TCK 121 Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi Suçu

TCK 121 dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi, kişinin belli bir hakkını kullanmak için yetkili kamu makamına sunduğu dilekçenin hukuki neden olmadan kabul edilmemesini suç sayar. Her olumsuz cevap bu suçu oluşturmaz; dilekçeyi teslim almamak ile teslim alınan başvuruyu esastan reddetmek birbirinden ayrılmalıdır.
Değerlendirmede dilekçenin hangi hak için verildiği, makamın yetkisi, evrakı kabul etmekle görevli kişi, ileri sürülen ret nedeni ve başvurunun kayıt altına alınıp alınmadığı belirlenir. Süreli bir başvurunun kasten geciktirilmesi veya kayda sokulmaması da fiilin gerçek niteliğine göre TCK 121 kapsamında incelenebilir.
1. TCK 121 Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Nedir?
Dilekçe hakkı, kişinin talep ve şikâyetlerini yetkili kamu makamlarına ulaştırabilmesinin temel güvencelerinden biridir. TCK 121, belli bir hakkı kullanmak amacıyla yetkili kamu makamına sunulan dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesini suç sayar. Düzenleme yalnızca idarenin iyi işlemesini değil, bireyin hak arama ve kamu gücüne erişim özgürlüğünü de korur.
Suçun odağı, dilekçenin içeriğinin kabul edilip edilmemesi veya talebin esastan haklı bulunması değildir. Ceza normu, başvurunun teslim alınmasını ve hukuki süreç içinde değerlendirilmesini güvence altına alır. Kurum daha sonra gerekçeli biçimde ret kararı verebilir; fakat görevli personelin dilekçeyi kayda almadan geri çevirmesi, kanuni bir neden yoksa TCK 121 gündeme getirir. Aynı olayda kişinin üstü veya eşyası hukuka aykırı biçimde aranmışsa TCK 120 haksız arama suçu ayrıca değerlendirilir.
2. TCK 121 Madde Metni, Gerekçesi ve Düzenlemenin Geçmişi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 121: “Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi halinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur.”
Adalet Bakanlığı Mevzuat Sistemi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (erişim: 1 Kasım 2026).
İlk kabul metni ve madde gerekçesi
26 Eylül 2004’te kabul edilen TCK 121 metni ile 1 Kasım 2026 tarihinde yürürlükte bulunan metin aynıdır. Bu karşılaştırma, suç tanımı ve ceza üst sınırının madde metninde sonradan değiştirilmediğini gösterir. Önödeme ve basit yargılama gibi kurumlar ise TCK 75 ve CMK 251’in güncel hükümlerine göre uygulanır.
TBMM Adalet Komisyonu gerekçesi, dilekçe hakkını bireylerin taleplerini resmî makamlara iletebilmesini sağlayan sübjektif bir kamusal hak olarak açıklar. Suçun bağımsız düzenlenmesinin amacı, başvurunun daha içeriği incelenmeden keyfî biçimde kabul edilmesini önleyen anayasal güvenceyi ceza yaptırımıyla korumaktır.
Korunan hukuki değer
Korunan temel değer, Anayasa’nın 74. maddesinde güvence altına alınan dilekçe hakkı ve bununla bağlantılı hak arama özgürlüğüdür. Kamu idaresinin düzenli ve hukuka bağlı işlemesi de dolaylı olarak korunur. Başvurunun kabul edilmesi, dilekçedeki talebin mutlaka haklı bulunacağı veya yerine getirileceği anlamına gelmez.
3. Suçun Unsurları
3.1. Fail
TCK 121 özgü suç niteliğindedir. Doğrudan fail, dilekçeyi kabul etmek ve kayda almakla görevli veya yetkili kamu görevlisi olabilir. Her kamu görevlisi sırf sıfatı nedeniyle fail değildir; görev tanımı, kurum içi iş bölümü ve başvurunun yapıldığı birim belirlenmelidir. Kamu görevlisi olmayan kişi, özgü suçun doğrudan faili olamaz; koşulları varsa azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilir.
3.2. Mağdur
Mağdur, belli bir hakkını kullanmak amacıyla yetkili kamu makamına başvuran kişidir. Türk vatandaşları yanında, Türkiye’de ikamet eden yabancılar da Anayasa ve 3071 sayılı Kanun’daki koşullar çerçevesinde dilekçe hakkından yararlanabilir. Tüzel kişi adına yapılan başvurularda, temsil yetkisi ve başvurunun niteliği somut dosyada incelenir.
3.3. Suçun Konusu ve Dilekçe
Suçun konusu, belli bir hakkın kullanılmasına yönelik dilekçedir. Başvuru yazılı olmalı ve ilgili usul mevzuatının zorunlu unsurlarını taşımalıdır. Sözlü ihbar veya şikâyetin kanunen tutanağa geçirilmesi gereken hâllerde, tutanak düzenleme talebinin haksız biçimde reddedilmesi de madde gerekçesi ve öğretideki görüşler doğrultusunda bu kapsamda değerlendirilebilir.
Sadece genel bir temenni, soyut dilek veya kamu makamının görev alanıyla ilgisiz bir metin her zaman TCK 121’in koruduğu dilekçe sayılmaz. Bununla birlikte başvurunun yanlış idari makama yöneltilmesi, 3071 sayılı Kanun’un ilgili makama gönderme yükümlülüğü nedeniyle otomatik olarak teslimden kaçınma hakkı vermez. Özel başvuru usulleri ve kanuni istisnalar ayrıca gözetilir.
3.4. Hareket: Hukuki Neden Olmaksızın Kabul Etmeme
Suç, görevli kamu görevlisinin kabul etmek zorunda olduğu dilekçeyi teslim almaması, kayda sokmaması veya süreli başvuruyu sonuç doğuramayacak şekilde kabulden kaçınmasıyla oluşur. Bu yönüyle gerçek ihmali ve sırf hareket suçudur. Dilekçenin içeriğinin kurumca sonradan kabul edilmesi veya kişinin başka bir yoldan başvuru yapabilmesi, ilk haksız ret tamamlanmışsa suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Kabul etmeme açık bir sözle gerçekleşebileceği gibi, başvurucuyu sürekli başka birime gönderme, evrakı fiziksel olarak geri verme veya kayda alınmış görüntüsü yaratıp kayıt numarası oluşturmama biçiminde de ortaya çıkabilir. Ancak teknik arıza, görevli olmayan personele başvuru veya kanuni biçim şartlarının tamamlatılmasının istenmesi tek başına suç kanıtı değildir.
3.5. Manevi Unsur
Suç kasten işlenebilir; taksirli biçimi düzenlenmemiştir. Fail, dilekçeyi kabul etme görevi bulunduğunu ve hukuki ret nedeni olmadığını bilerek teslim almamalıdır. Normda “hukuki bir neden olmaksızın” ibaresinin bulunması nedeniyle failin hukuka aykırılık bilinci özellikle araştırılır. Kurum içi görev dağılımı konusunda kaçınılmaz hata veya mevzuatın makul biçimde farklı yorumlanması kastı etkileyebilir.
4. Dilekçenin Kabul Edilmemesini Haklı Kılabilecek Durumlar
Dilekçe mevzuatta aranan asgari unsurları taşımıyorsa, yetkili olmayan kişice sunuluyorsa, başvuru yolu özel kanunla farklı biçimde düzenlenmişse veya güvenlik ve kimlik doğrulama için kanuni bir işlem gerekiyorsa görevliden usule uygun tamamlama istemesi beklenebilir. Hukuki nedenin varlığı, kurumun sonradan ürettiği genel bir açıklamayla değil, olay anındaki somut düzenleme ve görevle ispatlanmalıdır.
| Durum | TCK 121 değerlendirmesi | Uygulama notu |
| Dilekçe teslim alınmadan geri çevriliyor | Kanuni neden yoksa suç oluşabilir | Görevli, tarih, saat ve ret gerekçesi belirlenir |
| Dilekçe kayda alınıp esastan reddediliyor | Kural olarak TCK 121 değil | Ret kararına karşı idari veya yargısal yol incelenir |
| Eksik zorunlu bilgi tamamlatılıyor | Meşru ve ölçülü ise suç oluşmaz | Eksiklik yazılı ve somut gösterilmelidir |
| Yanlış idari birime verilen başvuru aktarılmıyor | 3071 sayılı Kanun çerçevesinde sorumluluk doğabilir | Özel kanun ve gönderme yükümlülüğü kontrol edilir |
| Başvuru teknik nedenle alınamıyor | Kast yoksa suç oluşmaz | Alternatif kanal ve kesintinin süresi araştırılır |
5. Teşebbüs, İştirak ve İçtima
5.1. Teşebbüs
Suç, dilekçenin hukuka aykırı biçimde kabul edilmemesiyle tamamlanan saf ihmali suç olduğundan uygulamada teşebbüse elverişli kabul edilmez. Dilekçe görevli başka personel tarafından aynı anda kabul edilmişse, ilk kişinin davranışının tamamlanmış kabul etmeme fiili oluşturup oluşturmadığı somut görev ve iş akışına göre incelenir.
5.2. İştirak
Dilekçeyi kabul etme yükümlülüğü bulunan birden fazla görevli ortak karar ve iş bölümüyle hareket ederse müşterek faillik gündeme gelebilir. Özgü fail sıfatını taşımayan amir, özel kişi veya başka personel TCK 40/2 gereği ancak azmettiren ya da yardım eden olabilir. Sırf hiyerarşik konum veya olay yerinde bulunma iştirak için yeterli değildir.
5.3. TCK 257 ve Diğer Suçlarla İlişki
Görevi kötüye kullanma suçu genel ve tali niteliktedir. Fiil bütün unsurlarıyla TCK 121’i oluşturuyorsa aynı kabul etmeme eylemi nedeniyle ayrıca TCK 257 uygulanmaz. Dilekçenin yok edilmesi, sahte kayıt oluşturulması, başvurucunun tehdit edilmesi veya fiziksel olarak uzaklaştırılması gibi bağımsız fiiller varsa belgede sahtecilik, mala zarar verme, tehdit, cebir ya da yaralama hükümleri ayrıca gündeme gelebilir.
6. Şikâyet, Uzlaştırma ve Önödeme
TCK 121 şikâyete bağlı değildir; soruşturma ve kovuşturma re’sen yürütülür. Başvurucunun daha sonra şikâyetinden vazgeçmesi kamu davasını düşürmez. Suç, CMK 253’teki uzlaştırma kapsamına alınmadığından uzlaştırma uygulanmaz.
Kanuni hapis cezasının üst sınırı altı ay olduğu için TCK 75 uyarınca önödeme kapsamındadır. Cumhuriyet savcılığının bildirdiği önödeme tutarı ve soruşturma giderleri on gün içinde ödenirse kamu davası açılmaz. Fail bu süre içinde isterse tutarın birer ay arayla üç eşit taksitte ödenmesine karar verilebilir. Önödeme yapılmadan dava açılmışsa koşulları varsa mahkeme aşamasında da düşme kararı gündeme gelebilir.
7. Ceza, Güvenlik Tedbirleri, Mahkeme ve Zamanaşımı
Ceza ve bireyselleştirme
TCK 121’de altı aya kadar hapis cezası öngörülmüştür. Maddede özel alt sınır yazılmadığından TCK 49/1 gereğince hapis cezası bir aydan az olamaz. Sonuç ceza kısa süreli hapis niteliğinde olduğundan TCK 50’deki seçenek yaptırımlar, erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar tarihinde yürürlükte bulunan genel koşullara göre değerlendirilebilir.
Suça özgü nitelikli hâl, etkin pişmanlık veya özel indirim nedeni yoktur. Teşebbüs konusunda öğretide farklı görüşler bulunmakla birlikte, ihmali hareketin tamamlandığı an ve somut icra süreci ayrıca incelenir; iştirak, zincirleme suç ve TCK 62 gibi genel hükümler koşulları varsa uygulanır.
Güvenlik tedbirleri
Dilekçeyi kabul yetkisi kötüye kullanılarak suç işlendiğinde TCK 53/5 uyarınca ilgili hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanması gündeme gelebilir. Suçtan özel hukuk tüzel kişisine haksız menfaat sağlanmışsa TCK 111’in yollamasıyla TCK 60 koşulları ayrıca değerlendirilir.
Görev, yetki ve zamanaşımı
Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme kural olarak dilekçenin hukuka aykırı biçimde kabul edilmediği yer mahkemesidir. Üst sınır nedeniyle, CMK 251’deki yasaklar bulunmadığında mahkeme basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verebilir; bu usul kendiliğinden uygulanmaz.
Olağan dava zamanaşımı TCK 66/1-e uyarınca sekiz yıldır. Durma ve kesilme nedenleri ile failin suç tarihindeki yaşı süre hesabını değiştirebilir. Beş yıla kadar hapis cezaları grubunda kaldığından ceza zamanaşımı TCK 68/1-e uyarınca on yıldır ve kesinleşen hükmün infazıyla ilgilidir.
Soruşturma ve Kovuşturma
Soruşturmada dilekçenin aslı veya kopyası, teslim zamanı, yetkili makam, evrak kabul görevlisi ve ileri sürülen ret nedeni belirlenir. Fiilin görev sebebiyle işlendiği iddiasında failin statüsüne göre 4483 sayılı Kanun kapsamında soruşturma izni gerekip gerekmediği; özel kanun istisnalarıyla birlikte ayrıca incelenmelidir.
Başvuru sahibi, olayın ayrıntılarıyla birlikte Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa başvurabilir. Sürecin usulü CMK 158 ihbar ve şikâyet rehberinde; kayıtların korunması ve değerlendirilmesi ise ceza soruşturmasında deliller rehberinde ayrıca açıklanmıştır.
8. Somut Dosyada İncelenecek Deliller
- Teslim edilmeye çalışılan dilekçenin tarihli ve imzalı örneği ile ekleri.
- Kurum giriş, sıra, elektronik başvuru, KEP, e-posta veya evrak kayıtları.
- Ret anını gösteren kamera, ses, ekran görüntüsü ve hukuka uygun dijital kayıtlar.
- Başvurucu, yanında bulunan kişiler ve kurum personelinin tanık anlatımları.
- Görev tanımı, iş bölümü, vekâlet çizelgesi ve evrak kabul yönergesi.
- Görevlinin ileri sürdüğü ret nedeninin dayandığı kanun, yönetmelik veya yazılı talimat.
- Başvuru süreliyse son gün ve ret nedeniyle doğan hak kaybını gösteren belgeler.
Ceza yargılamasında yalnızca dilekçenin alınmadığını söylemek çoğu zaman yeterli değildir. Dilekçenin hangi hak için, hangi yetkili makama, hangi görevliye, ne zaman sunulduğu ve hangi gerekçeyle reddedildiği kronolojik biçimde ortaya konulmalıdır. Kamera ve elektronik kayıtlar silinmeden önce savcılıktan muhafaza talep edilmesi önem taşır.
9. Yargıtay Uygulamasında Öne Çıkan İlkeler
- Suçun hareketi, belli bir hakkın kullanılması için yetkili kamu makamına verilen dilekçenin hukuki neden olmaksızın kabul edilmemesidir; başvurunun içeriği ile teslim alma aşaması birbirinden ayrılır.
- Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2015/11885 sayılı kararında, dosyadaki eylemlerin TCK 121 kapsamında değerlendirilmeden beraat verilmesi bozma nedeni sayılmıştır. Kararın somut olayla benzerliği tam metin üzerinden kontrol edilmelidir.
- Failin dilekçeyi kabul etmekle görevli olup olmadığı ve hukuki ret nedeni bulunup bulunmadığı araştırılmadan ceza sorumluluğu kurulamaz.
- Teslim alınmış dilekçeye cevap verilmemesi, gecikmeli cevap veya talebin esastan reddi her olayda TCK 121 değildir; fiilin başka sorumluluk türleri yönünden niteliği ayrıca belirlenir.
10. Uygulamaya Yönelik Örnekler
Örnek 1: Süreli itiraz dilekçesinin kayda alınmaması
Kişi, ruhsat iptaline karşı son başvuru gününde yetkili kurumun evrak servisine gider. Görevli, dilekçenin biçimsel şartları tam olmasına rağmen “bu dosyayla uğraşmayacağız” diyerek evrakı teslim almaz ve kayıt numarası vermez. Görevlinin yetkisi, ret iradesi ve hukuki neden bulunmadığı ispatlanırsa TCK 121 oluşabilir. Hak kaybı, suçun zorunlu unsuru olmasa da kast ve sonuçların değerlendirilmesinde önemlidir.
Örnek 2: Eksik imzanın tamamlatılması
Başvurucu imzasız ve adres bilgisi bulunmayan bir metni teslim etmek ister. Görevli, 3071 sayılı Kanun’daki zorunlu unsurları göstererek imza ve adresin tamamlanmasını ister; tamamlanmış dilekçeyi aynı gün kayda alır. Talep kanuni, ölçülü ve iyi niyetliyse hukuki neden bulunduğundan TCK 121 oluşmaz.
Kaynakça
Resmî mevzuat ve yasama belgeleri
- Adalet Bakanlığı Mevzuat Sistemi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (erişim: 1 Kasım 2026).
- Adalet Bakanlığı Mevzuat Sistemi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (erişim: 1 Kasım 2026).
- 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun.
- TBMM, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kabul edilen metni.
- TBMM Adalet Komisyonu Raporu, TCK 121 gerekçesi.
Akademik eserler
- Özlem Yenerer Çakmut, “Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi Suçu (TCK m. 121)”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, C. 23, S. 1, 2017, s. 45-55.
Sık Sorulan Sorular
Dilekçeyi almayan her personel suç işlemiş olur mu?
Hayır. Personelin dilekçeyi kabul etmekle görevli ve yetkili olması, başvurunun yetkili kamu makamına yönelmesi ve hukuki ret nedeni bulunmaması gerekir.
Dilekçeye cevap verilmemesi TCK 121 midir?
TCK 121 esas olarak dilekçenin kabul edilmemesini düzenler. Teslim alınmış başvuruya cevap verilmemesi, somut koşullara göre idari başvuru, disiplin, tazminat veya başka ceza normları yönünden incelenebilir.
Elektronik başvurunun engellenmesi de suç olabilir mi?
Kanunen geçerli elektronik başvuru kanalının görevli kişi tarafından kasten ve hukuki neden olmadan kapatılması, fiilin kabul etmeme niteliği somutlaştırılırsa TCK 121 yönünden değerlendirilebilir.
TCK 121 şikâyete tabi midir?
Hayır. Suç re’sen soruşturulur; şikâyetten vazgeçme kamu davasını düşürmez.
TCK 121 uzlaştırmaya tabi midir?
Hayır. Suç güncel uzlaştırma kapsamında değildir.
TCK 121 önödemeye tabi midir?
Evet. Hapis cezasının üst sınırı altı ay olduğu için TCK 75’teki koşullar çerçevesinde önödeme uygulanır.
Görevli mahkeme hangisidir?
Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
Dava zamanaşımı kaç yıldır?
Olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır. Kesilme, durma ve failin yaşı süre hesabını değiştirebilir.
YARGI KARARLARI
YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ E. 2013/7283 K. 2015/11885 T. 26.5.2015 • BELEDİYE BAŞKANI TALİMATIYLA MAİYETİNDEKİ MEMURUN İŞLETME RUHSATI TALEBİ İÇERİKLİ DİLEKÇEYİ KABUL EDİP KAYDA ALMAMASI ( Kişinin Belli Bir Hakkı Kullanmak İçin Yetkili Kamu Makamlarına Verdiği Dilekçenin Hukuki Bir Neden Olmaksızın Kabul Edilmemesi Şeklinde Tanımlanan Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi Suçunun Oluşacağı ) • KİŞİNİN BELLİ BİR HAKKI KULLANMAK İÇİN YETKİLİ KAMU MAKAMLARINA VERDİĞİ DİLEKÇENİN HUKUKİ BİR NEDEN OLMAKSIZIN KABUL EDİLMEMESİ ( Belediye Başkanı Olan Sanığın Talimatıyla Maiyetindeki Memur Olan Diğer Sanığın Katılanlar Adına Verilen İşletme Ruhsatı Talepli Dilekçeyi Kayda Almadığı – Sanıkların Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi Suçundan Cezalandırılacağı ) • DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASININ ENGELLENMESİ ( Belediye Başkanı Olan Sanığın Talimatıyla Maiyetindeki Memur Olan Diğer Sanığın Katılanlar Adına Verilen İşletme Ruhsatı Talepli Dilekçeyi Kayda Almadığı – Sanıkların Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi Suçundan Cezalandırılması Gerektiği ) • GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇU ( Belediye Başkanı Olan Sanığın Talimatıyla Maiyetindeki Memur Olan Diğer Sanığın Katılanlar Adına Verilen İşletme Ruhsatı Talepli Dilekçeyi Kayda Almadığı – Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Oluyşabilmesi İçin Eylemin Ayrıca Kanunda Suç Olarak Tanımlanmamış Olması Gerektiği/Kanunda Tanımlanan Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi Suçunun Oluşacağı )
YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2014/1-572 K. 2015/2 T. 17.2.2015 • KASTEN YARALAMA ( Meşru Savunma – Katılan Sanığın Diğer Sanıktan Başlayan Cinsel Davranışlar Şeklindeki Haksız Saldırıyı Çuvalların Arasında Bulunan ve İçerisinde İki Adet Mermi Olan Tabancayla Bitişik Atış Mesafesinden Yalnızca Bir Kez Ateş Etmek Suretiyle Defetmeye Çalıştığı/Eylemin Meşru Savunma Kapsamında Kaldığı ) • MEŞRU SAVUNMA ( Kasten Yaralama – Cinsel Davranışlar Şeklindeki Haksız Saldırıyı Çuvalların Arasında Bulunan ve İçerisinde İki Adet Mermi Olan Tabancayla Bitişik Atış Mesafesinden Yalnızca Bir Kez Ateş Etmek Suretiyle Defetmeye Çalışan Sanığın Eyleminin Meşru Savunma Olduğu ) • CİNSEL SALDIRI ( Sanığın Haksız Saldırı Şeklinde Gerçekleştirdiği Cinsel Eylemlerini Tabancayla Bitişik Atış Mesafesinden Bir Kez Ateş Edilmesi Üzerine Son Vermek Zorunda Kaldığı – Mahkemece Eyleminin Basit Cinsel Saldırı Mı Yoksa Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüsü Mü Oluşturacağı Değerlendirilmesi Amacıyla Kararın Bozulacağı ) • HAKSIZ SALDIRI ŞEKLİNDE GERÇEKLEŞEN CİNSEL EYLEM ÜZERİNE TABANCAYLA BİTİŞİK ATIŞ MESAFESİNDEN BİR KEZ ATEŞ ETME ( Katılan Sanığın Kendisini Başka Türlü Savunmasının İmkansız Olduğu – Saldırının Bir Sonucu Olan ve Saldırgana Karşı Gerçekleştirilen Fiilde Meşru Müdafaa Şartlarının Bulunduğu/Kasten Yaralama )
AV. İLTAN EKMEKÇİOĞLU

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

