veya davayı düşürmez. TCK m.288, uzlaştırma kapsamındaki suçlardan değildir.

Yaptırım yalnız adlî para cezası olduğundan TCK m.75’teki önödeme hükümleri uygulanır. Yetkili makamın usulüne uygun önödeme bildirimi, hesaplanan miktar, ödeme süresi ve ödeme sonucunda kamu davası açılmaması ya da açılmış davanın düşmesi koşulları dosyada denetlenmelidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Suçun işlendiği yer, aleni beyanın gerçekleştirildiği ve yayınlandığı yer ile internet yayınlarının özellikleri dikkate alınarak CMK’nın genel ve özel yetki kurallarına göre belirlenir.

Suçun yalnız adlî para cezasını gerektirmesi nedeniyle CMK m.251’deki koşullar varsa basit yargılama usulü uygulanabilir. Adalet Bakanlığının güncel basit yargılama listesinde TCK m.288/1 açıkça yer almaktadır.

Dava Zamanaşımı

Olağan dava zamanaşımı kural olarak sekiz yıldır. Süre, tipik aleni beyanın yapıldığı tarihten başlar. İnternet içeriğinin erişilebilir kalması, tek başına suçun kesintisiz biçimde devam ettiği anlamına gelmez; ilk yayın, güncelleme ve yeniden paylaşım tarihleri ayrı incelenmelidir.

Zamanaşımını kesen veya durduran nedenler, failin yaşı ve suç tarihindeki kanun ayrıca gözetilir. 2012 öncesi fiiller bakımından eski ve yeni hüküm bütün sonuçlarıyla karşılaştırılmalıdır.

Deliller

  • Devam eden dava veya soruşturmanın dosya numarası ve safahat kayıtları,
  • Paylaşımın URL’si, tarih-saat bilgisi, hesap ve platform kayıtları,
  • Orijinal video, ses kaydı, yayın dökümü ve doğrulanmış ekran görüntüleri,
  • İçeriğin erişim kapsamı, paylaşım ayarları ve belirsiz kişilere açıklığı,
  • Beyanın hedeflediği hâkim, savcı, bilirkişi veya tanığın belirlenebilirliği,
  • Failin dosyadan haberdar olduğunu ve özel amacı gösterebilecek yazışmalar,
  • İçeriğin tamamı, başlık, görsel, önceki ve sonraki paylaşımlar ile bağlam,
  • Bilirkişi incelemesi, dijital materyal imajları ve hukuka uygun elkoyma tutanakları.

Yalnız kırpılmış ekran görüntüsüne veya başkasının aktardığı birkaç cümleye dayanılmamalıdır. Yayının özgün kaynağı, bütün bağlamı, hesabın aidiyeti ve aleniyet teknik verilerle doğrulanmalıdır.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

  • Devam eden dava hakkında her eleştiriyi TCK m.288 saymak,
  • Hukuka aykırı karar, işlem veya gerçeğe aykırı beyan amacını araştırmamak,
  • Özel mesaj veya kapalı görüşmede aleniyet unsurunu varsaymak,
  • Paylaşımın hedef kişiyi etkilemeye elverişliliğini gerekçelendirmemek,
  • TCK m.277 ile TCK m.288 arasındaki aleniyet ve hareket farkını gözden kaçırmak,
  • Eski hapis cezasını ve basın yoluyla artırım hükmünü güncel hukuk gibi aktarmak,
  • Önödeme prosedürünü uygulamadan kamu davasına devam etmek,
  • İfade ve basın özgürlüğü yönünden gereklilik ve ölçülülük incelemesi yapmamak.

Somut Olay Kontrol Listesi

  • Fiil tarihinde görülmekte olan dava veya yapılmakta olan soruşturma var mı?
  • Beyan sözlü mü, yazılı mı ve belirsiz sayıda kişi tarafından algılanabilir mi?
  • Hedef yargı görevi yapan, bilirkişi veya tanık belirlenebilir mi?
  • İstenen sonuç hukuka aykırı karar/işlem veya gerçeğe aykırı beyan mı?
  • Failin bu sonucu sağlama yönünde özel amacı hangi delille gösteriliyor?
  • Beyan etkilemeye objektif olarak elverişli mi?
  • İçerik haber verme, eleştiri, iddia veya savunma hakkı içinde kalıyor mu?
  • Özel baskı varsa TCK m.277 veya tehdit gibi başka hükümler uygulanabilir mi?
  • Önödeme bildirimi usulüne uygun yapılmış mı?
  • Suç tarihi, zamanaşımı ve lehe kanun karşılaştırması doğru mu?

Doğrulanmış Yargıtay Kararları

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2019/1090, K.2019/5889, 08.05.2019

Sanık avukatın tanık olarak dinlenen müvekkili üzerinde baskı kurup beyanını değiştirmeye çalıştığı kabul edilen olayda Daire, TCK m.288 bakımından “alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunma” unsurunun gerçekleşmediğini belirtti. Aleniyet bulunmadığı için mahkûmiyet yerine beraat gerektiği sonucuna ulaşıldı.

Kararın temel ilkesi, tanığa yönelik her hukuka aykırı etkinin TCK m.288 olmadığıdır. Kapalı ve belirli kişiler arasındaki baskı başka suçları oluşturabilirse de m.288 için aleniyet ayrıca kanıtlanmalıdır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2019/1352, K.2019/5448, 24.04.2019

Gizliliğin ihlali ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarından beraat kararında şikâyetçi şirketin davaya katılma ve temyiz yetkisi incelendi. Daire, suçun koruduğu hukuki değer nedeniyle dolaylı veya muhtemel zararın katılma hakkı vermediğini; doğrudan zarar bulunmadığında temyiz isteminin reddedilmesi gerektiğini kabul etti.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E.2012/11784, K.2013/7491, 11.06.2013

Soruşturmayı etkileme amacıyla tanık hâkime söylenen ve sonradan yazıya dökülen sözlerin başkalarınca öğrenildiği olayda, fiilin TCK m.288 kapsamında olup olmadığının tartışılmaması bozma nedeni sayıldı. Karar, TCK m.277 ile m.288 arasındaki nitelendirme ihtiyacını ve aleniyet olgusunun somutlaştırılmasını gösterir.

Kararın suç tarihi eski düzenlemeye ilişkindir. Güncel metin 2012 değişikliğiyle “yapılmakta olan soruşturmayı” açıkça kapsadığından kararın sonucu, lehe kanun ve zaman bakımından uygulama kuralları gözetilerek kullanılmalıdır.

Kısa Örnekler

Örnek 1: Hukuki eleştiri

Bir avukat, devam eden davadaki ara kararın neden hatalı olduğunu içtihatlarla açıklayıp kanun yolunda kaldırılması gerektiğini yazar. Hâkimin hukuka aykırı karar vermesini sağlama amacı ve baskıcı yönlendirme yoksa, salt hukuki eleştiri TCK m.288 sayılmaz.

Örnek 2: Tanığa yönelik aleni kampanya

Bir kişi, devam eden dosyanın tanığını hedef göstererek sosyal medyada gerçeğe aykırı belirli bir anlatımı benimsemesi için geniş katılımlı baskı kampanyası yürütür. Aleniyet, özel amaç, elverişlilik ve hukuka aykırılık kanıtlanırsa TCK m.288 gündeme gelebilir; tehdit veya kişisel veri ihlali ayrıca değerlendirilir.

Sık Sorulan Sorular

TCK 288’in cezası nedir?

Güncel ceza, elli günden az olmamak üzere adlî para cezasıdır. Eski metindeki hapis cezası 2012’den sonra güncel değildir.

Devam eden dava hakkında haber yapmak suç mudur?

Hayır, kendiliğinden suç değildir. Hukuka aykırı etkileme amacı, belirli hukuka aykırı sonuç hedefi, aleniyet ve elverişlilik birlikte kanıtlanmalıdır.

Sosyal medya paylaşımı aleni sayılır mı?

Herkese açık ve belirsiz sayıda kişinin erişebildiği paylaşım aleni olabilir. Kapalı hesap, sınırlı grup ve özel mesaj bakımından erişim koşulları somut olarak araştırılır.

Tanığa özel mesaj göndermek TCK 288’i oluşturur mu?

Özel mesajda aleniyet genellikle yoktur. Ancak mesajın içeriğine göre TCK m.277, tehdit, şantaj veya başka bir suç oluşabilir.

Hâkimin gerçekten etkilenmesi gerekir mi?

Hayır. Elverişli aleni beyanın hukuka aykırı etkileme amacıyla yapılmasıyla suç tamamlanabilir; hedeflenen kararın verilmesi aranmaz.

Suç şikâyete ve uzlaştırmaya tabi midir?

Şikâyete tabi değildir, resen soruşturulur ve uzlaştırma kapsamında değildir. Önödeme hükümleri uygulanır.

Görevli mahkeme hangisidir?

Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Koşulları varsa basit yargılama usulü uygulanabilir.

Sonuç

TCK 288 adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu, yargı süreçlerini kamuoyu tartışmasından bütünüyle çıkarmamaktadır. Cezai sorumluluk için devam eden dosya, aleni sözlü veya yazılı beyan, hukuka aykırı etkileme amacı, kanunda belirtilen hukuka aykırı sonuç ve elverişlilik birlikte bulunmalıdır.

Özellikle sosyal medya dosyalarında içeriğin tamamı, hesabın erişim yapısı ve özel amaç somut delillerle belirlenmelidir. Komşu düzenleme olan TCK 289 muhafaza görevini kötüye kullanma suçu, resmen teslim edilen hacizli, rehinli veya elkonulmuş malın muhafazasını koruyan farklı bir suç tipidir.

Kaynakça

Adlî sürecin hukuka uygun yürütülmesi yalnız açıklamaların sınırlarıyla ilgili değildir. Delil elde etmek amacıyla yapılan genital muayenede karar şartı ve kişisel güvenceler için TCK 287 genital muayene suçu incelemesine bakılabilir.

Yargılamayı etkileyen açıklamaların yanında, adlî işlemin gizlice kaydedilmesi de bağımsız cezai sorumluluk doğurabilir. Duruşma ve ifade işlemlerindeki kayıt yasağı için TCK 286 ses veya görüntülerin kayda alınması suçu yazısına bakılabilir.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

TCK 288
Önceki yazı
TCK 289 Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçu
Sonraki yazı
TCK 287 Genital Muayene Suçu ve Cezası