İçeriğe geç

Örgüt Adına Suç İşleme, Suçu Kaldırıldı mı? TCK 220/6 ve Eski Dosyalar

Uygulamada Sıkça Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, TCK 220/6’daki bağımsız düzenleme bakımından bugün yürürlükte değildir. 2024’te yeniden yazılan fıkra da Anayasa Mahkemesinin E.2024/81, K.2024/189 sayılı kararıyla iptal edilmiş, iptal 9 Temmuz 2025’te yürürlüğe girmiştir. Ancak bu sonuç, örgüt bağlantılı olduğu ileri sürülen her dosyanın kendiliğinden kapanacağı anlamına gelmez. Kişi işlediği iddia edilen temel suçtan, o suça iştirak etmekten, şartları varsa örgüt üyeliğinden veya örgüte yardımdan ayrıca sorumlu tutulabilir. Bu nedenle suç tarihi, iddianamedeki sevk maddeleri, kesinleşme durumu ve her suçun ayrı delilleri birlikte incelenmelidir.

TCK 220/6 bugün yürürlükte mi?

Hayır. Güncel Türk Ceza Kanunu metninde 220. maddenin altıncı fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 5 Kasım 2024 tarihli kararıyla iptal edilmiş fıkra olarak gösterilmektedir. İptal hükmü, kararın 9 Ocak 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmasından altı ay sonra, 9 Temmuz 2025’te yürürlüğe girmiştir. Güncel metin, 2025 sonunda TCK 220’nin başka fıkralarında yapılan değişiklikleri içerdiği hâlde altıncı fıkrayı yeniden yürürlüğe koymamıştır. Güncel durum resmî TCK metninden kontrol edilebilir.

Bu nedenle 9 Temmuz 2025’ten sonraki fiiller için yalnız “örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” nitelemesine dayanılarak TCK 220/6 cezası kurulamaz. Buna karşılık isnat edilen temel suçun veya başka bir örgüt suçunun şartları varsa bunlar ayrı değerlendirilir.

Günlük dilde “örgüte üye olmadan örgüt adına suç işleme” olarak ifade edilen bu durum, örgüt üyeliğiyle aynı değildir. Eski fıkranın yürürlükten çıkması da üyelik, yardım veya temel suça iştirak koşullarının oluşup oluşmadığına dair ayrı incelemeyi ortadan kaldırmaz.

TCK 220/6 neden iki kez Anayasa Mahkemesine taşındı?

2012 tarihli düzenleme ve ilk iptal

Önceki fıkrada, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişinin ayrıca örgüt üyeliğinden cezalandırılması öngörülüyordu. Ceza yarısına kadar indirilebiliyor ve hüküm yalnız silahlı örgütler bakımından uygulanıyordu.

Anayasa Mahkemesi, E.2023/132, K.2023/183 sayılı kararıyla bu fıkrayı iptal etti. Karar 26 Ekim 2023’te verildi, 8 Aralık 2023 tarihli ve 32393 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. İptalin yürürlüğü dört ay ertelendi. Mahkeme, özellikle “örgüt adına” kavramının sınırlarının kanunda yeterince belirli olmamasını, örgüt üyesi olmayan kişinin örgütle bağlantısı açıkça ortaya konulmadan ayrıca üyelik cezasıyla karşılaşabilmesini ve yaptırımın öngörülebilirliğini inceledi. Kararın kayıt ve yürürlük bilgileri AYM norm denetimi kaydında yer almaktadır.

7499 sayılı Kanunla getirilen yeni fıkra

İlk iptal henüz yürürlüğe girmeden 7499 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle TCK 220/6 yeniden yazıldı. 12 Mart 2024’te yürürlüğe giren yeni metin, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişiye ayrıca iki yıl altı aydan altı yıla kadar hapis cezası öngörüyordu. Yeni hüküm, önceki metindeki “örgüt üyesi olarak cezalandırma” tekniğini terk ederek bağımsız bir ceza aralığı belirledi.

Bu örgüt adına suç işleme cezası, temel suçtan doğan yaptırıma ek olarak öngörülmüştü. Bu yüzden eski bir hüküm incelenirken toplam ceza ile yalnız TCK 220/6’dan doğan ceza kısmı birbirinden ayrılmalıdır.

Aynı Kanun’un 11. maddesiyle TCK 314’e, silahlı örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi için ayrıca beş yıldan on yıla kadar hapis cezası öngören üçüncü fıkra eklendi. Kanun’un yürürlük maddesine göre bu iki hüküm 12 Mart 2024’te uygulanmaya başladı. Kanunun yayım bilgileri 12 Mart 2024 tarihli Resmî Gazete sayfasından doğrulanabilir.

İkinci iptal ve 9 Temmuz 2025 sonucu

Anayasa Mahkemesi, E.2024/81, K.2024/189 sayılı kararıyla hem yeni TCK 220/6’yı hem de TCK 314/3’ü iptal etti. Karar 5 Kasım 2024’te verildi, 9 Ocak 2025 tarihli ve 32777 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. İptal hükümlerinin yürürlüğü altı ay ertelendi.

Mahkeme, önceki iptal kararındaki belirlilik sorunlarının yeni düzenlemelerde giderilmediği sonucuna ulaştı. Böylece her iki hüküm de 9 Temmuz 2025’te yürürlükten çıktı. Kararın kapsamı, maddeleri ve erteleme süresi AYM’nin E.2024/81 sayılı norm denetimi kaydında görülebilir.

Suç tarihine göre hangi dönem önemlidir?

TCK 7/2 uyarınca suçun işlendiği zamanki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. Fakat dosyada yalnız takvim karşılaştırması yapmak yeterli değildir. Önce fiilin tarihi, süreklilik iddiası ve hangi normun uygulandığı belirlenmeli, ardından önceki ve sonraki düzenlemelerin ilgili bütün sonuçları karşılaştırılmalıdır.

Dönem veya işlemKuralBaşlangıçÖnemli istisnaDayanak
2012 metnine ilişkin ilk iptalEski TCK 220/6 iptal edildiKarar 8 Aralık 2023’te yayımlandıİptal dört ay ertelendi; bu sırada 7499 sayılı Kanun çıktıAYM E.2023/132, K.2023/183
Yeniden düzenlenen TCK 220/6İki yıl altı aydan altı yıla kadar ayrıca hapis cezası12 Mart 2024Temel suç ve diğer olası suçlar ayrıydı7499 sayılı Kanun m.10 ve m.40
İkinci iptalYeni TCK 220/6 ve TCK 314/3 iptal edildiKarar 9 Ocak 2025’te yayımlandıİptal altı ay ertelendiAYM E.2024/81, K.2024/189
Güncel dönemTCK 220/6 yürürlükte değildir9 Temmuz 2025Temel suç, iştirak, üyelik veya yardım şartları varsa ayrıca incelenirGüncel TCK 7, 37–39, 220 ve 314
Kesinleşmiş hükümde infaz uyuşmazlığıLehe kanun ve infaz edilecek ceza değerlendirilirTalep veya infaz makamının istemi üzerineDoğru merci ve usul, hükmün içeriğine göre belirlenirTCK 7/2, 5275 sayılı Kanun m.98–101

Suç tarihi 12 Mart 2024 ile 8 Temmuz 2025 arasındaysa, o sırada yürürlükte bulunan hüküm ile sonradan oluşan daha lehe hukuki durum birlikte ele alınmalıdır. Suç tarihi daha eski olsa bile sonraki lehe değişiklik göz ardı edilmez. Buna karşılık sonradan yürürlüğe giren daha ağır bir hüküm geçmişe uygulanamaz.

TCK 220/6’nın iptali hangi suçları ortadan kaldırmaz?

İşlendiği ileri sürülen temel suç

Kaldırılan fıkra, “örgüt adına” işlendiği belirtilen fiilin kendisinden ayrı bir ceza getiriyordu. Örneğin mala zarar verme, yaralama veya görevi yaptırmamak için direnme isnadı varsa, TCK 220/6’nın iptali bu temel suçun unsurlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Temel suç için fiil, kast, hukuka aykırılık, iştirak ve deliller ayrıca incelenir.

Dosyanın ilk pratik ayrımı bu nedenle şudur: Mahkûmiyet yalnız TCK 220/6 nedeniyle mi kurulmuştur, yoksa başka suçlardan da bağımsız hükümler var mıdır? Gerekçeli kararın hüküm fıkrası ve ceza hesap tablosu bu soruya cevap verir.

Örgüt üyeliği

TCK 220/2’deki üyelik, kişinin örgütün hiyerarşik yapısına bilerek ve isteyerek dahil olmasını gerektirir. Kaldırılmış TCK 220/6 ise kişinin üye olmadığının kabul edildiği bir varsayıma dayanıyordu. Bu iki nitelendirme aynı değildir.

Bir toplantıya katılmak, belirli bir kişiyle görüşmek veya temel suçu işlemek tek başına üyelik sonucunu doğurmaz. Üyelik iddiasında hiyerarşik bağ, süreklilik, örgütsel konum ve kişinin bilgisi kişiselleştirilmiş delillerle açıklanmalıdır. Genel çerçeve için TCK 220 örgüt kurma ve üyelik rehberi incelenebilir.

Örgüte bilerek ve isteyerek yardım

TCK 220/7 yürürlüktedir. Bu hüküm, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmayan fakat örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişiyi düzenler. Bununla birlikte “örgüt adına suç işledi” iddiasının 220/7’ye dönüştürülmesi otomatik değildir.

Yardımın ne olduğu, örgüte nasıl katkı sağladığı ve kişinin örgütün niteliğini bildiği somutlaştırılmalıdır. Bir eylemin 220/6 kapsamında nitelendirilmiş olması, ayrı unsurları ispatlanmadan 220/7 mahkûmiyeti için yeterli olmaz.

Temel suça iştirak

TCK 37, 38 ve 39 müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme biçimlerini düzenler. Kişi belirli bir temel suçun işlenmesine kanundaki koşullarla katılmışsa, örgüt adına suç işleme hükmünün kaldırılması iştirak sorumluluğunu ortadan kaldırmayabilir.

İştirak değerlendirmesinde kişinin hangi icra hareketi üzerinde ortak hâkimiyet kurduğu, kimi hangi suça yönlendirdiği veya hangi somut yardımı sağladığı açıklanmalıdır. Örgütle soyut yakınlık iddiası, belirli suça iştirakin yerine geçmez.

Silahlı örgüt suçu ve TCK 314

TCK 314, devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı belirli suçları işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma, yönetme ve üyeliği düzenler. TCK 314/3’e 2024’te eklenen “örgüt adına suç işleme” hükmü de 9 Temmuz 2025’te yürürlükten çıkmıştır. Ancak TCK 314/1 ve 314/2 yürürlüktedir.

Bu nedenle “314/3 iptal edildi, silahlı örgüt suçu tamamen kalktı” sonucu yanlıştır. Dosyadaki isnat üyelikse, üyelik unsurları; yalnız iptal edilen üçüncü fıkraya dayanıyorsa, bu normun zaman bakımından etkisi incelenir. Ayrıntılı ayrım TCK 314 silahlı örgüt suçu yazısında ele alınmaktadır.

TCK 221’deki ibare kaldırılan suçu yeniden doğurur mu?

TCK 221/4’te “üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen” ifadesi metinde hâlen yer almaktadır. Bu fıkra etkin pişmanlığın koşullarını ve sonucunu düzenler. Tek başına suç ve ceza yaratan bir hüküm değildir.

Kanunilik ilkesi gereği etkin pişmanlık hükmündeki bir sıfat, iptal edilmiş maddi ceza normunun yerine kullanılamaz. Bununla birlikte eski tarihli bir dosyada etkin pişmanlık talebi varsa, suç tarihindeki hükümler ve kişinin hangi suçtan sorumlu tutulduğu birlikte ele alınmalıdır. Etkin pişmanlık koşulları için TCK 221 etkin pişmanlık rehberine bakılabilir.

Devam eden ve kesinleşmiş dosyalarda ne yapılabilir?

Soruşturma aşaması

Savcılığa sunulacak beyanda yalnız “madde iptal edildi” denilmemelidir. Fiil tarihi, isnat edilen temel suç, TCK 220/6’nın yürürlük dönemi ve alternatif suçların unsurları ayrı başlıklarla açıklanmalıdır. İptal edilen hükmün yerine üyelik veya yardım isnadı ileri sürülüyorsa, bunlara dayanak gösterilen somut delillerin ne olduğu belirlenmelidir.

Kovuşturma ve kanun yolu aşaması

Mahkemeden suç tarihine göre uygulanabilir hükümlerin ve lehe kanunun tartışılması istenebilir. Hüküm kurulmuşsa istinaf veya temyiz süresi, kararın türü ile tebliğ tarihine göre ayrıca kontrol edilmelidir. Her dosya için tek bir sabit başvuru süresi varsaymak doğru değildir.

Savunmada, kaldırılan norm ile temel suçun birbirine karıştırılıp karıştırılmadığı; üyelik, yardım ve iştirakin ayrı delillerle açıklanıp açıklanmadığı gösterilmelidir. Mahkeme hükmünü ancak duruşmada tartışılmış ve hukuka uygun elde edilmiş delillere dayandırabilir. Bu konuda CMK 217 kapsamında delillerin değerlendirilmesi önem taşır.

Kesinleşmiş hüküm ve infaz aşaması

Kesinleşmiş bir karar, iptal haberi üzerine idari olarak kendiliğinden silinmez. Hangi mahkûmiyet hükmünün TCK 220/6’ya dayandığı, temel suç cezalarının devam edip etmediği ve toplam cezanın nasıl oluşturulduğu incelenmelidir.

Lehe kanun nedeniyle infaz edilecek cezada duraksama veya cezanın kısmen ya da tamamen yerine getirilemeyeceği iddiası varsa 5275 sayılı Kanun’un 98 ve devamı hükümleri gündeme gelebilir. Başvurunun infaz hâkimliği, hükmü veren mahkeme veya kanun yolu kapsamında ele alınıp alınmayacağı, talebin niteliğine göre belirlenir. Bu nedenle kesinleşme şerhi ve müddetname görülmeden standart bir dilekçe kullanılmamalıdır.

Mahkeme isnadı üyelik veya yardım olarak değiştirebilir mi?

İddianamede TCK 220/6 gösterilmiş olması, yargılama sırasında ortaya çıkan olguların başka bir hukuki nitelendirmeyle tartışılmasını her durumda engellemez. Ancak mahkeme, suçun hukuki niteliğini değiştirirken savunma hakkını korumak zorundadır. CMK 226’ya göre sanığa değişiklik bildirilmeden ve savunma yapma imkânı verilmeden, iddianamedeki suçun değindiği kanun hükmünden başka bir hükümle mahkûmiyet kurulamaz. Ek savunma hazırlanması için talep üzerine süre verilmesi de kanunda düzenlenmiştir.

Bu güvence, yalnız madde numarasının okunmasıyla karşılanmış sayılmamalıdır. Yeni değerlendirmenin hangi olguya dayandığı bilinmelidir. Örneğin 220/6 isnadı yerine 220/7 yardım tartışılacaksa, iddia edilen yardım hareketi, bu hareketin örgüte sağladığı katkı ve bilerek isteyerek hareket etme unsuru açıklanmalıdır. Üyelik değerlendirilecekse hiyerarşik bağa ilişkin olgular gösterilmelidir. Böylece savunma, kaldırılan hükme ilişkin itirazın yanında yeni suç tipinin ayrı unsurlarına da cevap verebilir.

İptal, tutuklama veya adli kontrolü kendiliğinden sona erdirir mi?

Koruma tedbirleri de dosyanın güncel suçlamasına göre yeniden değerlendirilmelidir. TCK 220/6’nın yürürlükten çıkması, o maddeye dayanan suç şüphesini etkileyebilir; fakat dosyada başka suçlamalar bulunması tedbir incelemesini tamamen konusuz bırakmayabilir. Tutuklama için CMK 100’deki kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, tutuklama nedeni ve ölçülülük şartları ayrı ayrı aranır.

Bu nedenle talepte yalnız iptal kararı sunulmamalıdır. Hangi isnadın hukuki dayanağını kaybettiği, geriye kalan suçlamaların delil durumu, kaçma veya delilleri etkileme iddiasının güncelliği ve daha hafif tedbirlerin yeterli olup olmadığı somutlaştırılmalıdır. Tahliye veya adli kontrol değişikliği konusunda sonuç garantisi verilemez; karar, dosyanın kalan kapsamına ve kişinin durumuna göre verilir.

Hangi belgeler neden hazırlanmalıdır?

  • İddianame: Suç tarihini, fiilin anlatılışını ve sevk maddelerini gösterir. Yalnız TCK 220/6 mı yoksa temel suç, üyelik, yardım veya iştirak de mi isnat edilmiş sorusunu yanıtlar.
  • Gerekçeli karar: Mahkemenin hangi maddeden, hangi delille ve ne kadar ceza verdiğini gösterir. İptal edilen hükmün toplam cezaya etkisi buradan hesaplanır.
  • Kesinleşme şerhi ve kanun yolu kararları: Dosyanın olağan başvuruya açık olup olmadığını ve kesinleşme tarihini belirler.
  • Müddetname ve infaz evrakı: İnfaz edilen toplam cezanın hangi ilamlardan oluştuğunu gösterir. Uyarlama talebinin pratik sonucunu hesaplamaya yardım eder.
  • Tebligat belgeleri: İstinaf, temyiz veya başka bir usul süresinin hangi tarihte başladığını kontrol etmeyi sağlar.
  • Arama, elkoyma ve inceleme tutanakları: Dijital veya fiziksel delilin hangi kararla, nereden ve nasıl elde edildiğini gösterir.
  • Dijital materyalin teknik aslı ve imaj bilgileri: Mesajın, dosyanın veya hesap kaydının kaynağı, bütünlüğü ve aidiyeti için gereklidir. Dijital delilde imaj ve hash rehberi bu ayrımı açıklar.
  • Örgütsel bağ iddiasına dayanak kayıtlar: Hiyerarşik bağ, yardım veya belirli suça iştirak iddiasının ayrı ayrı denetlenmesini sağlar.

Başvuruda talep nasıl somutlaştırılmalıdır?

Talep, dosyanın aşamasına göre kurulmalıdır. Devam eden davada uygulanabilir normun ve lehe kanunun tartışılması, iptal edilen fıkraya dayalı ek ceza istenemeyeceğinin gözetilmesi ve alternatif nitelendirme ileri sürülüyorsa ek savunma imkânı verilmesi istenebilir. Kesinleşmiş hükümde ise hangi hüküm fıkrasının uyarlanacağı, toplam cezadan hangi kısmın etkilendiği ve infaz hesabının neden yeniden yapılması gerektiği gösterilmelidir.

“AYM kararı gereğince beraat” şeklindeki tek cümle çoğu dosyada yeterli açıklama sağlamaz. Talepte suç tarihi, AYM kararlarının yürürlük tarihleri, hükümde uygulanan madde, temel suç cezaları ve lehe sonucun hesabı ayrı numaralarla yazılmalıdır. Dosyaya eklenecek belgeler de iddiayla eşleştirilmelidir. Örneğin gerekçeli karar, 220/6 cezasının dayanağını; müddetname, bu cezanın infaz hesabına etkisini; tebligat kaydı ise açık bir kanun yolu varsa sürenin durumunu göstermelidir.

Varsayımsal örnekler

Varsayımsal örnek 1: 2024 tarihli fiil ve devam eden dava

Bir kişinin Nisan 2024’te örgüt adına işlendiği ileri sürülen mala zarar verme fiili nedeniyle hem temel suçtan hem dönemin TCK 220/6 hükmünden yargılandığını varsayalım. Dosya 9 Temmuz 2025’ten sonra hâlâ derdestse, sonraki hukuki durumun lehe etkisi tartışılmalıdır. Fakat mala zarar verme isnadı kendiliğinden düşmez. Sonucu değiştiren olgular, kişinin temel fiile katılıp katılmadığı ve ayrıca üyelik, yardım veya iştirak unsurlarının bulunup bulunmadığıdır. İddianame, olay görüntüleri ve iletişim kayıtlarının teknik asılları bu ayrım için hazırlanmalıdır.

Varsayımsal örnek 2: Kesinleşmiş toplam ceza

Bir kişinin 2024’te kesinleşen kararla temel suçtan üç yıl, eski TCK 220/6 bağlantısıyla ayrıca örgüt üyeliği cezası aldığını varsayalım. Yalnız toplam ceza miktarına bakmak yeterli olmaz. Gerekçeli karar ve hüküm fıkrası, ek cezanın hangi normdan doğduğunu göstermelidir. Sonucu değiştiren olgu, mahkûmiyetin ayrıca ve bağımsız üyelik delillerine mi, yoksa yalnız 220/6’daki kanuni atfa mı dayandığıdır. Kesinleşme şerhi ve müddetname görülerek uygun uyarlama veya infaz yolu belirlenmelidir.

Sık yapılan hatalar

  1. “220/6 iptal edildi, dosyadaki bütün suçlar düştü” sonucuna varmak.
  2. Suç tarihi ile karar tarihini birbirinin yerine kullanmak.
  3. 2023 ve 2024 tarihli iki ayrı AYM kararını tek karar sanmak.
  4. TCK 220/6’nın iptalini TCK 220’nin tamamının iptali gibi anlatmak.
  5. TCK 314/3’ün iptalini silahlı örgüt üyeliğinin kaldırılması olarak yorumlamak.
  6. Örgüt üyeliği, örgüte yardım ve temel suça iştirak için aynı delil listesini gerekçesiz kullanmak.
  7. İddianame ve hüküm fıkrasını görmeden yalnız UYAP dosya başlığına göre talep hazırlamak.
  8. Dijital ekran görüntüsünü kaynağı, bütünlüğü ve aidiyeti tartışmasız kesin delil saymak.
  9. Kesinleşmiş hükmün kendiliğinden ortadan kalktığını varsayarak başvuru yapmamak.

Kontrol listesi

  1. Fiilin gerçekleştiği tarih veya tarih aralığını belirleyin.
  2. İddianamedeki her sevk maddesini ayrı listeleyin.
  3. TCK 220/6 veya TCK 314/3 cezasının ayrıca kurulup kurulmadığını hüküm fıkrasından kontrol edin.
  4. Temel suç, üyelik, yardım ve iştirak delillerini birbirinden ayırın.
  5. AYM kararlarının yayım ve yürürlük tarihlerini dosyanın kronolojisine yerleştirin.
  6. Kararın kesinleşme ve tebliğ durumunu belgeleyin.
  7. Lehe kanun karşılaştırmasının hükümde gerekçelendirilip gerekçelendirilmediğini kontrol edin.
  8. Dijital delillerin teknik asılları ile elde edilme tutanaklarını eşleştirin.
  9. Talebi dosyanın bulunduğu aşamaya göre soruşturma, kovuşturma, kanun yolu veya infaz başlığı altında hazırlayın.

Sıkça sorulan sorular

Örgüt adına suç işleme suçu tamamen kaldırıldı mı?

TCK 220/6’daki bağımsız suç düzenlemesi 9 Temmuz 2025’ten beri yürürlükte değildir. Ancak temel suç, örgüt üyeliği, örgüte yardım veya iştirak şartları somut olayda varsa bunlar ayrı hükümlerle değerlendirilebilir.

TCK 220’nin tamamı mı iptal edildi?

Hayır. İptal altıncı fıkraya ilişkindir. Örgüt kurma, yönetme, üyelik, örgütün silahlı olması, amaç suçlar, yardım ve propaganda hakkındaki diğer fıkralar güncel kapsamlarıyla yürürlüktedir.

12 Mart 2024’te ne değişti?

7499 sayılı Kanun, TCK 220/6’yı bağımsız ceza aralığıyla yeniden düzenledi ve TCK 314’e benzer bir üçüncü fıkra ekledi. Her iki yeni hüküm de daha sonra AYM tarafından iptal edildi.

AYM iptali hangi tarihte uygulanmaya başladı?

E.2024/81, K.2024/189 sayılı karar 9 Ocak 2025’te yayımlandı ve iptal etkisi altı ay ertelendi. Aramalarda “AYM 2024/189” olarak da karşılaşılan bu karar nedeniyle TCK 220/6 ile TCK 314/3, 9 Temmuz 2025’te yürürlükten çıktı.

Eski tarihli dosya otomatik olarak kapanır mı?

Hayır. Fiilin tarihi, uygulanan norm, temel suçlar ve dosyanın kesinleşme durumu incelenmelidir. Lehe kanun değerlendirmesi istenebilir, fakat her bir mahkûmiyet hükmünün dayanağı ayrı belirlenir.

Örgüt adına suç işleme ile örgüt üyeliği aynı mıdır?

Hayır. Kaldırılan 220/6, kişinin örgüt üyesi olmadığının kabul edildiği bir durumu düzenliyordu. Üyelikte ise örgütün hiyerarşik yapısına bilerek ve isteyerek dahil olma unsuru aranır.

Savcılık aynı fiili örgüte yardım olarak değerlendirebilir mi?

Yalnız isim değiştirerek değerlendiremez. TCK 220/7’deki bilerek ve isteyerek yardımın somut hareketleri ve kişinin kastı ayrı delillerle ortaya konulmalıdır.

Temel suçtan verilen ceza da kalkar mı?

TCK 220/6’nın iptali temel suç cezasını kendiliğinden kaldırmaz. Temel suçun unsurları ve kişinin o suça iştirak edip etmediği bağımsız olarak incelenir.

Kesinleşmiş mahkûmiyet için hangi belge önce alınmalıdır?

Gerekçeli karar, kesinleşme şerhi ve müddetname birlikte alınmalıdır. Bu belgeler, kaldırılan hükmün toplam cezaya etkisini ve başvurunun hangi usulle yapılacağını belirlemeye yarar.

TCK 221’deki eski ifade 220/6’yı yeniden yürürlüğe sokar mı?

Hayır. TCK 221 etkin pişmanlığı düzenler ve tek başına suç yaratmaz. Metinde eski sıfatın bulunması, iptal edilmiş ceza normuna dayanılarak yeni mahkûmiyet kurulmasına izin vermez.

Yazar ve kaynak bilgisi

Yazar: Av. İltan Ekmekçioğlu. Hukuki kontrol tarihi: 21 Ekim 2026.

Başlıca resmî kaynaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu; 7499 sayılı Kanun ve 12 Mart 2024 tarihli Resmî Gazete; Anayasa Mahkemesinin E.2023/132, K.2023/183 ve E.2024/81, K.2024/189 sayılı norm denetimi kararları; 5275 sayılı Kanun’un 98–101. maddeleri.

Bu metin genel bilgilendirme içindir. Somut olayda suç tarihi, isnat edilen her fiil, hükmün kesinleşme durumu ve tebligat tarihleri birlikte değerlendirilmelidir. Sürelerin niteliği ve başlangıcı başvurunun türüne göre değişebilir.

lehe kanunÖrgüt adına suç işlemeÖrgüt üyeliğiTCK 220TCK 220/6
Önceki yazı
Beraat, Takipsizlik ve Düşme Kararı Arasındaki Farklar
Sonraki yazı
Terör Örgütü Propagandası Suçu: TMK 7/2, İfade Sınırı ve Deliller
Avukat İltan Ekmekçioğlu ofiste hukuk danışmanlığı görseli

İlgili Yazılar

Kasım 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30