CMK 266 Kanun Yolu Başvurusundan Vazgeçme Şartları

Avukat İltan Ekmekçioğlu, Uygulamada Sık Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

Kanun yoluna başvuran kişi, inceleme mercii karar verinceye kadar başvurusundan vazgeçebilir. Ancak CMK 266; Cumhuriyet savcısının sanık lehine başvurusu, avukatın özel yetkisi ve zorunlu müdafi ile sanığın iradesinin çatışması bakımından önemli istisnalar getirir.

CMK 266 güncel madde metni

Başvurudan vazgeçilmesi ve etkisi

Madde 266 – (1) Kanun yoluna başvurulduktan sonra bundan vazgeçilmesi, mercii tarafından karar verilinceye kadar geçerlidir. Ancak, Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine yapılan başvurudan onun rızası olmaksızın vazgeçilemez.

(2) Müdafiin veya vekilin başvurudan vazgeçebilmesi, vekâletnamede bu hususta özel yetkili kılınmış olması koşuluna bağlıdır.

(3) 150 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca, kendisine müdafi atanan şüpheli veya sanıklar yararına kanun yoluna başvurulduğunda veya başvurulan kanun yolundan vazgeçildiğinde şüpheli veya sanık ile müdafiin iradesi çelişirse müdafiin iradesi geçerli sayılır.

Bu metin 8 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu üzerinden kontrol edilmiştir.

Başvurudan vazgeçme ne demektir?

Başvurudan vazgeçme; yapılmış bir itiraz, istinaf veya temyiz başvurusunun artık incelenmemesinin istenmesidir. Bu işlem, henüz başvuru yapılmadan kanun yoluna hiç başvurmamaktan farklıdır. Vazgeçmenin konusu, daha önce usulüne uygun biçimde yapılmış bir başvurudur.

Vazgeçme iradesinin açık ve tereddütsüz olması gerekir. Başvurunun geri alınmak istendiği anlaşılmalı; koşullu, belirsiz veya başka anlama gelebilecek ifadelerden kaçınılmalıdır.

Kanun yolu başvurusundan ne zamana kadar vazgeçilebilir?

CMK 266/1 uyarınca vazgeçme, inceleme mercii karar verinceye kadar geçerlidir. Dolayısıyla belirleyici an, vazgeçme beyanının verilmesinden önce kanun yolu merciinin kararını verip vermediğidir.

Merci karar verdikten sonra yapılan vazgeçme, verilmiş kararı ortadan kaldırmaz. Bu nedenle başvuruyu sona erdirme iradesi varsa işlemin geciktirilmemesi önem taşır.

Cumhuriyet savcısı sanık lehine başvurusundan vazgeçebilir mi?

Cumhuriyet savcısının sanık lehine yaptığı kanun yolu başvurusundan vazgeçmesi sanığın rızasına bağlıdır. Sanık kabul etmedikçe savcı bu başvuruyu tek taraflı olarak geri alamaz.

Bu koruma, CMK 265 kapsamında savcının başvurusunun sonuçları ile birlikte değerlendirilmelidir. Savcının aleyhe başvurusu sanık lehine sonuç doğurabilse de CMK 266’daki açık rıza şartı, başlangıçta sanık lehine yapılmış başvuruya özgüdür.

Müdafi veya vekil başvurudan vazgeçebilir mi?

Müdafi ya da vekilin yalnız genel vekâletnameye dayanarak kanun yolu başvurusundan vazgeçmesi yeterli değildir. Vekâletnamede, kanun yolundan veya başvurudan vazgeçmeye ilişkin özel yetki bulunmalıdır.

CMK 261 avukatın kanun yoluna başvurma hakkını düzenlerken, CMK 266 yapılmış başvurudan vazgeçme için daha sıkı bir yetki şartı öngörür. Başvuru yapabilme yetkisi ile başvurudan vazgeçebilme yetkisi aynı değildir.

Zorunlu müdafi ile sanığın iradesi çatışırsa ne olur?

CMK 150/2 kapsamında kendisine müdafi atanan şüpheli veya sanık bakımından özel bir kural vardır. Şüpheli veya sanık ile müdafi, kanun yoluna başvurma ya da başvurudan vazgeçme konusunda farklı irade açıklarsa müdafiin iradesi geçerli sayılır.

Bu hüküm her müdafilik ilişkisine uygulanmaz. Kanun açıkça CMK 150/2 uyarınca müdafi atanan kişilerden söz eder. Somut olayda müdafi görevlendirmesinin hangi hukuki sebebe dayandığı dosyadan kontrol edilmelidir.

Vazgeçme beyanı nasıl yapılmalıdır?

Kanun yolunun türüne ve dosyanın bulunduğu aşamaya uygun biçimde yazılı dilekçe verilmesi, beyanın açıkça kayda girmesini sağlar. Dilekçede dosya bilgileri, hangi başvurudan vazgeçildiği, beyanda bulunan kişinin sıfatı ve açık irade yer almalıdır.

Avukat tarafından işlem yapılacaksa vekâletnamedeki özel yetki ayrıca kontrol edilmelidir. Tutuklu kişinin ceza infaz kurumu aracılığıyla yapacağı işlemlerde ise CMK 263’teki başvuru ve kayıt usulü önem taşır.

Vazgeçmenin sonucu nedir?

Geçerli vazgeçme, ilgili kanun yolu incelemesinin o başvuru yönünden sürdürülmemesi sonucunu doğurur. Birden fazla kişinin ayrı başvuruları varsa her başvuru sahibinin durumu ayrıca değerlendirilir.

Vazgeçmenin hükmün kesinleşmesine etkisi; başka başvuruların bulunup bulunmadığına, başvuru süresinin devam edip etmediğine ve kararın niteliğine göre değişebilir. Bu nedenle kesinleşme kaydı alınmadan önce dosyadaki bütün başvurular incelenmelidir.

Uygulamada dikkat edilmesi gerekenler

  • Vazgeçme beyanının merci karar vermeden önce dosyaya ulaştığından emin olunmalıdır.
  • Cumhuriyet savcısının sanık lehine başvurusunda sanığın rızası alınmalıdır.
  • Müdafi veya vekilin vekâletnamesinde özel yetki bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
  • Zorunlu müdafilik hâlinde irade çatışmasına ilişkin özel kural gözden kaçırılmamalıdır.
  • Başka tarafların bağımsız kanun yolu başvuruları ayrıca araştırılmalıdır.

Sık sorulan sorular

İstinaf başvurusundan vazgeçilebilir mi?

Evet. İnceleme mercii karar verinceye kadar, CMK 266’daki koşullara uygun biçimde istinaf başvurusundan vazgeçilebilir.

Temyizden karar verilmeden önce vazgeçmek mümkün mü?

Evet. Temyiz merciinin kararından önce geçerli bir vazgeçme beyanı verilebilir. Avukatın işlem yapması hâlinde özel yetki aranır.

Genel vekâletname vazgeçme için yeterli midir?

Hayır. Müdafi veya vekilin başvurudan vazgeçebilmesi için vekâletnamede bu konuda özel yetkili kılınması gerekir.

Savcı sanık lehine istinaftan tek başına vazgeçebilir mi?

Hayır. Cumhuriyet savcısının sanık lehine yaptığı başvurudan vazgeçmesi için sanığın rızası gerekir.

Sanık vazgeçmek, zorunlu müdafi devam etmek isterse hangisi geçerlidir?

CMK 150/2 kapsamında atanmış müdafi söz konusuysa irade çatışmasında müdafiin iradesi geçerli sayılır.

Merci karar verdikten sonra vazgeçme sonuç doğurur mu?

Hayır. CMK 266’ya göre vazgeçme ancak merci karar verinceye kadar geçerlidir.

Vazgeçme diğer sanıkların başvurusunu da sona erdirir mi?

Kural olarak her başvuru sahibinin işlemi ayrı değerlendirilir. Diğer kişilerin bağımsız başvuruları sırf bir kişinin vazgeçmesiyle ortadan kalkmaz.

Başvurudan vazgeçmeden önce karar bakımından itiraz yolunun açık olup olmadığı, CMK 267 itiraz edilebilen kararlar kapsamında belirlenmelidir.

Sonuç

CMK 266, kanun yolu başvurusundan vazgeçmeyi karar anına kadar mümkün kılar; fakat savcının sanık lehine başvurusunda rıza, avukat bakımından özel yetki ve zorunlu müdafilikte irade çatışması için ayrı güvenceler getirir. Vazgeçme, hükmün kesinleşmesini etkileyebileceğinden dosyanın bütün başvurularıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

CMK 266CMK 266 Başvurudan Vazgeçme
Önceki yazı
CMK 265 Savcının Kanun Yolu Başvurusu Sanık Lehine Sonuçlanabilir mi?
Sonraki yazı
CMK 267 Hangi Kararlara İtiraz Edilebilir?
CMK 266 başvurudan vazgeçilmesi ve etkisi

İlgili Yazılar

Eylül 2026
P S Ç P C C P
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930