İçeriğe geç

Limited Şirket Payıma Haciz Konuldu: İtiraz ve Satış Süreci

 

Limited şirket payına haciz konulması, payınızın aynı gün alacaklıya geçtiği veya şirketin bütün malvarlığına el konulduğu anlamına gelmez. Ancak haczedilen payın icra yoluyla satılması mümkündür. Bu nedenle yalnız borcun miktarına değil, haczin kapsamına, tebligatlara, payın değerine ve satış dosyasının hangi aşamada olduğuna bakılmalıdır.

İlk yapılacak iş, haczi koyan icra dosyasından ödeme emrini, tebligat belgelerini, haciz kararını ve varsa kıymet takdiri ile satış belgelerini almaktır. Borca itiraz, haciz işlemine karşı şikâyet ve değerlemeye yönelik başvuru farklı hukuki yollardır. Birine başvurulması diğerinin süresini kendiliğinden korumaz.

Bu yazı, özel hukuk borcu nedeniyle bir limited şirket ortağının payına uygulanan haczi ele almaktadır. Vergi veya diğer kamu alacakları için uygulanan hacizler ile ceza soruşturmasında verilen elkoyma kararları ayrı kurallara tabidir. İnceleme tarihi: 28 Ekim 2026.

Limited şirket payı kişisel borç nedeniyle haczedilebilir mi?

Evet. Türk Ticaret Kanunu’nun 133. maddesi, sermaye şirketi ortağının kişisel alacaklısına, ortağın payının haczini ve paraya çevrilmesini isteme imkânı tanır. Bu imkân yalnız kâr payı veya tasfiye payıyla sınırlı değildir. Payın senede bağlanmamış olması da tek başına haczi engellemez.

Dolayısıyla şirketin borçlu olmaması, ortağın kişisel borcu için payının haczedilemeyeceği anlamına gelmez. Şirketin borçlu olmaması, şirket malvarlığı bakımından önemlidir. Ortağın sahip olduğu pay ise kişisel malvarlığının bir unsurudur.

Pay haczi, özellikle şirketin taşınmaz, üretim tesisi, marka veya güçlü bir müşteri portföyü bulunduğunda ciddi ekonomik sonuç doğurabilir. Ticaret sicilinde görünen sermaye tutarı düşük olsa bile ortağın payının gerçek ekonomik değeri yüksek olabilir. Buna karşılık alacaklının talebi sınırsız değildir. Hangi payın, hangi borçluya ait olduğu ve haczin hangi takip dosyasına dayandığı açıkça belirlenmelidir.

Şirketin borcu ile ortağın borcu nasıl ayrılır?

Limited şirket, ortaklarından ayrı bir tüzel kişidir. Ortağın kişisel borcu ile şirketin borcu aynı kabul edilmez. Türk Ticaret Kanunu’nun 573. maddesi limited şirketin sorumluluk yapısını düzenler; kamu borçları, kişisel kefalet ve özel sorumluluk hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Ortağın kişisel borcu nedeniyle payının haczedilmesi, şirket adına kayıtlı fabrikanın veya banka hesabının aynı gerekçeyle doğrudan haczedilmesi anlamına gelmez. Şirketin ayrıca borçlu, kefil veya takip bakımından sorumlu olup olmadığı araştırılmalıdır. Bu ayrım tek ortaklı limited şirketlerde de önem taşır. Payların tamamının bir kişiye ait olması, şirket ile ortağın malvarlıklarını kendiliğinden birleştirmez.

Örnek: Bir ortağın şahsi kredi borcu nedeniyle şirketteki yüzde kırk payı haczedilebilir. Şirketin aynı kredi için ayrıca borç veya teminat üstlenmediği durumda, sırf bu ortaklık nedeniyle şirketin tüm banka hesaplarının borçlunun kişisel hesabı gibi değerlendirilmesi doğru olmaz.

Pay haczi, kâr payı haczi ve şirketten alacağın haczi aynı şey mi?

Hayır. Uygulamada aynı yazışmada benzer ifadeler kullanılsa da haczedilen hak farklı olabilir. Pay haczinde ortaklık payı; kâr payı haczinde şirketten talep edilebilir durumdaki kâr payı; tasfiye payında tasfiye sonunda ortağa düşebilecek değer incelenir. Ortağın şirkete verdiği borçtan doğan alacağı ise başka bir hak olabilir.

Payın haczi ile şirkete gönderilen haciz ihbarnamesinin birlikte bulunması mümkündür. Ancak her belge içeriğine göre değerlendirilmelidir. Özellikle şirket müdürünün gelen yazıyı yalnız ortağın şahsi meselesi sayıp cevapsız bırakması sakıncalıdır.

Ortağın şirketten hangi tutarı, hangi hukuki sebeple isteyebildiği muhasebe kayıtları ve şirket kararlarıyla karşılaştırılmalıdır. Henüz doğmamış veya tartışmalı bir alacak ile ödeme zamanı gelmiş bir borç aynı şekilde ele alınamaz. Şirketten dağıtılması gereken kârın ödenmemesi ayrı bir uyuşmazlıktır. Bu konuda şirketin kâr payını ödememesi üzerine hazırlanan açıklamalar da incelenebilir.

Haciz öğrenildiğinde hangi belgeler alınmalı?

İlk görüşmeye yalnız ticaret sicilinden gelen bir yazıyla gitmek, dosyanın önemli bölümünün gözden kaçmasına neden olabilir. Mümkünse şu belgeler birlikte hazırlanmalıdır:

  1. Takibin açıldığı icra dairesi ve dosya numarası.
  2. Ödeme veya icra emri.
  3. Tebligat mazbataları ve elektronik tebligat kayıtları.
  4. Pay haczine ilişkin talep, karar ve müzekkereler.
  5. Şirketin güncel ve geçmiş ortaklık kayıtları.
  6. Pay defterinin ilgili bölümleri.
  7. Şirket sözleşmesi ve sonraki değişiklikler.
  8. Önceki pay devri sözleşmeleri ve onay kararları.
  9. Kıymet takdiri raporu ve satış ilanı.
  10. Borç ödemeleri, protokoller ve teminat belgeleri.

Belgelerin yanında kısa bir tarih çizelgesi hazırlanması yararlıdır. Haciz hangi gün öğrenildi, hangi belge kime ulaştı, rapor ne zaman tebliğ edildi? Bu tarihler başvurunun içeriği kadar önemlidir. Tebligatın usulsüz olduğu düşünülse bile belgenin yok sayılması doğru değildir. Öğrenme tarihiyle bağlantılı başvuru ihtiyacı ayrıca değerlendirilmelidir.

Şirket müdürü haciz yazısı geldiğinde ne yapmalı?

Şirket müdürü önce yazının hangi hakka ilişkin olduğunu belirlemelidir. Pay haczi, ortağın şirketten alacağına ilişkin haciz ihbarnamesi ve başka bir mahkemenin tedbir kararı aynı işlem değildir. Haciz yazısı şirket kayıtlarıyla karşılaştırılmalıdır. Borçlu hâlen ortak mı? Pay oranı doğru mu? Daha önce gerçekleşmiş bir devir var mı? İstenen kayıt şirkette bulunan bilgiyle uyumlu mu? Bu sorulara belgeli cevap hazırlanmalıdır.

Türk Ticaret Kanunu’nun 133. maddesi uyarınca pay haczi, istek üzerine pay defterine işlenir. Buna karşılık anonim şirketlere özgü düzenlemelerin bütün ayrıntıları limited şirkete kontrolsüz biçimde aktarılmamalıdır. Şirkete ayrıca haciz ihbarnamesi gönderilmişse onun cevap ve itiraz düzeni bağımsız değerlendirilir.

89/1 haciz ihbarnamesine karşı yapılabilecek işlemler bu nedenle ayrıca önem taşır. Kayıtların geriye dönük değiştirilmesi veya mevcut olmayan bir devir ilişkisinin oluşturulması çözüm değildir. Şirketin cevabı gerçek belge ve işlem tarihine dayanmalıdır.

Haciz konulunca ortaklık ve müdürlük sona erer mi?

Salt pay haczi, payın alacaklıya devriyle aynı sonucu doğurmaz. Alacaklı, haciz koydurduğu için otomatik olarak ortak veya şirket müdürü olmaz. Bununla birlikte hacizden sonra pay üzerinde yapılacak işlemler, haczin koruduğu alacaklı hakkı gözetilerek değerlendirilmelidir. Ortaklığın devam etmesi, pay üzerinde hiçbir sınırlama yokmuş gibi hareket edilebileceği anlamına gelmez.

Müdürlük bakımından da yalnız haciz kaydına bakılarak otomatik bir görev kaybı varsayılmamalıdır. Şirket sözleşmesi, müdürün atanma şekli, alınmış şirket kararları ve varsa mahkeme kararları ayrıca incelenir.

Şirketin günlük faaliyetlerinin sürmesi ile borçlu ortağın payının satışa hazırlanması aynı anda gerçekleşebilir. Bu nedenle muhasebe ve yönetim faaliyetleri devam ederken icra dosyasındaki işlemlerin de düzenli takip edilmesi gerekir.

Borca itiraz ile pay haczine şikâyet arasındaki fark nedir?

Borca itiraz, takip konusu borcun bulunmadığına, ödendiğine veya ileri sürülen tutarda olmadığına ilişkin olabilir. Başvuru yolu ve süre, takibin türüne göre değişir. Pay haczine yönelik şikâyette ise sorun icra işleminin hukuka uygunluğudur. Yanlış kişinin payının hedef alınması, işlemin kapsamının belirsizliği veya dosyanın durumuyla bağdaşmayan bir haciz uygulanması farklı değerlendirmeler gerektirebilir.

Üçüncü bir kişi haczedilen payın kendisine ait olduğunu ileri sürüyorsa mülkiyet ve istihkak yönünden ayrı bir inceleme gerekir. Bu iddia, borçlunun yalnız hissenin artık kendisine ait olmadığını söylemesiyle çözülemez.

Başvuru hazırlanırken önce istenen sonuç belirlenmelidir: Borç mu tartışılıyor, haciz mi kaldırılmak isteniyor, payın kime ait olduğu mu uyuşmazlık konusu? Yanlış hukuki yol, haklı bir iddianın etkili biçimde incelenmesini güçleştirebilir.

Pay haczine karşı başvuruda yedi günlük süre ne zaman önemlidir?

İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesinde icra işlemlerine karşı şikâyet için genel olarak işlemin öğrenilmesinden itibaren yedi günlük süre düzenlenir. Kanunda süresiz şikâyete konu olabilecek durumlar da vardır. Her uyuşmazlık için tek bir süre hesabı yapılamaz.

Bu nedenle her haciz işleminde aynı sürenin geçerli olduğunu düşünmek veya hukuka aykırılık iddiasının her zaman ileri sürülebileceğini varsaymak sakıncalıdır. Ödeme emri, haciz, kıymet takdiri ve satış aşaması bakımından farklı işlem ve süreler söz konusu olabilir. Bir belgenin tebliğ edilmesi, daha önce başlayan başka bir başvuru süresini yeniden başlatmaz.

En güvenli uygulama, haczin öğrenildiği gün dosyanın incelenmeye başlanmasıdır. Özellikle şirket adına yapılan tebligatla ortağın kişisel tebligatı birbirine karıştırılmamalıdır. Başvuracak kişinin kim olduğu ve ilgili işlemi ne zaman öğrendiği ayrı ayrı belirlenmelidir.

Şikâyet edilince payın satışı kendiliğinden durur mu?

Hayır. İcra ve İflas Kanunu’nun 22. maddesine göre şikâyet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı durdurmaz. Başvurunun yapılması ile durdurma kararının verilmesi farklı aşamalardır.

Satış riski varsa şikâyetin yanında işlemin durdurulması ihtiyacı açıkça değerlendirilmelidir. Başvuruda hangi işlemin neden durdurulmasının istendiği ve devam etmesi hâlinde doğabilecek zarar somutlaştırılmalıdır. Dilekçenin verilmiş olmasıyla yetinilmemelidir. Mahkemenin karar verip vermediği, kararın kapsamı ve icra dosyasına ulaşıp ulaşmadığı kontrol edilmelidir.

Ayrı bir ticari dava açılmış olması da icra satışını her durumda durdurmaz. Şirketler hukukundan kaynaklanan bir uyuşmazlık ile devam eden icra takibinin birbirine etkisi, dosyaların talep ve kararlarına göre belirlenir.

Hacizli şirket payının değeri nasıl belirlenir?

Payın nominal sermaye tutarı, ekonomik değeriyle aynı değildir. Şirketin kuruluşta belirlenen sermayesi düşük kalmış olabilir; buna karşılık şirket önemli taşınmazlara, düzenli gelire veya değerli ticari haklara sahip olabilir. Değerleme incelemesinde şirketin faaliyet konusu ve mali yapısına uygun veriler kullanılmalıdır.

Taşınmazlar, stoklar, tahsil kabiliyeti bulunan alacaklar, borçlar, devam eden davalar ve koşullu yükümlülükler sonuca etki edebilir. Bunun tersi de mümkündür. Yüksek ciro, tek başına yüksek pay değeri anlamına gelmez. Ağır borçluluk, zarar, tahsil edilemeyen alacaklar veya teminat yükleri şirketin ekonomik görünümünü değiştirebilir.

Payın oranı ve bu paya bağlı haklar da incelenmelidir. Kontrol sağlayan bir pay ile küçük bir azınlık payı bakımından aynı varsayımların kullanılması her dosyada uygun olmayabilir. Bu nedenle rapor yalnız son sayfadaki tutar üzerinden okunmamalıdır. Değerin hangi tarihe, belgelere ve hesap yöntemine göre belirlendiği anlaşılmalıdır.

Kıymet takdiri düşükse nasıl hazırlanılmalı?

Şirketin daha değerli olduğunu söyleyen genel bir itiraz çoğu zaman yeterli açıklama sağlamaz. İtirazın, rapordaki belirli eksiklikleri göstermesi gerekir. Şirketin sahip olduğu bir taşınmazın güncel değeri araştırılmamışsa, önemli bir alacak tamamen yok sayılmışsa veya eski mali tablolar kullanılmışsa bunların belgeleri hazırlanmalıdır. Raporda borç gibi kabul edilen bir kalemin hukuki niteliği de tartışmalı olabilir.

Muhasebe uzmanı ile hukukçunun aynı dosya üzerinden çalışması bu aşamada yararlıdır. Mali değerlendirme hangi belgelerin neden önemli olduğunu ortaya koyar; hukuki inceleme ise bunların doğru başvuru yolunda ve süresinde sunulmasını sağlar.

Raporun yeniden hazırlanmasını beklemek veya bilirkişiyle doğrudan görüşmek, usulüne uygun başvurunun yerini tutmaz. Tebliğ tarihi ve dosyada tanınan süreler ayrıca takip edilmelidir.

Diğer ortaklar satışa engel olabilir mi?

Diğer ortakların şirkete yabancı bir kişinin girmesini istememesi anlaşılabilir bir kaygıdır. Ancak bu istek, tek başına haczi veya icra satışını ortadan kaldırmaz. İradi pay devrindeki onay düzeni ile icra yoluyla pay geçişi aynı değildir. Türk Ticaret Kanunu’nun 596. maddesinde icra yoluyla geçiş için özel bir düzenleme bulunur. Şirket sözleşmesindeki olağan devir hükümleri, cebrî satışa doğrudan veto hakkı veriyormuş gibi yorumlanmamalıdır.

Diğer ortakların satıştan önce yapabileceği hazırlıklar arasında borçluyla ve alacaklıyla hukuka uygun çözüm görüşmeleri, payın ekonomik değerinin belirlenmesi ve muhtemel edinim için finansman değerlendirmesi bulunur. Şirketin veya diğer ortakların başvuru hakkı da somut hukuki yarara göre incelenmelidir. Her ortak, borçlunun sahip olduğu bütün itirazları kendi adına ileri süremez.

İcrada payı alan kişi ortak olur mu?

Türk Ticaret Kanunu’nun 596. maddesi, icra yoluyla pay geçişinde olağan genel kurul onayından farklı bir sistem öngörür. Şirketin, payın edinildiğini öğrenmesinden itibaren üç ay içinde kullanabileceği ret imkânı belirli koşullara bağlıdır.

Şirket, payı kendi hesabına, ortaklardan biri veya gösterdiği üçüncü kişi hesabına gerçek değeri üzerinden devralmayı teklif ederek edineni reddedebilir. Bu imkân bedel ödemeden kullanılabilecek sınırsız bir engelleme yetkisi değildir. Buradaki üç aylık sürenin başlangıcı haciz tarihiyle karıştırılmamalıdır. Kanun, payın edinilmesinin öğrenilmesini esas alır. Süresinde açık ve yazılı ret bulunmaması da kanunda sonuç bağlanan bir durumdur.

Örnek: Payına haciz konulan ortağın hissesi daha sonra icrada satılmışsa şirketin değerlendireceği aşama değişir. Haciz yazısının geliş tarihi ile yeni kişinin payı edinmesinin öğrenildiği tarih aynı kabul edilmemelidir.

Gerçek değer konusunda anlaşma olmazsa ne yapılır?

İcradaki kıymet takdiri ile Türk Ticaret Kanunu’ndaki gerçek değer üzerinden devralma düzeni birbirine karıştırılmamalıdır. Bunlar farklı hukuki aşamalarda önem kazanabilir. Türk Ticaret Kanunu’nun 597. maddesine göre kanun veya şirket sözleşmesinin gerçek değeri esas aldığı hâllerde taraflar anlaşamazsa, taraflardan birinin istemi üzerine değer şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince belirlenir.

Bu nedenle ihale bedelinin ödenmesinin yeni ortağın kabul edilmemesi için her durumda yeterli olduğu düşünülmemelidir. Kullanılacak hukuki imkânın şartları, karar süreci ve ekonomik karşılığı birlikte değerlendirilmelidir. Şirket hesabına edinim düşünülüyorsa şirketin kendi paylarını edinmesine ilişkin sınırlamalar da ayrıca incelenmelidir. Bir teklifin verilmiş olması, gerekli şirket kararları ve finansman değerlendirmesinin önemsiz olduğu anlamına gelmez.

Hacizli pay başka birine devredilirse haciz kalkar mı?

Payın devredilmesi, mevcut haczi kendiliğinden temizleyen bir işlem değildir. Hacizden sonra yapılan bir devrin alacaklıya karşı etkisi ve doğuracağı sonuçlar ayrıca değerlendirilir. Özellikle yakınlara yapılan görünüşte devirler, gerçeğe aykırı bedeller veya geçmiş tarihli belgeler ek uyuşmazlıklara neden olabilir. Mevcut takip sorununu hukuka uygun biçimde çözmek gerekir.

Hacizden önce gerçek bir devir gerçekleşmişse farklı bir inceleme gerekir. Devir sözleşmesinin tarihi, şekli, gerekli onaylar ve ortaklık kayıtları birlikte değerlendirilir. Yalnız ticaret sicilindeki tek bir satır bütün uyuşmazlığı açıklamayabilir.

Olağan devir işleminin şartları için limited şirket hisse devri süreci ayrıca incelenebilir. Ancak hacizli pay devrinde icra dosyasındaki kısıtlamaların da dikkate alınması gerekir.

Borç ödenir veya anlaşma yapılırsa hangi kayıtlar kontrol edilmeli?

Borç ödemesi veya yapılandırma görüşmesi satış riskini çözmenin yollarından biri olabilir. Bunun için yalnız taraflar arasında sözlü anlaşmaya varılması yeterli görülmemelidir. Dosyanın güncel hesabı alınmalı; ana para, faiz, gider ve vekâlet ücreti gibi kalemler açıklığa kavuşturulmalıdır. Yapılacak ödemenin hangi dosya ve borca mahsup edileceği belirli olmalıdır.

Protokolde haczin kaldırılması, satış talebinin durumu ve gerekli bildirimleri kimin yapacağı açıkça düzenlenmelidir. Ayrıca aynı pay üzerinde başka dosyalardan haciz bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Tek alacaklıyla anlaşılması bütün kayıtların kalktığı anlamına gelmez.

Ortağın kişisel borcunun şirket kaynaklarından ödenmesi de kendiliğinden uygun bir çözüm sayılmaz. Böyle bir işlemin şirket menfaati, yetki, muhasebe ve sorumluluk yönünden ayrıca incelenmesi gerekir.

Hangi mahkemeye veya mercie başvurulur?

Başvurulacak merci, şirket hissesi ifadesinden değil, talebin hukuki niteliğinden belirlenir. İcra müdürlüğünün haciz işlemine yönelik hukuka aykırılık iddiası icra mahkemesine şikâyet konusu olabilir. Takip konusu borcun bulunmadığı iddiası takibin türüne uygun itiraz veya davayla; payın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası ise somut olayın gerektirdiği istihkak veya diğer hukuki yolla ele alınır.

TTK m.597 kapsamında gerçek değerin belirlenmesi talebinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesi görev yapar. Şirketin merkezinin bulunduğu yer, icra dosyasına ilişkin bütün başvurularda kendiliğinden yetkili yer kabul edilmemelidir. Takibi yapan daire ve işlemin niteliği önemlidir.

Arabuluculuk bakımından da tek cevap verilemez. İcra şikâyeti ile ayrı bir ticari para talebi aynı usule tabi değildir. Dava şartı, ileri sürülecek talep üzerinden kontrol edilmelidir.

Ceza soruşturmasındaki elkoyma ile pay haczi arasındaki fark nedir?

Bir kişinin payı üzerinde kayıt bulunması, işlemin mutlaka özel hukuk icra takibinden kaynaklandığı anlamına gelmez. Ceza soruşturması veya kovuşturmasında şirket payları hakkında elkoyma kararı verilmiş olabilir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128. maddesinde şirket ortaklık paylarına elkoyma ayrıca düzenlenir.

Böyle bir işlemde kararın dayanağı, yetkili merci ve başvuru yolu olağan icra haczinden farklıdır. Bu yüzden ilk belgedeki haciz, tedbir, elkoyma veya kayyım ifadeleri dikkatle okunmalıdır. Şirket payında kısıtlama bulunması tek başına hangi hukuki sürecin işletileceğini göstermez.

Aynı kişi hakkında birden fazla süreç de bulunabilir. İcra dosyasında borcun ödenmesi, başka bir dosyadaki elkoyma kararını kendiliğinden kaldırmaz. Her kaydın kaldırılması kendi dayanağı üzerinden takip edilmelidir.

Sık sorulan sorular

Şirket hissesi haczedilince şirket kapanır mı?

Pay haczi tek başına şirketin kapanması anlamına gelmez. Ancak payın satılması, yeni ortak gelmesi veya ortaklık dengesinin değişmesi şirketin yönetimini etkileyebilir.

Şirket zarar ediyorsa pay haczedilemez mi?

Zarar edilmesi tek başına haczi engellemez. Şirketin malvarlığı, borçları ve faaliyet durumu payın ekonomik değerinin belirlenmesinde önem taşır.

Payın yüzde onu haczedildiyse bütün şirket satılır mı?

Haczin kapsamı ile şirketin tüm malvarlığı birbirinden ayrılmalıdır. Hangi ortağın hangi payının hedef alındığı, karar ve dosya kayıtlarından belirlenir.

Diğer ortaklar borcu ödemek zorunda mı?

Sırf ortak olmaları nedeniyle borçlu ortağın kişisel borcunu üstlenmiş sayılmazlar. Ayrı kefalet, garanti veya başka bir sorumluluk ilişkisi bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

Alacaklı şirket müdürü gibi karar verebilir mi?

Salt haciz koydurmak, alacaklıyı şirket müdürü yapmaz. Haczin getirdiği sınırlamalar ve varsa özel mahkeme kararları ayrıca değerlendirilir.

Şikâyet dilekçesi verdim; satış ilanını takip etmeme gerek var mı?

Gerek vardır. Başvurunun yapılmasıyla icranın durması aynı şey değildir. Verilen kararın kapsamı ve satış dosyasındaki sonraki işlemler kontrol edilmelidir.

Haczin pay defterinde görünmemesi yeterli güvence mi?

Hayır. Yalnız pay defterine bakılarak dosyada geçerli bir haciz bulunmadığı sonucuna varılmamalıdır. İcra kararı, bildirimler ve ilgili kayıtlar birlikte incelenmelidir.

Hisse değerinin düşük gösterildiğini nasıl kanıtlarım?

İtirazın somut verilere dayanması gerekir. Güncel mali tablolar, şirket varlıkları, değerleme belgeleri ve raporda kullanılan hesapların denetlenmesi bu amaçla önemlidir.

Sonuç

Limited şirket payına haciz, ortağın kişisel borcunu şirketin geleceğini etkileyebilecek bir uyuşmazlığa dönüştürebilir. İlk hedef, haczin hangi hakka yöneldiğini ve satış sürecinin hangi aşamada olduğunu belirlemektir. Ardından borca ilişkin savunmalar, icra işlemine karşı başvurular ve payın değerlemesi ayrı ayrı ele alınmalıdır.

Şikâyet süresi geçirilmemeli; başvuru yapılmasının satışı kendiliğinden durdurmadığı unutulmamalıdır. Diğer ortaklar bakımından şirketin olağan devir hükümleriyle icra yoluyla pay geçişi ayrılmalıdır. Payın satılmasından sonra kullanılabilecek haklar, süre, gerçek değer ve finansman yönünden önceden değerlendirilmelidir.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut dosyada izlenecek yol; takip türü, tebligatlar, şirket kayıtları ve alınmış kararlar görülerek belirlenebilir.

Resmî kaynaklar

  1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, özellikle m.133, 573 ve 595–598.
  2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, özellikle m.16, 22 ve 94.
  3. Adalet Bakanlığı: İcra ve iflas mevzuatı.
  4. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.128.
limited şirket hisse satışıŞirket payı haczişirketler hukuku
Önceki yazı
İşyerini Erken Boşalttım: Kalan Kiraların Tamamını Ödemek Zorunda mıyım?
Avukat İltan Ekmekçioğlu, hukuk kitaplarının önünde

İlgili Yazılar

Kasım 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30