Eşim Çocuğumu Göstermiyor: Ne Yapmalıyım?
“Eşim çocuğumu göstermiyor” diyen kişinin ilk olarak mahkemece verilmiş uygulanabilir bir çocukla kişisel ilişki veya tedbir kararı bulunup bulunmadığını kontrol etmesi gerekir.
Mahkeme kararı olmasına rağmen çocuk belirtilen günlerde teslim edilmiyorsa artık icra müdürlüğüne başvurulmaz. Güncel sistemde çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kararları, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri müdürlükleri tarafından çocuk görüşme merkezlerinde ve uzmanların katılımıyla yerine getirilmektedir.
Buna karşılık yalnız tarafların mesajlaşarak belirlediği görüş takvimi, ADM tarafından zorla uygulanabilecek bir mahkeme kararı değildir. Önce aile mahkemesinden kişisel ilişki kurulmasına ilişkin karar alınması gerekir.
Çocuk Teslimi ile Çocukla Kişisel İlişki Aynı Şey midir?
Hayır. Uygulamada sıkça aynı anlamda kullanılsa da iki işlem farklıdır:
| İşlem | Anlamı |
|---|---|
| Çocuk teslimi | Velayet kararına göre çocuğun, yanında bulunduran kişiden alınarak velayet hakkı sahibine sürekli biçimde verilmesi |
| Çocukla kişisel ilişki | Velayeti bulunmayan veya çocuk kendisine bırakılmayan kişinin, belirlenen gün ve saatlerde çocukla görüşmesi veya birlikte kalması |
“Çocuğumu görüş gününde göstermiyor” sorunu çoğunlukla çocukla kişisel ilişki kararının uygulanmaması niteliğindedir. İki işleme aykırılık için öngörülen disiplin hapsi süreleri de farklıdır.
Mahkeme Kararı Yoksa Ne Yapılmalıdır?
ADM, tarafların sözlü anlaşmasına veya mesajlaşmalarına dayanarak görüş takvimi oluşturamaz. Başvuru için aile mahkemesince verilmiş ilam veya tedbir kararı gerekir.
Mahkeme kararı yoksa:
- Boşanma davası sürüyorsa aynı mahkemeden geçici kişisel ilişki kararı istenebilir.
- Boşanma tamamlanmış fakat kişisel ilişki düzenlenmemişse aile mahkemesinde kişisel ilişki kurulması talep edilebilir.
- Mevcut karar uygulanamaz ölçüde belirsiz veya çocuğun güncel koşullarına uygun değilse ilişkinin yeniden düzenlenmesi istenebilir.
- Çocuk açısından yakın bir tehlike varsa 6284 sayılı Kanun ve çocuk koruma tedbirleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Türk Medeni Kanunu’nun 323. maddesi, velayeti altında bulunmayan veya çocuk kendisine bırakılmayan anne ve babaya uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı tanımaktadır. Güncel hükümler Türk Medeni Kanunu’nun 323–325. maddelerinde bulunmaktadır.
Kesinleşmemiş Kararla Başvuru Yapılabilir mi?
Kararın türüne göre değişir:
- Davayı sonuçlandıran nihai karardaki velayet ve kişisel ilişki hükmünün uygulanması için kural olarak kesinleşme aranır.
- Boşanma davası sürerken verilen geçici veya tedbir niteliğindeki kişisel ilişki kararlarının uygulanması için kesinleşme gerekmez.
- Gerekçeli kararda hükmün tedbiren uygulanacağı açıkça yazılmışsa kararın içeriği ayrıca değerlendirilir.
İstanbul Adliyesinin güncel başvuru açıklamasında da gerekçeli karar, kesinleşme şerhi ve tedbir kararı ayrımı gösterilmektedir. İstanbul Adliyesi – çocuk teslimi ve kişisel ilişki işlemleri
Çocuk Teslimi İçin Nereye Başvurulur?
Yetkili birim kural olarak çocuğun yerleşim yerindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüdür. ADM bulunmayan yerlerde Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğü işlemleri yürütür.
Başka yerdeki müdürlüğe başvurulması hâlinde karar ve başvuru tutanağı yetkili müdürlüğe gönderilebilir. Bununla birlikte yaklaşan görüş gününün kaçırılmaması için doğrudan doğruya çocuğun yerleşim yerindeki birimin çalışma düzeninin öğrenilmesi daha güvenlidir.
Başvuru için çocuk görüşme merkezine doğrudan gidilmemelidir. Bu merkezler yalnız belirlenen işlem günlerinde kullanılır; dosya ve takvim işlemleri ADM üzerinden yürütülür.
Başvuru İçin Hangi Belgeler Gerekir?
Uygulamada başlıca şu belgeler istenir:
- Çocuk teslimi veya kişisel ilişkiye ilişkin mahkeme kararı.
- Gerekliyse kesinleşme şerhi.
- Başvuran hak sahibinin kimlik belgesi veya fotokopisi.
- Müdürlük tarafından verilen başvuru formu.
- Çocuğun ve teslim yükümlüsünün bilinen adres ve iletişim bilgileri.
- Vekâleten başvuruda vekâletname ve ilgili vekâlet belgeleri.
Mahkeme takviminde değişiklik yapılmışsa yeni ara karar veya kesinleşmiş karar da müdürlük dosyasına sunulmalıdır. ADM, mahkemece kararlaştırılmamış yeni görüş günü belirleyen bir mahkeme gibi hareket edemez.
ADM Başvurusundan Sonra Süreç Nasıl İşler?
Genel işlem sırası şöyledir:
- Hak sahibi, mahkeme kararıyla müdürlüğe başvurur.
- Müdürlük dosyayı açar ve yükümlüyle iletişim kurar.
- Karardaki görüş günü, saati ve teslim yeri taraflara açıklanır.
- Çocuğun rıza ile belirlenen görüşme merkezine getirilmesi istenir.
- Getirilen çocuk uzman veya öğretmen aracılığıyla hak sahibine teslim edilir.
- Gerçekleşen veya engellenen her işlem tutanağa bağlanır.
- Yükümlü rıza ile hareket etmezse yazılı teslim emri tebliğ edilir.
- Teslim emrine rağmen çocuk getirilmezse yaptırım ve aile mahkemesine şikâyet yolu gündeme gelir.
Yeni uygulama, çocukların ebeveyn kapısında ve icra görevlileri aracılığıyla teslim edilmesi yerine, çocuk dostu merkezler ile uzman desteğini esas alır. Sistem 8 Mayıs 2023 itibarıyla ülke genelinde uygulanmaktadır. Adalet Bakanlığı uygulama rehberi
Çocuğu Görmek İçin İcra Takibi Başlatılır mı?
Hayır. Çocuk teslimine ilişkin İcra ve İflas Kanunu hükümleri kaldırılmıştır. Güncel başvuru mercii icra müdürlüğü değil ADM’dir.
Bu nedenle güncelliğini yitirmiş içeriklerde geçen:
- İlamlı icra takibi açılması,
- Çocuk teslimi için icra masrafı yatırılması,
- İcra memuru aracılığıyla teslim,
- İcra ceza mahkemesine şikâyet
bilgileri yeni başvurular bakımından esas alınmamalıdır.
Adalet Bakanlığı da ebeveynlerin icra daireleri yerine ADM’ye başvuracağını ve işlemlerin çocuk görüşme merkezlerinde yürütüleceğini açıklamaktadır. Adalet Bakanlığı – icra yoluyla çocuk tesliminin sona ermesi
Çocuğu Göstermemenin Cezası Nedir?
Her görüş engellemesi otomatik olarak bağımsız bir ceza suçu oluşturmaz. Çocuk Koruma Kanunu’ndaki yaptırımın uygulanması için mahkeme kararı, ADM başvurusu, usulüne uygun teslim emri ve emre aykırılık koşulları incelenmelidir.
Yaptırımlar şöyledir:
| Aykırılık | Muhtemel yaptırım |
|---|---|
| Çocukla kişisel ilişki teslim emrine aykırılık veya emrin uygulanmasını engelleme | Üç günden on güne kadar disiplin hapsi |
| Velayete ilişkin çocuk teslimi emrine aykırılık veya emrin uygulanmasını engelleme | Üç aya kadar disiplin hapsi |
| Görüşme sonunda çocuğu geri getirmeyen hak sahibi | Üç aya kadar disiplin hapsi; koşulları varsa ayrıca ceza soruşturması |
Disiplin hapsi kendiliğinden uygulanmaz. Hak sahibinin süresinde şikâyette bulunması ve aile mahkemesinin karar vermesi gerekir. Çocuğu göstermeme hâlini doğrudan “suç” olarak nitelendirmek yerine, teslim emrine aykırılık ve disiplin hapsi ayrımının korunması daha doğrudur.
Şikâyet Süresi Kaç Gündür?
İki farklı şikâyet yolu birbirine karıştırılmamalıdır:
ADM İşlemine Karşı Şikâyet
Müdürlüğün yaptığı işlem veya verdiği karara karşı, öğrenme ya da tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyet edilebilir.
Mahkemenin bu şikâyet üzerine verdiği karara karşı da tebliğden itibaren bir hafta içinde itiraz edilebilir.
Teslim Emrine Aykırılık Nedeniyle Şikâyet
Teslim emrine aykırılık nedeniyle disiplin hapsi isteniyorsa şikâyetin bir ay içinde işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine yapılması gerekir.
Bir haftalık süre müdürlük işleminin denetimine; bir aylık süre ise emre aykırılık nedeniyle disiplin hapsi talebine ilişkindir.
Çocuk Kişisel İlişki Gününde Zorla Alınır mı?
Kişisel ilişki ile velayete dayalı çocuk tesliminin uygulanma yöntemleri farklıdır.
Çocuğun geçici görüşme için teslim edilmemesi hâlinde ADM, kişisel ilişki sürecinde çocuğu bulunduğu yerden zorla alıp görüşmeye götürmez. Yükümlünün çocuğu görüşme merkezine getirmediği tutanağa bağlanır; danışmanlık tedbiri ve disiplin hapsi şikâyeti gündeme gelebilir.
Velayete dayalı sürekli çocuk tesliminde ise teslim emrine rağmen çocuk getirilmezse çocuk uzman veya öğretmen aracılığıyla, gerektiğinde kolluktan yardım alınarak teslim alınabilir.
Her iki süreçte de çocuk üzerindeki fiziksel ve psikolojik etkiler ile üstün yarar öncelikle gözetilmelidir.
Çocuk Görüşmek İstemediğini Söylerse Ne Olur?
Çocuğun görüşü yaşı, gelişim düzeyi ve idrak yeteneğine uygun biçimde değerlendirilmelidir. Ancak çocuğun “gitmek istemiyorum” demesi mahkeme kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Şu hususlar araştırılmalıdır:
- İsteksizliğin geçici olup olmadığı,
- Çocuğun ebeveyn çatışmasından etkilenip etkilenmediği,
- Yönlendirme veya baskı bulunup bulunmadığı,
- Şiddet, ihmal ya da güvenlik iddiası olup olmadığı,
- Görüşme süresi ve ortamının çocuğa uygunluğu,
- Uzman veya refakatçi ihtiyacı.
Kişisel ilişkinin çocuğa zarar verdiği düşünülüyorsa kararı tek taraflı olarak sürekli uygulamamak yerine aile mahkemesinden ilişkinin sınırlandırılması, refakatçi eşliğinde gerçekleştirilmesi veya kaldırılması istenmelidir.
Danışmanlık Tedbiri Uygulanabilir mi?
Evet. Çocukla kişisel ilişkinin üstün yarara uygun biçimde gerçekleştirilebilmesi için çocuk, hak sahibi veya yükümlü hakkında aile mahkemesince danışmanlık tedbiri verilebilir.
ADM, yükümlünün teslim emrine ilk aykırı hareketinde danışmanlık tedbiri uygulanmasını aile mahkemesinden talep eder. Bu tedbir yalnız cezalandırmayı değil, ebeveyn çatışmasının azaltılmasını ve çocuğun sürece hazırlanmasını amaçlar.
Danışmanlık tedbiri mahkeme kararındaki görüş takvimini kendiliğinden değiştirmez.
Çocuğu Sürekli Göstermemek Velayetin Değişmesine Neden Olur mu?
Sistematik engelleme velayet değerlendirmesinde önem taşıyabilir; fakat velayet otomatik olarak değişmez.
Türk Medeni Kanunu’nun 324. maddesine göre ebeveynler, diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitim ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmalıdır. Yükümlülüğe ağır biçimde aykırı davranılması hâlinde kişisel ilişki hakkı reddedilebilir veya kaldırılabilir.
Velayet değişikliği bakımından mahkeme özellikle:
- Engellemenin sürekliliğini,
- ADM tutanaklarını,
- Çocuğun diğer ebeveynle bağının zarar görüp görmediğini,
- Ebeveynin iş birliğine yaklaşımını,
- Çocuğun yaşam düzenini ve görüşünü,
- Değişikliğin çocuk üzerindeki muhtemel etkisini
değerlendirir. Ölçüt ebeveyni cezalandırmak değil, çocuğun üstün yararıdır.
Görüşme Sonunda Çocuk Geri Getirilmezse Ne Yapılabilir?
Kişisel ilişki kurmak üzere çocuğu teslim alan hak sahibi, mahkeme kararında belirtilen sürenin sonunda çocuğu belirlenen yere getirmek zorundadır.
Çocuk geri getirilmezse:
- Durum derhâl ADM’ye bildirilmelidir.
- Müdürlük olay hakkında tutanak düzenler.
- Müdürlük Cumhuriyet başsavcılığına bildirimde bulunabilir.
- Koşulları varsa TCK m.234 kapsamında soruşturma yürütülebilir.
- Yükümlü, bir ay içinde aile mahkemesinden disiplin hapsi talep edebilir.
- Çocuğun güvenliği bakımından acil kolluk ve koruyucu tedbir seçenekleri değerlendirilir.
Görüşme süresinin tek taraflı olarak uzatılması, nafakanın ödenmemesi veya diğer ebeveynle yaşanan anlaşmazlık gerekçe gösterilerek haklı hâle gelmez.
Nafaka Ödenmiyorsa Çocuk Gösterilmeyebilir mi?
Hayır. Nafaka borcu ile çocukla kişisel ilişki birbirinden bağımsızdır.
Nafakanın ödenmemesi ayrı icra ve şikâyet yollarına konu olabilir. Çocuğun diğer ebeveynle görüşmesi ise çocuğun kişisel ilişki hakkıyla bağlantılıdır. Nafaka borcunun tahsili için çocuğun gösterilmemesi hukuka uygun bir yöntem değildir.
Benzer şekilde kişisel ilişki kararının engellenmesi de nafaka ödeme borcunu ortadan kaldırmaz.
Şiddet veya Uzaklaştırma Kararı Varsa Görüşme Nasıl Yapılır?
6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma, yaklaşmama veya gizlilik kararı bulunuyorsa bu durum ADM’ye mutlaka bildirilmelidir.
Süreç:
- Tarafların karşılaştırılmaması,
- Gizli adresin açıklanmaması,
- Teslimin uzman veya refakatçi eşliğinde yapılması,
- Görüşmenin sınırlandırılması,
- Gerekirse kişisel ilişkinin geçici olarak kaldırılması
gibi önlemlerle yürütülebilir.
Uzaklaştırma kararı, kişisel ilişki kararını her durumda kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kararlar arasında çelişki veya güvenlik riski varsa aile mahkemesinden yeni düzenleme istenmelidir. Adalet Bakanlığı rehberi, 6284 kapsamındaki tedbirlerin teslim işlemlerinde gözetileceğini açıkça belirtmektedir.
Çocuğun Başka Şehre Taşınması Hâlinde Ne Olur?
Çocuğun yerleşim yeri başka bir müdürlüğün yetki alanına taşınırsa ADM dosyası yeni yer müdürlüğüne gönderilebilir. Yeni teslim yeri yükümlüye tebliğ edilir ve hak sahibine bildirilir.
Taşınma nedeniyle mevcut görüş takvimi fiilen uygulanamaz hâle gelmişse ADM takvimi esaslı biçimde değiştiremez. Ulaşım, okul ve tatil düzenine uygun yeni bir kişisel ilişki kurulması için aile mahkemesine başvurulmalıdır.
Adres ve iletişim değişikliklerinin müdürlüğe derhâl bildirilmemesi işlemlerin aksamasına ve tebligat sorunlarına neden olabilir.
Büyükanne veya Büyükbaba ADM’ye Başvurabilir mi?
Olağanüstü hâller bulunduğunda çocukla kişisel ilişki kurulması hakkı büyükanne, büyükbaba ve diğer yakınlara da tanınabilir. Ancak ADM başvurusu için bu kişiler lehine verilmiş bir mahkeme kararı gerekir.
Yalnız akrabalık bağı, mahkeme kararı olmadan çocuğun belirli günlerde teslim edilmesini istemek için yeterli değildir. Mahkeme, talebi çocuğun yararına uygunluk açısından değerlendirir.
Başvuru Ücretli midir?
Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının ADM tarafından uygulanmasına ilişkin işlemler harçtan istisnadır. Avukatlık ücreti dışındaki uygulama masrafları Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
Bu nedenle çocuğu görmek için eski sistemdeki gibi icra gideri yatırılması gerekmez. Kişinin kendi tercih ettiği avukatın ücreti bu muafiyetin kapsamında değildir. Düzenleme Çocuk Koruma Kanunu’nun 41/H maddesinde yer almaktadır.
Hangi Deliller Korunmalıdır?
Başlıca deliller şunlardır:
- Mahkeme kararı ve kesinleşme bilgisi.
- ADM dosya ve başvuru numarası.
- Teslim emri ve tebliğ kaydı.
- Görüşmenin gerçekleşmediğine ilişkin ADM tutanakları.
- Tarafların teslim gününe ilişkin yazışmaları.
- Mazeret bildirimleri ve bunların tarihleri.
- Çocuğun okul, sağlık veya yolculuk durumunu gösteren belgeler.
- Uzaklaştırma ve koruma kararları.
Ebeveyn, delil toplamak amacıyla çocuğu sorguya çekmemeli veya konuşmalarını sosyal medyada paylaşmamalıdır. Çocuğun görüntüsü, sağlık bilgileri ve aile uyuşmazlığına ilişkin kayıtlar kişisel veri ve çocuğun mahremiyeti bakımından korunmalıdır.
Görevli Mahkeme ve Başvuru Mercileri
| Talep | Görevli merci |
|---|---|
| Mevcut kişisel ilişki kararının uygulanması | Çocuğun yerleşim yerindeki ADM |
| ADM bulunmayan yer | Bakanlıkça belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğü |
| ADM işlemi veya kararına şikâyet | İşlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesi |
| Teslim emrine aykırılık nedeniyle disiplin hapsi | İşlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesi |
| Kişisel ilişkinin kurulması veya değiştirilmesi | Aile mahkemesi |
| Velayetin değiştirilmesi | Aile mahkemesi |
| Çocuğun geri verilmemesi nedeniyle suç şüphesi | Cumhuriyet başsavcılığı |
Aile mahkemesi bulunmayan yerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar.
Arabuluculuk Zorunlu mudur?
Hayır. Çocuğun velayeti ve kişisel ilişki hakkı, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği sıradan bir özel hukuk alacağı değildir. ADM başvurusu, kişisel ilişki davası ve velayet değişikliği için zorunlu arabuluculuk bulunmaz.
Ebeveynlerin çocuğun yararına uygun bir teslim düzeni üzerinde uzlaşması mümkün olsa da mevcut mahkeme kararının esaslı biçimde değiştirilmesi gerekiyorsa yeni düzenlemenin mahkeme kararıyla güvenceye alınması gerekir.
İzlenebilecek Uygulama Sırası
- Mahkeme kararındaki görüş günleri ve teslim yeri kontrol edilmelidir.
- Nihai kararın kesinleşip kesinleşmediği belirlenmelidir.
- Çocuğun yerleşim yerindeki ADM tespit edilmelidir.
- Karar, kimlik ve iletişim bilgileriyle başvuru yapılmalıdır.
- Görüşme günleri için müdürlüğün bildirimlerine zamanında cevap verilmelidir.
- Engellenen her görüşme için tutanak oluşturulması sağlanmalıdır.
- Teslim emrinin tebliğ edilip edilmediği kontrol edilmelidir.
- Emre aykırılık sürüyorsa bir aylık şikâyet süresi geçirilmemelidir.
- ADM işleminde hukuka aykırılık varsa bir haftalık süre ayrıca takip edilmelidir.
- Mevcut takvim çocuk için uygun değilse aile mahkemesinden değişiklik istenmelidir.
- Sistematik engellemede velayet değişikliği, çocuğun üstün yararı açısından değerlendirilmelidir.
- Şiddet veya gizlilik kararı varsa ADM’ye baştan bildirilmelidir.
İki Kısa Örnek
Örnek 1: Kesinleşmiş boşanma kararında baba ile çocuk arasında iki haftada bir kişisel ilişki kurulmuştur. Anne, teslim emrine rağmen çocuğu görüşme merkezine getirmemektedir. Engelleme tutanağa bağlandıktan sonra baba, bir ay içinde müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesinden disiplin hapsi talep edebilir.
Örnek 2: Eşler ayrı yaşamakta ancak çocukla görüşme konusunda mahkeme kararı bulunmamaktadır. Tarafların mesajla belirlediği günlerin uygulanması için doğrudan ADM’den zorla teslim istenemez; önce aile mahkemesinden kişisel ilişki veya geçici tedbir kararı alınmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Mahkeme kararına rağmen çocuğumu göremiyorum; polisi aramalı mıyım?
Kural olarak kararın düzenli uygulanması için ADM’ye başvurulmalıdır. Yakın ve ciddi güvenlik tehlikesi, kayıp veya suç şüphesi varsa kolluk ve savcılık yolu ayrıca kullanılabilir.
Çocuğu göstermeyen ebeveyn hemen hapse girer mi?
Hayır. Uygulanabilir karar, ADM başvurusu, usulüne uygun teslim emri, aykırılık tutanağı ve süresinde aile mahkemesi şikâyeti gerekir.
Her görüş günü için yeniden teslim emri çıkarılır mı?
Usulüne uygun teslim emri, kararda değişiklik olmadığı sürece sonraki görüş dönemleri için de sonuç doğurabilir. Buna rağmen gerçekleşmeyen her teslim ayrı ayrı tutanağa bağlanmalıdır.
Çocuk görüşme merkezine gitmeden evden alınabilir mi?
Kişisel ilişki işlemleri kural olarak görüşme merkezinde yürütülür. Yükümlünün haklı mazereti gibi özel durumlarda ADM, çocuğun üstün yararını gözeterek farklı teslim yöntemi belirleyebilir.
Eski eşim çocuğu başka şehre götürdü; dosya kapanır mı?
Yerleşim yeri değişikliği dosyayı kendiliğinden sona erdirmez. Dosya yeni yer müdürlüğüne gönderilebilir; mevcut takvim uygulanamaz durumdaysa aile mahkemesinden yeni düzenleme istenebilir.
Sürekli engelleme velayeti kesin değiştirir mi?
Hayır. Sistematik engelleme önemli bir delildir ancak mahkeme bütün koşulları ve çocuğun üstün yararını değerlendirir.
Sonuç
“Eşim çocuğumu göstermiyor” durumunda güncel başvuru yolu icra takibi değil, çocuğun yerleşim yerindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüdür. Ancak ADM’nin işlem yapabilmesi için uygulanabilir bir mahkeme ilamı veya tedbir kararı bulunmalıdır.
Müdürlük önce rıza ile teslimi sağlamaya çalışır; sonuç alınamazsa teslim emri düzenler. Kişisel ilişki emrine aykırılıkta üç günden on güne kadar disiplin hapsi gündeme gelebilir. Şikâyetin bir ay içinde, müdürlük işlemlerine ilişkin şikâyetin ise bir hafta içinde yapılması gerekir.
Engellemenin sürekli olması velayet değişikliği bakımından değerlendirilebilir; fakat otomatik sonuç doğurmaz. Bütün süreçte temel ölçüt ebeveynlerin talepleri değil, çocuğun güvenliği ve üstün yararıdır.
Güncel Kaynaklar
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu – özellikle m.182 ve 323–325
- Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının uygulanmasına ilişkin Yönetmelik
- Adalet Bakanlığı – Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişki Uygulama Rehberi
- Adalet Bakanlığı – güncel süreç hakkında sık sorulan sorular
- İstanbul Adliyesi – başvuru belgeleri ve çocuk görüşme merkezleri
- 7593 sayılı Kanun – 18 Ağustos 2026 tarihli güncel değişiklikler
| Mevcut kaynak URL | Önerilen anchor metni | Yeni yazının hedef URL’si |
|---|---|---|
| Velayetin Değiştirilmesi Davası | çocuğun diğer ebeveynle görüştürülmemesi | https://www.iltanekmekcioglu.com/esim-cocugumu-gostermiyor/ |
| Anlaşmalı Boşanma: Şartları, Süreci ve Protokol | çocukla kişisel ilişki kararının uygulanması | https://www.iltanekmekcioglu.com/esim-cocugumu-gostermiyor/ |
| Boşanma Avukatı Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler | mahkeme kararına rağmen çocuğun gösterilmemesi | https://www.iltanekmekcioglu.com/esim-cocugumu-gostermiyor/ |
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Mahkeme kararı, kesinleşme durumu, ADM tutanakları, teslim emri, çocuğun güncel koşulları ve varsa koruma kararları incelenmeden somut uyuşmazlık hakkında kesin değerlendirme yapılamaz.

