
TCK 186 bozulmuş gıda ve ilaç ticareti, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte bozulmuş ya da değiştirilmiş yiyecek, içecek veya ilaçların satılması, tedarik edilmesi ya da bulundurulmasıdır. Suçun temel cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adlî para cezasıdır.
Düzenlemenin ayırt edici unsuru, ürünün yalnızca mevzuata aykırı veya son kullanma tarihi geçmiş olması değil; bozulmuş ya da değiştirilmiş hâliyle insan hayatını veya sağlığını tehlikeye sokabilecek özellik taşımasıdır. Bu nedenle ürünün fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik durumu ile saklama koşulları somut verilerle incelenmelidir.
TCK 186 Güncel Madde Metni
Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti
Madde 186- (1) Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her tür yenilecek veya içilecek şeyleri veya ilâçları satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar adlî para cezası verilir.
(2) Bu suçun, resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
Bu metin 15 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi ve TBMM’deki kabul edilmiş kanun metni üzerinden kontrol edilmiştir. Yürürlükteki düzenleme iki fıkradan oluşmaktadır.
Madde Gerekçesi ve Düzenlemenin Amacı
Maddenin amacı, halk sağlığını tehlikeye sokabilecek bozulmuş veya değiştirilmiş ürünlerin dolaşıma girmesini önlemektir. Ceza sorumluluğu için bir kişinin mutlaka hastalanması beklenmez; sağlığa elverişli olmayan ürünün kanunda sayılan hareketlerden birine konu edilmesi yeterli olabilir.
Resmî izne bağlı bir meslek veya sanatın sağladığı güvenin kötüye kullanılması daha ağır değerlendirilmiştir. Bu nedenle eczane, ruhsatlı gıda işletmesi veya izinle yürütülen başka bir meslek faaliyeti içindeki fiil bakımından ceza üçte bir artırılır.
Korunan Hukuki Değer
Başlıca korunan değer toplumun hayatı ve sağlığıdır. Gıda ve ilaç zincirinin güvenilirliği de bu korumanın tamamlayıcı unsurudur. Düzenleme tek bir tüketicinin malvarlığından çok, belirsiz sayıdaki kişinin sağlık güvenliğini korumayı hedefler.
Suçun Konusu Nedir?
Suçun konusu, bozulmuş veya değiştirilmiş her türlü yenilecek ya da içilecek şey ile ilaçtır. Et, süt ürünü, hazır yemek, içecek, takviye biçiminde sunulan yenilebilir ürün ve ilaçlar somut özelliklerine göre kapsamda değerlendirilebilir.
“Bozulma”; ürünün mikrobiyolojik, kimyasal veya fiziksel yapısının sağlık bakımından tehlikeli hâle gelmesini ifade edebilir. “Değiştirme” ise ürünün içeriğine müdahale edilmesi, bileşiminin sağlığa tehlikeli biçimde farklılaştırılması veya güvenli niteliğinin ortadan kaldırılmasıdır.
Son Kullanma Tarihinin Geçmesi Tek Başına Yeterli midir?
Son kullanma tarihinin geçmiş olması önemli bir bulgudur; fakat ceza sorumluluğunun otomatik kanıtı değildir. Ürünün gerçekten bozulmuş veya değiştirilmiş olup olmadığı ve bu durumun hayat ya da sağlık bakımından tehlike yaratmaya elverişli bulunup bulunmadığı teknik incelemeyle belirlenmelidir.
Buna karşılık görünüşü normal olan bir ürün de uygunsuz saklama, bakteri, toksin veya kimyasal değişim nedeniyle tehlikeli olabilir. Yalnız dış görünüşe dayanılarak sonuca gidilmemelidir.
Fail ve Mağdur
Suçun faili herkes olabilir. Üretici, işletmeci, depo sorumlusu, satıcı veya tedarik zincirinde ürünü bilerek bulunduran kişi; kendi fiili ve kastı ölçüsünde sorumlulukla karşılaşabilir. Bir şirkette görev yapmış olmak tek başına kişisel sorumluluk doğurmaz; fiil üzerindeki hâkimiyet ve bilgi durumu ayrıca araştırılır.
Mağdur, tehlikeye maruz kalan kişi veya kişiler olmakla birlikte suç toplum sağlığına yöneldiğinden geniş anlamda toplumun tamamı korunur.
Maddi Unsur: Satma, Tedarik Etme ve Bulundurma
Madde seçimlik hareketli bir suç düzenler. Aynı ürün bakımından aşağıdaki hareketlerden birinin yapılması suçun maddi unsurunu oluşturabilir:
- Satma: Tehlikeli ürünü bedel karşılığında alıcıya sunmak ve devretmek.
- Tedarik etme: Ürünü başkasının kullanımına veya dağıtımına sağlamak.
- Bulundurma: Ürün üzerinde fiilî tasarruf imkânını sürdürmek.
Bulundurmanın kapsamı değerlendirilirken ürünün miktarı, bulunduğu yer, işletmeyle bağlantısı, etiket ve parti bilgileri ile failin ürün üzerindeki yetkisi birlikte ele alınır. İşletmede ürün bulunması, her çalışanı kendiliğinden fail hâline getirmez.
Tehlike ve Netice Unsuru
Ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş olması yanında, bu durumun kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte bulunması gerekir. Bu özellik çoğu olayda laboratuvar analizi, uzman raporu, numune alma tutanağı ve saklama zinciri üzerinden belirlenir.
Fiil sonucunda tüketicinin hastalanması suçun oluşması için zorunlu değildir. Gerçek bir sağlık zararı doğmuşsa, yaralanma veya ölüm sonucuna ilişkin hükümler ve nedensellik bağı ayrıca değerlendirilir.
Manevi Unsur
Suç kasten işlenebilir. Failin ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş olduğunu ve sağlığı tehlikeye sokabilecek niteliğini bilmesi; buna rağmen satma, tedarik etme veya bulundurma hareketini istemesi gerekir. Özel bir kazanç amacı aranmaz.
Taksirli davranış TCK 186 kapsamında ayrıca cezalandırılmamıştır. Bu nedenle ürünün durumunun bilinip bilinmediği; denetim kayıtları, uyarılar, iade yazışmaları, soğuk zincir verileri ve failin görev alanı üzerinden dikkatle incelenmelidir.
Hukuka Uygunluk ve Hata
İmha edilmek, analiz edilmek veya yetkili makama teslim edilmek üzere kontrol altında tutulan ürünlerde bulundurmanın amacı ve koşulları önem taşır. Yetkili makamın talimatıyla numune saklanması ile satış stokunda ürün bulundurulması aynı biçimde değerlendirilemez.
Failin ürünün niteliği konusunda kaçınılmaz hataya düşmesi kastı etkileyebilir. Ancak mesleki sorumluluk, daha önceki analiz sonuçları, iade bildirimleri veya açık bozulma belirtileri mevcutsa hatanın gerçekten kaçınılmaz olup olmadığı ayrıca incelenir.
Teşebbüs
Bulundurma hareketi gerçekleştiğinde suç tamamlanabileceğinden bu hareket bakımından teşebbüs alanı oldukça dardır. Satma veya tedarik etme hareketi icra aşamasına geçmiş fakat failin iradesi dışındaki nedenle tamamlanamamışsa olayın bölünebilirliği ölçüsünde teşebbüs gündeme gelebilir.
Ürün henüz bozulmamış veya değiştirilmemişse, yalnız ileride tehlikeli hâle gelebileceği varsayımıyla tamamlanmış suçtan söz edilemez.
İştirak
Ürünün niteliğini bilerek satış, tedarik veya bulundurma sürecini birlikte yöneten kişiler müşterek fail olabilir. Sağlık riskini bilmeden yalnız taşıma yapan, rutin kasa işlemini gerçekleştiren veya talimatı teknik olarak uygulayan kişinin kastı ve katkısı ayrıca belirlenmelidir.
Azmettirme ve yardım etme bakımından genel iştirak hükümleri uygulanır. Şirket içindeki unvan, tek başına cezai sorumluluk için yeterli değildir.
İçtima ve Benzer Suçlardan Ayrım
Aynı ürün üzerinde satma, tedarik etme ve bulundurma hareketlerinin peş peşe yapılması her zaman ayrı suçlar oluşturmaz; seçimlik hareketlerin aynı fiil bütünlüğü içinde kalıp kalmadığı incelenir. Farklı zamanlarda, farklı ürün partileriyle veya farklı kişilere yönelen eylemler bakımından zincirleme suç koşulları ayrıca ele alınabilir.
TCK 185 ile Farkı
TCK 185, suya, besine veya kullanılacak şeylere zehir katma ya da başka suretle onları bozarak hayatı ve sağlığı tehlikeye düşürme fiilini düzenler. TCK 186 ise önceden bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ya da ilacın satılması, tedarik edilmesi veya bulundurulmasına odaklanır.
TCK 187 ile Farkı
TCK 187, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç üretme veya satma fiilini kapsar. TCK 186’da ise bozulmuş ya da değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticaret zincirindeki seçimlik hareketler cezalandırılır. İlaçla ilgili olaylarda üretim, değişiklik, satış ve bulundurma süreçleri ayrı ayrı belirlenmelidir. Ayrıntılar için TCK 187 ilaç yapma veya satma suçu yazısına bakabilirsiniz.
Nitelikli Hâl
Suçun resmî izne dayalı olarak yürütülen bir meslek veya sanatın icrası kapsamında işlenmesi hâlinde ceza üçte bir oranında artırılır. Artırım için failin yalnızca meslek sahibi olması değil, fiilin izinli meslek veya sanat faaliyetinin icrası kapsamında işlenmesi gerekir.
Ruhsatlı bir işletmede gerçekleşen her olay otomatik olarak tüm çalışanlar yönünden nitelikli hâl oluşturmaz. Kişinin mesleki konumu, yetkisi ve fiille bağlantısı belirlenmelidir.
Yaptırım
Temel hâlde bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adlî para cezası birlikte öngörülmüştür. Bunlar birbirinin alternatifi değildir. Resmî izne dayalı meslek veya sanat faaliyeti kapsamındaki fiilde belirlenecek ceza üçte bir artırılır.
Adlî para cezasının gün sayısı mahkemece kanuni sınırlar içinde belirlenir; bir gün karşılığı miktar failin ekonomik ve kişisel durumu dikkate alınarak hesaplanır.
Şikâyet, Uzlaştırma ve Soruşturma
TCK 186 şikâyete bağlı değildir. Yetkili makamlar suçu öğrendiğinde soruşturma kendiliğinden yürütülür. Bir tüketicinin şikâyetinden vazgeçmesi dosyayı kendiliğinden sona erdirmez.
Suç uzlaştırma kapsamında değildir. Gıda veya ilaç denetimi sırasında elde edilen bulgular savcılığa bildirilebilir; idari yaptırım süreci ile ceza soruşturması farklı hukuki koşullara tabidir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Temel ceza sınırı nedeniyle görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetki, kural olarak suçun işlendiği yere göre belirlenir. Satış, tedarik ve bulundurma farklı yerlerde gerçekleşmişse Ceza Muhakemesi Kanununun yetki kuralları somut olayın özellikleriyle birlikte uygulanır.
Dava Zamanaşımı
Temel hâl bakımından olağan dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Sürenin başlangıcı, kesilmesi veya durması; fiilin tamamlanma tarihi ve soruşturma işlemlerine göre ayrıca hesaplanır. Devam eden bulundurma bakımından sona erme anının doğru belirlenmesi önemlidir.
Deliller Nasıl Değerlendirilir?
- Usulüne uygun alınmış ve mühürlenmiş ürün numuneleri
- Laboratuvar analizleri ve uzman değerlendirmeleri
- Denetim, el koyma, sayım ve imha tutanakları
- Soğuk zincir, depo sıcaklığı ve sevkiyat kayıtları
- Parti ve seri numaraları, üretim ve son kullanma tarihleri
- Fatura, irsaliye, stok ve satış kayıtları
- İade, geri çağırma ve kalite kontrol yazışmaları
- Kamera görüntüleri ve görev tanımları
Numunenin hangi üründen, ne zaman ve nasıl alındığı; analiz edilene kadar uygun koşullarda korunup korunmadığı denetlenmelidir. Numune güvenliği sağlanmamışsa laboratuvar sonucunun olayla bağlantısı tartışmalı hâle gelebilir.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
- Son kullanma tarihi geçmiş ürünü otomatik olarak TCK 186 kapsamında kabul etmek
- Tehlike niteliğini teknik analiz olmadan varsaymak
- İşletmedeki tüm çalışanları görev ve kast ayrımı yapmadan sorumlu tutmak
- İdari mevzuata aykırılık ile ceza sorumluluğunu birbirine karıştırmak
- Numune alma ve saklama zincirindeki eksiklikleri incelememek
- İmha veya analiz amacıyla ayrılmış ürünleri satış stokuyla aynı değerlendirmek
Somut Olay Kontrol Listesi
- Ürün gıda, içecek veya ilaç niteliğinde mi?
- Bozulma ya da değiştirme hangi teknik bulguyla belirlendi?
- Ürün insan hayatını veya sağlığını tehlikeye sokmaya elverişli mi?
- Numune alma, mühürleme, taşıma ve analiz zinciri güvenilir mi?
- Fail hangi seçimlik hareketi gerçekleştirdi?
- Fail ürünün durumunu ve tehlikesini biliyor muydu?
- Ürün satış stokunda mı, karantinada mı, imha veya analiz için mi tutuluyordu?
- Fiil resmî izne dayalı meslek veya sanat kapsamında mı işlendi?
- Gerçek bir sağlık zararı doğmuşsa nedensellik bağı kurulabiliyor mu?
- İdari denetim belgeleri ile ceza dosyasındaki maddi bulgular uyumlu mu?
Kanun Teklifleri ile Yürürlükteki Metnin Ayrımı
Zaman zaman maddenin kapsamına tohum veya zirai ürünlerin eklenmesine yönelik teklifler gündeme gelebilir. Ancak bir teklif, kabul edilip Resmî Gazete’de yayımlanmadıkça yürürlükteki hükmün parçası değildir.
15 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlükteki TCK 186; yenilecek veya içilecek şeyler ile ilaçları kapsayan yukarıdaki iki fıkralı metindir. Somut olay değerlendirmesi bu metne göre yapılmalıdır.
TCK 186 Hakkında Sık Sorulan Sorular
TCK 186 suçunun cezası nedir?
Bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adlî para cezasıdır. Fiil resmî izne dayalı meslek veya sanat kapsamında işlenmişse ceza üçte bir artırılır.
Son kullanma tarihi geçmiş ürünü satmak her zaman bu suçu oluşturur mu?
Hayır. Ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş olması ve hayatı ya da sağlığı tehlikeye sokmaya elverişli bulunması teknik verilerle ortaya konulmalıdır.
Bir kişinin hastalanması gerekir mi?
Hayır. Ürünün tehlikeli niteliği ve kanunda sayılan hareketin gerçekleşmesi yeterli olabilir. Hastalık veya yaralanma doğmuşsa ek sonuçlar ayrıca değerlendirilir.
Depoda bulundurmak suç sayılır mı?
Bulundurma kanunda açıkça sayılmıştır. Ancak ürünün neden ayrıldığı, satışa hazır olup olmadığı, imha veya analiz için tutulup tutulmadığı ve kişinin kastı araştırılmalıdır.
Çalışanlar ve şirket yöneticileri otomatik olarak sorumlu olur mu?
Hayır. Her kişi bakımından görev, yetki, fiile katkı ve ürünün tehlikeli niteliğine ilişkin bilgi ayrı ayrı belirlenir.
TCK 186 şikâyete bağlı mıdır?
Hayır. Soruşturma yetkili makamlarca kendiliğinden yürütülür.
TCK 186 uzlaştırmaya tabi midir?
Hayır. Bu suç uzlaştırma kapsamında değildir.
Sonuç
TCK 186, bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ve ilaçların toplum sağlığına ulaşmasını önlemeye yönelik bir tehlike suçudur. Sağlam bir değerlendirme; ürünün teknik niteliği, numune zinciri, tehlike elverişliliği, failin hangi hareketi yaptığı ve kastının bulunup bulunmadığı üzerinde kurulmalıdır.
Sadece son kullanma tarihi, ruhsat eksikliği veya işletmedeki görev unvanı üzerinden ceza sorumluluğu kurulması yeterli değildir. Gıda ve ilaç dosyalarında idari denetim belgeleri ile ceza hukukunun maddi ve manevi koşulları birbirinden ayrılarak incelenmelidir.
Ürünün sonradan satılması veya tedariki dışında, suya ya da tüketilecek bir şeye zehir katılarak hayat ve sağlık bakımından tehlike doğurulmuşsa TCK 185 zehirli madde katma suçu ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynakça
- Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (erişim: 15 Ağustos 2026)
- TBMM, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kabul metni
- TBMM, Türk Ceza Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu
- Öne çıkan fotoğraf: Trnava University / Unsplash.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.


