İçeriğe geç

Beraat, Takipsizlik ve Düşme Kararı Arasındaki Farklar

Uygulamada Sıkça Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

Beraat, takipsizlik ve düşme kararı aynı sonucu ifade etmez. Takipsizlik olarak bilinen kovuşturmaya yer olmadığı kararı, soruşturma sonunda Cumhuriyet savcısı tarafından verilir ve kamu davası açılmaz. Beraat, iddianame kabul edildikten sonra mahkemenin suçun kanuni tanımına, faile, kusura, hukuka uygunluk nedenine veya ispata ilişkin bir değerlendirmeyle verdiği hükümdür. Düşme kararı da mahkeme hükmüdür; fakat çoğu durumda suç isnadının esasını çözmekten çok zamanaşımı, sanığın ölümü, şikâyet şartı veya başka bir muhakeme engeli nedeniyle davayı sona erdirir. Kararın adı kadar gerekçesi, tarihi, kesinleşme durumu ve kanun yolu bildirimi de incelenmelidir.

Üç kararın en kısa karşılaştırması

Günlük dilde “dosya kapandı” denilmesi, hukuki sonucun aynı olduğu anlamına gelmez. Önce dosyanın soruşturma mı yoksa kovuşturma aşamasında mı sona erdiği belirlenmelidir. Sonra kararın hüküm bölümünde yazan kanun maddesi ve gerekçe okunmalıdır.

KararVerildiği aşamaKararı verenTemel anlamıEsasa ilişkin değerlendirmeBaşlıca başvuru yolu
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı, KYOKSoruşturmaCumhuriyet savcısıKamu davası açılmazYeterli şüphe bulunmadığı veya kovuşturma olanağı olmadığı değerlendirilirSuçtan zarar gören için tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz
BeraatKovuşturmaMahkemeSanık hakkında mahkûmiyet kurulmazCMK 223/2’deki beş beraat nedeninden biri belirlenirKural olarak gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf, kanundaki kesinlik istisnaları saklıdır
DüşmeKovuşturmaMahkemeDava bir düşme nedeni veya gerçekleşmeyecek muhakeme şartı nedeniyle sona ererÇoğu kez suçun işlenip işlenmediği kesin biçimde çözülmezHükmün niteliğine göre kural olarak istinaf; kanundaki kesinlik ve özel yol hükümleri ayrıca incelenir

Bu tablo genel çerçeveyi gösterir. Özellikle 1 Haziran 2024’ten önce verilen kararlar bakımından geçiş hükmü nedeniyle eski süreler uygulanabileceğinden, yalnız güncel süreye bakılarak işlem yapılmamalıdır. CMK 172, 173, 223, 273 ve Geçici Madde 6 birlikte okunmalıdır.

Takipsizlik kararı nedir ve hangi durumda verilir?

“Takipsizlik” uygulamada yaygın bir ifadedir. Kanundaki adı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, kısaca KYOK’tur. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172. maddesine göre Cumhuriyet savcısı soruşturma sonunda kamu davası açmaya yetecek şüphe oluşturan delil elde edilememişse veya kovuşturma olanağı bulunmuyorsa bu kararı verir.

Birinci ihtimal delil düzeyiyle ilgilidir. Savcılık, mahkûmiyet için gerekli kesin ispatı değil, iddianame düzenlenmesi için gereken yeterli şüpheyi arar. Mevcut kayıtlar bu eşiği karşılamıyorsa dava açılmaz. İkinci ihtimalde ise şikâyet, izin veya başka bir takip şartının bulunmaması ya da ceza muhakemesini yürütmenin hukuken mümkün olmaması söz konusu olabilir.

KYOK bir mahkeme hükmü ve beraat değildir. Şüpheli, “sanık” sıfatıyla yargılanmadan soruşturma sona ermiştir. Bu ayrım, aynı fiil hakkında yeniden dava açılabilmesinin şartlarında önem taşır. CMK 172/2 uyarınca KYOK’tan sonra aynı fiilden kamu davası açılabilmesi için kamu davasına yetecek yeni delil elde edilmesi ve sulh ceza hâkimliğinin bu konuda karar vermesi gerekir.

Karar, suçtan zarar görene ve daha önce ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Tebligat zarfı, elektronik tebligat kaydı veya UYAP tebliğ belgesi bu nedenle saklanmalıdır. Başvuru süresi kararın yazıldığı günden değil, kanunun gösterdiği biçimde tebliğden başlar.

KYOK kararına nasıl itiraz edilir?

CMK 173’e göre suçtan zarar gören, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren savcının yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. Dilekçede yalnız “karara katılmıyorum” demek yerine, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller gösterilmelidir.

Örneğin görüntünün hangi kamerada bulunduğu, tanığın neyi gördüğü, banka hareketinin hangi iddiayı desteklediği veya hiç alınmayan bilirkişi incelemesinin neden gerekli olduğu somutlaştırılabilir. Belge mevcut değilse nereden getirtilmesi gerektiği açıklanmalıdır. İtiraz mercii soruşturmanın genişletilmesine ihtiyaç görürse bu hususu belirterek başsavcılıktan işlem yapılmasını isteyebilir.

Beraat kararı ne anlama gelir?

Beraat, iddianamenin kabulünden sonra yürütülen kovuşturmanın sonunda mahkemece verilen bir hükümdür. Her beraat “suç hiç yaşanmadı” anlamına gelmez. Kararın hangi bentten kurulduğu, sonraki hukukî değerlendirmeler bakımından önemlidir.

CMK 223/2 beş beraat nedenini düzenler:

  1. Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması.
  2. Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması.
  3. Yüklenen suç bakımından sanığın kast veya taksirinin bulunmaması.
  4. Fiil sanık tarafından işlenmiş olsa da olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması.
  5. Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması.

İkinci bent ile beşinci bent aynı değildir. “Sanığın işlemediğinin sabit olması” olumlu bir tespiti, “işlediğinin sabit olmaması” ise mahkûmiyet için gerekli ispat düzeyine ulaşılamamasını anlatır. Her ikisinin sonucu beraattir; ancak karar gerekçesi, elkonulan eşyanın iadesi, tazminat iddiası, disiplin veya özel hukuk uyuşmazlığı gibi bağlantılı meselelerde ayrı ayrı okunmalıdır.

Mahkeme ayrıca CMK 223/9 gereğince derhâl beraat verilebilecek bir durumda durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı veremez. Bu kural, açıkça beraat gerektiren bir dosyanın sırf başka bir sona erme nedeni bulunduğu gerekçesiyle esas değerlendirmeden kaçınılarak kapatılmasını önlemeyi amaçlar. Bunun uygulanıp uygulanamayacağı, delillerin ayrıca değerlendirilmesini gerektirip gerektirmediğine göre dosya özelinde belirlenir.

Beraat kesinleşmeden ne olur?

İlk derece mahkemesinin beraat hükmü kanun yoluna açık olabilir. CMK 273 uyarınca istinaf istemi kural olarak gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye yapılır. Ancak CMK 272’de kesin olduğu belirtilen hükümler ve başka özel düzenlemeler bulunduğundan, kararın sonundaki kanun yolu bölümü mutlaka okunmalıdır.

Sanık beraat etmiş olsa bile katılanın veya Cumhuriyet savcısının süresinde başvurusu bulunabilir. Bu nedenle yalnız duruşmadaki kısa kararın sonucuna bakıp kesinleşme varsayımı yapılmamalıdır. Gerekçeli karar, tebliğ mazbatası, kanun yolu dilekçeleri ve kesinleşme şerhi birlikte kontrol edilmelidir.

Düşme kararı ne demektir?

Düşme, mahkemenin verdiği bir hükümdür; fakat beraatten farklı olarak çoğu kez suç isnadının esasını nihai biçimde çözmez. CMK 223/8 uyarınca Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen düşme nedenleri varsa veya soruşturma ya da kovuşturma şartının artık gerçekleşmeyeceği anlaşılmışsa kamu davasının düşmesine karar verilir.

Yaygın düşme nedenleri şunlardır:

  1. Sanığın ölümü. TCK 64, sanığın ölümü hâlinde kamu davasının düşmesini; niteliği gereği müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler için yargılamaya devam edilebilmesini düzenler.
  2. Genel af. TCK 65 uyarınca genel af kamu davasını ve hükmolunan cezaları sonuçlarıyla ortadan kaldırabilir. Özel af ile genel af aynı değildir.
  3. Dava zamanaşımı. TCK 66 ve 67’de suçun ceza üst sınırına, bazı özel niteliklere, durma ve kesilme nedenlerine göre hesap yapılır. Her suç için tek bir süre yoktur.
  4. Takibi şikâyete bağlı suçta süresinde şikâyet bulunmaması veya geçerli vazgeçme. TCK 73’teki altı aylık şikâyet süresi, fiili ve faili öğrenme ile bağlantılıdır. Vazgeçmenin sanık tarafından kabulü ve şahsi haklara etkisi ayrıca değerlendirilir.
  5. Uzlaşma, önödeme veya özel kanundaki başka sona erme nedenleri. Uygulanacak sonuç ilgili kurumun özel şartlarına bağlıdır.

Düşme nedeni henüz kesin olarak ortaya çıkmamış, fakat sonradan gerçekleşmesi mümkün bir muhakeme şartı bekleniyorsa mahkeme düşme yerine durma kararı verir. Örneğin alınması mümkün bir izin veya beklenen bir muhakeme şartı varsa dosyanın kalıcı biçimde sona erdiği varsayılmamalıdır. CMK 223/8, durma kararına itiraz edilebileceğini de belirtir.

Beraat ile düşme arasındaki pratik fark nedir?

Beraatte mahkeme CMK 223/2’de sayılan nedenlerden birine dayanarak suç isnadı hakkında esasla bağlantılı bir sonuç kurar. Düşmede ise zamanaşımı, ölüm, şikâyet şartı veya başka bir muhakeme engeli davayı sona erdirir. Bu nedenle “dava düştü, demek ki beraat ettim” cümlesi hukuken doğru değildir.

Bu fark özellikle şu alanlarda önem kazanır:

Kararın gerekçesinin kullanılması: Bir işveren, idare veya hukuk mahkemesi önündeki uyuşmazlıkta ceza dosyasının sonucu gündeme gelebilir. Ceza kararının başka yargılamaya etkisi, yalnız karar adından değil gerekçeden ve ilgili hukuk alanının kurallarından çıkarılır.

Tazminat değerlendirmesi: KYOK veya beraat, her durumda otomatik tazminat hakkı doğurmaz. CMK 141’de sayılan yakalama, tutuklama veya diğer koruma tedbirlerinden biri ile kanundaki koşulların gerçekleşmesi gerekir. Düşme kararı ise kendi başına aynı sonucu vermez. Tazminat düşünülüyorsa uygulanan tedbir, kararın kesinleşmesi ve özel başvuru süresi ayrı dosyalanmalıdır.

Müsadere ve elkonulan eşya: Sanığın ölümü gibi bazı düşme hâllerinde, niteliği gereği müsadereye tabi eşya veya maddi menfaatler hakkında yargılama devam edebilir. Dolayısıyla dava düşmüş olsa bile telefon, silah, araç, para veya dijital materyalin kendiliğinden iade edileceği varsayılmamalıdır.

Yeniden işlem yapılması: Kesinleşmiş beraat hükmünün aleyhe yenilenmesi ancak kanunda sınırlı biçimde düzenlenen olağanüstü koşullarda gündeme gelebilir. KYOK’ta ise CMK 172/2’deki yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararı rejimi uygulanır. Düşmenin etkisi, düşme nedenine göre değişir.

Bu kararlar adli sicile işler mi?

5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun 4. maddesi adli sicile kaydedilecek bilgileri kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri üzerinden düzenler. KYOK, beraat ve düşme mahkûmiyet değildir. Bu nedenle sıradan bir adli sicil belgesinde mahkûmiyet kaydı olarak görünmezler.

Ancak adli sicil belgesi, UYAP dosya görünümü ve güvenlik soruşturması aynı şey değildir. Kişi kendi UYAP ekranında tarafı olduğu soruşturma veya kovuşturmayı görebilir. Ayrıca 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun 4. maddesi, devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ve kovuşturmalar kapsamındaki olguların arşiv araştırmasında mevcut kayıtlardan tespitini düzenler. Bu, her sonuçlanmış dosyanın kişiye karşı kullanılabileceği veya mahkûmiyet sayılacağı anlamına gelmez. Kurumun işlemine karşı uygulanacak özel kanun ve yargı yolu ayrıca incelenmelidir.

Başvuru süreleri ve hazırlanacak işlem tablosu

İşlemSüre veya şartBaşlangıçÖnemli istisnaDayanak
KYOK’a itirazİki haftaKararın suçtan zarar görene tebliği1 Haziran 2024’ten önce verilen kararlar için önceki hüküm uygulanırCMK 173/1, Geçici 6/1-b
Beraat veya düşme hükmüne istinafKural olarak iki haftaGerekçeli hükmün tebliğiKesin hükümler ve özel kanun yolu kuralları saklıdır; 1 Haziran 2024 öncesi karar geçiş hükmüne tabidirCMK 272, 273, Geçici 6/1-c
KYOK sonrası aynı fiilden davaYeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararıKesin KYOK sonrasında yeni delilin elde edilmesiAİHM kararıyla etkin soruşturma eksikliği için CMK 172/3’te ayrı üç aylık yol vardırCMK 172/2-3
Düşme nedeninin belirlenmesiNedene göre değişirSuç, şikâyet, ölüm, af veya zamanaşımı tarihleriZamanaşımında durma ve kesilme; şikâyette öğrenme ve vazgeçmenin kabulü önemlidirTCK 64-67, 73; CMK 223/8

Süre hesabı yaparken karar tarihi, tebliğ tarihi ve kesinleşme tarihi ayrı sütunlarda tutulmalıdır. Elektronik tebligat kullanılmışsa iletim tarihi ile hukuki tebliğ tarihi karıştırılmamalıdır. Karardaki kanun yolu gösterimi eksik veya yanıltıcıysa eski hâle getirme imkânı dosyaya göre değerlendirilir; kişi kendi yorumuyla süreyi uzatılmış saymamalıdır.

Gerekçeli karar nasıl okunmalı?

Kararı değerlendirirken yalnız son sayfadaki “beraat”, “düşme” veya “kovuşturmaya yer olmadığı” ibaresine bakmak yeterli değildir. İlk olarak hangi fiil ve hangi kişi hakkında karar verildiği belirlenmelidir. Aynı dosyada bir suçtan beraat, başka bir suçtan düşme ve üçüncü bir suçtan mahkûmiyet bulunabilir. UYAP’taki genel dosya durumu bu ayrıntıyı göstermeyebilir.

İkinci olarak uygulanan madde ve bent kontrol edilir. Beraatte CMK 223/2-a ile 223/2-e aynı gerekçeyi taşımaz. Düşmede mahkemenin TCK 64, 66, 73 veya özel bir kanun hükmüne dayanması, kararın gelecekteki etkisini değiştirir. KYOK’ta da “delil elde edilememesi” ile “kovuşturma olanağının bulunmaması” birbirinden ayrılmalıdır.

Üçüncü olarak gerekçede tartışılan ve tartışılmayan deliller listelenmelidir. İtiraz veya istinaf hazırlanacaksa eksik inceleme, yanlış hukuki nitelendirme ve dosyada bulunan belgenin değerlendirilmemesi ayrı başlıklar hâlinde gösterilebilir. Yeni delil olduğu ileri sürülüyorsa bu delilin önceki dosyada neden bulunmadığı ve hangi olguyu değiştirdiği açıklanmalıdır.

Son olarak hüküm fıkrasında yargılama gideri, vekâlet ücreti, eşyanın iadesi veya müsadere, adli kontrolün kaldırılması ve kanun yolu bilgisi bulunup bulunmadığı kontrol edilir. Ceza isnadının sona ermesi, bu yan kararların tamamının otomatik olarak aynı yönde kurulduğu anlamına gelmez.

Kararı aldıktan sonra hangi belgeler hazırlanmalı?

  1. Kararın tam ve gerekçeli örneği: Hüküm fıkrasını, uygulanan maddeyi ve mahkemenin nedenini görmeyi sağlar. Yalnız UYAP sonuç satırı yeterli değildir.
  2. Tebligat belgesi: İtiraz veya istinaf süresinin başlangıcını doğrular. Zarf, mazbata ve elektronik tebligat kayıtları birlikte saklanmalıdır.
  3. Kesinleşme şerhi veya kanun yolu kayıtları: Kararın kesin olup olmadığını ve başvuru yapılıp yapılmadığını gösterir.
  4. Soruşturma ve kovuşturma evrakı: İfade tutanakları, iddianame, bilirkişi raporu, dijital inceleme, görüntü ve tanık anlatımları karar gerekçesinin denetlenmesine yarar.
  5. Elkoyma ve iade tutanakları: Telefon, araç, para veya başka eşyanın hangi kararla alındığını ve iade edilip edilmediğini gösterir.
  6. Koruma tedbiri belgeleri: Yakalama, gözaltı, tutuklama ve adli kontrol kararları olası tazminat incelemesinde gereklidir.
  7. Zarar belgeleri: Ücret kaybı, avukatlık gideri, seyahat, sağlık veya malvarlığı zararı ileri sürülecekse miktar ve illiyet bağını somutlaştırır.

Belgelerin kronolojik dosyalanması, “dosya kapandı” ifadesinin hangi hukuki karara karşılık geldiğini anlamayı kolaylaştırır. Özellikle birden fazla şüpheli, suç veya karar varsa her fiil için ayrı sonuç tablosu hazırlanmalıdır.

Varsayımsal örnekler

Varsayımsal örnek 1: Kamera kaydı bulunmayan hakaret soruşturması

Bir kişi hakkında hakaret iddiasıyla soruşturma yürütülsün. Savcılık, paylaşıma ait hesabın şüpheli tarafından kullanıldığını gösteren yeterli delil bulunmadığı için KYOK versin. Bu karar beraat değildir; henüz iddianame kabul edilmemiştir. Şikâyetçi, tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz ederken hesabın giriş kayıtlarının getirtilmesini veya belirli tanığın dinlenmesini somut biçimde isteyebilir. Sonucu değiştiren olgu, yalnız iddianın tekrarı değil, kamu davasına yetecek yeni veya eksik araştırılmış delildir. Saklanması gereken belgeler KYOK, tebligat, platform yazışmaları, ekran görüntüsünün kaynağı ve varsa doğrulanabilir erişim kayıtlarıdır.

Varsayımsal örnek 2: Şikâyetten vazgeçme ile sona eren dava

Takibi şikâyete bağlı bir suçtan dava açılmış olsun. Şikâyetçi kovuşturma sırasında geçerli biçimde vazgeçsin ve sanık da vazgeçmeyi kabul etsin. Mahkeme, suçun sanık tarafından işlenmediğini ispatlayan bir değerlendirme yapmak yerine TCK 73 ve CMK 223/8 kapsamında düşme kararı verebilir. Bu sonuç beraat değildir. Sonucu değiştiren olgular suçun gerçekten şikâyete bağlı olması, vazgeçmenin kapsamı, zamanı ve sanığın kabulüdür. Duruşma tutanağı, vazgeçme beyanı, kabul açıklaması, gerekçeli karar ve kesinleşme kaydı daha sonra doğabilecek şahsi hak veya kurum işlemlerinde birlikte incelenmelidir.

Sık yapılan hatalar

  1. KYOK’u mahkemece verilmiş beraat kararı gibi sunmak.
  2. Düşme kararının mutlaka suçsuzluk tespiti içerdiğini varsaymak.
  3. Kısa karar okununca gerekçeli karar ve kesinleşme sürecini beklemeden işlem yapmak.
  4. İtiraz ve istinaf sürelerini karar tarihinden başlatmak ya da bütün eski kararlara güncel iki haftalık süreyi uygulamak.
  5. UYAP’ta görünen dosyayı adli sicil mahkûmiyet kaydıyla karıştırmak.
  6. KYOK itirazında araştırılması istenen olay ve delilleri açıklamamak.
  7. Dava düştüğü için elkonulan bütün eşyanın otomatik iade edileceğini düşünmek.
  8. KYOK veya beraatin her durumda Devletten tazminat hakkı doğurduğunu kabul etmek.

İlgili yazılar

Kararın yalnız adli sicil ve UYAP sonuçları bakımından değerlendirilmesi gerekiyorsa beraat kararının adli sicile etkisi hakkındaki açıklama incelenebilir.

Savcılık kararının gerekçesi ve itiraz hazırlığı için CMK 172 kapsamında takipsizlik kararı rehberi yararlıdır.

Dosyanın hangi aşamada bulunduğunu anlamak için ceza soruşturmasının aşamaları ve haklar yazısına bakılabilir.

Delil eşiği ve hukuka aykırı delil ayrımı için ceza soruşturmasında delillerin değerlendirilmesi başlıklı içerik tamamlayıcıdır.

Yakalama, gözaltı, tutuklama, arama veya elkoyma uygulanmışsa koruma tedbirleri nedeniyle tazminat koşulları ayrıca ele alınmalıdır.

Savcılık iddianame düzenlemiş fakat mahkeme eksiklik tespit etmişse iddianamenin iadesi ile KYOK arasındaki ayrım önem kazanır.

Sıkça sorulan sorular

Takipsizlik kararı beraat sayılır mı?

Hayır. Takipsizlik olarak bilinen KYOK, Cumhuriyet savcısının soruşturma aşamasında verdiği karardır. Beraat ise iddianame kabul edildikten sonra mahkemenin verdiği hükümdür.

Düşme kararı suçsuz olduğum anlamına gelir mi?

Her zaman değil. Düşme çoğu kez zamanaşımı, ölüm, şikâyet şartı veya başka bir muhakeme engeli nedeniyle verilir. Kararın suç isnadının esasını çözüp çözmediği gerekçeden anlaşılır.

KYOK kararına kim itiraz edebilir?

CMK 173, suçtan zarar görene itiraz hakkı tanır. Güncel kurala göre süre, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır; 1 Haziran 2024’ten önce verilen kararlar için geçiş hükmü kontrol edilmelidir.

Beraat kararına karşı istinaf süresi ne kadardır?

Kural olarak gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır. Hükmün kesin olup olmadığı, başvuru hakkı bulunan kişi ve karar tarihi ayrıca kontrol edilmelidir.

Takipsizlikten sonra aynı olaydan dava açılabilir mi?

CMK 172/2 uyarınca yeterli şüphe oluşturacak yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararı bulunmadan aynı fiilden kamu davası açılamaz. Bu koruma, kesinleşmiş beraat hükmüyle aynı hukuki rejim değildir.

Beraat, KYOK ve düşme adli sicil kaydında görünür mü?

Bu kararlar mahkûmiyet değildir ve olağan adli sicil belgesinde mahkûmiyet kaydı olarak yer almaz. UYAP dosya görünümü ve 7315 sayılı Kanun kapsamındaki arşiv araştırması ise adli sicilden farklı kurallara tabidir.

Dava zamanaşımı dolunca beraat mi düşme mi verilir?

Kural olarak zamanaşımı TCK 66 ve 67 ile CMK 223/8 kapsamında düşme nedenidir. Ancak CMK 223/9 gereğince derhâl beraat verilebilecek bir hâl varsa düşme kararı kurulamaz.

Şikâyetten vazgeçme her ceza davasını düşürür mü?

Hayır. Sonuç, suçun takibinin şikâyete bağlı olup olmadığına ve vazgeçmenin kanuni şartlarına bağlıdır. Re’sen takip edilen bir suç sırf şikâyetçinin vazgeçmesiyle sona ermez.

Beraat veya KYOK alınca otomatik tazminat ödenir mi?

Hayır. CMK 141 ve devamındaki belirli koruma tedbiri ve hukuka aykırılık koşullarının bulunması gerekir. Uygulanan tedbir, kararın kesinleşmesi, zarar ve başvuru süresi ayrı ayrı incelenmelidir.

Kararın yalnız UYAP sonuç ekranı yeterli midir?

Hayır. Tam gerekçeli karar, tebligat belgesi ve kesinleşme durumu görülmeden kararın etkisi ve başvuru süresi güvenli biçimde değerlendirilemez. Birden fazla suç veya sanık varsa hüküm fıkraları ayrı ayrı okunmalıdır.

Yazar ve hukuki kontrol bilgisi

Bu içerik Av. İltan Ekmekçioğlu adına yayıma hazırlanmıştır. Hukuki kontrol tarihi 21 Ekim 2026’dır. Genel içtihat araştırması yapılmamış; ilgili kanun hükümleri, geçiş düzenlemesi ve hedefli Anayasa Mahkemesi norm denetimi kayıtları kontrol edilmiştir.

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut dosyada kararın tarihi, gerekçesi, tebliğ biçimi, kesinleşme durumu ve ilgili suçun özel hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

beraatCeza MuhakemesiCMK 223Düşme kararıTakipsizlik kararı
Önceki yazı
Kamu İhalelerinde Yasak Fiil ve Davranışlar: 4734 m.17, Yasaklama ve İtiraz
Sonraki yazı
Örgüt Adına Suç İşleme Suçu Kaldırıldı mı? TCK 220/6 ve Eski Dosyalar
Avukat İltan Ekmekçioğlu hukuk ofisindeki kitaplığın önünde

İlgili Yazılar

Kasım 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30