İçeriğe geç

Komşu Parselden Yağmur Suyu Geliyor: Akışı Durdurabilir miyim?

Yüksekteki evin yağmur oluğundan alt komşunun bahçesine akan su

Komşu parselden gelen yağmur suyunu her durumda kesemezsiniz. Üst araziden doğal eğimle akan suya alt arazi malikinin katlanması gerekir. Buna karşılık komşunuz suyun yönünü sizin zararınıza değiştiriyor, çatı suyunu bir noktada toplayıp bahçenize boşaltıyor veya doğal tahliyeyi kapatıyorsa müdahalenin giderilmesini isteyebilirsiniz. Önce suyun eski akış yolu ile yapılan değişiklik belirlenmelidir. Fazla suyun öteden beri aynı alt araziye aktığı durumlarda ise tamamen engelleme yerine, üst malikin giderini karşılayacağı bir tahliye yolu yapılması gündeme gelebilir.

Bu rehber ayrı parseller arasındaki yüzey suyu ve yağmur suyu sorunlarını ele alır. Apartmanın üst dairesindeki tesisattan gelen kaçak için üst kattan su sızıntısında onarım ve sorumluluk ayrımı uygulanır. Aynı sitede bulunmak da tek başına parsellerin hukuki ilişkisini göstermez. Tapu kaydı ve varsa toplu yapı düzeni ayrıca kontrol edilir.

Doğal akış ile komşunun yönlendirdiği su nasıl ayrılır?

Türk Medeni Kanunu’nun 742. maddesi, yağmur, kar ve tutulmamış kaynak sularının üst araziden alt araziye doğal akışını düzenler. “Üst” ve “alt” ayrımı adres veya parsel numarasına göre değil, arazinin yüksekliği ve suyun izlediği yola göre yapılır. Suyun komşunun toprağından geçmiş olması tek başına onun hukuka aykırı davrandığını göstermez.

İncelemede şu sorular cevaplanmalıdır: Su önceden nereden geçiyordu? Komşu dolgu, beton kaplama, duvar, oluk veya kanal yaptı mı? Bu işlem akışın yönünü, hızını ya da bir noktada toplanmasını değiştirdi mi? Hasar bu değişiklikten mi, sizin parselinizdeki tıkalı tahliyeden mi, yoksa her ikisinden mi doğdu? Yağışın şiddeti de teknik değerlendirmeye katılır. Yalnız olay gününün fotoğrafı, değişiklikten önceki durumu açıklamayabilir.

Gözlenen durumKontrol edilecek hususOlası hukuki yol
İşlem yapılmamış yamaçtan yayılarak gelen suDoğal eğim ve önceki akışDoğal akışa katlanma ve uygun koruma önlemleri
Yeni oluk veya kanaldan tek noktaya boşaltmaÖnceki güzergâh, su miktarı ve zarar bağlantısıZarar veren değişikliğin giderilmesi
Eskiden de aynı yere akan fazla suyun boşaltılmasıTMK 743’ün koşulları ve tahliye ihtiyacıGerekirse üst malik gideriyle mecra yapılması
Alt parselin duvarı nedeniyle üst parselde birikmeDuvarın doğal akışı kapatıp kapatmadığıZarar veren engelin giderilmesi

Oluk, boru veya beton kaplama yapılması tek başına yasak mı?

Belirleyici olan yalnız bir tesis yapılması değildir. Kanun, komşulardan hiçbirinin suların akışını diğerinin zararına değiştiremeyeceğini söyler. Çatı oluklarının suyu güvenli biçimde tahliye etmesi ile çatının bütün suyunun komşunun duvarına yönlendirilmesi aynı değildir. Beton kaplama da toprağın suyu emmesini azaltarak yüzey akışını yoğunlaştırmış olabilir. Bunun hangi ölçüde zarara neden olduğu teknik incelemeyle ortaya konulmalıdır.

Komşunun yapı ruhsatı veya onaylı projesi bulunması, özel hukuk bakımından size zarar verme yetkisi sağlamaz. Bununla birlikte proje, tahliyenin nereye bağlanması gerektiğini ve uygulamanın projeden ayrılıp ayrılmadığını gösterebilir. Belediyeden veya ilgili idareden proje ve yerinde denetim istenmesi bu nedenle yararlıdır. Belediye başvurusu, komşudan zarar bedeli alınmasını sağlayan bir hukuk davasının yerine geçmez.

Kanalizasyon, kirli işletme suyu ve benzeri atıklar, yalnız “su” oldukları için doğal yağmur suyuna katlanma kuralıyla açıklanamaz. Kaynağın atık su olduğu anlaşılırsa ilgili su ve kanalizasyon idaresine veya belediyeye bildirim yapılmalı, komşuluk ve çevre mevzuatından doğan yollar ayrıca ele alınmalıdır. Kamusal yol veya belediye hattından kaynaklanan zarar da doğrudan özel komşuya yüklenemez.

Fazla suyu kabul etmek zorunda olduğum hâlde kanal masrafını isteyebilir miyim?

TMK 743 özel bir durumu düzenler. Bir arazinin suyu öteden beri alt araziye doğal biçimde akıyorsa, alt malik üst arazideki fazla suyun boşaltılmasını da tazminat isteme hakkı olmadan kabul etmekle yükümlüdür. Bu koşul, komşunun başka bir havzadan su toplayıp ilk kez sizin parselinize göndermesinden ayrılır. “Eskiden de buraya su gelirdi” savunmasının eski güzergâh ve boşaltılan suyun kaynağıyla birlikte incelenmesi gerekir.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, boşaltma nedeniyle zarar gören alt malike bir çözüm tanır: Kendi arazisinde yapılacak bir mecra, yani suyu taşıyan kanal veya benzeri tahliye yolu ile suyun akıtılmasını, gideri üst malike ait olmak üzere isteyebilir. Böylece katlanma yükümlülüğü, bütün koruma giderlerinin alt malike bırakılması anlamına gelmez.

İstenen çözümün güzergâhı, kapasitesi, çıkış noktası ve maliyeti belirlenmelidir. Kendi seçtiğiniz pahalı bir sistemi yaptırıp bütün bedelin mutlaka ödeneceğini varsaymayın. Önce teknik ihtiyacı ve talebi belgeleyin; anlaşma yoksa mahkemeden uygun tahliye önleminin belirlenmesini isteyin. Başka bir parselden yeni boru geçirilmesi gerekiyorsa TMK 744’teki mecra hakkının ayrıca koşulları vardır. Başka güzergâhın olanaksız veya aşırı masraflı olması ve geçiş nedeniyle doğacak zararın tamamının önceden ödenmesi bunlar arasındadır. Yağmur suyu sorunu tek başına başkasının toprağını kazma yetkisi vermez. Bataklıkların kurutulmasına ilişkin özel hükümler de saklıdır.

Suyu duvarla kesebilir veya komşuya geri çevirebilir miyim?

Doğal akışı diğerinin zararına değiştirme yasağı iki taraf için de geçerlidir. Alt malik, kendi sınırında olsa bile suyu bütünüyle kapatıp üst parseli su altında bırakan bir duvar yaparsa sorumlulukla karşılaşabilir. Duvar parsel sınırını da aşıyorsa komşunun yapısının arsaya taşması ayrıca incelenir. Üst malik de alt araziye gerekli olan suyu ancak kendi taşınmazı için zorunlu olduğu ölçüde tutabilir. Dolayısıyla suyu alma ve uzaklaştırma talepleri birlikte değerlendirilir.

Acil durumda can güvenliği sağlanmalı, eşyalar güvenli yere alınmalı ve zararın büyümesini önleyen ölçülü tedbirler alınmalıdır. Ancak komşunun borusunu sökmek, arazisine izinsiz girmek veya suyu üçüncü bir parsele boşaltmak yeni zararlar doğurabilir. Kalıcı çözüm, suyun güvenli ve hukuka uygun bir çıkışa ulaştırılmasıdır. Yakın tehlikede mahkemeden geçici önlem istenebilir.

İlk başvuruda hangi belgeler neyi kanıtlar?

Yağış bittikten sonra akış kaybolabilir; onarım sırasında eski kanal sökülebilir. Bu nedenle güvenliği tehlikeye atmadan hem suyun geldiği yolu hem verdiği zararı belgeleyin. Komşunun özel yaşamını kayda almayın ve sırf görüntü çekmek için arazisine girmeyin.

  1. Tarih ve yer bilgisi anlaşılabilen fotoğraf ve videolar: Suyun nereden girip nereye ulaştığını, yağış sırasında akışın sürekliliğini ve hasarın görünümünü gösterir.
  2. Eski fotoğraflar, proje ve kot ölçümleri: Kot, arazinin belirli bir noktadaki yüksekliğidir. Bu kayıtlar dolgu, duvar veya kanal öncesindeki eğimle bugünkü durumu karşılaştırmaya yarar. Eski kayıt yoksa başvuru hakkı ortadan kalkmaz; yerinde ölçüm, mevcut izler ve olayı bilen tanıklar değerlendirilir.
  3. Tapu, parsel krokisi ve kira sözleşmesi: Etkilenen yerin sınırını, maliklerini ve başvuranın hangi sıfatla zarar gördüğünü belirler.
  4. Teknik rapor ve servis tutanakları: Suyun kaynağı, zarar ile bağlantısı ve uygulanabilir tahliye seçenekleri hakkında veri sağlar. Tarafın aldığı rapor mahkemenin bilirkişi incelemesiyle aynı nitelikte değildir.
  5. Fatura, onarım teklifi, ürün ve eşya kayıtları: Temizlik, kurutma, yapı onarımı veya tarımsal ürün zararının miktarını destekler. Teklif, harcamanın gerçekten yapıldığını tek başına kanıtlamaz.
  6. Yazılı bildirim ve idare cevapları: Komşuya hangi sorunun ne zaman bildirildiğini, hangi işlem istendiğini ve idarenin ne tespit ettiğini gösterir.

Bildirimde parseli, olay tarihini, gözlenen değişikliği ve talebinizi somutlaştırın. Örneğin yeni borunun çıkışının birlikte incelenmesini ve suyun bahçe duvarına boşaltılmasının giderilmesini isteyebilirsiniz. Teknik kaynak kesin değilse bunu kesinleşmiş gibi yazmayın. Noter ihtarı içeriği ve tebliği belgelemeyi kolaylaştırır; her olayda dava açmanın zorunlu şartı değildir.

Yağmur izleri silinmeden delil tespiti nasıl istenir?

Delil tespiti, ileride kullanılacak kanıtın mahkeme aracılığıyla korunmasıdır. HMK 400 uyarınca delilin kaybolma veya sonradan gösterilmesinin önemli ölçüde zorlaşma ihtimali hukuki yarar sağlayabilir. Dava açılmadan önce esas davaya bakacak mahkemeden veya inceleme yapılacak taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden istenebilir. Dava açılmışsa başvuru o davaya bakan mahkemeye yapılır.

Dilekçede yalnız “su basmasının tespiti” demekle yetinmeyin. Bilirkişinin önceki ve mevcut akış yönünü, yapılan müdahaleyi, doğal yağışın etkisini, zarar bağlantısını, uygun tahliye yöntemini ve maliyetini incelemesini isteyin. Karşı tarafın kimliği belirlenebiliyorsa gösterin. Durum ve koşullar buna imkân vermiyorsa kimliğin gösterilememesi talebi kendiliğinden geçersiz kılmaz. Mahkemenin belirlediği tespit gideri avansı yatırılmalıdır.

Hakların korunması için zorunluysa karşı tarafa önceden tebligat yapılmadan tespit istenebilir. HMK 403 uyarınca bu durumda belgeler sonradan karşı tarafa tebliğ edilir ve tespit kararına tebliğden itibaren bir hafta içinde itiraz edilebilir. Delil tespiti tek başına tazminata hükmedilmesi veya borunun kaldırılması anlamına gelmez.

Kime karşı hangi talep yöneltilir?

TMK 730, taşınmaz malikinin mülkiyetin yasal sınırlarını aşması nedeniyle zarar gören veya tehlikeyle karşılaşan kişiye eski hâle getirme, tehlikenin giderilmesi ve zararın karşılanması için dava hakkı verir. Bu yolda malikin kişisel kusuru bulunmadığını söylemesi tek başına yeterli savunma değildir. Yasal sınırın aşılması, zarar veya tehlike ve bunların bağlantısı araştırılır. Yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklar için kanun, uygun bedelle denkleştirme imkânını ayrıca saklı tutar.

Boruyu hatalı döşeyen yüklenici veya suyu kusuruyla yönlendiren kullanıcıya karşı TBK 49; bir yapı eserinin yapım bozukluğu veya bakım eksikliği varsa malikine karşı TBK 69 da gündeme gelebilir. Sorumluluk sebebi belirlenmeden yalnız karşı evde oturan kişiyi davalı göstermek yeterli değildir. Tapudaki malik, fiilen müdahaleyi yapan kişi ve değişiklik tarihleri belirlenmelidir. Taşınmaz sonradan satılmışsa devam eden müdahalenin kaldırılması ile önceki dönemin zarar bedelinden sorumluluk ayrı değerlendirilmelidir.

Kiracı da kendi eşyası, ürünü veya işletmesi bakımından uğradığı zararı ve karşılaştığı tehlikeyi ileri sürebilir. Yapının kalıcı hasarı ile kiracının taşınır eşya zararı ayrılmalı, aynı zarar iki kez istenmemelidir. Komşu kazısı da akışı veya zemini değiştirmişse komşu inşaatının verdiği zarar bakımından kazı ve yapı kuralları ayrıca değerlendirilir.

Arabuluculuk, mahkeme ve acil önlem sırası nedir?

Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda esas davadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Başvuru, yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna, büro yoksa görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. Anlaşmama son tutanağı dava dilekçesine eklenir. Hiç başvurmadan dava açılması usulden ret sonucunu doğurabilir. Bu zorunluluk 1 Eylül 2023’te yürürlüğe girmiştir; o tarihte zaten görülmekte olan davalar için geçiş istisnası bulunur.

Görüşmede yalnız para üzerinde durmayın. Borunun çıkışı, kanalın güzergâhı, teknik işi yapacak kişi, bitirme tarihi, masraf, bakım ve incelemeye giriş koşulları açıkça yazılabilir. 6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesi kapsamındaki anlaşma belgesi için icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur. Taşınmazla ilgili anlaşmada bu şerh taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden istenir.

Ayrı parseller arasındaki bu komşuluk davasında, özel bir görev kuralı bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Taşınmaz mülkiyetine dayalı müdahalenin önlenmesi talebinde taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Yalnız haksız fiil tazminatı isteniyorsa HMK 16’daki, fiilin veya zararın gerçekleştiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri gibi alternatifler ayrıca dikkate alınır. Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan doğan bir ilişki varsa sulh hukuk görevi gündeme gelebileceğinden tapu ve toplu yapı kayıtları baştan incelenmelidir.

Delilin korunması veya acil tehlikenin önlenmesi için arabuluculuğun bitmesini beklemek gerekmez. İhtiyati tedbir, dava sonuçlanıncaya kadar zararı önlemeye yönelik geçici mahkeme önlemidir. Yaklaşık ispat sağlayan görüntü ve teknik raporla, örneğin zarar veren boşaltmanın geçici olarak durdurulması veya güvenli tahliye önlemi istenebilir. Dava öncesinde esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeye, sonrasında davaya bakan mahkemeye başvurulur. Mahkeme teminat isteyebilir; teminatsız kararın kanuni istisnaları vardır.

Tedbirin uygulanması, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yerdeki icra dairesinden istenir. Mahkeme kararında yazı işleri müdürünü de görevlendirebilir. Uygulama talebi, kararın talep edene tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde istenmelidir. Dava öncesi tedbirde, uygulama talebinden itibaren iki hafta içinde esas dava açılmalı ve dava açıldığına ilişkin evrak uygulayan memura sunularak belge alınmalıdır. Bu yükümlülükler süresinde yerine getirilmezse tedbir kendiliğinden kalkar. Arabuluculuk bürosuna başvuru ile son tutanak arasındaki sürede bu iki haftalık dava açma süresi işlemez. Bu istisna, bir haftalık uygulama talebi süresini de durduruyormuş gibi yorumlanmamalıdır.

Zarar bedeli, süreler ve karara itiraz nasıl değerlendirilir?

Onarım, kurutma, temizlik, zarar gören eşya veya ürün bedeli ve kanıtlanabilen kullanım kaybı ayrı kalemler hâlinde açıklanmalıdır. Her giderin suyla bağlantısı ve gerekliliği gösterilmelidir. Kendi tahliyenizin bakımını yapmamanız zararı artırmışsa TBK 52 kapsamında tazminat indirimi gündeme gelebilir. Sigortadan karşılanan kalem için aynı zarar ikinci kez tahsil edilemez.

Haksız fiilden doğan tazminat isteminde TBK 72, zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl öngörür. Fiil suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun zamanaşımı belirliyorsa bu süre uygulanır. Süregelen akışta her yağışın önceki zararların süresini yeniden başlattığı varsayılmamalıdır. Olaylar, öğrenme tarihleri ve zarar kalemleri ayrı kaydedilmelidir. Devam eden mülkiyet müdahalesinin durdurulması talebi ile geçmiş zarar için para talebi aynı süre hesabına indirgenemez.

Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Komşuya ihtar veya belediyeye şikâyet ise tek başına aynı etkiyi sağlamaz. Harç, keşif, bilirkişi, tebligat ve olası vekâlet ücreti giderleri talep ve dava değerine göre değişir. Kabul ve ret oranı da giderlerin nihai paylaşımını etkileyebilir.

Mahkeme, teknik inceleme sonunda doğal akışa katlanılması gerektiğini belirleyebilir; hukuka aykırı değişikliğin giderilmesine, uygun kanal yapılmasına veya kanıtlanan zararın ödenmesine karar verebilir. İstenen tüm önlemlerin birlikte kabulü zorunlu değildir. Talep, hangi boruya veya akış noktasına nasıl müdahale edileceği anlaşılacak biçimde kurulmalıdır.

İstinafa açık esas karar bakımından genel başvuru süresi gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. Kesinlik sınırı ve talebin niteliği ayrıca kontrol edilir. Karşı taraf dinlenmeden verilen tedbire itirazda ise ayrı bir haftalık süre vardır: Tedbir uygulanırken hazır olan karşı taraf için uygulamadan, hazır olmayan için uygulama tutanağının tebliğinden başlar. İtiraz, tedbiri veren mahkemeye dilekçeyle yapılır. Esas dava açılmışsa itirazı o davaya bakan mahkeme karara bağlar. Aksine karar verilmedikçe itiraz uygulamayı durdurmaz. Esas karara başvuru ile tedbir itirazı birbirine karıştırılmamalıdır.

Aynı su baskınında sonucu değiştiren iki örnek

Varsayımsal örnek: Üst bahçeden yıllardır eğim boyunca yayılan yağmur suyu alt bahçeye ulaşmaktadır. Alt malik sınırına geçirimsiz duvar yapınca üst bahçede su birikir. Üst komşunun suyu yönlendiren yeni bir müdahalesi yoksa alt malikin “Sınırımın içine duvar yaptım” demesi zarar veren engeli haklı kılmaz. Buna karşılık su, üst parselde sonradan yapılan beton yüzey ve kanal nedeniyle aynı noktaya yoğunlaştırılmışsa inceleme ve talepler değişir.

Varsayımsal örnek: Üst tarlanın fazla suyu öteden beri alt tarlaya doğal güzergâhtan inmektedir. Boşaltma alt tarlada ürün zararına neden olmaktadır. TMK 743’ün koşulları varsa ilk talep suyun tamamen yasaklanması veya salt kabul karşılığı para olmayabilir. Üst malikin gideriyle uygun bir mecra yapılması istenebilir. Ancak komşu başka arazilerin suyunu da yeni pompayla buraya taşıyorsa eski doğal akış savunması bu yeni müdahaleyi kendiliğinden haklı kılmaz.

Başvurmadan önce yapılacaklar

Önce suyun kaynağını, önceki güzergâhını ve sonradan yapılan işlemi belirleyin. Hasarı ve zorunlu harcamaları belgeleyin; malike ve gerekiyorsa fiilen müdahaleyi yapan kişiye somut talebinizi iletin. İzler kaybolacaksa delil tespiti, yeni yağışta ciddi zarar tehlikesi varsa geçici önlem için beklemeyin. Esas dava öncesinde arabuluculuk başvurusunu yapın. Talebinizi doğal akışın engellenmesi, zarar veren yönlendirmenin kaldırılması veya uygun tahliye mecrası yapılması seçeneklerinden hangisinin olaya uyduğunu açıklayarak kurun.

Mevzuat kontrol tarihi: 3 Kasım 2026. Dayanaklar: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.730, 737, 742, 743 ve 744; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49, 50, 52, 69 ve 72; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.2, 12, 16, 345, 389, 390, 392, 393, 394, 397 ve 400 ile devamı; 6325 sayılı Kanun m.18/A, 18/B ve geçici m.3; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ek m.1; 7445 sayılı Kanun m.43. Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

delil tespitiihtiyati tedbirkomşuluk hukukuyağmur suyuzorunlu arabuluculuk
Önceki yazı
Limited Şirket Payıma Haciz Konuldu: İtiraz ve Satış Süreci
Sonraki yazı
Bankadaki Kiralık Kasam Boş Çıktı: Zararımı Nasıl İsterim?
Yüksekteki evin yağmur oluğundan alt komşunun bahçesine akan su

İlgili Yazılar

Kasım 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30