İçeriğe geç

Üretici Kalıbımı Başkası İçin Kullanıyor: Nasıl Durdurabilirim?

Fabrikada otomatik üretim makineleri, temsili görsel
Temsili üretim görseli. Fotoğraf: Simon Kadula / Unsplash.

Üretici kalıbınızı başkası için kullanıyorsa, kullanım yetkisinin sınırını ve kalıbın kime ait olduğunu belgeleyerek izinsiz üretimin durdurulmasını, koşulları varsa kalıbın iadesini ve zararınızın karşılanmasını isteyebilirsiniz. Ancak kalıbın parasını ödemek, ürün üzerindeki bütün tasarım haklarının da size geçtiğini tek başına göstermez. Fiziksel kalıp, teknik çizim ve ürün tasarımı ayrı ayrı incelenmelidir.

İlk adım, karşı tarafın fabrikasına gidip kalıbı sökmek değildir. Sipariş belgelerini, teslim tutanağını, kalıp numarasını, kullanım sınırını gösteren yazışmaları ve şüpheli ürün örneklerini koruyun. Üretim sürüyorsa veya kalıbın başka yere taşınması bekleniyorsa delil tespiti ve ihtiyati tedbir birlikte değerlendirilebilir. Bu yazı, ticari amaçla fason üretim yaptıran işletmelerin karşılaşabileceği uyuşmazlıkları ele alır.

Kalıbın mülkiyeti ile tasarım hakkı neden ayrı incelenir?

Üretimde kullanılan metal kalıp, belirli bir taşınır eşyadır. O kalıpla ortaya çıkan ürünün görünümü ise tasarım korumasının konusu olabilir. Teknik çizim, imalat yöntemi, ölçü tablosu ve üretim parametreleri de ayrı bir sözleşmesel veya fikrî hak değerlendirmesi gerektirebilir. Bir işletme kalıbın sahibi olduğu hâlde tasarımı lisansla kullanıyor olabilir.

Bu ayrım, talep edilecek korumayı belirler. Size ait kalıbın izinsiz kullanılmasına karşı çıkmanız ile piyasadaki bütün benzer ürünlerin üretimini yasaklatmanız aynı talep değildir. İkinci talep için tasarım, patent, haksız rekabet veya başka bir koruma sebebinin şartları ayrıca gösterilmelidir. Sırf kalıp sahibi olmak, ürün türü üzerinde genel bir tekel sağlamaz.

Dosyayı hazırlarken üç ayrı klasör oluşturmak yararlıdır: kalıbın edinilmesi ve teslimi, üreticiye verilen kullanım yetkisi, ürün ve çizim üzerindeki haklar. Böylece satın alma faturası ile lisans sözleşmesi birbirinin yerine kullanılmaz. Kalıbın kimde bulunduğu, kimin muhasebesinde kayıtlı olduğu ve hangi işletme için üretildiği de aynı şey değildir.

Kalıp bedelini ödedim: Kalıp kesin olarak benim mi?

Ödeme, mülkiyet iddiasını destekleyen önemli bir belgedir; fakat ödemenin neyin karşılığı olduğu açıklanmalıdır. Faturada kalıp satışı, kalıp geliştirme hizmeti, ilk kurulum gideri veya ürün fiyatına eklenen amortisman payı yazabilir. Üreticinin kendi kalıbını kullanması karşılığında alınan bir bedel, mutlaka kalıbın devredildiği anlamına gelmez.

Sözleşmede mülkiyetin hangi aşamada geçeceği, kalıbın üreticide hangi sıfatla kalacağı ve ilişkinin sonunda nereye gönderileceği aranmalıdır. Bedel taksitle ödenmişse mülkiyet ve teslim düzeni ayrıca incelenir. Kalıbı başka bir kalıpçı imal etmişse, imalat siparişini kimin verdiği ve sonraki teslimlerin nasıl yapıldığı önem kazanır.

Fatura, banka dekontu, onaylanan teklif ve teslim kaydı aynı kalıbı göstermelidir. Ölçüler, göz sayısı, seri numarası ve revizyon bilgisi tutarlı değilse uyuşmazlık yalnızca hukukî yorumla çözülemez. Kalıbın teknik kimliğinin bilirkişi tarafından belirlenmesi gerekebilir. Türk Medeni Kanunu m.683, mülkiyete dayalı geri isteme ve haksız müdahalenin önlenmesi taleplerinin temel dayanağıdır.

Fason üretim sözleşmesindeki kullanım izni nasıl okunmalı?

Belirli sipariş için verilen izin

Kalıbın üreticiye bırakılması, üçüncü kişilerin siparişlerinde sınırsız kullanım izni verildiğini göstermez. İzin; ürün kodu, sipariş miktarı, üretim dönemi veya yalnız belirli müşterilere satışla sınırlandırılmış olabilir. Deneme baskısı ve kalite kontrol üretimi için verilen onay da ticari satış yetkisinden ayrı değerlendirilir.

Sözleşme sessizse teklif, e-posta, teknik şartname ve önceki uygulama birlikte incelenir. Üreticinin yıllardır aynı kalıbı başka müşteriler için kullandığını bildiğiniz ve buna itiraz etmediğiniz iddiası ortaya çıkabilir. Bu nedenle yalnız son ihtar değil, ilişkinin başlangıcından itibaren izinlerin nasıl verildiği araştırılmalıdır.

Alt üreticiye teslim ve kalıbın kopyalanması

Üreticinin işi başka atölyeye yaptırabilmesi, kalıbı satabileceği veya kopyasını çıkarabileceği anlamına gelmez. Alt yüklenici izni, teknik dosya paylaşımı ve kalıp çoğaltma yetkisi ayrı hükümlere bağlanabilir. Kalıp başka işletmedeyse o işletmenin kimliği ve teslim zinciri belirlenmeden yalnız sözleşmenin tarafına yönelmek yeterli koruma sağlamayabilir.

Üretim sözleşmesi hazırlanırken bu ayrımların nasıl kurulacağı, ticari sözleşmelerin hazırlanması ve incelenmesi kapsamında değerlendirilmelidir. Belirsiz bir “tüm haklar müşteriye aittir” cümlesi yerine, hangi eşyanın ve hangi kullanım hakkının kastedildiği yazılmalıdır.

İzinsiz kullanım nasıl ispatlanabilir?

Bir rakibin benzer ürün satması, tek başına sizin kalıbınızın kullanıldığını kanıtlamaz. Ürün üzerindeki ayırt edici izler, ölçüler, üretim kusurları, parti kodları ve kalıbın çalışma kayıtları birlikte incelenebilir. Aynı görünüm başka bir kalıpla da üretilebileceği için teknik inceleme soruları somut kurulmalıdır.

Hukuka uygun elde edilmiş ürün numunesini, satın alma belgesini ve ambalajı birlikte saklayın. İnternet ilanında satıcı, adres, tarih ve ürün kodu görünür olmalıdır. Yalnız kesilmiş bir ekran görüntüsü, hangi tarihte neyin satışa sunulduğunu açıklamakta yetersiz kalabilir. Numunenin nereden ve nasıl alındığını kaydetmek sonradan yapılacak karşılaştırmayı kolaylaştırır.

Üreticiye gönderdiğiniz çizimlerin sürümlerini ve teslim tarihlerini koruyun. Dosyanın değiştirilmiş bir kopyası yerine mümkünse özgün elektronik kayıt saklanmalıdır. Mesajları tek cümle olarak ayırmak yerine konuşmanın bütününü muhafaza edin. E-posta kayıtlarının ticari uyuşmazlıkta değerlendirilmesi, gönderen, ekler ve yazışma bütünlüğü bakımından ayrıca önem taşır. Başkasının hesabına izinsiz girmek veya çalışanından gizlice veri temin etmek yeni hukukî sorunlar doğurabilir.

Delil tespiti ile hangi sorular cevaplanabilir?

Delil tespiti, dava sonunda kimin haklı olduğunu önceden karara bağlamaz. Kaybolabilecek veya daha sonra incelenmesi güçleşecek bir durumu kayıt altına almayı sağlar. Kalıbın numarasının değiştirilmesi, üretim hattından sökülmesi, dijital kayıtların silinmesi veya stokların sevk edilmesi ihtimali varsa tespitin neden gecikemeyeceği açıklanmalıdır.

Bilirkişiden yalnız “haksız kullanım var mı?” şeklinde hukukî sonuç istenmemelidir. Kalıbın yerinde bulunup bulunmadığı, teknik özellikleri, hangi ürünleri üretebildiği, inceleme konusu numuneyle bağlantısı ve fiziksel durumu sorulabilir. Üretim sayacı varsa kaydın güvenilirliği ile önceki bakım ve revizyonların etkisi de değerlendirilmelidir.

HMK m.400 ve devamı kapsamında hukuki yarar açıklanarak tespit istenir. Mahkemenin vereceği inceleme kararı, işletmedeki ilgisiz bütün ticari sırların sınırsız biçimde alınmasına izin olarak görülmemelidir. İnceleme kapsamı uyuşmazlıkla bağlantılı tutulmalı, teknik verilerin korunması için uygun usulî önlemler değerlendirilmelidir.

İhtiyati tedbirle üretim durdurulabilir mi?

Koşulları varsa belirli kalıbın izinsiz kullanımının durdurulması, taşınmasının engellenmesi veya uygun bir muhafaza düzeni kurulması istenebilir. Mahkeme, hakkın varlığına ilişkin ilk belgeleri, gecikmenin yaratacağı zararı ve talebin ölçüsünü değerlendirir. Kalıbın değerli olması tek başına her türlü tedbirin kabulünü sağlamaz.

Tedbir talebi, hangi kalıp ve hangi kullanım bakımından koruma istendiğini göstermelidir. Tek bir kalıpla ilgili iddia nedeniyle işletmenin bütün üretiminin durdurulmasını istemek, ilgisiz faaliyetleri de etkileyebilir. Alternatif korumalar, örneğin numaralı kalıbın muhafazası veya yalnız belirli ürünün üretiminin sınırlandırılması, somut riskle birlikte tartışılmalıdır.

Sınai mülkiyet hakkı ihlal ediliyorsa SMK m.159 özel tedbir hükümleri içerir. Diğer durumlarda HMK’nın geçici koruma hükümleri önem taşır. Teminat ve haksız tedbir nedeniyle tazminat riski de başlangıçta değerlendirilmelidir. Tedbir, davanın kesin kazanıldığı anlamına gelmez.

Tedbir kararı alındıktan sonra hangi kısa süreler izlenmeli?

HMK m.393 uyarınca tedbirin uygulanması, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmelidir. Kararı almakla yetinilmesi korumayı kaybettirebilir. Dava açılmadan önce tedbir verilmişse m.397’deki, uygulama talebinden başlayan iki haftalık esas davayı açma ve evrakı uygulama dosyasına koydurma yükümlülüğü ayrıca izlenmelidir.

Dava şartı arabuluculuk bulunan uyuşmazlıklarda, 6325 sayılı Kanun m.18/A/16 esas davayı açma süresinin arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar işlememesini düzenler. Bu kuralı, bütün tedbir sürelerinin durduğu şeklinde yorumlamamak gerekir. Karar, uygulama başvurusu, arabuluculuk ve dava tarihleri ayrı kaydedilmelidir.

Karşı tarafın tedbire itirazı veya mahkemenin teminat için verdiği süre de dosyaya özgüdür. Bildirimler işletme içindeki tek bir kişide bekletilmemeli, kararın gereğini yerine getirecek kişiye aynı gün iletilmelidir. Genel bir internet açıklamasından takvim çıkarılması yerine tebliğ ve işlem belgeleri üzerinden süre hesabı yapılmalıdır.

Üreticiye ihtar gönderirken ne istenmeli?

İhtarda kalıbın tanımı, teslimin dayanağı, izin verilen kullanım ve ihlal iddiasının somut nedeni belirtilmelidir. Üretimin durdurulması, kalıbın bulunduğu yerin bildirilmesi, ilgili kayıtların korunması ve koşulları oluşmuşsa iade için ayrı talepler kurulabilir. Birbirinden farklı yükümlülükleri yalnız “bütün haklarımız saklıdır” cümlesiyle geçiştirmemek gerekir.

Kullanım yetkisinin sona erdirilmesi sözleşmenin feshiyle bağlantılıysa fesih şartları ayrıca incelenmelidir. İzinsiz kullanıma itiraz etmek ile devam eden bütün siparişleri iptal etmek farklı sonuçlar doğurabilir. Üretimin tamamlanması için verilmiş süre, teslim yükümlülükleri ve karşı tarafın savunmaları dikkate alınmalıdır.

Delillerin ortadan kaldırılması yönünde somut risk varsa ihtar ile mahkeme başvurusunun sırası avukatla planlanmalıdır. Her olayda önce uzun bir ihtar süresi beklenmesi gerektiği söylenemez. Tacirler arasındaki temerrüt ve fesih bildirimlerinde TTK m.18/3 kapsamındaki yöntemler de değerlendirilir.

Üretici alacağı olduğunu söyleyerek kalıbı tutabilir mi?

Üretici, ödenmeyen alacağı nedeniyle hapis hakkı ileri sürebilir. TMK m.950 ve devamındaki koşullar, alacağın niteliği, muacceliyeti, kalıbın nasıl teslim edildiği ve sözleşmedeki sınırlamalar üzerinden incelenir. Tacirler arasındaki ticari ilişki, eşya ile alacak arasındaki bağlantı bakımından özel değerlendirme gerektirir.

Bununla birlikte kalıbı elinde tutma savunması, onu başkası için üretimde kullanma yetkisini kendiliğinden vermez. İade talebi tartışmalı olsa bile kullanım sınırının ihlali ayrı incelenebilir. Borcun gerçekten varlığı ile kalıbın korunması için nasıl bir teminat düzeni kurulabileceği de birbirinden ayrılmalıdır.

Bu konu, sitedeki makinenin teslim edilmemesi ve hapis hakkı yazısında ayrıntılı açıklanmaktadır. Kalıp uyuşmazlığında ise asıl soru, mevcut sözleşmenin üreticiye hangi faaliyetler için yetki verdiğidir.

Teknik çizimler kullanılmışsa haksız rekabet doğar mı?

TTK m.55/1-c, emanet edilmiş plan gibi iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmayı haksız rekabet kapsamında düzenler. Teknik çizimin yalnız sizin siparişiniz için verilmesine rağmen başka müşterinin üretiminde kullanılması bu yönden incelenebilir. Ancak önce çizimin kime ait olduğu, nasıl paylaşıldığı ve kullanım izninin kapsamı ortaya konulmalıdır.

Bilginin kamuya açık olması, bağımsız geliştirilmesi veya yetkili bir kaynaktan edinilmesi savunmaları da önemlidir. Ürünün benzerliğinden hareketle bütün teknik bilginin çalındığı sonucu çıkarılamaz. Gizlilik taahhüdü bulunan dosyalarda, gizlilik sözleşmesinin kullanım amacı ve kapsamı ayrıca değerlendirilir.

TTK m.54–61 kapsamındaki talepler ile sözleşmeye dayanan istemler aynı olayda gündeme gelebilir. Talep edilen para, kullanımın durdurulması ve delilin korunması farklı hukuki şartlara bağlıdır. Yalnız “haksız rekabet var” denilmesi, zarar miktarının ispatı yerine geçmez.

Tasarım tescili yoksa hiçbir hakkım kalmaz mı?

Hayır. Fiziksel kalıp üzerindeki mülkiyet, sözleşmedeki kullanım yasağı ve haksız rekabet hükümleri ayrı değerlendirilir. Tasarım tescili bulunmaması, üreticinin kendisine emanet edilen kalıbı her amaçla kullanabileceği anlamına gelmez. Buna karşılık sözleşmedeki yasağın tarafı olmayan bütün üreticilere aynı yasak otomatik olarak yöneltilemez.

SMK, şartları bulunan tescilsiz tasarımlar için de sınırlı koruma öngörür. Her yeni olduğunu düşündüğünüz ürün bu kapsamda değildir; kamuya sunulma, koruma koşulları ve kopyalama araştırılır. Ürünün teknik işlevinden kaynaklanan özellikler ile korunan görünümü de ayrılmalıdır. Marka tescil belgesi ise tek başına kalıp veya tasarım sahipliğini kanıtlamaz.

Hangi zararlar için tazminat istenebilir?

Kalıbın aşınması, onarım gideri, kullanım ömrünün azalması, başka üreticiye geçiş maliyeti ve ispatlanabilen kazanç kaybı değerlendirilebilir. Her kalemin ihlalle bağlantısı gösterilmelidir. Normal kullanımda zaten oluşacak bakım giderinin tamamını karşı tarafa yüklemek veya tahmini satışları gerçekleşmiş gelir gibi sunmak doğru değildir.

İptal edilen siparişler, müşteri yazışmaları, alternatif üretim teklifleri, kapasite kayıtları ve geçmiş kârlılık verileri zarar hesabını destekleyebilir. Ciro, doğrudan net kazanç değildir. Yapılmayan üretim nedeniyle tasarruf edilen giderler ve zararı azaltmak için alınabilecek makul önlemler de hesapta değerlendirilir.

Sözleşmeye aykırılık bakımından TBK m.112 çerçevesi önem taşır. Sınai mülkiyet ihlali varsa SMK’nın özel zarar hükümleri ayrıca incelenir. Aynı kayıp farklı hukuki adlar altında birden fazla kez tahsil edilemez. Cezai şart varsa kapsamı ve tazminatla ilişkisi sözleşmeden belirlenmelidir.

Dava kime karşı ve hangi mahkemede açılır?

Sözleşmesel talebin muhatabı kural olarak sözleşmenin tarafıdır. Kalıbı fiilen elinde bulunduran veya ihlale katılan başka bir işletme varsa ona yöneltilecek talebin dayanağı ayrıca gösterilmelidir. Şirket yöneticisini yalnız unvanından dolayı bütün borçlardan şahsen sorumlu tutmak mümkün değildir.

Ticari nitelikteki sözleşme ve haksız rekabet uyuşmazlıklarında asliye ticaret mahkemesi; SMK kapsamındaki hak ihlali taleplerinde fikrî ve sınai haklar hukuk mahkemesi gündeme gelir. Ticari nitelik taşımayan ve özel görev kuralı bulunmayan mülkiyet uyuşmazlıkları asliye hukuk mahkemesinde görülebilir. Talep yalnız zilyetliğin korunmasına veya ayrı bir kira ilişkisine dayanıyorsa görev değerlendirmesi değişebilir.

Yetkili yer bakımından sözleşmesel taleplerde davalının yerleşim yeri ve ifa yeri; haksız fiilde ilgili özel yetki kuralları incelenir. Sınai mülkiyet davalarında SMK m.156’nın özel yetki düzenlemesi vardır. Yetki veya tahkim şartı ile birden fazla talebin aynı davada ileri sürülmesi ayrıca değerlendirilmelidir. Kalıbın bulunduğu şehir her durumda tek yetkili yer değildir.

Arabuluculuk ve zamanaşımı nasıl değerlendirilir?

Ticari nitelikteki para alacağı ve tazminat taleplerinde TTK m.5/A kapsamındaki dava şartı arabuluculuk dikkate alınmalıdır. Yalnız kalıbın iadesi veya kullanımın durdurulması talebi, sırf ticari ilişki bulunduğu için otomatik olarak aynı kurala tabi sayılmaz. Birlikte ileri sürülen talepler ve başka zorunlu arabuluculuk sebepleri ayrıca incelenir.

Haksız rekabete ilişkin TTK m.60, hakların doğumunun öğrenilmesinden başlayan bir yıllık ve her hâlde doğumdan başlayan üç yıllık zamanaşımı düzenler; daha uzun ceza zamanaşımının uygulanabildiği hâller saklıdır. Devam eden fiil, sözleşmesel alacak ve mülkiyete dayalı talep aynı süre hesabına indirgenmemelidir. İhtar göndermenin bütün süreleri koruduğu varsayılmamalıdır.

Ceza şikâyeti ve yüksek mahkeme kararları nasıl ele alınmalı?

İzinsiz kullanımın her türü otomatik olarak suç oluşturmaz. Kasten işlenen haksız rekabet fiilleri veya sır niteliğindeki bilgilerin yetkisiz açıklanması bakımından olayın unsurları ayrıca değerlendirilir. Savcılığa başvuru, kalıbın hukuk mahkemesi yoluyla iadesi veya tazminat talebinin yerine geçmez.

Bu yazıda konuya özgü bir Yargıtay kararının tam metni resmî kaynaktan doğrulanamadığı için karar numarası kullanılmamıştır. “Yargıtay her durumda kalıbın iadesine karar veriyor” gibi genel bir sonuç çıkarılamaz. Somut dosyada aranacak kararın; kalıp sahipliği, izin kapsamı, teknik verinin kaynağı ve talebin hukuki dayanağı bakımından olaya uygun olması gerekir.

İki kısa uygulama örneği

Örnek 1: İşletme, kendi adına satın aldığı numaralı kalıbı yalnız belirli ürünlerin üretimi için atölyeye teslim etmiştir. Aynı kalıbın başka müşterinin siparişinde kullanıldığını gösteren kayıtlar bulunursa mülkiyet ve kullanım sınırı belgeleriyle delil tespiti, kullanımın durdurulması ve iade koşulları değerlendirilebilir.

Örnek 2: Sipariş veren, ürün fiyatına ek bir geliştirme bedeli ödemiş; sözleşmede kalıbın üreticiye ait kalacağı yazılmıştır. Yalnız ödemenin varlığına dayanarak kalıbın sahibi olduğunu söylemesi yeterli olmayabilir. Buna karşılık teknik çizimlerin üçüncü kişiler için kullanılması ayrıca yasaklanmışsa bu yükümlülüğün ihlali araştırılır.

Sık sorulan sorular

Kalıbı kendi imkânlarımla alabilir miyim?

Karşı tarafın rızası veya usulüne uygun icra işlemi olmadan işyerine girip kalıbı sökmek yeni uyuşmazlık doğurabilir. Mülkiyet iddiası, kendiliğinden zor kullanma yetkisi vermez.

Üretici kalıbın bir kopyasını çıkarmışsa ne olur?

Kopyalama yetkisi, teknik verilerin kaynağı ve korunabilir haklar incelenir. Asıl kalıbın geri alınması, kopyayla devam eden üretim sorununu tek başına çözmeyebilir.

Kalıbın üzerinde şirket adım bulunması yeterli mi?

Bu işaret kimliği destekleyebilir; fakat sözleşme ve edinim belgeleriyle birlikte değerlendirilir. Etiketin kimin tarafından ve ne zaman konulduğu tartışmalı olabilir.

Sözleşme yazılı değilse hak arayamaz mıyım?

Hak aramak mümkündür. Ancak ilişkinin içeriği ve ispat kuralları ayrıca incelenir. Teklif, kabul yazışması, ödeme ve teslim kayıtlarının birlikte korunması bu nedenle önemlidir.

Kalıp başka şirketin fabrikasına taşınmışsa ne yapmalıyım?

Yeni konum, teslim alan kişi ve transferin dayanağı belirlenmelidir. Kalıbı elinde tutana yöneltilecek talep ile sözleşmeyi ihlal edene yöneltilecek talep farklı olabilir.

Üreticinin borcu için kalıp haczedilirse ne olur?

İstihkak usulü ve ilgili kısa süreler hemen değerlendirilmelidir. Kalıbın size ait olduğunu gösteren kayıtlar hazırlanmalıdır. Başkasının borcu nedeniyle işyerindeki malların haczi yazısı bu ayrı süreci ele alır.

Tedbir talebi kesin kabul edilir mi?

Hayır. İlk belgeler, gecikme riski, ölçülülük ve teminat değerlendirilir. Üretimin sürdüğüne ilişkin somut kayıtlar, soyut kaygıdan daha açıklayıcıdır.

Kalıp geri gelince başka ne kontrol edilmeli?

Seri numarası, parçalar, çalışma durumu, revizyonlar ve eksikler teslim tutanağına geçirilmelidir. İade, dijital dosyaların silindiğini veya bütün zararların karşılandığını kendiliğinden göstermez.

Sonuç

Üretim kalıbının izinsiz kullanılması hâlinde önce hangi eşya ve hakkın korunacağı belirlenmelidir. Kalıbın geri alınması, teknik verinin kullanımının durdurulması ve zarar hesabı için farklı deliller gerekebilir. İzin kapsamını ortaya koyan sözleşme ile kalıbı tanımlayan teknik kayıtların birlikte hazırlanması, doğru talep kurulmasını sağlar.

Üretim devam ediyorsa delil kaybı ve tedbir ihtiyacı bekletilmeden değerlendirilmelidir. Sözleşme, mülkiyet belgeleri, çizimler, yazışmalar ve şüpheli ürün örnekleri incelenmeden kesin sonuç verilemez. Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır.

Resmî kaynaklar ve kontrol notu

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu: mülkiyetin korunması ve hapis hakkı; m.683, 950–953.
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: sözleşmeye aykırılık ve yüklenicinin özen borcu; m.112, 471.
  3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: ticari davalar, arabuluculuk, bildirim ve haksız rekabet; m.4, 5, 5/A, 18, 54–62.
  4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: görev, yetki, tedbir ve delil tespiti; m.2, 4, 6, 10, 16, 389–403.
  5. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu: m.18/A.
  6. TÜRKPATENT tasarım mevzuatı ve 6769 sayılı Kanun’un TBMM kabul metni: tasarım koruması ve başvuru yolları.

Kaynak araştırması: 31 Ekim 2026. TBMM kabul metinleri sonraki değişiklikleri kendiliğinden içermez. Güncel konsolide metinlerin tamamı erişim sorunları nedeniyle karşılaştırılamamıştır; yayın öncesi son mevzuat kontrolü gereklidir. Doğrulanmamış karar künyesi kullanılmamıştır.

Fason üretimHaksız rekabetihtiyati tedbirKalıp mülkiyetiticari sır
Önceki yazı
Tamirci Makinemi Teslim Etmiyor: Hapis Hakkı ve İşletmenin Hakları
Sonraki yazı
Konsinye Verdiğim Mallar İade Edilmiyor: Mal ve Bedel Nasıl Alınır?
Avukat İltan Ekmekçioğlu'nun hukuk kitapları önündeki portresi

İlgili Yazılar