İçeriğe geç

Mirasın Borçları Bilinmiyorsa Resmî Defter Tutulması Nasıl İstenir?

Mirasın borçlarını bilmiyorsanız, mirası reddetme hakkınız devam ederken bir ay içinde miras bırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesinden terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilirsiniz. Tereke, ölen kişinin miras yoluyla geçen malvarlığı, alacakları ve borçlarıdır. Bu işlem, kabul veya ret kararından önce mali durumun araştırılmasını sağlar. Ancak resmî deftere göre kabul, bütün borçlardan kurtulmak değildir. Deftere yazılmış borçlar bakımından mirasçının kendi malvarlığıyla sorumluluğu da devam eder.

Bu nedenle yalnız “borç varsa ödemek istemiyorum” demek yeterli olmaz. Başvuru süresi, daha önce mirası kabul anlamına gelebilecek işlem yapılıp yapılmadığı ve defter tamamlanınca hangi seçeneğin kullanılacağı birlikte değerlendirilmelidir. Dayanak, Türk Medeni Kanunu (TMK) m.619 ve devamıdır.

Resmî defter hangi sorunu çözer?

Miras bırakanın bir evi bulunduğunu bilmek, mirasın borçlarını karşılayabileceğini göstermez. Banka kredileri, devam eden icra dosyaları, ticari borçlar, başkasına verilen kefaletler veya tahsil edilemeyen alacaklar hesabı değiştirebilir. Resmî defterde terekenin varlıkları ve borçları değerleriyle birlikte kayda geçirilir. Alacaklı ve borçlulara ilanla çağrı yapılır; resmî kayıtlar ve miras bırakanın belgeleri de incelenir.

Bu yol özellikle malvarlığının tamamen değersiz olmadığı, fakat borçların kapsamının belirsiz kaldığı durumlarda değerlendirilir. Ölüm tarihinde borca batıklığın açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olması hâlindeki hükmen ret, yani kanun gereği reddedilmiş sayılma, TMK m.605/2 kapsamında ayrı bir meseledir. Her belirsiz borç tablosu hükmen ret anlamına gelmez.

Mirası reddetme hakkını kaybetmiş kişinin yalnız borçları sonradan öğrenmesi, resmî defter yolunu kendiliğinden yeniden açmaz. TMK m.610, olağan yönetimin ve miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekenlerin dışına çıkan tereke işlemlerini, malları gizlemeyi veya kendine mal etmeyi ret hakkı bakımından önemser. Bu nedenle mal satışı, para çekme veya borcu üstlenme niteliğindeki bir işlemden önce etkisi incelenmelidir.

Bir aylık başvuru süresi ne zaman başlar?

Resmî defter istemindeki bir aylık süre, mirası reddetmek için öngörülen genel üç aylık süreyle aynı değildir. Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük m.40, başlangıcı TMK m.606’daki ret sürelerinin işlemeye başladığı tarihe bağlar:

  • Yasal mirasçı için: Kural olarak ölümün öğrenildiği tarih esas alınır. Mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiğini ispat eden kişi bakımından bu sonraki öğrenme tarihi önem taşır.
  • Vasiyetnameyle atanmış mirasçı için: Miras bırakanın tasarrufunun kendisine resmen bildirildiği tarih esas alınır. Aile içinde vasiyetnamenin varlığından haberdar olmak ile resmî bildirim aynı işlem değildir.

Ölüm belgesi, resmî bildirim, tebligat zarfı ve öğrenme tarihini gösteren kayıtları saklayın. Mirasçılık belgesinin alındığı günün her durumda süreyi başlattığını düşünmeyin. Bankalardan bütün cevapların gelmesini veya kardeşlerin anlaşmasını beklemek başvuru süresini korumaz.

Bir ayı otomatik olarak otuz gün sayarak hesap yapmayın. Başlangıç olayı ve varsa özel durumlar belirlenmeden son gün verilmesi doğru olmaz. Ret süresine ilişkin özel hükümler bulunması da defter istemi için kendiliğinden yeni süre doğduğu anlamına gelmez. Süre geçmiş görünüyorsa öğrenme belgeleri ve önceki işlemlerle birlikte hukuki değerlendirme yapılmalıdır.

Tereke tespiti ile resmî defter aynı şey mi?

Hayır. TMK m.589 ve 590 kapsamında koruma amacıyla mal ve hakların yazılması ile TMK m.619 ve devamındaki resmî defterin işlevleri farklıdır. Dilekçenin yalnız başlığına “tereke tespiti” yazılması, resmî deftere göre kabulün borçlara ilişkin sonuçlarının uygulanacağını göstermez.

İşlemTemel amaçKarıştırılmaması gereken sonuç
Koruma amacıyla terekenin yazımıMalların belirlenmesi ve hak sahipleri için korunmasıTek başına resmî deftere göre kabulün borç sorumluluğu rejimini doğurmaz.
Resmî defter tutulmasıAlacak ve borçların belirlenmesinden sonra mirasçının seçimini yapmasıDeftere göre kabulde, yazılı borçlar için kişisel sorumluluk sürer.
Resmî tasfiyeMalvarlığının mahkeme gözetiminde yönetilerek borçların ödenmesi ve kalan değerin belirlenmesiKoşulları farklıdır; mirasçılardan birinin mirası kabul etmesi, diğerinin tasfiye isteminin dikkate alınmasını engelleyebilir.

TMK m.607, koruma amacıyla yazım yapıldığında ret süresinin başlangıcı hakkında ayrıca hüküm içerir. Bu hükmü resmî defter talebindeki bir aylık süreyle birbirine karıştırmayın. Dilekçede hangi işlemin ve hangi hukuki sonucun istendiği açık olmalıdır.

Mahkemeye kim başvurabilir, hangi belgeler hazırlanır?

Mirası reddetmeye hakkı olan mirasçılardan biri başvurabilir. Bütün mirasçıların imzası gerekmez; birinin resmî defter istemi diğer mirasçılar bakımından da etkili olur. Bununla birlikte her mirasçı, defter tamamlandıktan sonra kendi kabul veya ret beyanını ayrı verir.

Başvuru, miras bırakanın yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılabilir. Sözlü beyan tutanağa geçirilip imzalatılır. Bu iş, HMK m.382/2-c-8 uyarınca çekişmesiz yargı işidir. Başka bir kişiye karşı mutlaka davalı sıfatıyla dava açılması şeklinde yürütülmez. İlgili adliyede sulh hukuk mahkemesine sunulmak üzere dilekçe verilir; varsa aynı terekeye ait önceki dosyalar belirtilir.

  • Kimlik, ölüm ve aile bağı kayıtları: Miras bırakanın kim olduğunu, ölüm tarihini ve başvuranın mirasçılık sıfatını açıklamak için hazırlanır. Mevcut mirasçılık belgesi eklenir; eksikse durum belirtilir.
  • Süre başlangıcını gösteren belgeler: Ölümün veya mirasçılığın öğrenilmesiyle ilgili kayıtlar, atanmış mirasçı bakımından resmî bildirim evrakı sunulur.
  • Bilinen varlıkların listesi: Taşınmaz, banka hesabı, araç, şirket payı ve alacaklar, bilinen kayıt veya kurum bilgileriyle ayrılır.
  • Bilinen borçların listesi: Kredi evrakı, senet, icra dosyası numarası, vergi veya diğer borç bildirimleri ve kefalet belgeleri gösterilir. Kesinleşmemiş veya tartışmalı borç, bu niteliği açıklanarak bildirilir.
  • Diğer mirasçılar ve önceki işlemler: Bilinen kimlik ve adresler, tereke üzerinde yapılmış işlemler ve devam eden dava dosyaları açıklanır.

Mahkeme gerekli araştırmayı yapabilir; fakat başvuranın bildiği borcu saklaması kabul edilebilir değildir. TMK m.620, mirasçıların bildikleri borçları bildirmesini zorunlu tutar. Bilgisi istenen kişilerin haklı sebep olmadan bilgi vermemesi veya yanlış bilgi vermesi zarar sorumluluğuna yol açabilir.

Mirasçılık belgesi ile tapu ve banka işlemlerinin genel ayrımı için miras intikali yazısı incelenebilir. Ancak intikal hazırlığı, resmî defter başvurusunun süresinde yapılmasının yerini tutmaz.

İlan, kayıtların toplanması ve inceleme nasıl ilerler?

TMK m.621 uyarınca alacaklı ve borçlular bir ay arayla iki defa ilan yoluyla çağrılır. Kefaletten doğan ilişkiler de çağrı kapsamındadır. Bildirim için tanınan süre, ikinci ilandan başlayarak en az bir aydır. Bu süre başvuran mirasçının ilk başvuru süresi değildir.

Resmî kayıtlardan veya miras bırakanın belgelerinden anlaşılan alacak ve borçlar doğrudan kayda alınır ve ilgililere bildirilir. Defter tamamlanınca ilgililere en az bir aylık inceleme süresi tanınır. Mirasçı bu aşamada yalnız toplam borç rakamına bakmamalıdır. Aynı borcun iki kez yazılıp yazılmadığı, ödenmiş borçların durumu, ipotek ve kefalet kayıtları, mal değerleri ve eksik alacaklar kontrol edilmelidir.

Bir kaydın yanlış olduğunu düşünüyorsanız nedenini ve dayanak belgesini dosyaya sunun. Resmî defter işlemini, alacağın varlığına ilişkin bütün çekişmeleri kesin hükümle çözen bir dava gibi görmeyin. Uyuşmazlıkların çözümü veya yeniden değerleme gerektiğinde TMK m.626 kapsamında beyan için ek süre verilmesi gündeme gelebilir; talebin kabul edildiğini varsayarak süreyi geçirmeyin.

Bu sırada mallar satılabilir mi, icra takibi yapılabilir mi?

Defter tutulurken ancak zorunlu yönetim işleri yapılabilir. Örneğin bozulacak ürünlerin korunması veya yapılmazsa zarar doğuracak acil tamirat, Tüzük m.43’teki anlayışa uygundur. Buna karşılık miras mallarını aile içinde serbestçe paylaşmak veya kişisel kullanım için elden çıkarmak bu kapsamda değerlendirilmez. Yapılan zorunlu harcamanın nedenini ve belgelerini saklamak gerekir.

TMK m.625’e göre resmî defter tutulması devam ederken miras bırakanın borçları için icra takibi yapılamaz; bu süre içinde zamanaşımı işlemez. Acele hâller dışında davalar sürdürülemez ve yeni dava açılamaz. Bu hüküm, mirasçının kendi kişisel borçlarına veya bütün hukuki sürelerine uygulanacak genel bir durdurma değildir.

Devam eden takip veya dava varsa defter dosyasının numarasını ve ilgili kararı o dosyaya bildirin. Yalnız dilekçe vermiş olmayı her takip işlemini kendiliğinden sonuçsuz bırakan bir belge saymayın. Gelen ödeme emrini ya da mahkeme evrakını, “defter istedim” düşüncesiyle cevapsız bırakmak yerine işlem ve süre yönünden inceletin.

Defter bitince hangi seçenekler vardır?

İnceleme süresi bittikten sonra mahkeme her mirasçıyı bir ay içinde beyanda bulunmaya çağırır. TMK m.626 ve 627’ye göre mirasçı, mirası reddedebilir, resmî tasfiye isteyebilir, deftere göre kabul edebilir veya kayıtsız şartsız kabul edebilir. Bu çağrıya rağmen süresinde beyanda bulunmayan mirasçı, mirası deftere göre kabul etmiş sayılır. Sessiz kalmak ret değildir.

Resmî tasfiye seçeneğinin koşulları TMK m.632’de ayrıca düzenlenir. Birlikte mirasçı olanlardan biri mirası kabul etmişse tasfiye istemi dikkate alınmaz. Bu nedenle ailede farklı kişilerin verdiği beyanlar birbirinden bağımsızmış gibi planlanmamalıdır.

Mahkemenin çağrısını, tebliğ belgesini ve verilen süreyi saklayın. Ek süre gerekiyorsa nedenini belgeleriyle açıklayın. Defterin incelenmesi için tanınan süre ile kabul veya ret beyanı için verilen süreyi ayrı takip edin.

Deftere göre kabul edilirse hangi borçlardan sorumluluk doğar?

TMK m.628’in sonucu açıktır: Deftere yazılan borçlardan hem mirasla geçen mallarla hem mirasçının kendi malvarlığıyla sorumluluk doğar. Resmî defter, sorumluluğu her durumda mirasın değeriyle sınırlayan bir yöntem değildir.

Varsayımsal örnek: Defterde bir taşınmaz ve banka borcu yer alsın. Mirasçı, deftere göre kabul ettikten sonra taşınmaz beklediğinden düşük bedelle satılsın. Sırf resmî defter tutulmuş olması, yazılı banka borcunun kalan kısmı için mirasçının kişisel sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu yüzden kabul kararı, yalnız malın kâğıt üzerindeki değerine göre verilmemelidir.

TMK m.629, süresinde yazdırılmayan alacaklar bakımından kural olarak mirasçıyı hem kişisel malları hem mirasla edindiği mallar yönünden korur. Ancak iki önemli istisna vardır. Alacaklı kusuru olmadan yazdıramamışsa veya bildirdiği hâlde alacağı yazılmamışsa mirasçının zenginleşmesi ölçüsünde sorumluluğu sürer. Tereke malı üzerinde güvence bulunan alacaklı da deftere yazılmamış olsa bile hakkını o güvenceden alabilir.

Kefalet borçları ayrıca ele alınır. TMK m.630, bunların defterde ayrı yere yazılmasını ve mirasçıların, kayıtsız şartsız kabul etmiş olsalar bile, tereke iflas hükümlerine göre tasfiye edilseydi kefalet alacaklısına düşecek miktarla sorumlu olmasını düzenler. Kefaleti sıradan kredi borcuyla aynı satırda değerlendirmek bu özel sınırın gözden kaçmasına yol açabilir.

Masraf, arabuluculuk ve ret kararına karşı başvuru

Resmî defter istemi için dava şartı arabuluculuk aranmaz. Sonradan miras mallarının paylaşılması veya ortaklığın giderilmesi uyuşmazlığı çıkarsa 6325 sayılı Kanun m.18/B ayrı değerlendirilir. Aile içindeki görüşmeler, mahkemeye defter başvurusunun yerine geçmez.

TMK m.623’e göre defter giderleri terekeden ödenir. Tereke yetmezse giderler defter tutulmasını isteyen mirasçılardan alınır. Başvuru harcı, ilan, tebligat ve değerleme gibi işlemler dosyaya göre gider doğurabilir. Güncel tarife ve mahkemenin istediği avans görülmeden sabit toplam ücret verilmesi doğru olmaz. Kanuni ilan ve inceleme aşamaları nedeniyle işlemin birkaç günde tamamlanacağı da varsayılmamalıdır.

Çekişmesiz yargı kararına karşı hukuki yararı bulunan ilgililer, özel hükümler saklı kalmak üzere, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde istinafa başvurabilir (HMK m.387). İstinaf, bölge adliye mahkemesinden kararın incelenmesini istemektir. Dilekçe kararı veren mahkemeye sunulur. Talep reddedilmişse gerekçe, öğrenme tarihi ve kanun yolu açıklaması birlikte incelenmeli; yalnız tebliğ tarihinin bekleneceği varsayılmamalıdır.

Karar vermeden önce neyi tamamlamalısınız?

Önce ölüm veya resmî bildirim tarihini ve ret hakkınızı etkileyebilecek önceki işlemleri belirleyin. Ardından bilinen mal, alacak, borç ve kefaletleri belgeleriyle ayırın. Süresinde başvuru yapıldıktan sonra ilanları, defteri inceleme aşamasını ve son beyan çağrısını takip edin. Kabul kararını, borçların türü ve kendi malvarlığınız açısından doğuracağı sonuçla birlikte verin.

Bu rehber güncel işlemler içindir. Eski ölüm tarihli miraslarda 4722 sayılı Kanun m.17 ve 20 uyarınca ölüm tarihinde geçerli hükümler ve süre geçişleri ayrıca incelenir. Tüzük’ün geçici 1. maddesi de 10 Ağustos 2003’ten önce ölenler için eski Tüzük’ün miras hükümlerinin uygulanmasını sürdürür. Yabancılık unsuru varsa uygulanacak hukuk ve yetki ayrıca değerlendirilmelidir.

Av. İltan Ekmekçioğlu
Mevzuat kontrol tarihi: 29 Ekim 2026.

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Ölüm ve öğrenme tarihleri, tereke belgeleri, önceki işlemler ve mahkeme kayıtları görülmeden kişiye özgü kabul veya ret kararı verilemez.

miras hukukumirasın reddiresmî defter tutulmasıSulh Hukuk Mahkemesitereke borçları
Önceki yazı
Ürün Güvenliği Cezasına İtiraz: Satış Yasağı ve Toplatma Kararında Ne Yapılmalı?
Sonraki yazı
Kargoda Kaybolan Altın ve Mücevher: Tazminat Nasıl İstenir?