Depoya Bıraktığım Ticari Mallar Zarar Gördü: Depocudan Tazminat

Depoya bıraktığınız ticari mallar kaybolmuş, yanmış, ıslanmış veya bozulmuşsa, depo işletmecisinden tazminat isteyebilirsiniz. Ancak malların depoda bulunması, işletmecinin her zarardan koşulsuz sorumlu olduğu anlamına gelmez. Teslim edilen mallar, saklama koşulları, hasarın sebebi ve zarar miktarı belgelenmelidir. İlk aşamada hasarlı malların durumunu korumak, depo işletmecisine ve ilgili sigortacıya yazılı bildirim yapmak, gerektiğinde mahkemeden delil tespiti istemek önemlidir.
Depoya bırakılan ticari malların zarar görmesi, yalnız stok kaybı yaratmaz. Müşteri siparişleri aksayabilir, üretim durabilir ve işletme yeni mal almak için finansman kullanmak zorunda kalabilir. Bu nedenle talep, sadece ürün faturalarını toplamakla hazırlanmaz. Depolama sözleşmesi, teslim kayıtları, teknik inceleme ve işletmenin zarar hesabı birlikte değerlendirilir.
Bu yazı, ticari malların profesyonel bir depo işletmecisine saklanmak üzere teslim edildiği uyuşmazlıkları ele alır. Ev eşyasının tüketici işlemi kapsamında saklanması, yalnız boş depo kiralanması, gümrük antreposu ve lisanslı tarım ürünü depoculuğu farklı veya ek kurallar gerektirebilir. Hukuki kaynak kontrol tarihi: 29 Ekim 2026.
Depodaki Mal Zarar Gördüğünde İlk Olarak Ne Yapılmalı?
Hasarı öğrendiğinizde önce can güvenliği sağlanmalıdır. Yangın, elektrik kaçağı veya yapısal tehlike bulunan alana delil toplamak amacıyla girilmemelidir. Güvenli erişim sağlandıktan sonra ürünlerin bulunduğu yer, ambalajları, etiketleri ve hasarın yayılımı kayıt altına alınmalıdır. Fotoğrafın yanında tarihli tutanak ve teslim belgeleri de korunmalıdır.
- Depoya verilen malların listesini, miktarını ve teslim tarihlerini çıkarın.
- Hasarlı, sağlam ve durumu inceleme gerektiren ürünleri ayrı listelerde gösterin.
- Depo işletmecisinden olay raporunu, kamera kayıtlarının korunmasını ve ilgili teknik kayıtları yazılı olarak isteyin.
- Malı veya sorumluluğu kapsayan poliçeleri bulun ve ilgili sigortacıya gecikmeden bildirim yapın.
- Delil kaybolabilecekse mahkemeden delil tespiti isteme ihtiyacını değerlendirin.
- Malların taşınması, ayrıştırılması veya imhası gerekiyorsa işlemin gerekçesini ve uygulamasını belgeleyin.
Bu adımların sırası olayın aciliyetine göre değişebilir. Bozulmakta olan ürünü sırf inceleme bekleniyor diye zararı büyütecek koşullarda tutmak doğru değildir. Buna karşılık bütün ürünleri belgesiz biçimde çöpe atmak, hangi malın ne kadar zarar gördüğünün ispatını güçleştirebilir.
Depolama Sözleşmesi ile Depo Kirası Aynı Şey midir?
Hayır. Depolama sözleşmesinde işletmeci, kendisine bırakılan malları korumayı ve geri vermeyi üstlenir. Depo kirasında ise kiracıya bir alanın kullanımı bırakılır. Malları o alana kiracının yerleştirmesi, anahtarların kimde olduğu, giriş çıkışı kimin yönettiği ve korumayı kimin üstlendiği ayrımda önemlidir.
Belgede “depo kira bedeli” yazması, ilişkinin mutlaka kira olduğu anlamına gelmez. İşletmeci ürünleri teslim alıyor, stok sistemine işliyor, raflara yerleştiriyor ve talimat üzerine sevk ediyorsa saklama hizmeti de söz konusu olabilir. Mahkeme sözleşmenin başlığını, içeriği ve fiilî uygulamayla birlikte değerlendirir.
Bu ayrım, sorumluluğun yanında görevli mahkemeyi ve dava öncesi işlemleri de etkiler. Ticari depolama uyuşmazlığı için hazırlanan dilekçe, yalnız depo alanının kiralandığı bir dosyaya aynen uygulanmamalıdır. Sözleşme kurulurken görevlerin açıkça belirlenmesi hakkında ticari sözleşmelerde risk yönetimi yazısı da incelenebilir.
Depocunun Malları Koruma Yükümlülüğünün Dayanağı Nedir?
Türk Borçlar Kanunu’nun 561. maddesi saklama sözleşmesinin temelini oluşturur. Profesyonel ticari depolamada ardiyeciye ilişkin 571 ve devamı maddeler de önem taşır. TBK m.572, ardiyecinin malları özenle saklamasını ve ek önlem gerektiren değişiklikleri imkân ölçüsünde saklatana bildirmesini düzenler.
Dolayısıyla depo işletmecisinin borcu, yalnız kapısı kilitli bir yer sağlamakla sınırlı olmayabilir. Ürünün niteliği, kararlaştırılan sıcaklık ve nem koşulları, istif biçimi, güvenlik düzeni ve sözleşmede üstlenilen hizmet dikkate alınır. Depolanan ürünün gerektirdiği koşulların işletmeciye bildirilip bildirilmediği de araştırılır.
Aynı madde, mal sahibinin alışılmış çalışma saatlerinde malları inceleyebilmesini ve örnek alabilmesini, gerekli koruma önlemleri için ise her zaman erişim imkânı verilmesini öngörür. Bu hak, iş güvenliği kurallarını ihlal ederek depoya zorla girme yetkisi vermez. Dayanak hükümler Türk Borçlar Kanunu’nun resmî metninden kontrol edilebilir.
Depocudan Tazminat İstemek İçin Neler İspatlanmalıdır?
Talepte bulunan kişi öncelikle sözleşme ilişkisini, hangi malların teslim edildiğini, sözleşmeye aykırılığı, zararı ve uygun nedensellik bağını somutlaştırmalıdır. “Depoda yüksek tutarlı malım vardı” şeklindeki genel bir açıklama yeterli olmaz. Ürün kodu, adet, ağırlık, seri numarası ve teslim kaydı mümkün olduğunca eşleştirilmelidir.
TBK m.112 uyarınca borç gereği gibi yerine getirilmemişse, borçlu kendisine kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Bu düzenleme, zarar görenin hiçbir belge sunmadan tazminat alacağı anlamına gelmez. Kusura ilişkin değerlendirme ile teslimin ve zarar miktarının ispatı birbirinden ayrılmalıdır.
Malların depoya zaten bozuk geldiği ileri sürülüyorsa kabul tutanağı, giriş fotoğrafları ve önceki taşımanın kayıtları önem kazanır. Teslim sırasında ambalaj hasarı için çekince konulmuş olması da dosyayı etkileyebilir. Sadece sonradan düzenlenen tek taraflı stok listesiyle yetinilmemelidir.
Depo Yangını veya Su Baskını Sorumluluğu Kaldırır mı?
Yangın veya su baskını yaşanması, tek başına depo işletmecisini sorumluluktan kurtarmaz. Olayın sebebi, öngörülebilirliği, önlenebilirliği ve alınan önlemler araştırılır. Elektrik tesisatının bakımı, yangın algılama sistemi, ürünlerin yerleşimi, çatı ve drenaj koşulları gibi unsurlar teknik inceleme konusu olabilir.
Mücbir sebep savunması da yalnız olayın adından hareketle kabul edilemez. Kaçınılmaz bir dış olayla, bakım eksikliği veya uygunsuz istifin zarara katkıda bulunduğu olay aynı değildir. İtfaiye raporu önemli bir delildir, ancak her dosyada tek başına bütün hukuki sorumluluk sorunlarını çözmeyebilir.
Örneğin yağış sırasında depoya su girmişse, yağışın şiddeti kadar ürünlerin zemine doğrudan konulup konulmadığı ve daha önce bilinen su sızıntısına karşı önlem alınıp alınmadığı incelenir. Tazminat değerlendirmesi bu somut veriler üzerinden yapılmalıdır.
Soğuk Zincir Bozulması ve Nem Hasarı Nasıl İncelenir?
Soğuk hava deposunda ürün bozulduğunda yalnız son sıcaklık ölçümü yeterli olmayabilir. Depolama boyunca tutulan sıcaklık kayıtları, alarm geçmişi, elektrik kesintisi bilgileri, cihaz bakımı ve yedek sistemin çalışması araştırılmalıdır. Ürünün depoya giriş sıcaklığı ile kabul koşulları da dosyaya dâhil edilmelidir.
Nem veya küflenme hasarında ambalajın yeterliliği, havalandırma, depolama süresi ve ürünün kendi niteliği önemlidir. Bilirkişinin uzmanlığı ürüne ve hasara uygun olmalıdır. Teknik özellikleri birbirinden farklı ürünlerin tamamı için aynı varsayımla hesap yapılması, incelemenin güvenilirliğini azaltabilir.
Laboratuvar incelemesi gerekiyorsa numunenin nereden ve ne zaman alındığı, kim tarafından saklandığı ve hangi partiye ait olduğu belirtilmelidir. Ürünün artık satılamaması, her zaman fiziksel olarak tamamen yok olması demek değildir. Satılabilirliğin neden ortadan kalktığı teknik ve ticari belgelerle açıklanmalıdır.
Mal Sahibinin Hatası Tazminatı Etkiler mi?
Evet. Malın özelliklerinin eksik bildirilmesi, uygun olmayan ambalaj, yanlış sıcaklık talimatı veya gerekli uyarıya rağmen önlem alınmaması sorumluluk hesabını etkileyebilir. Ancak depocunun bunu ileri sürmesi tek başına yeterli değildir. Hangi davranışın zarara nasıl katkıda bulunduğu ortaya konulmalıdır.
Profesyonel işletmecinin fark edebileceği bir tehlikeyi görmezden gelmesi de ayrıca değerlendirilir. Mal sahibinin ambalajlamayı yapmış olması, depocunun bütün kontrol ve uyarı yükümlülüklerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Tarafların görevleri sözleşmeyle ve olay kayıtlarıyla birlikte incelenir.
Bu nedenle tazminat hesabı hazırlanırken yalnız karşı tarafın hatalarını sıralamak yerine, teslim ve saklama sürecinin tamamını dürüstçe açıklamak gerekir. Eksik veya hatalı talimat varsa bunun gizlenmesi, bilirkişi incelemesinde ortaya çıkabilecek ciddi bir ispat sorunu yaratabilir.
Depo Çalışanının veya Alt Yüklenicinin Hatasından Kim Sorumludur?
İşletmeci, hizmeti çalışanları veya başka yardımcı kişiler aracılığıyla yürütüyor olabilir. Forklift kullanımı sırasında ürünün devrilmesi, yanlış sevkiyat veya istif hatası gibi olaylarda yardımcı kişinin davranışı ile üstlenilen saklama işi arasındaki ilişki araştırılır.
TBK m.116, borcun ifasında kullanılan yardımcı kişilerin verdiği zararlara ilişkin sorumluluğu düzenler. Depo işletmecisinin “işi başka şirkete yaptırdım” demesi, sözleşme tarafı olarak bütün sorumluluğunun sona erdiğini göstermez. Sorumluluğu sınırlayan hükümler varsa bunların kapsamı ve geçerliliği ayrıca incelenmelidir.
Ödemeyi kimin aldığı, sözleşmenin hangi şirketle kurulduğu ve depo tabelasındaki ticaret unvanı birbirinden farklı olabilir. Dava açılmadan önce doğru muhatap belirlenmelidir. Malın sahibi, sözleşmeyi yapan şirket ve sigorta tazminatını alan kişi farklıysa, talep hakkının kime ait olduğu da açıklığa kavuşturulmalıdır.
“Depodaki Hasardan Sorumlu Değiliz” Maddesi Geçerli midir?
Sözleşmede sorumsuzluk kaydı bulunması incelemeyi bitirmez. TBK m.115 uyarınca borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin hükümsüzdür. Hafif kusura, yardımcı kişilere ve özel izin gerektiren faaliyetlere ilişkin hükümler ise kendi koşulları içinde değerlendirilir.
Standart sözleşmedeki kayıt ayrıca genel işlem koşulları bakımından incelenebilir. Maddenin sözleşmeye nasıl dâhil edildiği, açık olup olmadığı ve hangi zararları kapsadığı önemlidir. Her sorumluluk sınırının geçersiz olduğunu söylemek de, imza atıldığı için bütün kayıtların kesinlikle uygulanacağını kabul etmek de doğru olmaz.
Sigorta limitiyle depo işletmecisinin hukuki sorumluluk limiti aynı şey değildir. Poliçenin belirli bir tutara kadar ödeme yapması, depo işletmecisinin o tutarın üzerindeki zarardan mutlaka kurtulduğu anlamına gelmez. Sözleşme ve poliçe ayrı ayrı okunmalıdır.
Delil Tespiti Neden Geciktirilmemelidir?
Hasarlı malların yeri değiştirilebilir, kamera kayıtları silinebilir veya depo onarılabilir. Böyle durumlarda ileride yapılacak inceleme olayın ilk hâlini göstermeyebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 400 ve devamı maddeleri, kaybolma veya sonradan gösterilmesi önemli ölçüde zorlaşma tehlikesi bulunan delillerin mahkeme eliyle tespitine imkân verir.
Dava açılmadan önce esas davaya bakacak mahkemeden veya inceleme yapılacak malların bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden delil tespiti istenebilir. Dava açıldıktan sonra talep, davanın görüldüğü mahkemeye yöneltilir. Aciliyetin gerektirdiği koşullarda karşı tarafa önceden tebligat yapılmaksızın tespit de mümkündür.
Başvuruda sadece “zararım belirlensin” denilmemelidir. Hangi ürünlerin inceleneceği, hasarın muhtemel nedeni, onarım veya kurtarma imkânı ve cevaplanması gereken teknik sorular gösterilmelidir. Delil tespiti tazminata hükmedilmesi değildir. Sürelerin korunması bakımından da tek başına yeterli kabul edilmemelidir. Usul için HMK m.400–403 esas alınmalıdır.
Tazminat Dosyasında Hangi Belgeler Bulunmalı?
Belgeler, teslimden hasarın öğrenilmesine kadar tarih sırasıyla düzenlenmelidir. Her belge dosyadaki belirli bir soruya cevap vermelidir. Özellikle farklı tarihlerde aynı tür ürün teslim edilmişse, hasarın hangi partiye ait olduğunun belirlenmesi gerekir.
- Depolama sözleşmesi, ekleri ve saklama talimatları.
- Depo giriş fişleri, irsaliyeler, tartım ve sayım kayıtları.
- Ürün faturaları, seri numaraları ve stok hareketleri.
- Hasar tutanakları, fotoğraflar ve olay anına ilişkin kayıtlar.
- Sıcaklık, nem, bakım ve alarm kayıtları.
- İtfaiye, kolluk veya ilgili idarenin olay belgeleri.
- Sigorta poliçeleri, bildirimler, ekspertiz ve ödeme belgeleri.
- Kurtarma, taşıma, ayrıştırma ve imha giderlerinin belgeleri.
- Kaybedildiği ileri sürülen siparişler ve kâr hesabının dayanakları.
Ticari kayıtların asılları veya güvenilir dijital örnekleri korunmalıdır. Başkasının hesabına izinsiz girilerek belge alınmamalı, görüntülerin tarihi veya içeriği değiştirilmemelidir. Kişisel veri içeren kamera kayıtları da uyuşmazlıkla sınırlı ve hukuka uygun biçimde kullanılmalıdır.
Depocudan Hangi Zararlar İstenebilir?
Mal bedeli, onarım ve değer kaybı
Tamamen kullanılamaz duruma gelen ürünlerle onarılabilecek veya daha düşük bedelle satılabilecek ürünler ayrılmalıdır. Tazminat hesabı, aynı ürün için hem tam bedelin hem de bütün onarım giderlerinin üst üste istenmesine dayanmamalıdır. Kurtarılan değer ve elde edilen satış geliri hesaba katılmalıdır.
Alış faturası önemli bir başlangıç belgesidir. Bununla birlikte zararın niteliğine göre olay tarihindeki değer, onarımın ekonomik olup olmadığı ve hasarlı malın kalan değeri de incelenebilir. Vergilerin ve muhasebe kayıtlarının hesaba etkisi somut dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.
Ek giderler ve kazanç kaybı
Makul kurtarma, ayrıştırma, başka depoya taşıma veya zorunlu imha giderleri, sorumluluk ve nedensellik koşulları varsa talep konusu olabilir. Her işletme gideri hasara bağlanamaz. Yapılan harcamanın neden gerekli olduğu ve miktarının uygunluğu belgelenmelidir.
Kazanç kaybında toplam satış tutarı doğrudan zarar değildir. Gerçekleşmesi beklenen sipariş, maliyetler, kaçınılan giderler ve makul kâr dikkate alınır. Müşteriye ödenen cezai şartın depocuya aynen yansıtılabileceği de peşinen kabul edilmemelidir. Böyle bir talep, sözleşme ve nedensellik yönünden ayrıca incelenir.
Sigorta Şirketine Başvurmak Depocudan Talebi Engeller mi?
Mal sigortası ile depo işletmecisinin sorumluluk sigortası farklı korumalar sağlar. Mal sahibinin poliçesi bulunması, depocunun sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Önce poliçedeki sigortalı menfaat, depo adresi, ürün türü, teminat, istisna, limit ve muafiyet kontrol edilmelidir.
TTK m.1446, rizikonun gerçekleşmesinin öğrenilmesinden sonra sigortacıya gecikmeksizin bildirim yapılmasını öngörür. Geç bildirim için her durumda bütün tazminatın kaybedileceği söylenemez. Gecikmenin ödenecek tutarı artırması ve kusurun ağırlığı gibi kanuni koşullar önem taşır. Yine de bildirim bekletilmemeli ve poliçe hükümleri incelenmelidir.
Mal sigortacısı ödeme yaptığında, TTK m.1472 uyarınca ödediği miktar ölçüsünde sorumlu kişiye karşı sigortalının haklarına geçebilir. Aynı zarar iki kez tahsil edilemez. Ödenmeyen bölüm için haklar saklı kalabilir. Bu nedenle depocuyla imzalanacak geniş bir ibra, sigortacının hakları ve kalan zarar hesabı incelenmeden verilmemelidir.
İhtarname ve Arabuluculuk Süreci Nasıl Yürütülür?
İlk bildirimde teslim edilen mallar, hasarın öğrenilme tarihi, bilinen olaylar ve delillerin korunması talebi açıkça gösterilmelidir. Kesin zarar henüz bilinmiyorsa tahmini tutar kesin hesap gibi sunulmamalıdır. İnceleme hakkı, ek zararlar ve tazminat talebi bakımından uygun çekinceler belirtilmelidir.
Tacirler arasındaki temerrüt, fesih veya dönme bildirimlerinde TTK m.18/3 kapsamında öngörülen bildirim yolları dikkate alınır. Sıradan bir telefon görüşmesiyle yetinmek ispatı zorlaştırabilir. Bildirimin içeriği ve hukuki amacı belirlenerek noter veya uygun elektronik bildirim yolu seçilmelidir.
Ticari dava niteliğindeki para alacağı ve tazminat taleplerinde TTK m.5/A gereği dava öncesi arabuluculuk gündeme gelir. Arabuluculuk başvurusu, depo işletmecisi ve talebin yöneltileceği diğer kişiler bakımından doğru kurulmalıdır. Delillerin kaybolması tehlikesi varsa, arabuluculuğun bitmesini beklemek yerine geçici hukuki koruma ihtiyacı ayrıca değerlendirilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Bu yazının konusu olan ticari depolamadan doğan tazminat uyuşmazlıklarında görevli mahkeme kural olarak asliye ticaret mahkemesidir. Ayrı asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerde asliye hukuk mahkemesi ticaret mahkemesi sıfatıyla görevlendirilebilir. İlişkinin yalnız kira veya tüketici işlemi olması farklı görev kurallarını gündeme getirir.
Yetki bakımından davalının yerleşim yeri ve sözleşmenin ifa yeri gibi bağlantılar incelenir. Tacirler arasında geçerli bir yetki sözleşmesi veya tahkim şartı bulunması da sonucu etkileyebilir. Malların belirli bir ilçede bulunması, tazminat davasının mutlaka yalnız o ilçede açılabileceği anlamına gelmez.
İstanbul’daki bir depoda zarar meydana gelmiş olsa bile sözleşme tarafının merkez adresi, ifa yeri ve geçerli yetki kaydı kontrol edilmelidir. Delil tespitinde malların bulunduğu yerin önemi ile esas tazminat davasındaki yetki kuralları birbirine karıştırılmamalıdır.
Zamanaşımı ve Kısa Süreler Bakımından Nelere Dikkat Edilmeli?
Kanunda özel bir süre bulunmayan sözleşmeye dayalı alacaklarda TBK m.146’daki on yıllık genel zamanaşımı dikkate alınır. Başlangıç, kural olarak alacağın muaccel olmasıyla bağlantılıdır. Bu süre, bütün depo hasarları ve bütün muhataplar için tek bir süre varmış gibi kullanılmamalıdır.
Taşıma hizmetiyle birleşen depolama, sigortacıya karşı talep, haksız fiil veya özel mevzuata tabi depoculuk farklı süreler gerektirebilir. Sözleşmedeki bildirim hükümlerinin etkisi de ayrıca değerlendirilir. Satıştaki ayıp ihbar sürelerini, hukuki nitelendirme yapmadan depo hasarına aynen uygulamak doğru değildir.
Yalnız ihtarname göndermenin veya hasar dosyası açtırmanın bütün süreleri koruduğu varsayılmamalıdır. Delil tespiti de tek başına zamanaşımını kesen bir tazminat davası değildir. Her muhatap, talep ve başlangıç tarihi için ayrı süre tablosu hazırlanması hak kaybı riskini azaltır.
Depocu Ücret Ödenmediği İçin Malları Vermiyorsa Ne Olur?
TBK m.574, ardiyecinin alacakları için koşulları içinde mallar üzerinde hapis hakkını düzenler. Bu nedenle ücret uyuşmazlığı ile hasar talebi birlikte doğmuşsa, malların iadesi kendiliğinden çözülemez. Hangi alacağın muaccel olduğu ve hapis hakkının koşulları incelenmelidir.
Mal sahibinin hasar iddiası, her ardiye faturasını otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Depocunun alacak iddiası da malları dilediği gibi kullanma veya usulsüz biçimde satma yetkisi vermez. Takas, teminat veya mahkeme yoluyla koruma seçenekleri dosyanın koşullarına göre değerlendirilmelidir.
İşletmeci iflas etmişse malın aynen geri alınması ve zarar alacağının takibi farklı süreçlere dönüşebilir. Bu ayrım için iflas eden şirkette kalan malların geri alınması konusunda hazırlanan yazıya bakılabilir.
Ceza Şikâyeti Tazminat Davasının Yerine Geçer mi?
Hayır. Her depo hasarı suç oluşturmaz. Sözleşmeye aykırı saklama, teknik arıza veya özen eksikliği öncelikle özel hukuk sorumluluğu doğurabilir. Hırsızlık, malların kasıtlı olarak elden çıkarılması veya belge sahteciliği şüphesi varsa somut olay ayrıca ceza hukuku bakımından incelenir.
Suç duyurusu yapılması, para alacağının kendiliğinden tahsil edilmesini sağlamaz. Ceza dosyasındaki rapor ve kayıtlar hukuk davasında önem taşıyabilir, ancak tazminat talebi ve süreler ayrıca takip edilmelidir. İdari bir tutanak veya ceza verilmesi de zarar miktarını tek başına belirlemez.
Sık Sorulan Sorular
Yazılı depolama sözleşmesi yoksa tazminat istenebilir mi?
Yazılı sözleşme bulunmaması talebi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte ilişkinin içeriğinin ve teslim edilen malların ispatı zorlaşabilir. Depo fişi, irsaliye, ödeme belgesi, ticari kayıt ve yazışmalar birlikte incelenmelidir. İspat kurallarının somut işlem bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Sigorta eksperinin raporu mahkemeyi bağlar mı?
Eksper raporu önemli bir delil olabilir, ancak mahkemenin değerlendirmesinin yerine geçmez. Raporun hangi ürünleri ve hangi kayıtları incelediği önemlidir. Eksik inceleme veya farklı hasar hesabı bulunduğunda mahkeme bilirkişi incelemesi yapılması gündeme gelebilir.
Hasarlı malları hemen imha edebilir miyim?
İmha zorunluysa ürünün niteliğine ve ilgili kurallara uygun hareket edilmelidir. Hasar ve miktar mümkün olduğunca önceden belgelenmeli, gerekli taraflara bildirim yapılmalıdır. Sağlık ve güvenlik tehlikesi yaratan malları sırf delil için kontrolsüz biçimde tutmak da uygun değildir.
Depoda kaybolan mal için de aynı yol izlenir mi?
Kaybolmada teslim ve çıkış kayıtları özellikle önemlidir. Malın hiç teslim edilmediği, yetkili kişiye verildiği veya başka partiyle karıştığı savunmaları araştırılır. Sözleşmeye dayalı talebin yanında suç şüphesi varsa ceza başvurusu ayrıca değerlendirilebilir.
Depocunun sorumluluk sigortası varsa kalan zararı kim öder?
Poliçe kapsamı ve ödeme miktarı önce belirlenmelidir. Teminat dışında kalan bölüm veya limiti aşan zarar bakımından depo işletmecisinin hukuki sorumluluğu ayrıca incelenir. Sigortadan ödeme alınması, kalan bütün taleplerden vazgeçildiği anlamına gelmez.
Sonuç: Tazminat Talebi Teslim ve Hasar Kayıtlarıyla Kurulur
Depoya bırakılan ticari malların zarar görmesi hâlinde ilk ihtiyaç, sorumlu kişiye hemen bir tutar bildirmekten önce olayın ve zararın güvenilir biçimde belirlenmesidir. Teslimin kapsamı, üstlenilen saklama koşulları, hasarın sebebi ve maddi kayıp aynı dosyada birleştirilmelidir.
Yüksek tutarlı uyuşmazlıklarda teknik inceleme, sigorta başvurusu, delil tespiti ve arabuluculuk birbirinden kopuk yürütülmemelidir. Geniş bir ibra veya sulh belgesi imzalanmadan önce ödenen tutarın hangi zararları kapsadığı anlaşılmalıdır. Somut belgeler incelenerek hazırlanacak talep, hem ispat hem tahsil bakımından daha sağlıklı değerlendirme sağlar.
Hukuki Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: m.20–25, 112–116, 146, 149 ve 561–575.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: m.4, 5, 5/A, 18/3, 1446 ve 1472.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: görev ve yetki hükümleri ile m.400–403.
- Adalet Bakanlığı: Sigorta Uyuşmazlıklarında Çözüm Yolları: sigorta bildirimi ve halefiyet açıklamaları. Mevzuat için güncel kanun metni esas alınmalıdır.
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Sözleşme, teslim belgeleri, poliçe ve hasar kayıtları incelenmeden belirli bir tazminat sonucu verilemez. Resmî tam metni doğrulanamayan mahkeme kararlarına ve karar numaralarına yer verilmemiştir.

